Anahtar kelimeler: Konusubanka Kestiğini İstihbarat Vadesinde Risk İyiniyetiyle Mektubunun Ödemediğini Teklif Yazim

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ
:█████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ
:█████/2022
DAVANIN KONUSU
:Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ
:█████/2026
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı gerçek kişi tacir ... arasında 04.02.2020 tarihli teklif kapsamında Risk İstihbarat Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında verdiği hizmetler karşılığında davalıya iki adet fatura kestiğini, davalı tarafın söz konusu faturaları vadesinde ödemediğini, müvekkili şirketin bütün iyiniyetiyle doğrudan davalı aleyhine icra takibi başlatmadığı veya ticari alacak davası öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurmadığını, davalı tarafa bir ihtarname göndererek borçlarını ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı tarafın müvekkili şirketin bu iyiniyetli yaklaşımına rağmen almış olduğu hizmetlerin bedelini ödemediğini, müvekkili şirketin alacağını tahsil amacıyla davalı aleyhine Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın bu icra takibine haksız bir biçimde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı aleyhine ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk süreci işletildiğini, fakat anlaşma sağlanamadığını, icra takibine konu yapılan faturaların e-fatura niteliğinde olduğunu, kesildiği tarihlerde (07.04.2020 ve 13.07.2020) doğrudan davalı tarafından alındığını, davalı tarafından söz konusu faturalara karşı yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödemede bulunulmadığını, müvekkili şirketin alacağını tahsil amacıyla başlatılan icra takibine de haksız bir şekilde itiraz edildiğini, bu nedenlerle davalı tarafından Denizli 2. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında başlatılan ilamsız icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamını, davalının, mevcut/likit borcunu inkâr etmesi ve haksız bir şekilde müvekkili şirketin alacağına kavuşmasına engel olmak için takibe itiraz etmesi sebebiyle borçlu aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davalı vekili; icra takibine ilişkin itiraz dilekçesinde taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin olmadığını, davacı şirketin, taraflar arasında üstlenmiş olduğu herhangi bir risk bulunmadığını, imzalanmış olan sözleşmenin yürürlüğe girmediğini, müvekkilinin herhangi bir hizmet, risk veya alacak için herhangi bir girişimde bulunmadığını, tüm ücretlerin ödenmesi karşılığında hizmet verileceğinin sözleşmenin kapsamı başlığı altında açık olarak belirtildiğini, bu sözleşmeye dayanak olan sigorta sözleşmesinin de yürürlüğe girmediğini, müvekkilinin bu hususta tercih hakkının bulunmadığını, yani, sigorta sözleşmesinin zorunlu bir sözleşmesi olarak bu ek sözleşmenin imzalandığını, aksi halde diğer kredi sigorta sözleşmesinin kabul edilmediğini, taraflar arasında kadük kalan sözleşme uyarınca herhangi bir yükümlülüğün doğmadığını, gerek icra dosyasında gerekse dava dilekçelerinde hangi risk konusunda hizmet verdiklerine dair herhangi bir beyanlarının bulunmadığını, bu nedenlere davanın reddini, % 20 icra inkar ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece, "... takip ve dava konusu toplam 1.628.40 Euro bedelli faturaların bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu sabittir. Davalı defterlerinde kayıtlı olan bu faturalar içeriğindeki hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin kabulü gerekir. Anılan bu faturalar yönünden ispat yükü davalı borçluda olup davalının bu faturalar bedelini davacıya ödediğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Somut olayda ödemeye ilişkin herhangi bir savunma veya ispat yoktur.Bu nedenle davacı tarafın alacağının sübut bulduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.İşlemiş faiz talebi yönünden ise gönderilen ihtarname ile temerrüde düşen davalı tarafın takip öncesi işlemiş faizden de sorumlu olduğu kanaatiyle işlemiş faiz talebi de kabul edilmiştir. Yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki Efektif Döviz Kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden dava değerinin belirlenmesi gerektiğinden bu miktar üzerinden dava değeri belirlenmiş, davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden faturaya dayanan alacağın taraflarca bilinebilir, hesaplanabilir nitelikte olduğu kanaatine varılarak yasal koşulları oluştuğu kanaatiyle icra inkar tazminatına hükmedilmiş, icra inkar tazminatına ise kabul edilen asıl alacağın icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden hükmedilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı alacaklının icra takibinde alacağın sebebini belirtmediğini, sadece █████/2020 tarihli 1.628,40 Euro alacak talebinde bulunduğunu, icra takip dosyasında bulunan ihtarnamede yer alan alacak miktarının 17.895,93 Euro olarak gösterildiğini ve prim alacağının ödenmesinin istendiğini, ihtarname içeriğinin de takip talebi ile uyumlu olmadığını, itirazın iptali davasında ise kredi sigortası poliçesinden kaynaklı istihbarat bedeli alacağının varlığının ileri sürüldüğünü, dava dilekçesindeki talep ile icra takip talebinin uyumlu olmadığını, itirazın iptali davasında sadece icra takibindeki talepler ile sınırlı olarak alacak talebinde bulunulabileceğini, dolayısıyla davacının icra takibine dayalı alacağını ispat edemediğini, müvekkilinin itirazında haklı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Mahkemece dava dilekçesi kapsamında araştırma yapıldığını ve taraf defterlerinin mali yönden incelendiğini, gerek icra takibine itirazları gerekse cevap dilekçesindeki itirazları yönünden araştırma yapılmadığını, icra takibinde dayanak olarak fatura sunulmadığını, faturaya dayalı alacak talebinin olmadığını, bu nedenle alınan raporların icra takibindeki alacağın varlığı olarak kabul edilemeyeceğini, mahkemece taraflar arasında geçerli bir sigorta poliçesinin varlığının araştırılmadığını, geçerli bir sigorta sözleşmesi bulunmadığından istihbarat hizmeti borcunun da olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, tarafların ibraz edilen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, icra takibine ve davaya konu edilen faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf defterlerinin birbirini doğruladığı, tarafların ticari defterlerine göre davacının davalıdan 1.628,40 Euro borçlu olduğunun belirtildiği, davalı taraf, takibe itiraz ve cevap dilekçelerinde, akdi ilişkiyi ve hizmeti aldığını kabul etmese de takip dayanağı faturaları ticari defterlerine kaydettiği bu nedenle söz konusu akdi ilişkinin ve fatura içeriği hizmetin verildiğinin kabulü gerektiği, davacının alacağını ispat etmesine rağmen davalının defterine kayıtlı olan fatura bedelinden dolayı borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, mahkemece davanın kabulüne, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.012,64 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 253,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 799,08 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,
3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.█████/2026
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!