Anahtar kelimeler: Cayma Sayacına Borca Tüketim Abonelik Merkezi Hem Ödenmemesi İmza Fatura

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı (borçlu) ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan hem tüketim bedellerine hem de cayma bedeline ilişkin olmak üzere 2 ayrı sayacına ait toplam 4 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının borca itiraz ettiğini, i fatura bedelinin davalı tarafından halen ödenmediğini, davalının, müvekkili şirket tarafından SMS ve E-POSTA ile gönderilen faturaları teslim aldığını, takibe konu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını ileri sürerek davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,
İtirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının, şirketi aleyhine cayma bedeli olarak fatura kestiğini, bu faturalara ilişkin █████/2023 tarihinde ... AŞ'ye mail göndererek, borcumuz olmadığını belirttiklerini, iki aboneliklerinin olmadığını, ödenmemiş elektrik kullanımından kaynaklanan bir borcun olmadığını, davacı ile sözleşme imzalanırken; %30 indirim uygulanacağını belirtmelerine rağmen bu indirim faturalara yansımadığını, hatta faturaların %25 zamlı olarak düzenlendiğini, buna rağmen faturaların ödendiğini, davacının, abonelik sözleşmesini tek taraflı olarak fesh etmesi gerekçesiz ve hukuka aykırı olduğunu,beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince tarafından yapılan yargılama sonunda; "Tüm dosya kapsamından; davacı şirket tarafından davalı hakkında ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan ..., ... numaralı tüketim faturalarının ödenmediği ve ... numaralı cayma bedeline ilişkin faturaların ödenmediğinden bahisle icra takip konusu yapıldığı, davalı tarafından takibe itiraz edildiği; alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında abonelik sözleşmesi imzalandığı, davalının elektrik faturalarını süresinde ödemekle yükümlü olduğu, davalının elektrik faturalarını fatura süresi içerisinde ödemediği ve bu şekilde sözleşmeye aykırı davrandığı, sözleşmede tanımlandığı şekilde ve takip talebindeki son ödeme tarihi esas alınarak aylık % 5 faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği (bkz. İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi E. █████████, K. █████████); ..., ... numaralı faturaların reaktif enerji tüketim bedeli faturası olduğu, alınan ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca işbu faturaların bedelinden davalının sorumlu olduğu; ... numaralı cayma bedeline ilişkin 15.138,97 TL ve 43.800,86 TL'lik sözleşme feshine bağlı cayma bedeline ilişkin cezai şart faturaları yönünden ise; dosyada mevcut “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” başlıklı sözleşmenin “Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları” başlıklı 1. maddesinin “ Sözleşme'nin, Tedarik Başlangıç Tarihi'nden sonraki ilk 24 ay içerisinde ABONE tarafından herhangi Bir sebep ile fesih edilmesi veya bu sürede herhangi neden ile TEDARİKÇİ'nin portföyünden çıkmış olması halinde, kullanımlara ek olarak son 12(oniki) aylık tüketim miktarının ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının %10'una tekabül eden Cayma bedelini ...'a..." ödeneceğini düzenlediği, ancak dosya kapsamında taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşmede “abone” olarak anılan davalı tarafından TTK m. 18(3) hükmünde belirlenen usullerle vs. feshedildiğini gösteren bir delile rastlanmadığı; hal böyle olmakla sözleşme davalı tarafça feshedilmediğinden davacının ceza bedeline yönelik alacak hakkına sahip olmadığı kanaatine varılmış; asıl alacak yönünden kabul edilen iki fatura bedeli (2.416,14 TL + 5.920,89 TL) toplamı 8.337,03‬ TL ile işlemiş faiz yönünden bilirkişilerce iki fatura yönünden hesaplanan (285,91 TL + 700,64 TL) toplamı 986,55‬ TL işlemiş faiz yönünden itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Merkezi Takip Sistemi ... E. sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 8.337,03‬ TL asıl alacak; 986,55‬ TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.323,58‬ TL yönünden KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 8.337,03‬ TL asıl alacak; 986,55‬ TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.323,58‬ TL yönünden aynı şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin 69.057,84‬ TL yönünden istemin REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; tarafların özgür iradeleriyle sözleşme maddelerini kabul ettiğini ve imzaladıklarını, müvekkili şirketin yapmış olduğu hesaplamalarda bir hata bulunmadığını, cayma bedeli konusunda eksik ve hatalı karar verildiğini, alınan hem kök hemde ek raporda bilirkişi raporunda dava konusu 2.416,14 TL ve 5.920,89 TL'lik ödenmeyen faturanın reaktif enerji faturası olduğu, ödenmemesinin sözleşme ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, sözleşmenin feshinin bu faturaların ödenmemesi ile tek taraflı gerçekleştiği, tüketim miktarlarının sayaç endeks farkı değerlerine göre olduğu, birim bedellerin ise sözleşmede kararlaştırılan formül ve indirim miktarı doğrultusunda yapıldığı, dolayısıyla her iki tüketim tesisi için oluşturulan cayma faturalarının sırasıyla 43.801,49 TL ve 15.139,19 TL olarak doğru hesaplandığı tespit edildiğini, davalı tarafın ödeyeceği faturalardan bilgisi bulunmakta olduğunu, faturaları ödemediği takdirde de ne gibi sonuçlarla karşılaşacağını bilmekte olduğunu, Sözleşmenin 5.1 maddesinde tanımlandığı şekliye herhangi bir dönem faturasının ödenmemesi veya geç ödenmesi halinde bunun davacıya 6.2 maddesinde tanımlandığı şekliyle sözleşmeyi feshetme ve sözleşmede ekinde yer alan aboneye özel koşullarda tanımlanan yöntemle hesaplanacak cayma bedeli faturası tahakkuk ettirme hakkı verdiğini, alacağın likit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, ödenmeyen fatura alacağı ile cezai şart bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davanın dayanağı olan İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile toplam 78.381,42-TL tutarında █████/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, █████/2023 tarihli 15.138,97-TL| cayma bedeli faturası, █████/2023 tarihli 43.800,86-TL cayma bedeli faturası, █████/2023 tarihli 2.416,147L - reaktif tüketim bedeli, █████/2023 tarihli 5.920,89TL reaktif tüketim bedeli faturalarının tahsilinin istenildiği, borçlunun süresi içerisinde itiraz ettiği görülmektedir.
Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir ve elektrik mühendisi bilirkişiler raporlarında özetle; "Dava konusu 2.416,14 TL ve 5.920,89 TL'lik ödenmeyen faturanın reaktif enerji faturası olduğu, ödenmemesinin sözleşme ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, sözleşmenin feshi bu faturaların ödenmemesi ile tek taraflı gerçekleştiği, Tüketim miktarlarının sayaç endeks farkı değerlerine göre olduğu, birim bedellerin ise sözleşmede kararlaştırılan formül ve indirim miktarı doğrultusunda yapıldığı dolayısıyla her iki tüketim tesisi için oluşturulan cayma faturalarının sırasıyla 43.801,49 TL ve 15.139,19 TL olarak doğru hesaplandığı, kurulumuzca tespit edilmiştir. Enerji Birim Fiyatız(PTF+Yekdem)x(1-+Brüt Kar Marjı) formülüne ve ... Şeffaflık platformunda yayımlanan saatlik PTF verilerine göre doğru bir şekilde hesaplandığı ..." şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişiler ek raporlarında ise, "Dava konusu 2.416,14 TL ve 5.920,89 TL'lik ödenmeyen faturanın reaktif enerji faturası olduğu, ödenmemesinin sözleşme ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, sözleşmenin feshi bu faturaların ödenmemesi ile tek taraflı gerçekleştiği, Tüketim miktarlarının sayaç endeks farkı değerlerine göre olduğu, birim bedellerin ise sözleşmede kararlaştırılan formül ve indirim miktarı doğrultusunda yapıldığı dolayısıyla her iki tüketim tesisi için oluşturulan cayma faturalarının sırasıyla 43.801,49 TL ve 15.139,19 TL olarak doğru hesaplandığı, kurulumuzca tespit edilmiştir. Enerji Birim Fiyatıs(PTF+Yekdem)x(1+Brüt Kar Marjı) formülüne ve ... Şeffaflık platformunda yayımlanan saatlik PTF verilerine göre doğru bir şekilde hesaplandığı tarafımızca doğrulanmıştır. Kök rapordaki incelemelerimiz Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, Sözleşme ve ... verileri ve Enerji Piyasası Kanunu doğrultusunda yapılmıştır. Taraflar arasında daha uygun fiyata enerji satışı konuşulmuş ise de bu hususa ilişkin teknik bir yorum yapmamız mümkün değildir. Çünkü Davalı taraf, Ulusal tarifenden enerji alabildiği gibi Serbest Tedarikçilerden de istediği şart ve koşulda ikili anlaşmalar yaparak enerji tedarik edebilmektedir. Davacı taraf sözleşme ve mevzuata uygun hesaplama yapmıştır. Herhangi bir hata bulunmamaktadır. Olsa olsa Davacı taraf, davalıyı yeterince bilgilendirmemiş olabilir. Bu husustaki hukuki değerlendirmeler Sayın Mahkemenin uhdesindeki bir cihettir. Taraflar arasındaki ikili anlaşmaya göre aylık %5 gecikme zammı kararlaştırılmıştır. Son ödeme tarihleri ile takip tarihi arasında gecikme zammı hesabı aşağıdaki tablodaki gibi yapılmıştır. Davacı tarafın hesabında herhangi bir hatta bulunmamakta olup, Davacının, faiz KDV'si talebi olmadığından talebe bağlılık ilkesi doğrultusunda tarafımızca da hesaplanmamıştır.Netice itibari ile kök rapordaki değerlendirmelerimizde herhangi bir değişlik olmamıştır. Takibin 78.381,41 TL üzerinden devam etmesi gerektiği..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.
Davaya dayanak sözleşmenin incelenmesinde; “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” başlıklı sözleşmenin “Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları” başlıklı 1. maddesinin “ Sözleşme'nin, Tedarik Başlangıç Tarihi'nden sonraki ilk 24 ay içerisinde ABONE tarafından herhangi Bir sebep ile fesih edilmesi veya bu sürede herhangi neden ile TEDARİKÇİ'nin portföyünden çıkmış olması halinde, kullanımlara ek olarak son 12(oniki) aylık tüketim miktarının ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının %10'una tekabül eden Cayma bedelini ...'a..." ödeneceğini düzenlediği,
Buna göre, davalının abonelik sözleşmesine itirazının bulunmadığı, dava konusu faturaların taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine dayalı düzenlendiği, sözleşmenin davacı tarafa feshedildiği, sözleşmede tedarikçi tarafından feshedilmesi halinde cayma bedeli ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, takibe konu faturaların aktif tüketim faturası olmadığı, alacağın likit ve belirlenebilir olmadığı, anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!