Anahtar kelimeler: Kılındığı Tacirler Borcuna Durduğunu Vurgulanarak Kartı Bankacılık Borca Takibi Yerleşim

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ....A.Ş. tarafından davalı borçlu aleyhine, ticari kredi kartı kullanımından doğan alacağın tahsili amacıyla ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının yetkiye ve borca itirazı neticesinde takibin durduğunu beyan etmiştir. Yetki itirazına karşı; uyuşmazlığın para borcuna ilişkin olması sebebiyle alacaklının yerleşim yeri mahkemelerinin yetkili olduğu, ayrıca taraflar arasındaki Tacirler İçin Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi’ndeki yetki şartı uyarınca İstanbul (Merkez) İcra Müdürlüğü ve Mahkemelerinin yetkili kılındığı vurgulanarak, söz konusu itirazın reddi gerektiği savunulmuştur. Davanın esasına ilişkin olarak; davalı borçlunun ticari kredi kartı ödemelerini temerrüde düşürmesi üzerine kredi hesabının 28.05.2025 tarihinde kat edildiği, borçluya gönderilen uyarı mektubu ve tebligata rağmen ödeme yapılmadığı ifade edilmiştir. Davalı tarafın icra takibine konu asıl alacak, faiz ve ferilerine yönelik itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğu, uygulanan faiz oranlarının sözleşme ve mevzuata uygun hesaplandığı belirtilmiştir. Arabuluculuk sürecinde de taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını bildiren davacı vekili; alacağın likit (belirlenebilir) olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi ile Yargıtay içtihatları gereğince, borçlunun itirazının iptali ile takibin 86.967,59 TL üzerinden devamına ve davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yerleşim yerinin ... olduğunu, icra dosyasına süresi içerisinde yetki itirazında bulunulduğunu ve itirazın iptali davalarında genel yetkili mahkemenin borçlunun yerleşim yeri mahkemesi olduğunu belirterek, davanın HMK m. 6 ve İİK m. 50 uyarınca yetkisizlik nedeniyle usulden reddini talep etmiştir. Esasa ilişkin savunmalarında ise davalı vekili; davacı banka tarafından gönderilen █████/2025 tarihli ihtarname ile borcun ödenmesi için 7 günlük atıfet süresi tanındığını, bu ihtarnamenin müvekkiline █████/2025 tarihinde tebliğ edildiğini ve sürenin █████/2025 tarihinde dolacağını ifade etmiştir. Buna rağmen davacı tarafın, ihtarname süresi dolmadan ve hatta ihtarname henüz tebliğ dahi edilmeden █████/2025 tarihinde icra takibine giriştiğini, borcun ifasının atıfet süresi sonuna kadar ertelenmiş sayılması gerektiğini vurgulamıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin emsal kararlarına atıfla, tanınan süre dolmadan takibe geçilmesinin TMK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve alacağın henüz muaccel hale gelmediğini savunan davalı vekili, takibin ve buna bağlı davanın hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir. Sonuç olarak, davanın reddi ile davacı bankanın kendi tanıdığı süreyi beklemeksizin takibe geçerek kötü niyetli davrandığı gerekçesiyle, müvekkili lehine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı asıl borçlu aleyhine alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali isteminden ibaret olduğu anlaşıldı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Dava; ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ...sayılı dosyasına dayanak teşkil eden Tacirler için Bankacılık İşlemleri sözleşmesinden kaynaklı kullanılan ticari kredi kartından dolayı alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibaret olan itirazın iptali davasıdır.... Banka Alacakları İcra Dairesinin ...sayılı icra takip dosyası, takip dayanağı Tacirler için Bankacılık İşlemleri sözleşmesi, hesap kat ihtarnameleri dosya içerisinde yer almaktadır.Dava konusu ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 103.592,97 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı asile tebliğ edilemediği, ancak davalı borçlu vekilinin 13.09.2025 tarihli dilekçesi ile itiraz ettiği, ödeme emrinin 11.11.2025 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği ve 07.11.2025 tarihinde borçlu vekilinin tekrar borca itiraz ettiği, itirazın 7 günlük yasal süre içerisinde yapıldığı, itirazın davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.Anılan icra takiplerine dayanak Tacirler için Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi akdedildiği, davalının sözleşmede yer alan imzalarını inkar etmediği anlaşılmıştır.Davacı yan Tacirler için Bankacılık İşlemleri sözleşmesinden kaynaklı kredi kartı alacağı alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takiplerine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir.Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan talep edebileceği muaccel bir alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davacının davalılar hakkında icra takibi başlatmasının TMK'nun 2. maddesine aykırı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.Davalı tarafça her ne kadar icra dairesinin yetkisine ve mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Müşterek Hükümler başlığı altındaki 21. Maddesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmış olup TBK 89. Maddesi gereği alacaklının yerleşim yeri mahkemeleri de yetkili olmakla davalının icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ihtarname ile verilen 7 günlük atıfet süresi dolmadan takibe başlanıldığından takibin ve davanın reddini talep etmiştir.Davacı tarafından davalıya gönderilen ... tarihli ... nolu posta yolu ile gönderilen ihtarnamede 103.164,57 TL ihtarın tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Anılan ihtarname davalının sözleşmedeki adresine PTT ile █████/2025 tarihinde tebliğ tebliğ edilmiştir. ihtarnamede verilen 7 günlük sürenin dolması beklenilmeden, █████/2025 tarihinde dava konusu ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... sayılı ilamsız icra takibi başlatılmıştır."Davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile borç muaccel hale gelir ise de; davacı banka gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal etmiştir. Bir başka anlatımla davacı banka tarafından muacceliyet atıfet süresinin sonuna kadar ertelenmiştir (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı ilamı). Bu durumda verilen atıfet süresi sona ermeden ve ertelenen muacceliyet süresi bitmeden icra takibine geçilmesi TMK'nun 2. maddesine aykırıdır.Hal böyle olunca mahkemece takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. " (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi ...Esas, ... Karar sayılı ilamı)Yukarıda bahsi geçen istinaf kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamıyla "İstinaf mahkemesince, davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesiyle birlikte davalılara bir ihtar yapılmasa bile, borcun muaccel hale geleceği ancak davacı bankanın gönderdiği ihtarnameyle borçlulara ihtarnamenin tebliğine kadar ve tebliğinden sonraki 1 gün için atıfet tanıyarak alacağını imhal ettiği, takip tarihi itibariyle davalıların muaccel bir borçları olmadığı, itirazın iptali davasında usulüne uygun takip başlatılmasına ilişkin dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararında isabet görülmeyerek, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.Mahkememizin tarafları farklı olmakla birlikte aynı şekilde atıfet mehli beklenmeksizin takibe başlanılmış olması sebebiyle davanın reddine dair ...esas,... karar sayılı kararı hakkında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ... esas,... karar sayılı dosyasında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin...esas, ... karar sayılı kararı ile onanmakla kesinleştiği görülmüştür.Yine aynı yönde yerleşmiş şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin...Esas, ...Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas, ...Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ... Esas,... Karar sayılı ilamları bulunmakla, mahkememizde görülmekte olan dava konusu takibin, hesap kat ihtarı ile tanınan 7 (yedi) günlük süre dolmadan önce başlatıldığı, hesabın kat edilmesinin muaccel hale gelen borç yönünden temerrüt şartlarının oluşturulması yanında borcun ödenmesi için süre tanınmak suretiyle borcun ödenmesinin ertelenmesi niteliğinin de bulunduğu, hesap kat ihtarı ile tanınan süre dolmadan icra takibine başlanılmasının TMK'nin 2. maddesi hükmüne aykırı olduğu, hesap kat ihtarı ile süre verilmesinin sonuca etkili olmayacağının düşünülmesi halinde ise hesabın kat edilmesine gerek kalmaksızın icra takibine başlanılmak suretiyle temerrüt şartlarının oluşmasının sağlanabileceği, bu hali ile hesap kat ihtarı ile tanınan süre dolmadan takibe başlanılması nedeniyle davaya dayanak takip tarihleri itibari ile muaccel hale gelmiş istenilebilir bir borç bulunmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuşturHÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK. 114, 115/2 Maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,2-Dosya kapsamı itibariyle davacının kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu tespit edilemediğinden ve şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 967,23 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 235,23 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,4 -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,5-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341.madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır