Anahtar kelimeler: Mts Ödememiş Durdurmuş Çıkış İlamsız Borca Edip Bakirköy Borçlunun Borcunu

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili İdarenin alacağının tahsili amacıyla ██████████ MTS Takip Nolu icra dosyası ile borçlu aleyhinde İlamsız icra yoluyla takip yapılmış olduğunu, borçlu süresi içerisinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurmuş olduğunu, borçlunun itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, takip çıkış tarihi itibariyle borçlunun toplam 134.532,46-TL borcunu ödememiş olduğunu, davalı .... Ltd. Şti ... numaralı abonman mukavelesi gereği İdaremizin sayaçlı tanker abonesi olduğundan dolayı dava konusu borçtan abone sıfatıyla sorumlu olduğunu, belirtilen nedenlerle haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı kuruma karşı herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin kullanmış olduğu suyun bedelini davalı kuruma ödemiş olduğunu, müvekkili şirketin şuan ki adresi ''Mehmet Nesih Özmen Mah. ... Sok. No:... Güngören / İstanbul adresi olduğunu, davalı kurumun ise müvekkilinin daha önce faaliyet gösterdiği ve daha sonra ayrıldığı ''Sanayi Mah. ... Sok. No:...Güngören / İstanbul '' adresinde farklı bir firmaya ait borç iddiası ile müvekkili şirketten bu borcu haksız ve hukuka aykırı şekilde tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, davalı kurumun yapmış olduğu işlemin hakkaniyete aykırı olup kabul edilmesi mümkün olmadığına, zira müvekkili hangi dönemde olursa olsun faaliyet gösterdiği gerek eski iş yeri gerekse yeni iş yeri olsun tüm ödemelerini eksiksiz bir şekilde yapmış ve davalı kurumu borcu kalmamış olduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ...’nin delil olarak dosyaya ilave ettiği kaçak su kullanım tutanağı, İstanbul Ticaret Odasının Mahkemeye cevaben yazdığı yazıda “Firmanın işe başlama tarihinin 13.02.2013 olması”, davalı firma için düzenlenen tüm tahakkukların sözleşmenin iptalinden önceki tarihlerde olması ile tüm tüketimlerin sayaçlar ile ölçülmüş olması ve aboneliğin firmanın su alma talebi ile kalıcı hale getirilmesi göz önüne alındığında davalı firmanın Güngören, Sanayi Mahallesi, ... No:... adresindeki işyerinde önce kaçak su kullandığı ve sonra da kendi talebi ile ...’ye bir İŞYERİ SAYAÇLI/TANKER abonesi olmasının ... Tarifeler Yönetmeliği’ne uygun olduğu tespit edilmiştir. Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davaya konu faturadan dolayı davalıdan alacaklı olduğu, fatura içeriğinin bilirkişi tarafından incelendiği ve davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından gecikme cezası bilirkişi tarafından hesap edildiği ve hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne alacağın belirlenebilir ve likit olması sebebiyle icra inkar tazminatına karar vermek kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; MTS 'nin ██████████ esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 41.371,87-TL asıl alacak, 81.933,15-TL gecikme cezası, 669,00-TL masraf olmak üzere toplam 123.974,02-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-123.974,02-TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; bilirkişi raporunun ...’nin Yönetmelik hükümleri ve teknik hesaplama esaslarına aykırı olduğunu, Bakanlar Kurulu ve ... Genel Kurulu’nca belirlenen gecikme oranlarının dikkate alınmadığını, ...'nin 2560 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan Yönetmelik ve Kurul kararlarına göre kamu kurumu sıfatıyla tahakkuk yaptığını, gecikme zammı hesabı bakımından ...’nin uygulamasının doğru olduğunu, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkili şirketin eski adresinde faaliyet gösteren farklı bir firmanın kullanmış olduğu su borcundan kaynaklı müvekkili şirketin sorumlu tutularak işlem yapılmasının haksızlık olduğunu, talep edilen dönemlere ait borcun zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, bilirkişi raporunda borçların tamamının abonelik sözleşmesi döneminde olduğunun belirlendiğini, dosya arasında bulunan davacının da kabulünde olan ... Bilgi İşlem Merkezi THSRP021rapor nolu fesih tarihi █████/2015 olarak yazılı Abone Hesap Kartıda kilitli kullanım yok şeklinde ibare bulunduğunu, söz konusu faturanın düzenlendiği tarih itibariyle müvekkilinin taşınmazı ve suyu kullanmadığını gösterdiğini, aboneliği kapatmadan ayrılan kişi ile yeni abonelik tesis etmeden aynı taşınmazda faaliyete başlayan farklı kişilerin taşınmazı kullanma tarihleri tespit edildiğinde sorumluluk bu tarihlere göre belirleneceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, sözleşmeye dayalı alacağın tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketin sayaçlı tanker abonesi olduğundan dolayı dava konusu borçtan abone sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürmektedir.
Davalı ise, dava konusu yerin eski işyeri olduğunu, sonraki kullanıcının kullandığı dönemin tespit edilmesi gerektiğini savunmaktadır.
Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Elektrik mühendisi bilirkişi raporunda özetle; " Dava konusu borç toplam bedel, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin geçerli olduğu dönem içerisinde, aylık normal sayaç okumalarla tahakkuk edilmiş faturalar ve bu faturalar ödenmemiş olduğundan işletilmiş yasal gecikme fazilerinin toplamından ibaret olup, davalının bu borçtan sorumlu olacağı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında abonelik sözleşmesinden kaynaklanan ilişki bulunması nedeniyle 6183 sayılı Kanunda belirtilen 5 yıllık süreye tabi olmayıp zaman aşımı süresinin 10 yıl olacağı ,davacı kurumun da 10 yıl zaman aşımı süresi bitmeden önce takip başlatmış olduğu tespit edilmektedir." şeklinde görüş bildirmiş ek raporunda ise, " █████/2024 tarihinde ... tarafından sağlanan Abonelik Föyü dökümlerine göre bu tarih itibariyle toplam borç 181.112,90 TL olup bundan sonraki dönemlerde abone tarafından varsa yapılan ödeme bilgileri ve ... tarafından tahakkuk edilen gecikme cezaları da bilinmediğinden borcun güncel durumu tarafımca hesaplanamamaktadır." görüşünü bildirmiştir.
Jeofizik Mühendisi bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle; "Dosyada mevcut ABONE FÖYÜ’ne göre sayaç üzerinde tespit edilen kaçak su bedeli dahil 30.10.2013 tarihine kadar ... nolu sayaç üzerinden kullanılan su bedellerinin ...’ye ödenmediği ve bunun içinde ....’nin, davalı-aboneye Toplam 11.024,84 TL borcun ödenmesi için 11.11.2013 tarihli 2. Bir İHTARNAME’yi gönderdiği keza aynı ABONE FÖYÜ’ne göre, aboneye 3 defa yapılandırma yapıldığı ve abone tarafında bu yapılandırmalara ait taksitler ödenmediğinden bu 3 yapılandırmanın da bozulduğu, Dosyada bulunan ABONE FÖYÜ ve YTS BİLGİLERİ tarafımdan incelendiğinde, abonenin ONLINE olarak ...’ye yaptığı ödemeler düşüldükten sonra geriye kalan abone borcunun YTS BİLGİLERİ formu ile çakıştığı görüldüğünden ... alacakları için YTS BİLGİLERİ formunun kullanılmasının yerinde olacağı, 1-...’nin ... nolu sözleşme için 22.01.2023 tarihindeki alacaklarının; •Asıl alacak Toplam:41.371,87 TL (Talep:41.371,87 TL) Gecikme cezası Toplam:81.933,15 TL (Talep:92.491,59 TL) 2-Yukarıda görüldüğü gibi, tarafımdan hesaplanan asıl alacak ... talebi ile aynı olup tarafımdan hesaplanan gecikme cezası toplamının ... talebinden (92.491,59 TL-81.933,15 TL)=10.558,44 TL daha az olduğu, ancak ...’nin gecikme cezası için yaptığı hesaplama tablosu dosyada bulunmadığından bu farkın nereden kaynaklandığının tarafımdan irdelenmesinin mümkün olmadığı, 3-Bu durumda 22.01.2023 tarihindeki ... alacaklarının tarafımdan hesaplandığı şekilde; Asıl alacaklar Toplam: 41.371,87 TL olup, (... talebi olan 669,00 TL masrafın Mahkeme Hakiminin takdirine ait olduğu,) Gecikme cezaları ise, tarafımdan hesaplanan şekilde Toplam:81.933,15 TL olduğu, (Ancak ... gecikme cezasına ait hesap tablosunu ibraz ederse tarafımdan irdeleneceği) Bu durumda ... alacağının Toplam (41.371,87 TL+81.933,15 TL)=123.305,02 TL Olduğu ve takibin bu bedel üzerinden yürütülmesinin gerektiği, Tarafların icra inkar taleplerinin ve davalı tarafın zamanaşımı konusundaki talebinin mahkemenin takdirlerine ait olduğunu " belirtmiş, raporunda bakanlar kurulunca alınan kararlar uygulandığından ve bakanlar kurulunca işyerleri için belirlenen gecikme cezası oranlarının uygulandığını belirtmiştir.
Buna göre ilk bilirkişi raporunun zamanaşımı süresi yönünden görüş içerdiği, hükme esas raporda abonelik sözleşmesi ve kullanımın da irdelendiği, raporun sözleşme ve ... Tarifeler Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği, abonelik sözleşmesi nedeniyle zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, abonelik sözleşmesini iptal ettirmeyene abonenin rücu imkanı olan fiili kullanıcı ile beraber müteselsil sorumlu olduğu anlaşılmakla mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,
Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
Davalıdan alınması gereken 8.468,66 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.117,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.351,50 TL'nin bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!