Anahtar kelimeler: Çokluğu Ölümüne Bilinçli İnceleyen Sayı Süreç Dosyayı Hukukî Anadolu Olma

YARGITAY DAİRESİ
: 12. Ceza DairesiMAHKEMESİ
:Ağır CezaSAYISI
: 204-308I. HUKUKÎ SÜREÇBilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/1 ve 22/3. maddeleri uyarınca 5 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.09.2019 tarihli ve 123-312 sayılı hükmün, sanık müdafii, katılan ... ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Dairesince 13.12.2019 tarih ve 5322-4432 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık müdafii, katılan ... ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 28.01.2021 tarih, 836-852 sayı ve oy çokluğu ile; "...Bilirkişi raporunda yapılan teknik incelemeler sonucunda sanığın savunmalarının maddi gerçekliğe uyduğu belirtilmiş ise de, olay sırasında aşırı derecede alkollü olan ve uyuşturucu madde etkisi altında bulunan ölenin eline aldığı silahı tehlikeli biçimde tutması sebebiyle sanık tarafından ölenin elinden silahın alınması amacı ile ölenin bilek kısmı tutularak yapılan müdahale sırasında silahın ateş aldığı, bir eli ile de direksiyonu tutan ve araç kullanmaya devam eden sanığın, trafikte seyir halinde iken alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında olan ölene müdahale etmesi sonucunda araç içinde ölenin elinde bulunan silahın patlayabileceğini öngördüğü, bununla birlikte silahın patlaması ve ölenin bacak bölgesinden yaralanması akabinde yoğun şekilde kan kaybeden ve kendi savunmalarına göre seslenmesine rağmen kendisine cevap vermeyen öleni, sabaha karşı havanın karanlık olduğu bir zaman diliminde aracın kapıları kapalı şekilde kendi haline terk etmek suretiyle öngördüğü ölüm neticesinin gerçekleşmesine kayıtsız kalıp neticeyi kabullendiği, bunun ötesinde öngördüğü ölüm neticesinin gerçekleşmesini engellemek adına herhangi bir önlem de almadığı anlaşılmakla, sanığın gerçekleşen ölüm neticesinden olası kastla sorumlu tutulması ve olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.Daire Üyesi ...; "...Olayın nasıl meydana geldiği tanık anlatımları ve kamera kayıtlarıyla açıklığa kavuşmuştur. Sanığın olaya ve oluşa aykırı savunması, olaydan sonra arkadaşı olan yaralı hakkında tedavi yapılması için kimseye haber vermeden yakalamam vardı gibi bir gerekçeyle olay yerinden uzaklaşması, pişmanlık göstermeyip polise ya da savcılığa müracaat edip olayı anlatmaması gibi hususlarda dikkate alındığında, sanığın müsnet eylemi kastla işlendiği iddiasını kuvvetlendirmiştir. Olası kast ve kast kavramı arasında yukarıda izah edilen hususlarda dikkate alındığında sanığın kasten adam öldürme suçunu işlediği yönünde kanaat oluşmuştur." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi ise 05.07.2021 tarih ve 204-308 sayı ile; "Sabıka kaydı itibariyle kasıtlı suç mahkûmiyetlerinin gösterdiği olgu durumu sadedinde, hayatın riskli tehlikeli sahası içerisinde deneyim kazanmış sanığın savunmasında aşikarane dile getirdiği silahının tetik hassasiyetine özgü açıklamasında beliren dokunduğu an ateş etme özelliği bağlamında ifade etmek gerekir ki; Yargıtay 1. CD'nin █████████ E. █████████ K. Sayılı ilamında vurgulandığı veçhile, dolu olduğu bilinen tabancanın çekiştirilmesi sırasında herhangi bir müdahale sonucu ateş alabileceği ve yanındakilerin yaralanıp ölebileceği vakıasının ön görü sınırları içerisinde bulunduğu gerçekliği içerisinde mezkur içtihada kıyasen, tetik hassasiyeti mevcut ve silah kullanmada tecrübesiz kabul edilemeyecek konumdaki sanığın şahsına yönelmiş bir saldırı yokken alkollü vaziyette günün erken saatlerinde yani etrafta insan hareketliliği olmadığı zaman diliminde havaya doğru ateş eden maktuldeki silahı alma mücadelesinde silahın rahatlıkla atış alıp istenmeyen sonuçlara neden olabileceğinin öngörü sınırları içerisinde, istenmesine kayıtsız kalma değerlendirmesine husumet yokluğuna göre de varılamayacağı için olası kast nitelendirmesinden azade olarak istenmeyen sonucun öngörülüp neticesi dolayımında bilinçli taksir fiilinin böylece sübuta erdiği," şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.Direnme kararına konu bu hükmün de sanık müdafii, katılan ... ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.09.2022 tarihli ve 118641 sayılı bozma istemli tebliğnamesiyle dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince 29.12.2022 tarih ve 7027-10949 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSUDirenmenin kapsamına göre inceleme sanık hakkında bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır.Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eylemini bilinçli taksirle mi yoksa olası kastla mı gerçekleştirdiğinin belirlenmesine ilişkin olup müzakere sırasında bazı Ceza Genel Kurulu üyelerince eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının tartışılması gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine bu husus da öncelikle değerlendirilmiştir.III. OLAY VE OLGULARİncelenen dosya kapsamından;21.11.2018 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre; ... Caddesi üzerinde bulunan Özel ... Hastanesi önündeki araç içerisinden bir silah sesinin duyulduğunun bildirilmesi üzerine olay yerine gidildiği, adı geçen hastanenin önünde park hâlinde bulunan Nissan ... marka beyaz renkli aracın, kilitli olmayan kapılarının kapalı, anahtarının üzerinde takılı ve sağ ön camının yarıya kadar açık olduğu, aracın sağ ön koltuğunda başı sol yanına eğilmiş bir şekilde oturan ...’ın hayatını kaybetmiş olduğunun görüldüğü, ölenin sol bacak bölümü ile sağ ön koltuk önündeki paspas üzerinde yoğun kan birikintisi bulunduğu, sol bacağının yoğun kanlı pantolonun üst ve arka kısmında aynı doğrultuda bir adet ateşli silah mermi deliği, oturduğu koltuğun üzerinde bir adet ve ön koltuk sağ tarafında kasa zemininde de bir adet olmak üzeri iki adet ateşli silah kovanı olduğunun görüldüğü, yine araç içerisinde açık bira kutusu ve içki şişelerinin bulunduğu,21.11.2018 tarihli yakalama tutanağına göre; elde edilen kamera görüntüleri sonucunda teşhis edilen sanığın, arkadaşının iş yerinde bulunduğu sırada yakalanması üzerine olay sırasında kullanılan silahı kolluk görevlilerine teslim ettiği,25.12.2018 tarihli oto inceleme tutanağına göre; ölenin oturduğu ön koltuk söküldüğünde, merminin koltuğu ve koltuk altındaki kaportayı delerek dışarı çıktığının, aracın alt kısmında da bir adet mermi giriş çıkış deliğinin olduğunun tespit edildiği,Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 22.11.2018 tarihli rapora göre; sanığın yapılan harici muayenesinde sol gözünde periorbital ekimoz olduğu,Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 25.02.2019 tarihli otopsi raporuna göre; ölenin vücudunda tespit edilen bir adet ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının tek başına öldürücü nitelikte olduğu, cilt ve cilt altı bulgularına göre atışın bitişik atış mesafesi dışından yapıldığı, ancak atışın elbiseli bölgeye isabet etmiş olması nedeniyle kesin atış mesafesi tahmini yapılamadığı, kanında yüksek düzeyde alkol ve uyarıcı madde (kokain) tespit edilen ölenin, ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı büyük damar hasarından gelişen dış kanama sonucu öldüğü; dış muayenede sol uyruk 1/3 orta ön yüzde tarif edilen yerden giren mermi çekirdeğinin cilt, cilt altı yumuşak doku ve kas doku seyirle önden arkaya hafif aşağıdan yukarı seyirle femoral arter ve vende tam kat komplet yırtık oluşturarak sol uyruk arka yüz 1/3 orta olarak tarif edilen yerden vücudu terk ettiği,İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 31.12.2018 tarihli raporuna göre; tetkik için gönderilen silahın 9 mm çaplı Parabellum tipi fişek atar, el yapısı, fişek atar dahil 11 cm namlu uzunluğunda yarı otomatik bir tabanca olduğu, elde edilen iki adet kovanın bu tabancadan atıldığı,İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 21.12.2018 tarihli raporuna göre; ölende ve sanıkta atış artıklarına rastlanmadığı, ateş eden el veya ellerin atıştan sonra yıkanması, silinmesi, olay anından uzun süre geçmesi veya ellerin kanlı olması durumunda atış artıklarının elde kalamayabileceği, silahın cinsine, tutuş şekline ve patlamanın tam olup olmamasına bağlı olarak da atış artığının bulaşmayabileceği, incelemeye tabi tutulan bölgenin aşırı kanlı, nemli ve kokuşmuş olması, olay sonrası giysinin uygun şekilde çıkartılmaması, atış artığı olan bölgelere temas edilmesi nedeniyle atış artıklarının delikler etrafından uzaklaşması ya da tamamen kaybolmasının söz konusu olabileceği,... Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünce düzenlenen 11.01.2019 tarihli yazı içeriğine göre; aracın takip ettiği güzergâhta herhangi bir ateş etme görüntüsüne rastlanmadığı,Olay yeri inceleme uzmanı tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan rapora göre; ölenin içerisinde bulunduğu beyaz renkli aracın 21.11.2018 tarihinde kamera saatine göre saat 06.32.00’da trafik ışıklarında 6 saniye bekledikten sonra normal bir seyirle kavşaktan dönüş alarak Özel ... Hastanesi önüne park ettiği, bu anlarda görgü tanığı kadın şahsın yolun karşısından kamera görüş açısına girdiği, ışık ve piksel değişimlerinden araç içerisindeki ölen ve sanığın el-kol-beden hareketleri ile tartıştığı, kadın şahsın orta refüj üzerinde hastaneye doğru telefonla konuşarak yürümeye devam ettiği, saat 06.32.56’da aracın arkasına geldiğinde ses duyarak irkildiği, normal yürüyüşünü bozup araca bakarak sağ ayağını uzaklaşma hamlesi olarak yana doğru attığı, bu sırada aracın açılan sol ön kapısından sanığın indiği, kadın şahsın da bu sırada araca yönelerek araçtan inen sanığa doğru baktığı, araçtan inen sanığın yolun karşısına yürüyerek kamera görüş açısından çıktığı, kadın şahsın sanığa bakmaya devam ettiği, sonra aracın içine baktıktan sonra hastaneye doğru yürüdüğü, akabinde hastane güvenlik görevlisi ile birlikte dışarı çıktığı, güvenlik görevlisine bir şeyler anlattıktan sonra olay yerinden ayrıldığı,Aracın sağ ön koltuğunda tespit edilen mermi çekirdeğinin paspası ve altındaki süngeri delip araç alt kaportasına delip geçerek aracı terk ettiği, araç alt kısmında yırtılma olduğu, kaporta üzerinde bulunan mermi giriş deliği üzerinde yapılan atışın yeniden yapılandırılması işleminde mermi çarpma açısının 45 derece ile hedefe geldiği,Tespit edilen mermi yolu, araç ön kabinin dar olması, sanık ve ölenin birbirlerine kol mesafesi dâhilinde yakın olması göz önünde bulundurularak tabancanın ölenin elinde olduğu varsayıldığında, sanığın öleni sağ elindeki silahı almak için sağ eliyle bilek üst kısmından tutarak hamle yapması sonucunda tabancanın ateşlenmesi ile ölenin bacağında oluşan mermi isabetinin oluşabileceği,Anlaşılmaktadır.Sanık soruşturma evresinde; araç kiralama işi yaptığını, hırdavatçı olarak esnaflık yapan öleni yaklaşık bir buçuk yıl önce arkadaş ortamında tanıdığını, olay gününe kadar iki ya da üç kez birlikte oturup alkol aldıklarını, ölenle tanışmalarına vesile olan ortak arkadaşları ...’in de buluştuklarında onlarla birlikte olduğunu, hatta ikisinin daha önce birlikte ... İlçesinde bulunan ... Sitesindeki bekâr evine de geldiklerini, 20.11.2018 tarihinde akşam saatlerinde Kaynarca semtine gitmek için evden çıktığını, arkadaşı ...’in evde tek başına kaldığını, gece yarısı döndüğünde evde arkadaşı ... dışında ... ve ölenin de olduğunu ve birlikte içki içtiklerini gördüğünü, yarım saat kadar birlikte oturduktan sonra ...’in evden ayrılarak kendi evine gittiğini, bir süre daha birlikte oturduktan sonra ölenin kendisine "Gel gazinoya gidelim, sana iki bira ısmarlayayım" demesi üzerine tam olarak hatırlamamakla birlikte gece saat 02.00-03.00 sıralarında ölen ile birlikte ve onun aracıyla Pendik İlçesinde Topselvi civarında bulunan ismini bilmediği bir gazinoya gittiklerini, gazinodaki mekân çalışanlarının öleni tanıdığını ve onunla ilgilendiklerini, burada viski içtiklerini, kalkmadan hesabı istediklerini, cebinde kalan para ile hesabı ödediğini, hesabı ödedikten sonra da masaya bir şeyler istediklerini, ikinci kez hesabı istediklerini, ancak ölenin de üzerinde para olmadığını söylemesi üzerine mekan çalışanları ile kavga ettiklerini, yaklaşık on kişinin kendisine saldırdığını, sol gözündeki darp izinin de bu nedenle oluştuğunu, ölenin darp edilip edilmediğini görmediğini, sonrasında bu mekandan çıkıp tekrar evine döndüklerini, ölenin "Sana bu nasıl yapılır. 10 kişi kardeşimin üzerine çöktü" diyerek yaşananları evde bulunan ...’e de anlattığını, sonrasında da "Kalk bir daha gidelim" dediğini, ölen ile tekrar gazinoya gitmek için evden çıktıklarını, ölenin aracını kendisinin kullandığını, yolda seyir hâlindeyken ölenin silahını istediğini, çıkarıp silahı vereceği sırada belinden silahı alan ölenin ... Tıp Merkezine 100 metre kala trafik ışıklarına gelmeden aracın camına açıp havaya iki el ateş ettiğini, ardından bir anda silahı camdan içeriye alıp aracın içerisinde sağa sola ve kendisine doğrultmaya başladığını, çok sarhoş olduklarını, ölenin silahı kendisine doğrulttuğunda elinden almak istediğini, bir taraftan aracı kullanırken sağ eliyle de ölenin sağ elindeki silahı geri almaya çalıştığını, ölenin silahı kavradığı bileğinden tuttuğu sırada bir anda silahın patladığını, hemen aracı kenara çektiğini, silahın patladığı yere göre ölenin bacağının üst kısmından yaralandığını tahmin ettiğini, araması olduğundan ve zaten hastane önünde birilerinin müdahale edebileceği düşüncesiyle araç içerisinde öleni bırakıp tabancayı alarak oradan kaçtığını, bir süre dolaştıktan sonra taksi ile evine gittiğini, ölenin kendisinde olduğunu ve öleceğini düşünmediği için yaşananları evde bulunan ...’e anlatmadığını,Kovuşturma evresinde; silahın eski olması nedeniyle tetiğinin de yumuşak olduğunu, ölenin bileğinden tutup aşağı ve kendine doğru çektiği sırada silahın patladığını, araçtan inip eve taksi ile gittiği sırada telefonunu da düşürdüğünü fark ettiğini, ölenin bu şekilde ağır yaralandığını ve öleceğini hiç düşünmediğini, hatta hastaneye gidebileceğini ve aracın bulunduğu yerin ana cadde olması sebebiyle insanların da yardım edebileceğini düşündüğünü,Savunmuştur.IV. GEREKÇEA. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konularına İlişkin AçıklamalarAyrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararında açıklandığı üzere;Ceza muhakemesinin amacı, maddi gerçeği insan onuruna yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Geçmişte yaşanan ya da yaşandığı iddia olunan bu vakıayı/maddi gerçekliği, olay mahkemesi yapacağı öğrenme yargılaması ile, taraflar ve delillerle doğrudan muhatap olup, muhakeme hukukuna ilişkin normlar doğrultusunda, gerektiğinde mantık ilminden ve tecrübe kurallarından da faydalanarak sonradan mahkeme önünde temsil etmeye çalışacak, böylece sezgileriyle değil akıl yoluyla vicdani kanaate ulaşarak (Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesinde Vicdani Kanaat, Yetkin Yayınevi, s. 139) maddi sorunu çözecektir. Bu yetki münhasıran olay mahkemesine aittir.Ceza mahkemesinin öncelikle sanığa isnat olunan fiilin sanık tarafından işlenip işlenmediğini saptaması, yani maddi sorunu çözmesi gerekir. Kural olarak bu sorun çözüldükten sonra olayın hukuk karşısındaki durumu tespit edilecektir. Hukuki sorun; sanık tarafından gerçekleştirilmiş fiilin suç oluşturup oluşturmadığı, suç oluşturmakta ise hangi suçu oluşturduğu, bu suçun kamu adına takip edilebilir ve cezalandırılabilir bir suç olup olmadığı, hangi ölçüde bir cezanın belirlenmesi gerektiği gibi maddi ve yargılama hukukuna ilişkin normlar ile hukukun temel ilkeleri çerçevesinde çözülmesi gereken bir problemdir. Sağlıklı bir hukuki denetimin ön şartı, maddi vakıanın usulüne uygun, tam ve doğru olarak belirlenmiş olmasıdır.Maddi sorunun, delil serbestîsi ilkesi doğrultusunda yargılama hâkimi tarafından, hukuka uygun yöntemle elde edilmiş ve usulünce tartışılmış her türlü delille çözülmesi gerektiğinde kuşku yoktur. Maddi gerçeğin açıkça ortaya konulmaya çalışılması, olayın sübutuna, suç teşkil edip etmediğine, suç oluşturuyorsa vasfının tayinine temas eden, sonuca etkili tüm delillerin toplanması ve tartışılması ile mümkündür.Doktrin (Yener Ünver, "Ceza Muhakemesinde İspat", Ceza Hukuku Dergisi, 2006/2, s. 125, Erdal Yerdelen, Ceza Muhakemesinde Hükmün Gerekçesi, Adalet Yayınevi, Mart 2015, s. 356) ve uygulamada (YCGK'nın 01.05.2007 tarihli ve 2007/1-43 Esas - ████████ Karar sayılı kararı vb.) istikrarlı biçimde kabul edildiği üzere; eksik soruşturma ve araştırmanın söz konusu olduğu durumlarda mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi beraat kararı da verilemez.Öte yandan, Genel Kurulun müstakar uygulamalarına göre (16.10.2024 tarihli ve 249-304, 11.10.2023 tarihli ve 290-508 sayılı kararları); öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir söz konusu olacaktır. Diğer bir deyişle, failin neticeyi istememekle beraber neticenin meydana gelmesinin muhtemel olduğunu bilmesine rağmen duruma kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesi durumunda olası kasttan, failin neticeyi öngörmesine rağmen becerisine, şansına, tecrübesine ya da başka bir etkene güvenip neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak gerektiğinde muhtemel neticenin gerçekleşmemesi için gerekli önlemleri de almak suretiyle hareketini sürdürmesi hâlinde ise bilinçli taksirden bahsedilecektir.B. Somut Olayda Hukuki NitelendirmeÖlenin de ön yolcu koltuğunda bulunduğu araçla seyir hâlinde olan sanığın, silahı tehlikeli bir şekilde elinde tutan, aşırı derecede alkollü ve uyuşturucu madde etkisi altında bulunan ölenden, herhangi bir olumsuz duruma sebebiyet vermemesi için almak istediği sırada, ölenin elindeki silahın ateş aldığı ve bacak bölgesinden yaralanan ölenin ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı büyük damar hasarından gelişen dış kanama sonucu hayatını kaybettiği Derece Mahkemelerince kabul edilen olayda;Yargılama sürecinde dinlenen tanık beyanları ile edinilen bilgilerden arkadaş oldukları anlaşılan ölen ve sanık arasında herhangi bir husumet bulunmadığı açıktır. Sanık, olay kabulüyle aynı doğrultuda; yolda seyir hâlindeyken ölenin silahını istediğini, belinden aldığı silahla aracın camını açıp havaya iki el ateş ettiğini, silahı kendisine doğrulttuğunu, bir yandan araç kullanırken sağ eliyle silahı almak için ölenin bileğini kavradığı sırada silahın bir anda ateş aldığını ve ölenin bacağından yaralandığını, zaten hastanenin önünde olduklarından ve yaralanmanın ciddi olmadığını düşündüğünden vatandaşlarca müdahale edileceği düşüncesiyle öleni araç içerisinde bırakarak olay yerinden ayrıldığını savunmuştur. Sanığın ölen tarafından silahla havaya ateş açıldığı yönündeki savunması, 21.11.2018 tarihli olay yeri inceleme raporunda yer alan aracın sağ ön camının yarıya kadar açık olduğu ve araç içerisinde iki adet kovanın ele geçirildiği bulgularıyla desteklenmektedir. Yine, içinde bulundukları aracın hareket hâlinde olduğu kamera kayıtlarıyla ortaya konulamasa da, sanığın bir eliyle ölenden silahı almaya çalıştığı iddiası, olay yeri inceleme uzmanı tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan raporda yer alan araç içerisindeki ölen ve sanığın el-kol-beden hareketlerine ilişkin tespitlerle örtüşmektedir. Aynı raporda yer verildiği üzere, sanığın vatandaşlarca olaya müdahale edileceği yönündeki düşüncesine uygun şekilde, olay yerinden geçmekte olan bir vatandaş tarafından hastane görevlilerine olay haber verilmiştir. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince düzenlenen 25.02.2019 tarihli otopsi raporuna da yansıyan mermi yolu ve çarpma açısı itibarıyla da olay kabulü ve sanık savunması olası bulunmuştur. Dolayısıyla uyuşmazlığa konu olay bakımından sanığın savunmalarının aksini kanıtlayan ve ölüm neticesini kabullendiğini ortaya koyan hiçbir delile rastlanmamıştır. Bununla birlikte, bir yandan araç kullanırken diğer yandan sarhoş ve uyuşturucu madde etkisi altındaki ölenin elinden almaya çalıştığı silahın patlayabileceğini ve üst bacak bölgesinden yaralı vaziyetteki öleni araçta bırakması durumunda ölüm neticesinin meydana gelebileceğini öngören sanığın, buna rağmen silahı almaya çalışmak ve olay gerçekleştikten sonra da çevrede bulunan vatandaşlarca olaya müdahale edilebileceğine güvenmek suretiyle ölüm neticesinin meydana gelmesine yol açtığı ve bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilmelidir. Hâl böyle iken, esasen kesin bir şekilde tespiti mümkün olmayan, sanığın olayın hemen ardından hastane görevlilerine haber vermesi durumunda ölüm neticesinin meydana gelmeme olasılığının araştırılması gerektiğinden bahisle eksik araştırmayla hüküm kurulduğundan da söz edilemeyecektir.Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesinin direnme kararına konu hükmünün isabetli olduğuna karar verilmelidir.Uyuşmazlık konularına ilişkin olarak yapılan oylamalarda çoğunluk görüşüne katılmayan;İki Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün eksik araştırma sonucu kurulduğu,Bir Ceza Genel Kurulu Üyesi ise; İlk Derece Mahkemesinin direnme gerekçesinin isabetli olmadığı,Düşünceleriyle karşı oy kullanmışlardır.V. KARARAçıklanan nedenlerle;1- İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli ve 204-308 sayılı direnme kararına konu hükmünün gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA,2- Dosyanın, uygulamanın denetlenmesi için Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihli müzakerede her iki uyuşmazlık konusu yönünden de oy çokluğuyla karar verildi.