Anahtar kelimeler: Yazim Davacıkarşı Eser İlişki Ankara Özetle Yılında Karara Yoluna Ticari

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No
: ████████ - Karar No:████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ27. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ E-████████ KDAVALARIN KONUSU
: İtirazın İptali // Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Eser sözleşmesinden kaynaklanan dava ve karşı davada mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya 2014 yılında 438.343,70 TL ödeme yapıldığını, davalının yaptığı iş bedelinin 229.087,40 TL olduğunu ve bu tutarda faturalar düzenlediğini, müvekkilinin cari hesap bakiyesinin 209.256,30 TL olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan █████████ sayılı icra takibinin haksız itiraz sonucu durduğunu öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı -karşı davacı vekili özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, dava dilekçesinde "taraflar arasında bir takım ticari ilişkiler bulunmaktadır" denildiği halde bu ticari ilişkilerden bahsedilmediğini, müvekkili ile davacı şirket arasında 3 adet yazılı, 1 adet sözlü olmak üzere toplam 4 adet sözleşme yapıldığını, ... parsel) inşaatının yerden ısıtma tesisatının yapım işine ilişkin sözleşme bedelinin 130.000 TL olduğunu, bu işle ilgili olarak müvekkili tarafından 24.11.2014 tarih ve 565988 sıra numaralı 35.400 TL bedelli ve fatura düzenlendiğini, davalı defterine kayıtlı olduğunu, yine 02.04.2018 tarih ve 062763 sıra numaralı 94.601,54 TL tutarlı faturanın düzenlenerek noter ihtarı ile gönderildiğini, ... SİTESİ (... parsel) inşaatının mekanik tesisatının yapım işine ilişkin sözleşme bedelinin 162.250 TL olduğunu, müvekkili tarafından 15.10.2014 tarih ve 565963 sıra numaralı 162,503,70 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davalı defterine kayıtlı olduğunu, ... SİTESİ (... parsel) inşaatının ısıtma kazanı ve ekipmanları yapım işine ilişkin sözleşme bedelinin 112.000 TL olduğunu, bu işle ilgili olarak sözleşme dışı yapılan işler de dahil olmak üzere müvekkil tarafından 01.04.2018 tarih ve 62762 sıra numaralı 60.000 TL bedelli ve 01.04.2018 tarih ve 62761 sıra numaralı 60.000 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, noter ihtarı ile birlikte gönderildiklerini, yine, ... Sitesinde 2 blok halindeki binaların hidrofor sistemlerinin yapımı işinin de müvekkili tarafından yapılmış olduğunu, bu iş nedeniyle davacı şirkete 24.190 TL fatura tanzim edildiğini, faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin sözleşmeyle üstlendiği işleri ve sözleşmede yazılı olmadığı halde işin yapımı sırasında davacı tarafından talep edilen işleri yaptığını, davacıya teslim ettiğini, faturaların da düzenlenerek davacı şirkete gönderildiğini, ancak davacının 01.04.2017 tarihli A 062761 nolu 60.000 TL, 01.04.2017 tarihli A 062762 nolu 60.000 TL ve 02.04.2017 tarihli A 062763 nolu 94.601,54 TL tutarlı toplam 3 adet faturayı teslim almaktan imtina ettiğini, bu faturaların Ankara 62. Noterliği'nin 20.04.2017 tarih ve 14067 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı şirkete tebliğ edildiğini, davacı dilekçesinde 438.343,70 TL ödeme yaptığını iddia etmekteyse de; buna ilişkin delil sunmadığını, müvekkili tarafından toplam 436.695,24 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, davacının toplam ödemesinin ise 216.750 TL olduğunu, müvekkilinin 219.945,24 TL bakiye alacağının bulunduğunu, davacı tarafından müvekkiline ciro edilen 114.000 TL bedelli bir adet çekin süresinde ödenmemesi nedeniyle davacı şirket aleyhine Ankara 25. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacı şirketin imza itirazında bulunarak takibi iptal ettirdiğini, ne var ki, bu çekin davacı şirket kayıtlarında "ödeme" olarak kayıtlı olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme ile ilgili zamanaşımını düzenleyen 82. maddesi gereğince davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde davacı 2014 yılı içerisinde ödeme yaptığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş; karşı davasında ise, asıl davaya cevabında açıkladığı üzere davalıdan 219.945,24 TL bakiye alacağının bulunduğunu öne sürerek şimdilik 139.000 TL faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen █████/2022 tarih, ████████ E-████████ K sayılı kararı davacı-karşı davalı vekilince istinaf edilmiş olmakla, Dairemizin █████/2024 tarih, ████████ esas ve ████████ karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesince: Asıl davada işveren olan davacı ... Şirketi vekili, mahkeme kararı ile belirlenen iş bedelinin bilirkişi raporu ile belirlenen kadar olmadığı, kendileri için düzenlenen fatura bedelleri olan 229.087,40 TL bedelli iş yapıldığını söylemekle birlikte, ... Isı Şirketi tarafından yerine getirilen fakat fatura düzenlenmeyen işlerde dahil tamamlanan iş bedelinin 438.343,70 TL olduğu ,davacı işveren ... Şirketi kayıtlarına göre yükleniciye yapılan ödeme toplamının 438.343,40 TL olduğu şeklinde kayıt bulunduğu, ... Şirketinin ödemeleri ile ilgili olarak teslim alanın ... olduğu, █████/2013 tarihli , 65.000,00 TL toplam bedelli 5 adet çek teslimi, █████/2014 tarihli 37.250,00, 114.000,00 TL ve 91.000,00 TL bedelli olduğun , toplam bedeli 242.250,00 TL olan üç adet çek teslimine ilişkin çek-senet teslim belgesi mevcut olduğu , bu çeklerin davalı ... Isı Şirketi kayıtlarında da yer aldığın , önceki yargılama sırasında bu iki adet teslim belgesine konu çek bedelleri işveren ... Şirketi ödemesi olarak kabul edilip, hesaplamaya dahil edildiği ,işveren ... Şirketinin bir diğer ödeme iddiasının yine davalı ... Isı Şirketi adına ...'a █████/2014 tarihli "Nakit-çek-senet ödeme makbuzu" başlıklı belge ile yapılan ... Banka ait 80.000,00 TL bedelli çek olduğu ,bu çek aslı temin edilip incelendiğinde, keşidecisinin işveren ... Şirketi, lehtarının yüklenici ... Isı Şirketi olduğu, █████/2014 keşide tarihli çekin 80.000,00 TL bedelli olduğu, çekin arka sayfası incelendiğinde ise ilk cironun lehtarı ... Isı tarafından yapıldığı ve ... tarafından bankaya ibraz edilip bedelinin tahsil edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi iade kararında yüklenici ... Isı şirketi adına ... imzasına teslimi yapılan █████/2013 ve █████/2014 tarihli belgelerdeki çeklerin yüklenici ... Isı şirketinin ticari defterlerinde işveren ... şirketinden tahsilat olarak kayıtlı olduğu, belirtilip, ilk kararda ödeme olarak kabul edilmeyen █████/2014 tarihli teslim tutanağının sıhhati araştırılıp, sonucuna göre işlem yapılması istenildiği ,işveren ... şirketinin yüklenici ... Isı şirketi adına ...'a teslim ettiği █████/2013 ve █████/2014 tarihli tutanaklarda yer alan çekler davalı ... Isı şirketinin ticari kayıtlarında da yer aldığı için ödeme olarak hesaplamaya katıldığı ,işveren ... Şirketi, yüklenici ... Isı Şirketi adına ödeme olarak kabul edilen █████/2013 ve █████/2014 tarihli teslim belgelerini ...'ın imzaladığını, bu belgeler ile teslim edilip tahsilatı çek bedelleri ödeme kabul edildiği için █████/2014 tarihli teslim belgesine konu 80.000,00 TL çek tesliminin de ödeme olarak kabul edilmesini istediği,davalı yüklenici ... Isı Şirketi tarafı ise; teslim belgelerinde isim ve imzası bulunan ...'ın şirket ortağı ya da yetkilisi olmadığı gibi, ilk iki teslim belgesi olan █████/2013 ve █████/2014 tarihli teslim belgelerine konu çeklerin kendilerine ... aracılığı ile değil, doğrudan ... Şirketi tarafından teslim edildiği için şirket kayıtlarında tahsilat olarak gösterdikleri aslında █████/2013 ve █████/2014 tarihli teslim belgelerindeki ... imzalarının da bu kişinin eli ürünü olmadığını ileri sürdüğü ,İade kararı doğrultusunda ...'ın imzalarını taşıyan her üç teslim belgesi aslının temin edilip, teslim alan imzalarının ...'ın eli ürünü olup olmadığının belirlenmesi gerekli olduğu , bu amaçla davacı ... Şirketinden her üç teslim belgesi asıllarını sunmaları istenildiği , işveren şirket tarafından █████/2013 ve █████/2014 tarihli teslim belgelerinin saklama süresi geçtiği için belge asıllarını sunamayacaklarını bildirdiği , 80.000,00 TL bedelli çek ile ilgili , ödeme sayılıp sayılamayacağı araştırılan █████/2014 tarihli teslim belgesi aslının ibraz edildiği ven bu belgedeki imzanın ...'ın eli ürünü olup olmadığı konusunda inceleme yapılmasına karar verildiği , iade kararı sonrası ...'ın imzasını taşıyan █████/2014 tarihli belgenin sıhhatinin, yani teslim alan imzasının ...'ın eli ürünü olup olmadığının araştırılması gerektiği ,...'ın imzasını taşıdığı ileri sürülen ve ... Isı Şirketinin kayıtlarında işverenden tahsilat olarak kayıtlı olan █████/2013 ve █████/2014 tarihli teslim belgelerine konu çeklerin yer aldığı , yüklenici ... Şirketi vekili çeklerin teslim alındığı ilk iki adet belgede ... adına atılı imzaların bu kişinin eli ürünü olmadığını, çeklerin ... aracılığı ile değil doğrudan işveren ... Şirketi tarafından kendilerine ulaştırıldığı, üstelik bu kişinin şirket ortağı, yetkilisi ya da çalışanı olmadığı ileri sürdüğü ,bu iki teslim belgesi aslı işveren ... Şirketinde olduğu , imza incelemesi için sunulması istenildiği , işveren şirket teslim belgeleri aslını sunamadığı ve fotokopi belge üzerinde de inceleme yapılamayacağı için bu belgeler yönünden daha fazla işlem yapılamadığı ,sıhhatinin araştırılması istenilen █████/2014 tarihli teslim belgesi aslı temin edildiği halde imza incelemesi yaptırılmadığı ,imza incelemesi yaptırılıp, █████/2014 tarihli teslim belgesinde yer alan imzanın ...'a ait olduğu belirlense dahi, davalı yüklenici şirket kayıtlarında tahsilat olarak kayıtlı çekleri doğrudan ve ... aracı kılınmaksızın teslim aldıkları, █████/2013 ve █████/2014 tarihli tutanaklardaki çekleri bu nedenle ödeme olarak kayıtlara aldıkları, üstelik bu iki belgedeki teslim alan imzalarının ...'a ait olmadığını söylediği ,davacı işverenin bunun aksini, yani;- ...'ın ... Isı Şirketi yetkilisi, ortağı ya da çalışanı olduğu, -Çekleri şirkete ... aracılığı ile teslim ettiklerini,- Bu iki belgede Soner adına atılı imzanın bu kişinin eli ürünü olduğunu (iki belge aslı temin edilemediği ve fotokopi üzerinde inceleme yapılamadığı için) kanıtlayamadığı kabul edildiği , bu iki belge yönünden yüklenici ... Isı Şirketinin beyanlarına itibar edildiği ,█████/2014 tarihli teslim belgesi kapsamında olan 80.000,00 TL bedelli çekişmeye konu çek yönünden, teslim belgesi aslı temin edilmekle birlikte, yapılacak imza incelemesinde belgede yer alan imzanın ...'ın eli ürünü olduğu belirlense dahi, ilk iki teslim belgesine konu olduğun ... Isı kayıtlarında ... Şirketinden tahsilat olarak kayıtlı olan çeklerin ... aracılığı ile ... Isı Şirketine teslim edildiğin, bu kişinin ... Isı Şirketinin ortağı, yetkilisi ya da çalışanı olduğu yukarıda belirtilen nedenlerle işveren ... Şirketi tarafından kanıtlanamadığı gibi, █████/2014 tarihli teslim belgesine konu 80.000,00 TL bedelli çekin ... Isı Şirketi kayıtlarında tahsilat olarak yer almaması nedeni ile artık imza incelemesi yapılmasında hukuki yarar olmadığı kabulü, yüklenici şirket kayıtlarında işveren şirketten tahsilat olarak kaydı olmayan bu çekin ödeme olarak kabulünün mümkün olmadığı kabul edildiği ,sonuç olarak; ... şirketi tarafından yapılan ödeme miktarının [431.350,00 TL - (20.600,00 TL + 80.000,00 TL + 114.000,00 TL)] 216.750,00 TL olduğu ve bu hali ile ... Isı'nın ...'den aralarındaki sözleşme ilişkisi ve cari hesap kayıtlarına göre (yapılan iş miktarı 413.095,24 TL - yapılan ödeme miktarı 216.750,00 TL) 196.345,24 TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından ... tarafından açılan davanın reddine, ... Isı tarafından açılan karşı davanın ise kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı - karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: bilirkişi ücreti ve gerekli masrafların yasal süresi içerisinde yatırıldığını, senet teslim belgesi üzerindeki imzanın ...'a ait olup olmadığına dair mahkemece imza incelemesi yapılması gerekirken bu inceleme yapılmadan, yani Bölge Adliye Mahkemesinin bozma gerekçesi olan bu husus araştırılmadan hatalı şekilde karar verildiğini, taraflar arasında ihtilaf konusu olan hususa dair istinaf mahkemesi, daha önce yapmış olduğu incelemesinde yerinde ve doğru bir tespitte bulunduğunu ve tüm çek senet teslim makbuz belgelerinde imzası bulunan ve ... ısı şirketi tarafından ticari defterlerine de işlenen belgeleri kabul ederken, ... tarafından imzalanan 15.10.2014 tarihli çek senet teslim makbuzunun bu şekilde kabul edilmemesinin hatalı olduğunu ve bu senet teslim belgesinin de sıhhatinin araştırılması gerektiğini hususu açıkken verilen kararın kaldırılması gerektiğini, mahkeme'nin vermiş olduğu kararında davacı karşı davalı müvekkilinin, ...'ın davalı ... Isı şirketi ile olan bağının ispat edilemediğini belirtmesi ise tamamen hatalı bir tespit olduğunu, çünkü adı geçen dava dışı ... isimli şahsın söz konusu ... Isı şirket yetkilisi ...'ın öz kardeşi olduğunu ,aynı zamanda önceki çek ve senetlerin teslim edildiği ve teslim edilen çeklerin de ... Isı şirketi adına ticari defterlerde işli olması dikkate alındığında davalı şirket adına iş ve işlemlerde bulunan bir kişi konumunda olduğunu, mahkemece yapılması gereken işlemin aslında █████/2024 tarihli duruşmada yapıldığını ve tarafların elinde bulunan belge asıllarının (█████/2014 tarihli teslim belgesi) sunulması için 2 haftalık süre verildiğini, taraflarınca ellerinde bulunan belge asılları sunulduğunu ve ...'ın imza incelemesinin yaptırılması için 7.500-TL bilirkişi ücreti de yatırıldığını, ancak mahkemece bozma ilamında gösterilen doğrultuda tesis edilen bu ara karardan hatalı şekilde dönüldüğünü ve daha önceki verilen aynı kararın verilmesi yoluna gidildiğini kaldı ki gerekçeli karar içerisinde bahsedilen önceki çek senet teslim belgelerinin dosya içerisinde bulunmaması yönünden yapılan tespitin de hatalı olduğunu ,çünkü istinaf incelemesinde de açıkça belirtildiği üzere daha önce ... tarafından teslim alınan çek ve senetlerin davalı ... ısı şirketinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu ,yani önceki çek senetlerin teslimine ilişkin olarak taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını ,davalı ... Isı şirketinin ticari defterlerine önceki çek ve senetleri kaydetmesi bu iddialarını doğruladığını ,yalnızca davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan fatura ile davanın kabulüne karar verildiğini , dosyada bulunan 12.2020 tarihli bilirkişi raporunda işin davalı karşı davacı tarafından yapıldığı kabul edilmişse de bu hususta hiçbir belge ve tespit bulunmadığını , müvekkilinin, bahse konu fatura içeriğinin gerçeği yansıtmadığını belirterek faturayı davacı tarafa iade ettiğini ,ancak davacı fatura içeriğinde belirtilen işi yaptığını ve işin karşılığının ödenmediğini belirterek karşı davayı açtığını ,davaya konu faturanın müvekkili ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi taraflar arasında hesap mutabakatı vs. de bulunmadığını ,kaldı ki raporda ve gerekçeli kararda tekrar edilen nokta yapılan keşifte sözde müvekkil şirket yetkilisinin de bulunduğu ve adı geçen fatura içeriklerinin davalı /karşı davacı tarafından yapıldığının müvekkili şirket yetkilisi tarafından beyan edildiği yönünde olduğunu ,bu hususun tamamen gerçek dışı olduğunu ,müvekkili şirket yetkilisinin keşif mahalinde olmadığı gibi bu yönde bir beyan ve bu beyanı tevsik edecek bir imzası da olmadığını ,Gerekçeli kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin faturayı iade etmesi ve fatura içeriğindeki işin yapılıp yapılmadığı hususu hiç değerlendirilmediğini ,fatura içeriğine süresi içerisinde itiraz edilmesi halinde, ispat yükünün faturayı düzenleyen tarafa ait olduğuna dair Yargıtay HGK ilamında aynen "...Faturanın sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olması nedeniyle öncelikle taraflar arasında temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK’nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir...” (24.12.2003 Tarih Yargıtay İçtihatları Birleştirme HGK'nun 27.06.2003 Tarih ve E:2001/1, K:2003/1 sayılı kararı) fatura içeriğine itiraz halinde faturanın gerçeği yansıttığına yönelik ispat yükün faturayı düzenleyene ait olduğunu belirttiğini ,bu sebeple, fatura içeriğinde belirtilen işi davacı taraf yerine getirmediğinden, müvekkilinin faturada gösterilen bedeli ödeme yükümlülüğü bulunmadığını ,kaldı ki müvekkilinin, faturayı iade ederken de bu hususu açıkça belirterek, fatura içeriğinin gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak iade etmesinin, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında dava konusu faturanın yer almamasını mahkeme tarafından hiç dikkate alınmadığını ,Mahkemece taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağın hesaplanması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verildiğini ,bilirkişi raporunda 2 ihtimalli hesaplama yaptığını ,rapor içerisinde sair aleyhe hususları kabul etmemekle beraber bu raporun da hükme esas alınayacağını bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...Çekin arkasındaki ciro imzasında ... temsile yetkili kişi olarak kabul etmediği 80.000-TL'lik çekin ödeme olarak takdir edilmesi halinde ... ISI'nın 116.345,24-TL alacaklı olduğu..." belirtildiğini ,taraflar arasında mevcut olan ticari ilişkiden kaynaklı olarak birden fazla çek ile davalı tarafta belirli aralıklar ile ödemeler yapıldığını , dosyaya sunmuş oldukları 20.06.2014 tarihli ödeme makbuzunda 09.12.2014 tarihli 91.000-TL bedelli çekle bir kısım ödemeler mevcut olduğunu ,ödeme makbuzundaki diğer 3 çekte davalı tarafın ticari kayıtlarında mevcut olduğunu ,ödeme makbuzunda ... imzası da bulunduğunu ,aynı şekilde dosya içerisinde mevcut bulunan 15.10.2014 tarihli ödeme makbuzunda da 15.10.2014 tarihli 80.000-TL bedelli çek için de ... tarafından ödeme makbuzu imzalandığını ancak her nedense davalı tarafın 20.06.2014 tarihli ödeme makbuzunda bahsedilen 3 çeki ticari defterlerine kaydettiğini , ... imzasını zımni olarak kabul etmesine karşın, 15.10.2014 tarihli ödeme makbuzundaki 80.000-TL bedelli çeki almadığını beyan ettiğini ,her iki ödeme makbuzundaki imzada aynı kişi tarafından atılmasına rağmen bir ödeme makbuzundaki çekleri kabul ederken diğerini reddetmesinin hukuki dayanaktan yoksu olduğunu ,bu nedenle davalıya teslim edilen 80.000-TL bedelli çekin de ödeme olarak kabul görmesi gerekirken bu husus gözardı edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava ve karşı dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı- karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dairemizin █████/2024 tarih, ████████esas ve ████████ karar sayılı kararında davacı tarafça ödeme iddiasına dayalı olarak gösterilen 15.10.2014 tarihli ve 80.000 TL bedelli çeke ilişkin davalı şirketi temsile yetkili kişinin ... olduğu ancak çek teslim tutanağıyla çekin davalı şirketi temsile yetkili olmadığı iddia edilen ...'ın isim ve imzasının bulunduğu, davalı tarafça ...'ın yetkili olmadığı yanında çekin ...'a da teslim edilmediği, cirodaki ve teslim tutanağındaki imzaların da bu kişiye ait olmadığı yönünde beyanda bulunmuş olmasına göre belgenin sıhhatinin araştırılması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi yönünde kaldırma kararı verilmiş, Mahkemesince 80.000 TL bedelli çekin teslimine ilişkin belge aslının temin edilmekle birlikte ...'ın davalı şirketin yetkili temsilcisi olmadığının tarafların kabulünde olduğu ve çekin davalı kayıtlarında yer almadığından imza incelemesinin yapılmasında hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle 80.000 TL bedelli bu çekin davacı ödemesi kapsamında değerlendirmeye alınmadığı görülmüştür.Dairemizin kaldırma kararı kapsamında ...'ın davalı şirketin temsilcisi olup olmadığı yanında dosyaya sunulan ve yine davacı tarafça davalıya ödeme amacıyla bir kısım teslime ilişkin nakit çek senet ödeme makbuzu başlıklı belgelerden ... isim imzası bulunduğu görülmekle, bu belgelerdeki teslim edilen çeklerin davalı kayıtlarında ödeme olarak yer alıp almadığı araştırılıp değerlendirilerek ; ...'ın davalı şirket yetkilisi olmasa dahi davalıya ödeme olarak yapılan bir kısım çeklerin alınmasında imzasının bulunduğunun anlaşılması durumunda davalı şirketin ...'a çek teslimine yönelik icazet verildiğinin kabulünün gerekeceği; yapılacak inceleme ve değerlendirmeye göre ...'ın davalı adına öncesinde de çek teslim aldığının anlaşılması durumunda davalı tarafça davaya konu çekin teslim edildiği iddia edilen 15.10.2014 tarihli makbuzda ve ciroda ...'a ait olup olmadığı yönünde gerekli inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi dosya kapsamına usul ve yasaya uygun bulunmadığından asıl davada davacı - karşı davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı - karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih ve ████████ E-████████ Ksayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,4-Davacı - karşı davalı tarafından yatırılan 615,40 TL ve 2.374,00 TL olmak üzere toplam 2.989,40 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,5-Davacı - karşı davalı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır