Anahtar kelimeler: Şalama Taşlama Skhariç Söküm Tutuşturması Kıvılcımların Oksijenli Ambar Kalıntılarını Sıcak

T.C.
İSTANBUL12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Dava konusu olayın 03.07.2025 tarihinde saat 10:57 sularında, davalı ... Gıda Demir Söküm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin işletiminde bulunan ve ... Mahallesi, ... Caddesi No:41, ... / ... adresindeki gemi söküm tesisinde meydana geldiğini, ... Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nca düzenlenen Yangın Raporu’nda; yangın başlangıcının ... isimli geminin baş ambar bölümünde başladığı, gemi üzerinde yapılan sıcak çalışma esnasında (şalama ile kesim, kaynak işlemleri, taşlama, oksijenli kesme vb.) çıkan kıvılcımların ambar bölümünde bulunan ham petrol kalıntılarını tutuşturması sonucu yangının çıkmış olabileceği kanaatine varıldığını, yangın, iş sahasında bulunan Hyundai marka ekskavatöre sirayet ettiğini, ekskavatörün ağır hasar gördüğünü, yangının çıkış şekli ve sirayet eden hasar dikkate alındığında; davalı şirketin, sıcak çalışma yapılan alanda gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini, yangın önleme ve söndürme tedbirlerini almaması, yanıcı kalıntı barındıran bölgede sıcak çalışmayı kontrolsüz yürütmesi, gerekli izolasyon ve gözetimi sağlamaması nedeniyle TBK m.49 anlamında kusurlu olduğunu, davalı taraf, tehlikeli bir faaliyet olan gemi söküm ve sıcak işlem çalışmaları sırasında, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına, yangın güvenliği talimatlarına aykırı davrandığını, davacı şirket tarafından açılan ... - 0 numaralı hasar dosyası kapsamında davacı şirket nezdinde ekspertiz raporu alındığını, kesin ekspertiz raporu ile makinenin “tam hasar” niteliğinde olduğu, rayiç değerinin 72.500,00 USD olduğu, sovtaj değerinin 12.500,00 USD olduğu, nakliye ve servis giderlerinin eklendiği, poliçe muafiyeti uygulandığı ve sonuçta 55.678,91 USD tazminat hesaplandığı tespit edildiğini, davalı, .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazda haksız ve kötü niyetli olduğunu, yangının davalının sahasında ve davalının faaliyetleri sırasında çıktığı resmi itfaiye raporları ile sabit olduğunu, davalının borçlunun icra takibine itirazın haksız olduğunu, dava açılmadan önce Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2025/... büro numaralı dosyası üzerinden 'Ticari Dava Şartı Arabuluculuk' süreci işletildiğini, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlunun itirazı nedeniyle takip durduğunu, davacı şirketin alacağına kavuşamadığını, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; .... İcra Dairesi 2025/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazların iptali ile takip tarihinden itibaren ödeme emrindeki faiz uygulanarak takibin devamını, bu aşamada belirtilen harca esas değer üzerinden davalının menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarına ve banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, haksız itiraz nedeni ile takip miktarının en az %20'si oranında inkâr tazminatına hükmedilmesini, gerekli görülürse keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, davalının elinde bulunan ... modeline ilişkin teknik dokümanların ibrazının sağlanmasını, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Davacı sigorta şirketinin, davalı şirket aleyhine rücu davası açabilmesi için öncelikle geçerli bir sigorta poliçesi kapsamında ve bu poliçenin rizikoyu kapsadığı bir çerçevede ödeme yapmış olması gerektiğini, halefiyetin ancak poliçe limitleri ve şartları dahilinde, sigortalının üçüncü kişilere karşı sahip olduğu hakların sigortacıya intikali ile mümkün olacağını, davacı sigortacının, sigortalısı ... veya leasing kiracısı ile arasındaki poliçe ilişkisinde, makinenin gemi söküm faaliyetinde ve özellikle sıcak çalışma öncesi temizlik sürecinde kullanılmasına yönelik açık bir teminat genişletmesi ya da riziko adresine ilişkin özel bir onay bulunduğu dosya kapsamında ortaya konulmadığını, ... IMO numaralı ... isimli geminin davalı tesisine intikalinden itibaren yürütülen tüm faaliyetlerin teknik uzmanlık alanlarına göre ayrıştırıldığını, ve bu alanlara ilişkin görev ve sorumluluk sınırları yazılı sözleşmelerle açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlendiğini, gemi söküm sahasında davalı şirket ... Ltd. Şti. sahanın genel işletmecisi olmakla birlikte, yangının meydana geldiği atık temizliği, gazdan arındırma ve sıcak çalışmaya hazırlık süreçlerine ilişkin teknik sevk ve idare yetkisini, bu alanda uzman olan dava dışı ... Gaz Şirketi’ne atıkların saha dışına sevkiyatı sürecini ise ... Çevre Şirketi'ne devrettiğini, operasyonel olarak ayrıştırılmış bir iş organizasyonunda, davalının fiili kontrol ve denetimi dışında kalan bir faaliyet alanından ve yetki sınırları içinde bulunmayan bir ekipmandan kaynaklanan zarardan sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle; öncelikle davanın görevsiz mahkemede ikame edilmiş olması nedeniyle usulden reddini, davanın ... mahkemeleri yetkili olması nedeniyle usulden reddini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, davanın her halükarda, davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığından esastan reddini, dava konusu uyuşmazlık; temizlik ve saha güvenliği yükümlülükleri ile ekskavatörün sevk ve idaresinden kaynaklanan operasyonel sorumluluğa ilişkin olup bu hususlar doğrudan dava dışı ... ... A.Ş. (Mersis: ... - Adres: ... Mahallesi 1986 Cad. No:18 ... ...) ve dava dışı sigortalı ... ... A.Ş.’nin (Mersis: ... - Adres: ... Mahallesi 1961 Cad. No:60 ... ...) faaliyet alanı ve sözleşmesel sorumluluğu kapsamında olduğundan uyuşmazlığın sağlıklı şekilde çözümlenebilmesi ve gerçek sorumluların tespiti bakımından, HMK’nın ilgili hükümleri uyarınca dava dışı söz konusu şirketlere ihbar yapılmasını, Alacağın likit olmaması ve takibin haksızlığı nedeniyle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine; buna mukabil, kötü niyetli takip başlatan davacı aleyhine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, ihtiyati haciz taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, Tazminat talebine ilişkindir.Mahkememizdeki dava █████/2026 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.Davalı tarafça süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesi ile yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle usulüne uygun yetki ilk itirazında bulunulduğu anlaşılmıştır.Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda █████/1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun █████/1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararında; "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." ilkesi benimsenmiştir.TTK'nin “Halefiyet” başlıklı 1472. Maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.Somut olayda davacı sigortacıya kasko sigortasıyla sigortalı olan ve davacının halefiyete göre dava açtığı araç, dava dışı şirket adına kayıtlıdır. Davalı işleten adına kayıtlı olan ve kazaya karışan araç ticari niteliktedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık da tacir olan davacı (davacının selefi olduğu sigortalı) ile davalının ticari aracı arasında meydana gelen kazadan kaynaklandığına göre davanın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden davalının görev itirazının reddi gerekmiştir.Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun █████/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. █████/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.TTK'nun 1301. maddesi (6102 sayılı TTK m. 1472) hükmü gereğince kasko sigortacısı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve bu sebeple sigortalı mal sahibinin hak ve yetkilerine sahip olur. Bu halefiyet ilkesi gereğince, sigortalı zarar sorumlusuna karşı tazminat davasını hangi yer mahkemesinde açması gerekiyor ise, kasko sigortacısının da rücu davasını aynı yer mahkemesinde açması gerekir.6100 sayılı HMK.'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1.fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır.Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Somut olayda, dava haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davaya konu haksız fiil .../...'da meydana gelmiştir. Davalının adresi ...'dir, ve dava dışı sigortalının adresi ise ...'dır. Davacının kanunda öngörülen genel ve özel yetkili mahkemelerden birinde dava açmadığı, davalının süresinde yetki itirazında bulunarak seçme hakkının kendisine geçtiği anlaşılmakla mahkememizin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Açılan davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114. ve 115. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili Mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna,3-6100 Sayılı HMK nun 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde müracaat halinde dosyanın yetkili ve görevli ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde aynı madde gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,4-6100 Sayılı HMK 331/2 maddesi gereği harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece nazara alınmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır