Anahtar kelimeler: Benzinlikten Çıkarken Mahsuba Gecesi Çokluğuyla Zamanı İstikrarlı Sayı Süreç Cezasıyla

YARGITAY DAİRESİ
: 9. Ceza DairesiMAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: 765-1459I. HUKUKÎ SÜREÇNitelikli cinsel saldırı suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 62, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.03.2021 tarihli ve 225-118 sayılı hükmün, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesince 16.11.2021 tarih ve 765-1459 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, bu kararın da sanık müdafii ve katılan vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince 11.01.2023 tarih, 13955-89 sayı ve oy çokluğuyla hükmün, "Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, sanığın istikrarlı savunması, mağdure ve sanığın olay gecesi bir benzinlikten çıkarken el ele görüntülenmeleri, mevcut mesaj içerikleri ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın mağdureye rızası dışında nitelikli cinsel saldırıda bulunduğuna dair mağdurenin soyut beyanları dışında delil olmadığından sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.Daire Üyesi ...; "...Sanık savunmasında katılan ile ilişkisinin tamamen rızaya dayalı olduğunu savunmuş ise de; katılanın olayın hemen akabinde başından geçenleri olay akışına uygun biçimde o anki psikolojisinin elverdiği oranda tutarlı biçimde anlatmış olması, olay sonrası davranışlarının maruz kaldığı eylem ile bağdaşması, katılan iddialarını doğrular nitelikteki raporlar ve yine iddiaları doğrular nitelikteki tutanaklar ve tanık beyanlarının bulunması karşısında başka deliller ile desteklenen mağdur beyanına itibar etmek gerektiğinden atılı suçtan sanığın beraatına karar verilmesine dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.II. İTİRAZ SEBEPLERİYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 15.03.2023 tarih ve 162178 sayı ile; "..Olay 06.04.2020 günü gece saat 02.00'dan sonra meydana gelmiş, mağdurun sanıkla aynı yerde çalışıyor olması nedeniyle ifşa olma korkusu ile aynı gün olmasa da 08.04.2020 günü adli makamlara intikal ettirilmiş olmasında sanık lehine bir durum olmadığı, mağdurun ortaya koyduğu çekincelerin normal olduğu, nitekim ailesi öğrenince ağabeyinin şiddetine maruz kaldığının ifade ettiği, tanıklar ..., ... ... ve ... ...'nin anlatımlarının da mağdurun olay sonrasındaki psikolojik durumuna işaret ettiği, nitekim 07.04.2020 günü yapılan muayenesinde hem fiziksel bulguların hem de ruhsal durumunun yaşadığını ifade ettiği olayla uyumlu olduğunun belirlendiği, hem vücudunun değişik yerlerinde hem genital bölgesindeki travmatik bulguların cinsel saldırıya delalet ettiği, sanık ve mağdurun cinsel saldırı eyleminden önceki bir zaman diliminde el ele görüntülenmesinin mağdurun sanığın savunmasında belirttiği gibi eyleme rızasının bulunduğuna delalet etmeyeceği, mağdurun sanığa suç atfında bulunmak için bir nedeninin bulunmadığı da gözetildiğinde katılan mağdurun beyanına itibar edilmesini engelleyecek bir durumun olmadığı, mağdurun anlatımlarının ayrıntılı, tutarlı ve samimi olduğu, bu nedenle sanığa atılı vücuda organ sokma suretiyle cinsel saldırı suçunun yasal unsurlarının bulunduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Sanığın alkollü mağdura rızasının dışında oral seks yaptırmak ve vajinal yoldan ilişkiye zorlamak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek Yüksek Dairenin bozma kararına itiraz etmek gerekmiştir ..." görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 07.06.2023 tarih, 3776-3980 sayı ve oy çokluğu ile itiraz nedeni yerinde görülmediğinden Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSUİtirazın kapsamına göre inceleme sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen nitelikli cinsel saldırı suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığının belirlenmesine ilişkindir.IV. OLAY VE OLGULARİncelenen dosya kapsamından;Olay tarihinde 27 yaşında olan katılanın ... Üniversitesi Hastanesi acil bölümünde paramedik olarak çalıştığı, pandemi nedeniyle hastane kampüsü içinde yer alan konukevinde kaldığı; aynı hastanenin plastik cerrahi bölümünde asistan olarak görev yapan sanığın ise 28 yaşında olduğu,Tarafların olaydan iki hafta kadar önce çalıştıkları hastanede tanıştıkları ve İnstagram üzerinden mesajlaşmaya başladıkları,05.04.2020 tarihinde hastanede nöbetçi olan sanığın aracı içinde bira aldığı, mesajlaşıp görüşmeye karar veren sanık ile katılanın gece yarısına doğru buluştukları hususunun dosyaya ibraz edilen mesajlaşma örnekleri, beyanlar ve kamera kayıtlarından anlaşıldığı,06.04.2020 tarihinde saat 06.18'de konukevine giriş yapan katılanın, aynı misafirhanede kalan ve iş arkadaşları olan tanıklar ... ve ... ile görüşüp cinsel tacize uğradığını anlattığı, saat 15.00 sıralarında ise tanık ...'yi arayarak hastaneye giriş kaydı yaptırmadan psikolog ile görüşmesinin mümkün olup olmadığını sorduğu, mümkün olmadığının ifade edilmesi üzerine tanık ...'ye nitelikli cinsel saldırıya maruz kaldığını açıkladığı,Katılanın çalıştığı hastanedeki 07.04.2020 tarihli psikiyatri görüşmesinin adli vaka olarak değerlendirildiği, buna dair adli olgu bildirim formu oluşturulduğu, ... Üniversitesi Hastanesi Psikiyarti bölümü tarafından hakkında adli rapor düzenlenen katılanın, ifade vermek için 08.04.2020 tarihinde saat 15.30 sıralarında polis merkezine gelerek cinsel saldırıya uğradığını anlattığı, ardından ''Olayı hatırladıkça kötü oluyorum'' diyerek ağlamaya başlayıp ifadesini tamamlamadan ayrıldığı, aynı tarihte şikâyet dilekçesi sunması üzerine soruşturmanın başladığı,13.04.2020 tarihli ve 16.04.2020 tarihli kamera izleme kolluk tutanakları ile ekli görüntülere göre; sanığın 05.04.2020 tarihinde saat 23.46'da hastaneden çıktığı, kaldığı konukevinden saat 23.54 sıralarında çıkan katılanı aracı ile aldığı; 06.04.2020'de ... akaryakıt istasyonuna gelen sanık ve katılanın birlikte saat 02:00'de markete girdikleri, 02.04'te el ele tutuşarak marketten çıkıp araçları ile uzaklaştıkları; aynı gün katılanın konukevine saat 06.18'de, sanığın ise hastaneye saat 06.41'de giriş yaptıkları,07.04.2020 tarihli psikiyatr Doç. Dr. ... hasta muayene evrakına göre; katılanın, iki gün önce yaşamış olduğu cinsel saldırı sonrası intihar düşünceleriyle önce telefonla aramak suretiyle yardım almak için polikliniğe başvurduğu, katılanda olayla ilgili suçluluk düşünceleri, öfke ve akut stres bozukluğunun gözlemlendiği, olayın detaylarını kısmen iletebildiği ancak kesik kesik anımsadığı anların da olduğu, hâlen fiziksel şikâyetlerinin bulunduğu, adli vaka olarak kayıt tutulduğu,13.04.2020 tanzim tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı Raporuna göre; katılanın 07.04.2020'de yapılan muayenesinde;1. Olayın öyküsü
: .. katılanın arabada sanığın ısrarı üzerine bir kadeh viski içtikten sonra alkole alışkın olmadığından aşırı derecede rahatsız hissettiğini, akabinde daha fazla alkol almış olabileceğini ancak miktarını hatırlamadığını, sanığın cinsel ilişki teklifini reddettiğini ve bu hususta direndiğini, ısrar eden sanığın "Ben plastik cerrahım, düzeltilmesi iki flebe bakar." dediğini, kabul etmeyince sanığın aracı ıssız bir yerde durdurduğunu, inmesine engel olduğu araçta kendisine yönelik cinsel saldırıda bulunduğunu, aldığı alkolün etkisiyle bu esnada tam olarak kendinde olmadığını, olayı çok silik hatırladığını, ancak direndiğini anımsadığını, anal ya da vajinal penetrasyonun olup olmadığını hatırlamadığını, arada kusup yere düştüğünü, sonra arabada uyuyakaldığını, sabah saat 06.00 civarında uyandığını,2. Genital muayenesinde; sol labium majus iç yüzeyde 0,5x1 cm eritematöz hiperemik zeminli yüzeyel epidermal erozyon (sıyrık), saat 1 ile 5 arasında 1x3 cm ebadında eritematöz hiperemik alan, sol labium minus üzerinde anteriorda 0,5x1 cm ebadında eritematöz hiperemik alan, vajen introitusunda labium minus posterior komissurunda 0,5x0,5 cm ebadında hiperemik alan görüldüğü, hymenin semimular yapıda olduğu akut ya da kronik travmatik bulguya rastlanmadığı,3. Genel beden muayenesinde; sol midklaviküler hatta klavikula 1 cm altında 1x1 cm'lik hiperemik zeminde noktasal mor renkli ekimotik odaklar olduğu, sol uylukta 1x1 cm'lik iki adet açık mor renkli ekimoz, sol patella üzerinde 1x1 cm'lik sağ patella üzerinde 0,5x0,5 cm'lik açık mor renkli ekimoz, belirgin hassasiyet, sol gluteal bölgede dış alt kısımda 2x1 cm'lik açık mor renkli ekimoz, sağ uyluk dış alt kısımda 1x1 cm'lik iki adet açık mor renkli ekimoz, sağ gluteal bölgede 5x0,2 cm ve 1x0,1 cm ebatlarında iki adet yüzeyel sıyrık izlendiği,4. Psikiyatrik muayenede; iki gün önce maruz kaldığı cinsel saldırı nedeniyle intihar düşüncelerinin başladığın öfke, sinirlilik, suçluluk düşünceleri olduğu, öykü verirken ve muayene sırasında ağladığı,5. Sonuç; alınan öykü ve tespit edilen bulguların uyumlu olduğu, genel beden muayenesinde travmaya ait lezyonlar gözlendiği, muayenede saptanan bulguların genital travmaya işaret ettiği, fizik bulgular kadar ruhsal bulguların da travmanın göstergesi olarak değerlendirildiği,21.07.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi Başkanlığı raporuna göre; katılana ait kan ve idrar örneklerinde alkol, uyuşturucu ve uyarıcı maddeler bulunmadığı, idrarda ilaç etken maddelerinden parasetamol bulunduğu,Sanık ile katılan arasında gerçekleştirilen bir kısım yazışma örneklerinde; sanık ile katılanın duygusal yakınlaşma/beğeni içeren konuşmaları ile olay günü buluşmaya karar verdiklerini gösteren mesaj trafiğinin yer aldığı,Anlaşılmaktadır.Katılan soruşturmada; çalıştıkları hastanede tanışıp instagram üzerinden konuşmaya başladıkları sanığın kendisine ilgi duyduğunu düşündüğünü, 05.04.2020 tarihinde mesajlaşıp görüşmeye karar verdiklerini, misafirhane önünden arabası ile kendisini alan sanık ile ...'nin otoparkına gittiklerini, etrafta bira şişeleri olduğunu, sanığın viski şişesi çıkardığını, alkole alışkın olmadığından içmek istemese de sanığın kendisine denettiğini, yarım ya da bir bardak viskiyi içtikten sonra kollarının-bacaklarının uyuştuğunu, kendisini okşamaya başlayan sanık genital bölgesine doğru hamle yapınca tedirgin olduğunu ve sanıktan misafirhaneye bırakılmayı istediğini, arabayla konuk evine doğru giderlerken sanığın yolda bir yerde durduğunu, arabanın kapılarını kilitleyip telefonunu ve arabasının anahtarını uzanamayacağı bir yere atıp kampüs içinden çıkarak aracını ıssız bir sokakta park ettiğini, telefonunu ve anahtarını burada da almış olabileceğini, kimseyle birlikte olmadığını söyleyip bir şey yapmamasını istediyse de sanığın "Bu benim işim rahat ol, iki flebe bakar." şeklinde karşılık verdiğini, anal ilişki teklifini kabul etmediğini, bu süreçte de bilincinin çok yerinde olmadığını, ayrı koltuklarda otururlarken sanığın kendisine oral ilişki teklif ettiğini, kabul etmeyince kafasını kendisine doğru bastırdığını, bunu yaptırıp yaptıramadığını tam olarak hatırlamadığını, sonrasında sanığın kendisini şoför mahalline çekip kucağına oturttuğunu, burada kendi cinsel organı ile sanığın cinsel organını birlikte görse de nitelikli eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğini hatırlamadığını, anlattığı şeyleri kesik kesik ve hayal meyal hatırladığını, arabayı oraya park ettiklerinde saat 00.00 civarı iken uyandığında saatin 06.00 civarını gösterdiğini, uyandığında elbisesinin en üstündeki üç adet çıt çıtın kopmuş olduğunu, alt iç çamaşırının üzerinde olmadığını ve şoför mahallinde yerde gördüğünü, konukevine yaklaşınca araç içinde giyindiğini, tüm geceyi parça parça hatırladığını, 02.00-06.00 arasını hiç hatırlamadığını, doktor olan sanığın kendisine ilaç vermiş olabileceğini, içeceği içirdikten sonra kendisinde hâlsizlik, hareket edememe, konuşma güçlüğü ve uyuşma olduğunu, gece bir ara kafasına viski şişesini diktiğini hatırladığını, sanıkla aralarında arbede yaşanmadığını, çünkü bilincinin yerinde olmadığını, sanıktan kendisini misafirhaneye bırakmasını, anahtarını ve telefonunu vermesini istediğini, sanığın telefonunu verdiğini ancak arabasının anahtarını bulamayınca tartıştıklarını, misafirhaneye gelene kadar sanığın kendisine küfrettiğini, misafirhaneye geldikten sonra duş alıp arkadaşı ...'nın odasına gittiğini, bir kişi tarafından tacize uğradığını söylediğini, bir - iki saat uyuduğunu, uyandığında vajinal bölgesinde, makat ve kalça çevresinde ağrı hissettiğini, yavaş yavaş başına geleni anlamaya başladığını, intihar düşüncesi geliştiğini, acil serviste çalıştığından giriş kaydı açılmadan psikiyatra muayene olmak istediğini, giriş yaptırmanın şart olduğunu öğrenince psikiyatra hemen gidemediğini, sonra ... isimli doktor ile olayı detayları ile telefonda konuştuklarını, kendisine psikiyatr ayarlamasını istediği için olayı ona anlattığını, 06.04.2020 günü akşam vakti olaydan kısmen bahsettiği arkadaşı tanık ...'ın kendisi yerine nöbet tuttuğunu, onu da 06.04.2020'de sabah aradığını, ...'dan sonra ona da olaydan kısmen bahsettiğini, en sonunda hastanenin pskiyatrına telefondan ulaşıp olayı anlattığında, psikiyatrın durumun ciddiyetinin farkına varıp görüşmeye çağırdığını, şikâyetçi olmayı hiç düşünmediğini, ancak psikiyatrın "Sen şimdi raporunu al, delillerini topla, ileride fikrini değiştirebilirsin." dediğini, aynı kurumda çalıştıkları için ifşa olmak istemediğinden önce şikâyetçi olmadığını, ayrıca sanıktan korktuğunu, sanığın sosyal statüye sahip olduğu için olayı kanıtlayamayacağını düşündüğünü, psikiyatr ile görüştükten sonra adli tıp birimine psikiyatr asistanı ile birlikte gittiklerini, ...'in de yanında olduğunu, orada muayenesinin gerçekleştiğini, olaydan sonra arkadaşlarının "Odan çok kötü kokmuş!" sözleri üzerine elbisesini ve alt iç çamaşırını yıkadığını, üst iç çamaşırını, ceketini ve çizmesini ise yıkamadığını ve ... Üniversitesi adli tıp birimine 13.04.2020'de teslim ettiğini, ...'den adli raporunu aldıktan sonra telefonla aranması üzerine gittiği polis karakolunda beyanı alınırken kendisine incitici davranıldığı için ifadesini bitirmeden karakoldan ayrıldığını, acil serviste çalıştığı için soruşturmanın gizli yürütülmesini istediğini, buna rağmen kısmen ifşa olduğunu,Mahkemede, soruşturma evresindeki beyanlarını tekrarlamakla birlikte farklı olarak; araçta sohbet edip sanığı kıramadığı için alkol aldıktan sonra sanık genital bölgesine dokununca rahatsız olduğunu ve sanıktan kendisini konuk evine bırakmasını istediğini, önünden geçtikleri ... akaryakıt istasyonuna girip girmediklerini hatırlamadığını, aracını bir yerde durduğunu, dilinin dolandığını, anlamsız davranışlarının olduğunu, kapı kilitlendiği için araçtan inemediğini, sanık kendisini bıraksaydı dahi tek başına konukevine çıkmasının mümkün olmadığını, olay esnasında sanığın cinsel organını ağzında hissettiğini, sahneleri kesik kesik hatırladığını, suçlanabileceğini düşündüğü için telefondaki mesajları sildiğini,Tanık ...; acil serviste nöbetçi olduğunu, kıdemli doktor olduğu için olay günü öğlen vakitlerinde katılanın kendisini aradığını, acil servise giriş yaptırmadan psikiyatr ile görüşmek istediğini, bunun kayıtsız mümkün olmadığını söyleyince, kendisine ve başkasına zarar verme dürtüsünün önüne geçemediğini söyleyerek o geceki olayı kesik kesik anlattığını, çok şey hatırlamadığını söylediğini,Tanık ...; 07.04.2020 günü katılanı muayene eden doktorlardan biri olduğunu, psikiyatriden bir hocası tarafından arandığını, intihar düşüncesi ile katılanın kendilerine başvurduğunu, cinsel saldırı mağduru olabileceğini söylediğini, geldiğinde süreci anlamaya çalıştıklarını, muayene olmasının önemli olduğunu söylediklerini, geciktiği takdirde yoğun bir delil kaybı meydana geldiği için erken şekilde muayenesini önerip katılanın öyküsünü aldıklarını, muayenesini yapıp adli raporu hazırladıklarını,Tanık ...; katılan ile birlikte çalıştıklarını, pandemi nedeniyle yurtta kaldıklarını, 06.04.2020'de saat 06.30 civarı katılanın yurtta yanına geldiğini, çok şiddetli bir şekilde ağladığını, onu sakinleştirmeye çalıştığını, ''Tüm erkekler bu şekilde olmak zorunda mı?'' dediğini, nedenini sorunca şahsın elinin bacağına dokunduğunu, kendisinin de kızdığını ve izin vermediğini söylediğini, tekrar ağlamaya sonra da gülmeye başladığını, hareketlerinin kendisine tuhaf geldiğini, sanki o değilmiş gibi olduğunu,Tanık ...; katılanla aynı hastanede çalıştıklarını, 06.04.2020 sabahı saat 07.00-08.00 arası katılanın arayıp işi bitince yanına gelmesini isteyince odasına gittiğini, kötü bir koku ve kusmuk olduğunu, ne olduğunu sorunca sanığın o gece kendisini taciz ettiğini söylediğini, detay vermediğinden bunun sözlü bir taciz olduğunu düşündüğünü,Beyan etmiştir.Sanık ... soruşturmada; ... Üniversitesi Hastanesi Acil Bölümünde çalışan katılanla olay tarihinden on gün kadar önce tanıştıklarını, instagram'dan konuşmaya başladıklarını, 05.04.2020 tarihinde gece nöbetçi olduğunu, aracında bira içtikten birkaç saat sonra katılandan mesaj geldiğini, alkollü olduğuna dair şakavari cevap verdiğini, katılan biradan hoşlanmadığını söyleyince viski alarak geldiğini, 06.04.2020 tarihinde saat 00.15 sıralarında aracıyla katılanı aldığını, ilk kez bir araya geldiklerini, az miktarda viski içtiklerini, nöbetçi olduğu için alkol miktarını sınırlı tuttuğunu, katılanın da az miktarda alkol aldığını, el ele tutuşma, başını omzuna koyma şeklinde yakınlaşmaları olduğunu, katılanın lavabo ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine yakındaki ... akaryakıt istasyonuna gittiklerini, burada lavabodan çıktıktan sonra el ele tutuşup araca kadar yürüdüklerini, sonra bir ara sokakta aracı park ettiğini, karşılıklı olarak duygusal ve tensel yakınlaşmalarının olduğunu, öpüştüklerini, araç içerisinde oral ilişki yaşadıklarını, katılanı alıp kucağına oturtmadığını, katılanın duygusal açıdan gelgitler yaşaması nedeniyle organ sokmak suretiyle cinsel beraberliklerinin olmadığını, bu yaşananlardan yaklaşık on dakika sonrasında araç park hâlinde iken gitmesi gerektiğini bildirince katılanın kusacağını söylediğini, aracın kapısını açınca yolcu koltuğundan dışarıya düşüp kustuğunu, tekrar araca gelemeyince katılanı alıp tekrar araca oturttuğunu, bu şekilde perişan bir hâlde bulunduğundan katılanı ne konukevine ne de hastaneye götürmek istemediğini, üniversitenin otoparkında katılanın başında beklediğini, saat 06.00'da nöbete gitmesi gerektiği için katılanı uyandırdığını, bir süre telefonunu bulamayınca katılanla tartıştıklarını, aldığı yere bıraktığı katılanla zorla cinsel ilişkiye girmediğini,Sulh Ceza Hâkimliğinde; katılanın rızası dışında hiçbir yakınlaşmanın gerçekleşmediğini,Mahkemede; olay günü sözleştikleri için yanına viski ve enerji içeceği aldıktan sonra katılanla gece buluştuklarını, manzaralı bir yerde arabada sohbet ettiklerini, az miktarda viski içtiklerini, zaman zaman onun omuzuna, bacaklarına, eline dokunduğunu, sınırlı şekilde tensel temaslarının olduğunu, bir buçuk saat bu şekilde zaman geçirdikten sonra katılanın lavabo ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine akaryakıt istasyonuna gittiklerini, lavaboya kadar katılana eşlik ettiğini, çıkınca araca kadar el ele yürüdüklerini, araçla yakın bir yere durduklarını, yakınlaşıp öpüştüklerini, sürücü koltuğunda otururken kucağına geldiğini, iki gün sonra evde buluşma planları olduğu için fazla ileri gitmediklerini, ardından katılanın yolcu koltuğuna geri geçtiğini, oral ilişki yaşadıklarını, tekrar otoparka dönüp sohbet ettiklerini, her şeyin rıza dâhilinde yaşandığını, saat altı buçuğa kadar vakit geçirdiklerini, katılanın telefonunu bulamaması nedeniyle tartıştıklarını, suçlamaları kabul etmediğini, bilinci kapalı olmayan katılanın rızası dışında bir birlikteliklerinin olmadığını,Savunmuştur.V. GEREKÇEA. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin AçıklamalarYüksek Ceza Genel Kurulunun 23.10.2024 tarihli ve 273-317 sayılı içtihadı ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;Suç tarihinde yürürlükte bulunanan TCK'nın "Cinsel saldırı" başlığını taşıyan 102. maddesi şöyledir:"(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.(3) Suçun;a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından,d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte,e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,İşlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır.(4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.(5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur."Maddenin ilk fıkrasında cinsel saldırı suçunun temel şekli düzenlenmiş, ikinci fıkrasında ise vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi, suçun temel şekline nazaran daha ağır cezayı gerektiren nitelikli bir hâl olarak yaptırıma bağlanmıştır.Korunan hukuki değer, kişilerin cinsel özgürlüğü ve dokunulmazlığıdır. Cinsel saldırı suçunda failin kadın ya da erkek, evli veya bekâr olması mümkündür. Fail ile mağdurun farklı ya da aynı cinsiyetten olması da önemli değildir. Ancak, TCK’nın 102. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunun mağdurunun on sekiz yaşını tamamlamış olması gerekir. Cinsel saldırı kasten işlenebilir ve failin kastının suçun kanuni tanımındaki tüm unsurları, yani mağduru, cinsel davranışı, vücut dokunulmazlığının ihlalini ve mağdurun rıza göstermediğini kapsaması gerekir. Bu suçla korunan hukuki yarar üzerinde tasarrufta bulunabilen cinsel özgürlük olduğundan hukuki sınırlar içerisinde kalması şartıyla rızaya ehil mağdurun cinsel davranışa göstereceği rıza, fiili hukuka uygun hâle getirecektir. Maddenin ikinci fıkrasındaki nitelikli hâlin oluşması için vücuda organ veya sair cismin sokulması gerekir.Diğer yandan, amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de doktrin ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmının gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir (YCGK, 11.6.2013 tarihli ve 36-294 sayılı).Şu hâlde somut olayda, sanığa isnat edilen fiilin sanık tarafından katılanın rızası hilafına icra edildiğinin kabulü için, gerekçeli ve muhtemel şüphenin tamamen yenilmesi gerekir. Zira kabili te'lif olmayan şüphe ile gerçeğin yan yana mevcudiyeti ile vicdani kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kuralları bakımından mümkün olduğu söylenemez.B. Somut Olayda Hukuki NitelendirmeAynı hastanede çalışıp olaydan iki hafta kadar önce tanışarak arkadaş olan sanık ile katılanın, buluşarak gittikleri yerde araç içerisinde oral ilişki ve cinsel temas içeren eylemler gerçekleştirdikleri hususlarında bir uyuşmazlık ve bu kabulde dosya kapsamı itibarıyla da isabetsizlik bulunmayan olayda;Katılan aşamalarda; viski içtikten sonra uyuştuğunu, aldığı alkolün etkisiyle kendisinde olmadığını, olayları kesik kesik hatırladığını, ... akaryakıt istasyonuna girip girmediklerini dahi anımsayamadığını öne sürmüştür. Ancak, kararlaştırdıkları gibi dolaşıp vakit geçirdikleri araçta alkol aldıktan sonra geldikleri akaryakıt istasyonuna ait kamera kayıtlarında, sanık ile katılanın saat 02.00 sıralarında benzinliğin marketinden el ele çıktıkları görülmüş ve katılanın hareketlerinde olağan dışı bir durum dikkati çekmemiştir. Katılanın, oral ilişkinin gerçekleşip gerçekleşmediği yönündeki anlatımları aşamalarda çelişki göstermiştir. Yine katılanın bilincinin yerinde olmadığı, sanığın kendisine ilaç vermiş olabileceği iddiası, belirtilen türden bir etken maddeye rastlanmadığına ilişkin Kimya İhtisas Dairesi raporuyla bertaraf edilmiştir. Dosyada mevcut adli raporlardan; katılanın iç beden muayenesi ile harici muayenesinde tespit edilen bulguların, yaşanan cinsel temasların doğal sonucu mu yoksa fiziksel temaslara katılanın gösterdiği dirençten mi kaynaklandığı anlaşılamamıştır. Buna karşılık sanık, tüm evrelerde katılanla rızası dışında herhangi bir cinsel ilişki veya temas yaşamadıklarını istikrarlı bir şekilde savunmuştur.Tüm bu hususlar kül hâlinde değerlendirildiğinde; mahallinde ikame olunan ve tartışılan delillerin, gerekçeli/muhtemel şüphenin tamamen ortadan kaldırılması ve katılanın rızası dışında ya da bilincinin yerinde olmadığı bir sırada cinsel ilişkinin gerçekleştiğine yönelik tam bir vicdani kanaat oluşması için yeterli olmadığı, in dubio pro reo/şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince bu yönde oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu, açıklanan nedenlerle sanığa isnat edilen nitelikli cinsel saldırı suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmelidir.Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen itirazının reddine karar verilmelidir.VI. KARARAçıklanan nedenlerle;1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.