Anahtar kelimeler: Fason Konfeksiyon Veriş Üretmiştir Alış Sunmuş Olduğumuz Akabinde İlamsız Alacağa

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
G E R E K Ç E L İ K A R A R
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... - ...
DAVALI
: ... - ...
...
VEKİLİ
: Av. ... - ...
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ
: ...
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkil davalıya fason konfeksiyon mal üretmiştir. Ancak icra takibinde sunmuş olduğumuz faturalar bedelleri ödenmemiştir. Bu nedenle arabuluculuğa başvurulmuş, anlaşma sağlanamamış ve akabinde de ilamsız icra takibi yapılmış takibe / alacağa itiraz edilmiş olduğundan iş bu dava açılmıştır. Müvekkil ve davalı arasında bu faturalar dışında da ticari alış veriş vardır. Müvekkil; Davalıya atölyesinde konfeksiyon mallar üretmiştir. Müvekkilin tüm dava ve diğer yasal hakları saklı kalmak kaydı ile davalının borca itirazının iptali ile takibinin devamına ve borçlu kötüniyetli alacağın tahsilini geciktirmek amacı ile iş bu itirazı yaptığından %40 kötüniyet tazminatı ödemesini talep etmekteyiz. Sunulan sebepler ve yapılacak yargılama sonunda davanın kabulü ile Adana Genel İcra Dairesi 2022/... sayılı icra dosyasına borçlunun borca itirazının iptaline, takibin devamına, kötüniyetli borçlunun %40 kötüniyet tazminatı ödemesine tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini saygı ile müvekkil adına dilerim.
Davalı cevap dilekçesinde
: Davacı tarafından huzurda açılan dava açıkça dayanaktan yoksun olup; davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Şöyle ki ; Görev İtirazımız Bulunmaktadır; Öncelikle gerek müvekkil gerekse de davacı taraf tacir değildir. Yine huzurdaki dava mutlak ticari dava da olmadığından asliye hukuk mahkemeleri görevli olacağından, görevsizlik kararı verilmelidir. Yetki İtirazımız Bulunmaktadır; Dava dilekçesi ve takip talebinde de yazdığı üzere müvekkilin adresi Bağcılar-İstanbul olduğundan davanın Bakırköy Mahkemelerinde açılması gerekmektedir. Bu yönüyle yetkisizlik kararı verilmelidir. Her ne kadar davacı taraf faturadan kaynaklı olarak alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de bu husus gerçeği yansıtmamaktadır. Aksine müvekkil davacı taraftan alacaklıdır. Bu husus incelenecek olan ticari defterlerle de sabit olacaktır. Bu bağlamda müvekkilin defterlerinin incelenmesi için bulunduğu yere talimat yazılmasını talep ederiz. Davacı taraf dilekçesinde alacağının neyden kaynaklandığını açıklamadığı gibi dava dilekçesinin ekine alacağını ispatlayıcı herhangi bir belge de sunmamıştır. Bu yönüyle huzurdaki davanın reddi ile davacının yüzde 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ederiz. Yukarıda belirtilen sebeplerle; haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilerek, davacının yüzde 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederiz.
Bilirkişi raporu
:
Dosyaya bilirkişi ... tarafından sunulan raporunda;
1-Davalının tarafıma ibraz etmiş olduğu 2021 yılına ilişkin incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu görülmüştür. (2022 yılına ibraz edilmediğinde edilmemiştir.)
2-Davacının Alacak Talebi Yönünden
: Davacının 31.08.2022 tarihli takibe konu fatura alacağına ilişkin davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davalının kendi defterlerinde 31.12.2021 tarihi itibariyle davacı açık hesabından 385.725,75 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, raporun 4.d. bölümünde incelenen davalı tarafın bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünce gönderilen BA bildirim formlarında; davalın, davacıdan 2 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 192.603,00 TL “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, bahse konu BA bildiriminin takip dayanağı faturalardan ibaret olduğu, davacının bağlı bulunduğu vergi dairesine yazılan BS bildirim formlarına ilişkin cevabi yazı ekinde ise BS bildirim listelerinin boş olduğu, kural olarak; hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere kendi defterlerine kendi borcu olarak yazmayacağı, “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine beyan etmeyeceğinden işbu faturalar içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı şirkete geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerekmektedir. Tüm bu hususlar çerçevesinde; davacının takip konusu 208.011,24 TL asıl alacak talebine ilişkin nihai değerlendirmenin ve davacı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının karşılaştırmalı olarak incelenip, incelenmeyeceği hususlarına ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır.
Dosyaya bilirkişi ... tarafından sunulan raporunda; Dava dosyası ile davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Davacı tarafından davalıya iki adet toplam 208.011,24 TL tutarında fatura düzenlenmişse de davalı defterlerine sadece 100.002,60 TL tutarındaki faturanın işlendiği, ancak davalının BA formu ile e-belge sisteminde davacıdan iki adet fatura ile toplam 208.011,24 TL tutarında mal aldığının görüldüğü, Davalı defterine göre davacıya 343.500,00 TL ödeme yapıldığı görülmekle birlikte dava dosyasında ödeme belgelerinin ibraz edilmediği, Davalı tarafından davacıya 3 adet fatura ile toplam 142.228,35 TL tutarında mal satıldığı, davacı tarafın bu fatura bedellerini ödediğine ilişkin belge sunmadığı, Davacı faturaları ile davacı ile davalının ödeme belgesi sunmaması nazara alındığında davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 65.782,89 TL alacağının olduğu, ancak davalı defterinde görünen 343.500,00 TL tutarındaki ödemelere ilişkin ödeme belgelerinin davalı tarafından dosyaya sunulması, davalıdan alınan 3 adet faturanın ödendiğine ilişkinde davacı tarafından ödeme belgesi sunulmaması halinde davacının davalıdan alacaklı olmadığı bilakis davalıya 277.717,11 TL borçlu olduğu tespit edildiğine dair raporu mahkememize sunmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili aşamalarda özetle, davacıya herhangi bir borcu olmadığını, esasında kendisinin alacaklı olduğunu savunmaktadır.
Bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından düzenlenen takibe konu iki fatura davacının defterinde kayıtlı olup, davalının defterinde yalnızca 100.002,60 TL tutarındaki faturanın işlendiği, ancak davalının BA formu ile e-belge sisteminde davacıdan iki adet fatura ile toplam 208.011,24 TL tutarında mal aldığını beyan ettiği görülmüştür.
Davalı tarafın bir faturayı alıp defterine işlediği ve takibe konu her iki faturayı da BA formunda da maliyeye beyan ettiği görülmektedir. Faturaların BA formunda beyan edilmiş/deftere işlenmiş olması halinde, malların da alındığının kabulü gerekir.
"Dava dilekçesinde ekli davacı tarafça ibraz edildiği anlaşılan █████/2010 tarihli protokolde yapılan işte tarafların görüşmesi sonucu 59.000,00 TL'lik zarar ortaya çıktığı, bu zararın davalı şirketin davacıya vereceği her 25.000,00 TL'lik hesaptan 5.000,00 TL, her 50.000,00 TL'lik işten ise 10.000,00 TL'nin davalı tarafından kesileceği, davalı 6 aylık süre içerisinde iş veremez ise protokolün geçersiz kalacağı kararlaştırılmıştır. Bu protokol davalının, davacının düzenlediği faturaları defterine kaydetmesi ve KDV indiriminden faydalanmak üzere vergi dairesine ibraz edilerek kullanılmasından sonra düzenlendiğinden taraflar için bağlayıcıdır.█████/2010 tarihli belge ibraname niteliğinde olmadığı gibi davalı bu belgede yazılı faturaları ticari defterlere kaydettiği ve vergi dairesine verdiği beyannamede kullanarak KDV iadesinden de yararlandığından fatura konusu malları teslim aldığı ve davacının bu fatura bedelleri ile ihtilaf konusu olmayan davalının ticari defterlerine kaydettiği diğer fatura bedellerine hak kazandığının kabulü zorunludur." (Yargıtay 15.HD, 04.04.2017 T, █████████ E, █████████ K)
Davalı borçlu olmadığını, aslında alacaklı olduğunu iddia etse de, tek başına kendi defterinki kayıtlar ödeme hususunu ispat etmemektedir. Herhangi bir ödeme belgesi de sunmadığından borcu olmadığını ispat edememiştir.
Alacağın miktarı bakımındansa, davacının defterine göre davalıdan davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 65.782,89 TL alacağının olduğu, bunun dışında herhangi bir belge sunmadığı anlaşılmakla 65.782,89 TL alacağının olduğu kabul edilmiştir.
Taraflar tacir olduğundan 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca davacı talep ettiği alacağı yönünden avans faizi isteyebilir. Sonraki dönemlerde avans faizindeki değişiklikler gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2-Davalının Adana 1. Genel İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen kaldırılmasına, takibin 65.782,89 TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %17,25 oranını aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine,
3-13.156,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalının tazminat talebinin reddine,
5-Düzenlenen sarf kararına göre 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, 493,27 TL'sinin davalıdan, 1.066,73 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 10.525,26 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 10.525,26 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Alınması gerekli 4.493,62 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.512,26 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.981,36 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yapılan 2.160,00 TL bilirkişi ücreti, 294,50 TL davetiye gideri, müzekkere gideri ile kapak dosya masrafı, 80,70 başvurma harcı ve 72,90 vekalet harcı olmak üzere toplam 2.608,10 TL yargılama giderinden, tarafların haklılık oranına göre 824,68 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalının sarf ettiği 11,50 TL vekalet harcının 7,86 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise ... aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı.█████/2023
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!