Anahtar kelimeler: Kıvılcımlanma Nda Koridorundaki İtfaiyesi Halef Yangının Bodrum Tesisatında Yangın Ekspertiz

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan iş yerinde, 09.01.2018 tarihinde ...'nda meydana gelen yangın sebebiyle maddi hasar oluştuğunu beyan etmiştir. ... İtfaiyesi tarafından düzenlenen rapor ve ekspertiz incelemelerine göre yangının, binanın ortak alanlarından olan bodrum kat koridorundaki elektrik tesisatında meydana gelen kıvılcımlanma neticesinde çıktığının tespit edildiğini ifade etmiştir. Söz konusu hasar nedeniyle sigortalıya 22.03.2018 tarihinde 16.750,00 TL hasar tazminatı ödendiğini, bu ödeme ile müvekkil şirketin Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu belirtmiştir. Davacı vekili, davalı ...Yönetim Kurulu'nun Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca temsil görevi ve pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu, zararın binanın ortak alanındaki tesisat kusurundan kaynaklanması sebebiyle yönetimin Türk Borçlar Kanunu’nun 69. maddesi kapsamında yapı malikinin kusursuz sorumluluğu ilkesine göre sorumlu olduğunu savunmuştur. Yangın hasarlarını teminat altına alan diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'nin de poliçe kapsamında sorumlu olduğunu belirterek, ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan ... 31. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takibine davalılarca yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürmüştür. Neticede, faiz başlangıcının sigortalıya ödeme yapılan tarih olarak esas alınması kaydıyla; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 09.01.2018 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle müvekkil yönetimin herhangi bir kusur veya sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Yangın raporu ve bilirkişi incelemelerine atıfta bulunan davalı vekili, yangının her ne kadar tesisattaki elektriksel ısınma sonucu başladığı tespit edilmişse de asıl yıkıcı etkinin ve zararın büyümesinin, dükkan sahiplerinin ortak alan olan koridorlara mevzuata aykırı ve gelişigüzel şekilde istiflediği tekstil malzemelerinden kaynaklandığını ileri sürmüştür. Müvekkil yönetimin, malzemelerini koridorlara bırakan dükkan sahiplerini defalarca uyardığını ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını, şayet koridorlar boş olsaydı tavan tesisatından düşen kıvılcımların beton zeminde sönerek felakete dönüşmeyeceğini savunmuştur. Savunmanın devamında, davacı tarafın iddia ettiği kusursuz sorumluluk rejiminde dahi illiyet bağının mücbir sebep, zarar görenin kusuru veya üçüncü kişinin kusuru ile kesilebileceğini vurgulayan davalı vekili; somut olayda dükkan sahiplerinin ağır kusuru ve itfaiyenin geç müdahalesi gibi dışsal faktörlerin illiyet bağını kestiğini iddia etmiştir. ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin .... İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda da itfaiyenin geç müdahalesinin yangının büyümesinde etkili olduğunun belirtildiğini ifade ederek, zararın meydana gelmesinde müvekkil yönetimin bir ihmali bulunmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket nezdinde ...Kurulu adına düzenlenen ... numaralı Endüstriyel Yangın Kombine Poliçesi'nin kapsamı itibarıyla davacının taleplerini karşılamadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Poliçe ve Yangın Sigortası Genel Şartları uyarınca, üçüncü kişilere ait hasarlar bakımından yalnızca "Komşuluk Mali Mesuliyet" teminatının verildiğini; bu teminatın ise sadece sigortalı mahalde çıkan yangının sirayet etmesi sonucu "komşu bina ve mallarda" oluşacak zararları kapsadığını ileri sürmüştür. Hasara uğrayan dükkanın ...’nın bizzat içerisinde yer aldığını, pasajın dışındaki bir komşu bina niteliğinde olmadığını, dolayısıyla meydana gelen hasarın poliçedeki teminat limitleri ve kapsamı dışında kaldığını belirtmiştir. Savunmanın devamında davalı vekili, hasarın teminat dışı olduğunun takip öncesinde davacıya yazılı olarak bildirilmesine rağmen icra takibi başlatılmasının kötü niyetli olduğunu iddia ederek, davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Esasa ilişkin olarak ise, kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, ticari faiz (avans faizi) istenemeyeceğini ve takip öncesi temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin haksız olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca, aynı yangın olayına ilişkin aynı taraflar arasında görülen Mahkemenin █████████ E. sayılı dosyası ile eldeki davanın birleştirilmesini, haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Dava, “İşyeri Sigorta Poliçesi“ kapsamında sigortalı işyerinde meydana gelen yangın sonucu ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.Mahkememizin ... esas, ████████ karar sayılı dosyasından █████/2021 tarihli karar ile "Davalı ... ile ... Sigorta arasında başlangıç tarihi █████/2017, bitiş tarihi █████/2018 olan Endüstriyel Yangın Kombine Poliçesinin Süper Kobim Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, buna göre davadışı sigortalı işyeri için daacı Maphre ve davalı ... Sigorta nezdinde bina yangın teminatlı sigorta poliçinenin bulunduğu , davalı Groupama Sigorta nezdindeki poliçenin başlangıç tarihinin █████/2017 olduğuçifte sigorta durumunun söz konusu olduğu ortaya çıkmaktadır . Buna göre m. 1467 - (1) Değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemez; sigorta ettirilmişse, sigorta ancak aşağıdaki hâl ve şartlarda geçerli sayılır: a) Sonraki ve önceki sigortacılar onay verirlerse; bu takdirde, sigorta sözleşmeleri aynı zamanda yapılmış sayılarak riziko gerçekleştiğinde sigorta bedeli, 1466 ncı maddede gösterilen oranda sigortacılar tarafından ödenir. b) Sigorta ettiren, önceki sigortadan doğan haklarını ikinci sigortacıya devir veya o haklardan feragat etmişse; bu takdirde, devir veya feragatin ikinci sigorta poliçesine yazılması şarttır; yazılmazsa ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır. c) Sonraki sigortacının, ancak önceki sigortacının ödemediği tazminattan sorumluluğu şart kılınmış ise; bu hâlde önceden yapılmış olan sigortanın ikinci sigorta poliçesine yazılması gerekir; yazılmazsa, ikinci sigorta sözleşmesi geçersiz sayılır. “ şeklindeki düzenleme nazara alındığında ikinci sigortanın geçersiz olduğu , ... nezdinde olan ilk sigortanın geçerli olduğu, poliçenin Sigorta Konuları madde başlığı altında bina teminatının düzenlendiği, buna göre “teminat verilen riziko adresinde bulunan bina ve/veya binalar ile bu binalarda sigortalının mülkiyetinde bulunan garaj, kömürlük gibi eklentiler, binaların içlerinde veya üzerlerinde bulunan paraoner, sigortalıyaait her çeşit sabit tesisat , televizyon anteni gibi binayı tamamlayan unsurlar ile temeller ve istinat duvaları sigorta bedeli kapsamına dahildir.” denilerek bina hasarının teminat kapsamında olduğu, davacı sigorta şirketinin davadışı sigortalısına 16.750,00TL bina hasar bedelini ödediği, buna göre davacının çifte sigorta uyarınca sigortalının rücu talebinde haklı olduğu, davalıların meydana gelen hasar bedelinden müşterekn ve müteselsilen sorumlu olduğu " gerekçesiyle davanın kabulü ile ... 31. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 16.750,00 TL asıl alacak ve 1.615,23 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.365,23 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 avans faizi işletilmesine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.Kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin ...esas,...karar sayılı kararı ile;"Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun ... Tarih E. ...sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır.6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 34.maddesinin 1.fıkrasında "Kat malikleri, ana gayrimenkulün yönetimini kendi aralarından veya dışarıdan seçecekleri bir kimseye veya üç kişilik bir kurula verebilirler; bu kimseye (Yönetici), Kurula da (Yönetim Kurulu) denir." hükmü yer almaktadır. Kanunun 38. maddesinde yöneticinin sorumluluğuna ilişkin genel kural "Yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur." şeklinde ortaya konulmuş, 39.maddesinde yöneticinin hesap verme yükümlülüğü düzenlenmiş, 40.maddenin 1.fıkrasında ise yöneticinin hakları "Yönetici kaide olarak vekilin haklarına sahiptir." şeklinde ifade edilmiştir.Ana gayrimenkulün yönetimi için atanan yönetici veya Yönetim Kurulu, vekil statüsündedir. Dolayısıyla, gerek iç ilişkide gerek dış ilişkide vekil gibi sorumlu ve vekilin haklarına sahiptir. (YHGK █████/2006 tarih ... E.... K.)634 sayılı Kanunun 35/b maddesinde "Anagayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirlerin alınması" hükmüne, 16. maddesinde “Kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar.” hükmüne, ayrıca 19/3. maddesinde de "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur." hükmüne yer verilmiş olup 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun Ek 1.maddesinde, "kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği" ve 17/3. maddesinde ise "kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... arasında, işyeri kobi paket sigorta poliçesi düzenlendiği, binanın ortak elektrik tesisatından kaynaklandığı iddia olunan yangın nedeniyle davalı pasaj yönetiminin gerek bina yöneticisinin sorumluluğu gerekse ortak alandan çıkan yangın nedeniyle yapı malikinin sorumluluğuna, diğer davalı sigorta şirketinin ise poliçeden kaynaklı sorumluluğuna dayalı hasarın rücuen tahsili amacı ile huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmıştır. O halde davacı sigorta şirketinin davalılardan rücuen tazminat talebinin, davalılardan ...Yönetiminin, bina yöneticisi olması nedeniyle kat mülkiyetine dayalı sorumluluğundan, davalı sigorta şirketinin ise binanın ortak alanları için düzenlenen sigorta poliçesinden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar davalı sigorta şirketi yönünden görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi ise de diğer davalı bina yöneticisi yönünden Kat Mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda Sulh Hukuk Hukuk Mahkemesi görevlidir. Diğer yandan birden fazla mahkemenin görevli olduğu durumlarda yargılamanın özel mahkemede görülmesi gerekmektedir. Sulh Hukuk Mahkemesi, Asliye Ticaret Mahkemesi'ne göre özel mahkeme durumunda ise de davacıya ait işyerinin bulunduğu binanın tapu kayıtları dosyada bulunmadığından zararın gerçekleştiği tarih itibariyle kat mülkiyetinin yada kat irtifakının kurulu olup olmadığı belirlenememiştir. Mahkemece tapu müdürlüğünden dava konusu sigortalı taşınmazın bulunduğu taşınmazda kat mülkiyeti ya da kat irtifakının kurulup kurulmadığı hususunun sorulması, taşınmaza ait tapu kayıtlarının ve yönetim planının celp edilmesi gerekmektedir. Taşınmazda kat mülkiyeti kurulu olması yada kat irtifakı kurulu ise 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 17/3.maddesi gereği, hasar tarihi itibariyle ana taşınmazın üçte ikisinin fiilen kullanılmaya başlanılmış olması halinde uyuşmazlığa kat mülkiyeti hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Sonuç olarak, mahkemece ilgili kayıtlar getirtilerek öncelikle görev hususunun değerlendirilmemiş olması 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesine aykırı olduğundan, davalı vekillerinin sair istinaf sebepleri şimdilik incelenmeksizin, kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde ilgili kayıtlar temin edilerek, görev hususu yönünden inceleme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."Mahkememizce istinaf kaldırma ilamı sonrası ... Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu Mahmutpaşa Mah. 325 ada 194 parsel sayılı taşınmazda █████/2018 tarihi itibariyle kat mülkiyetinin kurulu olup olmadığı sorulmuş olup müzekkere cevabında ... tarih ve ... yevmiye ile kat mülkiyetinin tesis edildiğinin bildirildiği, tapu kaydının incelenmesinde de taşınmazın tipinin kat mülkiyeti olarak belirtildiği anlaşılmakla somut olayda, bağımsız bölüm malikinin halefi olan davacı sigorta şirketi, ortak alanda çıkan yangın nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın rücuan tahsili amacıyla davalı site yönetimine açılmış olup, dosya kapsamına göre taşınmaz üzerinde kat mülkiyetinin kurulu olduğu ve uyuşmazlığın kat mülkiyetinden kaynaklandığı anlaşılmakla davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE; HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden görevsizlik sebebiyle REDDİNE;2-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK 20 madde gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra taleple bulunulması halinde mahkememizce davacının açılmamış sayılacağına dair karar verileceğinin ihtarına,4-HMK 331 maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı Axa sigorta vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır