Anahtar kelimeler: Bam Cismani Esaskarar Başkan Yazim Mahal Katip Ölüm Üye Sebebiyle

T.C. ........ BAM ....... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:.../.... - .../.....

T.C.
......
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
............ HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: .../.....
KARAR NO
: ....../........
BAŞKAN
: ................
ÜYE
: .........
ÜYE
: ...........
KÂTİP
: ............
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ........ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ..../.....
KARAR NO
: .../....
KARAR TARİHİ
: .........
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ...............
DAVACILAR
: 1..............
2-...........
3-........
4-.........
5-............
VEKİLİ
: Av..........
DAVALI
: 1 ...........
VEKİLİ
: Av. ........
DAVALI
: 2 -.........
DAVALI
: 3 -.............
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ
: ........
KARAR YAZIM TARİHİ
:............
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı ............. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili dilekçesinde, 25.06.2018 tarihinde davalı .............tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış, davalı................’a ait, diğer
davalı............ sevk ve idaresindeki..............plakalı araçla gerçekleşen kazada araçta
bulunan davacıların çeşitli yerlerinden yaralandıklarını, maddi ve manevi zararlarının oluştuğunu,
davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 100’er TL. maddi tazminatın tüm davalılardan,
20.000’er TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren
işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta şirketleri açısından poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 03.02.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile ........... için 73.259,54 TL, ................için 303.201,53 TL, ................için 100,00 TL, ........... için 100,00 TL, ................ için 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.
Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde, ............plakalı aracın
15.05.2018-2019 tarihleri arasında davalı şirkette ............. numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava açılmadan önce davacılara ödemeler yapılarak poliçeden kaynaklanan sorumlulukların yerine getirildiğini, sorumluluklarının poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyet oranlarının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiğini, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik taleplerinden sorumluluklarının bulunmadığını, kaydi gelirlerin esas alınabileceğini, poliçe nedeni ile doğabilecek sorumluluk halinde hesaplamaların TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 faizle aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, kaza nedeni ile davacıların elde ettiği gelirlerin nazara alınması gerektiğini, dava tarihinden ve yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar.................. tarafından davaya cevap verilmemiştir.
Mahkemece, davacıların davasının, 1- maddi tazminat açısından kısmen kabulü ile;
a)Davacı İbrahim Mohamad için 73.259,54 TL tazminatın davalılar.........ve ...............açısından kaza tarihi olan 25.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ............. yönünden ise 31.07.2019 tarihten işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ...........’nin poliçe limitleri dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b) Davacı ..............için 303.201,53 TL tazminatın davalılar........... ve........................açısından kaza tarihi olan 25.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ..............yönünden ise 13.09.2019 tarihten işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı .........’nin poliçe limitleri dahilinde 300.783,00 TL ile sorumlu olarak) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
c) Davacı .................çin açılan davanın reddine,
2- Davacıların manevi tazminat talebi hususunda; davacı .............n manevi tazminat davasının kabulü ile 20.000 TL, diğer davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı İbrahim Mohammad için 15.000 TL, davacı ........... için 3.000 TL, davacı ........ için 5.000 TL ve davacı ............ için 4.000 TL manevi tazminatların kaza tarihi olan 25.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılar ............'ten alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Davalı .............. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, davacıların kalıcı maluliyeti nedeni ile işbu dava öncesinde ödeme yapılmış ve müvekkili şirketin söz konusu borçtan ibra edilmiş olup, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiği, tazminat hesabında asgari ücret baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiği, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiği, aktüer bilirkişi raporu denetime elverişsiz olup yeniden bir aktüer bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, karara esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığı, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiği, istiap aşımı sebebi ile indirim yapılması gerekirken işbu husus değerlendirilmeden karar verildiği, faizin dava tarihi itibari ile yasal faiz olması gerektiği, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
:
Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen yaralanmadan ötürü maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Öncelikle davalı sigorta şirketinin, davacılara dava öncesi ödeme yapıldığı, ibraname alındığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği yönündeki istinaf istemi değerlendirildiğinde;
2918 Sayılı KTK 111/2 maddesi, 2 yıllık hak düşürücü süre içinde zarar görene ''yetersizlik'', zarar sorumlusuna da ''fahişlik'' iptal hakkı tanımıştır. 01.02.2018 tarihli ''İBRANAMEDİR'' başlıklı belgede herhangi bir ödeme miktarı belirtilmeksizin davalı Hakan tarafından bütün maddi masrafların karşılandığının beyan edildiği, davalı tarafça ödeme yapıldığının ispatlanamadığı, bu durumda ibranamenin geçersiz sayılacağı, zira KTK 111 maddesi gereği, hukuki sorumluluğun tek taraflı bir ibranameyle ortadan kaldırılamayacağı, ödemenin ispat edilmesi halinde de, ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmayacağının araştırılacağı göz önüne alındığında, ibranamenin geçersiz olduğuna yönelik mahkeme değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın tazminatın hesaplanması gerekmekte olup, aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın da bu yönde olduğu anlaşılmakla isabetsizlik bulunmamaktadır (Yargıtay 17 HD. █████████ E. - █████████ K. sayılı ilam).
Diğer yandan, davacıların, davalı sigorta şirketinin sigortalısının gösterdiği işi yapacakları tarım arazisine gitmek üzere sigortalı araca bindikleri, dolayısıyla davalı işletene tabii olduklarının dosya kapsamından anlaşılmasına göre, kural olarak kamyon kasasında seyahat etmek zarar gören için, kazadan dolayı meydana gelen zararın artmasına yol açan bir müterafık kusur ise de, belirtilen şekilde somut olayda, davacıların davalı işletene tabii olarak aracın kasasına bindiklerinden somut olayda değinilen genel kuralın dışında çıkmak, davacıların değil, davacıları verdiği talimatla bu şekilde nakleden işletene müterafık kusurun yükletilmesi gerekmiş olduğundan, yerel mahkemenin müterafık kusur indirimi yapmaması yerinde olmuş olup, buna ilişkin istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, hükme esas maluliyet raporunun yerinde olmadığına ilişkin istinaf istemi ileri sürmüşse de;
Bilindiği gibi, maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).
Somut olayda, 25.06.2018 tarihinde kazanın meydana geldiği, 15.04.2021 tarihli Bursa Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın seçenekli raporunun 1 nolu seçeneğinde yukarıda belirtildiği üzere olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacıya ilişkin maluliyet raporu hazırlandığı anlaşılmış olup, buna göre maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, bu husustaki davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Ancak, yerel mahkemenin hükme esas aldığı maluliyet raporunda, davacı İbrahim Mohamad'ın %7 maluliyetinin olduğu belirtilmişse de, hükme esas aktüerya bilirkişi raporunda maluliyet oranın %7.2 olarak kabul edildiği anlaşılmıştır. Aktüerya bilirkişisinden %7 oranına göre ek rapor almak ve sonucunda kazanılmış haklar korunarak karar verilmek üzere davacı İbrahim Mohamad bakımından maddi tazminata ilişkin hükmün kaldırılması gerekmiştir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davalı ............ vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı ........... vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........ tarih ve .../.... - .../....sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ............. tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.......
Başkan
........
.........
Üye
........
.........
Üye
.......
......
Katip
............

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!