Anahtar kelimeler: Bam Cismani Esaskarar Başkan Yazim Mahal Katip Ölüm Üye Karara

T.C. .... BAM ...... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:.../...-.../...

T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
..... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: .../...
KARAR NO
: .../...
BAŞKAN
: ...........
ÜYE
: ...........
ÜYE
: .......
KATİP
: .........
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: .../...
KARAR NO
: .../....
KARAR TARİHİ
: .........
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: .................
DAVACI
: ............
VEKİLİ
: Av............
DAVALILAR
: 1-.............
VEKİLİ
: Av. .............
2-..........
VEKİLİ
: Av. ..............
3-..........
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ
: ..........
KARAR YAZIM TARİHİ
: ..........
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı ................ vekili ile davalı ................şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; █████/2015 tarihinde ................ Caddesi'nde meydana gelen trafik kazasında; kazaya karışan ............. plakalı araç sürücüsü ...........'nın ..............caddesine geldiğinde orta refüjden yaya olarak ilerleyen müvekkiline çarptığını, davacının yaralandığını ve hastaneye kaldırıldığını, yaşanan kazanın davacının sürekli sakat kalmasına neden olduğunu, bu nedenle 5.000,00-TL maddi tazminat ile 15.000,00-TL manevi tazminatın █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; maddi tazminat talebini 133.860,00-TL arttırdıklarını, dava dilekçesinde talep ettikleri 5.000,00-TL nin ıslah edilen miktarla birleştirilerek 138.860,00-TL üzerinden devamına, bu miktardan ilk etapta talep edilen 5.000,00-TL'sinin dava tarihinden, 133.860,00-TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .................vekili cevap dilekçesi ile; kazanın 04.11.2015 tarihinde meydana geldiğini, zaman aşımına uğradığını, bu nedenle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, kaza nedeniyle yapılan başvuru üzerine 4100376605 numaralı hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında %10 maluliyet oranı üzerinden tazminat hesaplaması yapılarak 13.05.2016 tarihinde davacı tarafa 38.310,70-TL tazminat ödemesi yapıldığını, bu nedenle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı.................vekili cevap dilekçesi ile, kazanın 2015 yılının 11. ayında meydana geldiğini, davacının 2016 yılında hak ve alacaklarının tamamını aldığını, davacının varsa hak ve alacaklarının TBK m. 72 hükmü gereği zaman aşımına uğradığını, davacının zararın artmasında etkisi bulunmasına rağmen %100'lük kusur yüklenmesini kabul etmediklerini, kazadan sonra sigorta şirketi tarafından alınan aktüerya raporunda davacının maluliyetinin %6 olduğunu, davacı vekilinin dilekçesinde maluliyet oranının %21 olduğunu ileri sürdüğünü bu oranı kabul etmediğini, davanın ..................'ne ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 5.000,00.-TL’sine dava tarihi olan █████/2020 tarihinden, 133.860,00.-TL’sine ıslah tarihi olan █████/2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile toplamda 138.860,00.-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 15.000,00.-TL manevi tazminatın █████/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ......................’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı ............... Vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; davaya konu kaza sebebiyle davalı müvekkili aleyhinde .... ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../.... esas sayılı dosyası ile açılmış bir dava bulunduğunu, bu davanın █████/2021 tarihli sulh protokolü ile davacının tüm maddi zararlarının karşılandığını ve kararın kesinleştiğini, bu nedenle açılan bu davanın kesin hüküm sebebi ile dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, yine .... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Esas .../.... Karar sayılı ........tarihli kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini bildirmiş ve ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ............Şirketi vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; davacı tarafından aynı konu ve talebe ilişkin .... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını, açılan davada davacı tarafın tüm taleplerinin davalı sigorta şirketince karşılandığını ve davacı tarafından .... tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiğini, ... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi, ......tarihli .../.... esas ve .../.... karar sayılı ilamında, "Davanın feragat nedeniyle reddine" karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, feragat beyanında bulunmanın ardından mahkemenin verdiği karar kesin hüküm niteliğinde olduğunu, Davadan tamamen feragat edilmesiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın son bulduğunu, kararın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacının kanun düzenlemesine aykırı bir biçimde hiçbir dikkat ve özen göstermeden kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, belirlenen kusur oranının hukuk ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya maddi ve manevi olmak üzere toplam 38.310,70-TL tazminat ödendiğini, davanın Anadolu Sigorta a.ş'ye ihbar edilmesini talep etmelerine rağmen ihbar edilmediğini, maluliyete ve kusura ilişkin itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu bildirmiş ve ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
:
Dava, haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.
Davalı .......... adına kayıtlı, davalı ..... sevk ve idaresinde olan ve davalı sigorta şirketince zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış ......... plakalı aracın, █████/2015 tarihinde davacıya (yaya) çarpması neticesinde davacının yaralandığı hususunda ihtilaf yoktur.
.... .... Asliye Ticaret Mahkemesi .../...-.../... K sayılı dosyasının incelenmesinde, █████/2020 tarihinde davacı .... vekilince, davalı .............aleyhine █████/2015 tarihli kaza sebebiyle maddi tazminat (iş görmezlik ve bakıcı gideri) talepli dava açıldığı, davacı vekilinin █████/2021 tarihli davalının sulh teklifine binaen anlaşmaya varıldığından ve söz konusu tutarın davalı tarafça ödendiğinden bahisle verilen feragat dilekçesi neticesinde █████/2021 tarihli ilamla feragat sebebiyle davanın reddine karar verildiği, kararın kanun yoluna başvurulmaksızın █████/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından kesin hüküm ve feragat kavramlarının ayrı ayrı tartışılması gerekecektir:
6100 sayılı HMK 303 maddesinde ifadesini bulan kesin hüküm, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması durumunda uygulama alanı bulacak ve dava kesin hüküm yaptırımı ile karşı karşıya kalabilecektir. Kesin hükmün sonucu da HMK 114/1-i maddesi atfıyla aynı yasanın 115/2 maddesi gereği davanın usulden reddidir.
Feragat ise, HMK 307 maddesi gereği davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın onayına tabi değildir.
Somut olayda, .... .... Asliye Ticaret Mahkemesi ..../...E-..../... K sayılı dosyasında davacı vekili, yargılama sırasında davalı sigorta şirketinden almış olduğu ödeme neticesinde ibraname düzenlenmesi sonucu maddi tazminat talebinden feragat etmiştir, olayda hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp; davacı, alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat etmiştir başka bir ifadeyle dava konusuz kalmıştır (Yargıtay 17 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam), ancak feragat sebebiyle davanın reddine dair verilen karara karşı kanun yoluna başvurulmadığı, kararın kesinleştiği, başka bir ifadeyle kesin hüküm niteliğine kavuştuğu anlaşılmakla davalı Mapfre Sigorta AŞ yönünden kesin hüküm sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmelidir. Davalı ...... vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerindedir.
2918 sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir.
Davalılar arasında müteselsil borç ilişkisi bulunup 6098 sayılı TBK'nın, müteselsil sorumlulukta borçluların iç ilişkilerini düzenleyen hükümleri gereğince, müteselsil borçlulardan biri alacaklıya borcu ödediği takdirde, diğer müteselsil borçlulara rücu hakkı bulunmaktadır.
TBK 166/2 maddesine göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde diğerleri bu oranda borçtan kurtulur. Ancak, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri için alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması gerekir. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için alacaklının açıkça davadan feragat etmiş olması veya böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine TBK 168 maddesi hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağına ve alacaklının diğerleri zararına müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bunun sonuçlarına katlanacağı esastır (Yargıtay 17 HD █████/2018 tarih █████████ E ██████████ K).
Somut olayda, dava açıldıktan sonra sigorta şirketince 107.047,50-TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça ibraname düzenlendiği, ibraname adı altında sigorta şirketlerine ve ya ödemede bulunan zarar sorumlularına verilen belge kesin bir aklama ve vazgeçme belgesi olmayıp ödenenle sınırlı bir makbuz hükmünde olduğu, sigorta şirketince yapılan ödemenin, işleteni kişi başı poliçe limiti (290.000,00.-TL) kadar, araç sürücüsünü de ödenen miktar kadar sorumluluktan kurtardığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen zararın 138.860,05-TL olduğu, işleten konumunda olan davalı .............yönünden, yargılama aşamasında yapılan ödeme nedeniyle HMK 331/1 maddesi gereği davanın konusuz kaldığı, bu durumda yargılama giderlerinin haklılık durumuna göre belirleneceği, davalı ........i'nin dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla davacı lehine vekalet ücreti takdiri gerekip, davalı .............'nin yargılama giderlerine mahkum edileceği göz önüne alındığında davalı ...........vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf sebebi yerindedir.
6098 sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın öngördüğü telafi şekli olup, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının derecesi, tarafların kusur durumu ve 4721 sayılı MK 4 maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatta isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ........... vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir.
HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davalı ........ vekili ile davalı ......... şirketi vekilinin istinaf başvurularının bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- .... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......... tarih, .../.... esas - .../.... sayılı kararı hakkındaki davalı .......... vekili ile davalı ..........şirketi vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı KABULÜNE,
2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN
a)Davalı ...............yönünden kesin hüküm sebebiyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
-Davalı ............ tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-Davalı............. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
b)Davalı .......................bakımından dava konusuz kalmakla davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
c)Davalı AVNİ KARADAYI yönünden
DAVANIN KABULÜ İLE;
138.860,00TL maddi tazminatın 5.000,00.-TL’sinin dava tarihi olan █████/2020 tarihinden, 133.860,00.-TL’sinin ıslah tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile brlikte davalı ...........'dan alınarak davacıya ödenmesine,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği 17.117,00.-TL TL vekalet ücretinin davalı ........ ve davalı ...................’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine(davalı ........ 5.100,00. TL vekalet ücretinden sorumlu olmak kaydıyla),
MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN
15.000,00.-TL manevi tazminatın █████/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar....................’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
d)Alınması gerekli 10.510,18-TL harçtan peşin alınan 68,31.-TL peşin harç ile 405,97.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 474,28.-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.036,00-TL karar ve ilam harcının davalılar ...............’den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
e-)7155 Sayılı Kanun'un 23. maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalılar ...................’den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
f)Manevi tazminat talebi yönünden, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan AAÜT gereği 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalılardan davalı ................................ müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
g)Davacı tarafından yapılan 3.140,18TL yargılama giderinin davalılar ...............................’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
h)Davalı ...........................Tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
ı) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının kararın kesinleşmesine müteakip ilgili tarafa iadesine,
3-İstinaf eden davalılar ......................... şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talepleri halinde iadesine,
4-Karar tebliğ, harç iade, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
5-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
.......
Başkan
......
..........
Üye
........
.......
Üye-.............
..........
Katip
..............

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!