Anahtar kelimeler: Devirtemliksözleşmesinin Rakip İşiyle Kaçınmayı Ermesinden Pazarlama Gizlilikifşa Yasağı Fikri Gıda

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı işçinin davacı müvekkil şirkette 24.02.2021-07.12.2022 tarihleri arasında pazarlama sorumlusu olarak çalıştığını,davacı müvekkil şirket ile davalı arasında 04.03.2021 tarihli "çalışan gizlilik/ifşa etmeme,rekabet yasağı ve fikri mülkiyet devir/temlik"sözleşmesinin yapıldığını,bu sözleşmeyle davalının gerek iş sözleşmesinin devamında gerekse iş sözleşmesinin sona ermesinden iki yıl süre ile şirketteki gıda işiyle ilgili olarak ---,---,--- ve ---- herhangi bir biçimde işverenle rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletmede çalışmaktan kaçınmayı kabul ve taahhüt ettiğini,eğer davalı bu yasaklara aykırı hareket ederse şirketin ihlal nedeniyle uğradığı zararla birlikte ayrıca 50.000 TL cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini,davalı işçinin iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra Aralık 2022-Nisan 2023 tarih aralığında çalıştığı aynı ay içinde girdiği ve şirketle aynı alanda iştigal eden ----- adlı rakip işyerinde işe başladığını ve böylelikle rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini,daha sonra yine aynı alanda iştigal eden ------ Adlı rakip iş yerinde Ağustos 2023 tarihinde çalışmaya başladığını ve halen burada çalışmaya devam ettiğini,müvekkil şirket tarafından ihlalin öğrenilmesinden hemen sonra taraflar arasında imzalanan sözleşme hükmüne göre rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacaklarının tahsiline yönelik 24.01.2023 tarihine icra takibi başlatıldığını,davalının ise hiçbir haklı sebebe dayanmadan alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla takibe itiraz ettiğini,arabuluculuk sözleşmesinin Anlaşamama olarak sonuçlanması üzerine itirazın iptali ile takibin devam edebilmesi ve davalı tarafından haksız ve kötü niyetli itiraz edildiğinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı şirket bünyesinde 24.02.2021 tarihinde pazarlama personeli olarak işe başladığını ve 07.12.2022 tarihine kadar çalıştığını,davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ve dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını dolayısıyla davanın usulden reddinin gerektiğini,davalı müvekkile rekabet yasağı ve cezai şart hakkında bilgilendirme yapılmadığını ve bu sözleşmenin yazılı şekil şartına uymadan yapıldığı için geçersiz olduğunu yine sözleşmenin hangi tarihten itibaren geçerli olduğu belirtilmediğinden geçerli olarak yürürlüğe girmediğini,sözleşmede sadece işçi aleyhine cezai şart koyulduğu için karşılılık ilkesine uymayan ceza koşulunun geçersiz olduğunu,sözleşmedeki rekabet yasağına ilişkin sınırlamalar Anayasa'daki çalışma özgürlüğünü ihlal ettiği için geçersiz olduğunu,sözleşmeye hakimin müdahalesinin gerektiğini, dava konusu sözleşmenin ve cezai şart düzenlemesinin geçersiz olduğu açıkken davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ve dava açtığını,müvekkilin davacı şirkete tüm bu sayılan sebeplerce herhangi bir borcu olmaması dolayısıyla davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizce alınan █████/20263 tarihli bilirkişi heyet raporunda bilirkişiler; Davacı işletmenin üretim ve satışını yaptığı ürün grubunun (----, lavaş, pizza tabanı ve benzeri unlu mamuller) sektörde yaygın üretimi bulunan, standart üretim teknolojisine dayanan piyasa ürünü niteliğinde olduğu; dosya kapsamında bu ürünlerin teknik açıdan özgün, münhasır veya yüksek bariyer oluşturan nitelikte olduğuna dair somut bir veri bulunmadığı, tanık anlatımları ve mevcut bilgi seti birlikte değerlendirildiğinde; davalının üretim formülleri, katkı oranları, proses parametreleri gibi çekirdek teknik bilgiye erişiminin bulunduğu yönünde somut bir tespit yapılamadığı, Ayrıca davalının tek başına fiyat belirleme veya stratejik ticari karar alma yetkisine sahip olduğunun ortaya konulamadığı, Bu çerçevede davalının sektörde kritik teknik veya stratejik karar verici pozisyonda bulunduğunun söylenemeyeceği, davalının temas etmiş olabileceği bilgi türünün müşteri portföyü ve satış hacmi gibi genel ticari bilgilerle sınırlı olabileceği; bu bilgilerin ise unlu mamuller sektörünün yapısı dikkate alındığında münhasır, teknik sır niteliğinde veya tek başına belirleyici rekabet avantajı sağlayan bilgi kategorisinde değerlendirilemeyeceği, davacı ile davalı arasında imzalanan Çalışan Gizlilik İfşa Etmeme Rekabet Yasağı Ve Fikri Mülkiyet Devir Temlik Sözleşmesinde yer alan rekabet yasağının; davacının “korunmaya değer haklı menfaati olduğu olgusunun” davacı tarafından ortaya konamamış olması sebebiyle geçersiz olduğu, rekabet yasağının konusunun geniş olarak belirlenmiş olması sebebiyle geçersiz olduğu yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuşlardır.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Dava, rekabet yasağı ihlalinden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkin olarak davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemlidir.
--. İş mahkemesinin --- esas ----- karar sayılı kararı ile davanın görev sebebiyle usulden reddine karar verilmesi üzerinde dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin işbu esasına kaydedilmiştir. ---- İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden ----- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.
İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
"
İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.
TBK 444 maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
6101 Sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, "TBK'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, TBK'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, TBK hükümleri uygulanır" hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki iş akdi ve buna ekli rekabet yasağı hükmü █████/2010 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği █████/2014 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin 444 ve 445. maddelerinin tatbiki gerekmektedir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece hakime takdir yetkisi verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olacağı anlamına gelmeyecektir.
TBK 445. maddesi uyarınca rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve konu bakımından hakkaniyete uygun olmayan sınırlamalar içermesi halinde rekabet yasağı hükmünün geçerli olmayacağı TBK 445/2 maddesinde ise hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlendiği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle kapsam ve süre bakımından sınırlandırabileceği düzenlenmiştir.Mahkememizce dosya haksız rekabet uzmanı bilirkişi ve sektör uzmanı gıda mühendisi bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiş ve 27.03.2026 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır. Yapılan incelemede raporun usulüne uygun olarak alındığı, hükme ve denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalının, davacıda konum itibariyle ticari sırra vakıf olabilecek bir konumda çalıştığının ispatlanamadığı, davalının tek başına fiyat belirleme veya stratejik karar alma yetkisine sahip olmadığı, davacının ürettiği ürün grubunun (-----, lavaş, pizza tabanı ve benzer unlu mamüller) sektörde yaygın, piyasa ürünü niteliğinde olduğu, davacı tarafından üretilen ürünün niş/benzersiz ürün olmadığı, teknik açıdan özgün ve özel bir formülü olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, ayrıca sözleşmede cezai şarta ilişkin olarak "gıda işi" şeklinde sınırlama getirildiği, konu bakımından bu sınırlamanın belirsiz olduğu ve somutlaştırılmadığı, ayrıca TBK'nin 444/2 maddesinde belirtilen "önemli ölçüde zarar verme ihtimali" şartının da dosya kapsamı ile ispatlanamadığı anlaşıldığından koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.Davacının, davaya konu takibi başlatma hususunda kötü niyetli olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge olmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 128,12-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının bu dava sebebiyle yaptığı yargılama gideri toplamı 6.000,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!