Anahtar kelimeler: Heyete Cismani Bam Esaskarar Başkan Tevdi Yazim Katip Konya Ölüm

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACILAR
: 1- ........
2- ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVA
:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkillerinin çocuğu ........'nun █████/2024 tarihinde ........'un kullandığı araçla geçirdiği tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini, söz konusu kazada davalı sigorta şirketinin sigortalı aracın sürücüsü ........'un asli ve tam kusurlu bulunduğunu, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adli Tıp Raporlarına göre ........'nun ölüm sebebinin davaya konu trafik kazası olduğunu, bu nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesince kamu davası açıldığını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketinin sigortalısı olması nedeniyle sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak herhangi bir sonucun alınamadığını, müvekkillerinin evlatlarını kaybettikleri için maddi ve manevi zarara uğradığını, bu nedenle sigorta şirketi aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, ancak davacılara hiçbir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk süresinde herhangi bir anlaşmanın sağlanamadığını, izah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin talep, dava, ıslah ve bedel artırım taleplerinin saklı kalması kaydıyla; trafik kazasında oğullarını kaybeden müvekkillerinin, belirsiz alacak davası kapsamında destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının davalı sigorta şirketinden haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 26.05.2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkil sigorta şirketine ait ........ plakalı araçla bir kaza meydana geldiği, yolcu ........'nun yaralandığı, kazaya dair ATK'dan kusur raporu alınmasını, kazanın oluşumunda müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müteveffanın ölümü ile trafik kazası arasında illiyet bağının bağı olup olmadığının tespit edilmesini, eksik evrak nedeniyle yapılan başvurunun zamanında yapılmadığını ve temerrüte düşülmediğini, savcılıktan soruşma ve kovuşturma dosyasının celbi ve uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğu iddiası ile davanın reddi ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü ........'un tam kusurlu olduğu, davalının kazaya karışan aracın ZMM sigortacısı olduğu, anılan yasal düzenlemelere istinaden davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu, kaza neticesinde destek ........'nun öldüğü, davacılar ile ........ arasında desteklik ilişkisinin mevcut olduğu, ölüm nedeniyle davacıların bu destekten mahrum kaldığı anlaşıldığından davacının davasının taleple bağlı kalınarak kabulüne karar vermek gerekmiştir.
6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
Yargıtay 4. HD’nin █████/2021 gün ve ██████████ E. █████████ K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, █████/2023 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmemesine rağmen, trafik kazalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı konusunda farklı yargı kararları olması nedeniyle hakkaniyet gereği, bu giderlerin yargılama gideri olarak değerlendirilerek kabul/ret oranına göre taraflara yükletilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve ;
Davacıların Davasının Kısmen Kabulü İle;
616.580,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacı ........'ya ödenmesine,
583.114,24 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacı ........'ya ödenmesine,
fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacılar vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, yılın son ayın olması sebebiyle hesabın yeni belirlenecek asgari ücret üzerinden hesap edilmesinin gerektiğini, PMF yaşam tablosu esas alınarak yapılan hesaplamanın Yargıtay kararlarına ve hukuka aykırı olduğunu, TRH yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin düşük öngörülmüş olup, asgari ücretten daha yüksek olduğunu, hesaplamalarda her iki müvekkil için hesaplanan tazminat miktarının düşük hesaplandığını, gerekçeli kararın gerekçe kısmında müterafik kusur indirimi yapılamayacağı şeklinde ifade edilmesine karşın hükmün kısmında yüzde 20 oranında indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, yine gerekçeli kararın gerekçe kısmında müterafik kusur nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır denilmesine rağmen hüküm fıkrasında davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına bozulmasına veya düzeltilerek onanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Kaldırma ve gönderme kararı üzerine Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararın davacılar ve davalı vekilince istinafı üzerine yapılan inceleme sonunda (kesinleşen davalının istinafının yapılmamış sayılması ek kararı gözetilerek);
10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmamış olmasının ya da gerekçeli karar içeriğinde kabul edildiği bildirilen bir talebin hüküm fıkrasında yer almamasının, çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İBK'nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki İBK ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın "salt bu nedenle bozulması gerektiğine" işaret edilmiştir.
Diğer taraftan 1086 sayılı HUMK'nun 381-389. maddelerinde (6100 sayılı HMK'nun 294-297. maddeleri), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde (HMK'nun 297/II maddesi); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.
Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.(YARGITAY 17. Hukuk Dairesi █████████ ESAS, █████████ KARAR sayılı ilamı)
Anlatılan ilke ve düzenlemeler kapsamında mahkemenin gerekçeli kararının gerekçe kısmında emniyet kemeri nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmayacağı açıklanmış iken kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında hesaplanan tazminatlardan yüzde yirmi müterafik kusur indirimi yapılarak açık çelişki oluşturulduğu, neticeten gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı görülmektedir.
Mahkemece, yukarıda anlatıldığı biçimde gerekçe kısmı ile hüküm kısmında çelişki yaratıldığından, önceki kaldırma kararında müterafik kusura ilişkin ayrıntılı araştırma ve değerlendirme yapılıp karar yerinde tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden, kamu düzeni nedeniyle davacı tarafın istinafının kabulü ile bu sebeple kararın kaldırılması ve mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.
KABULE GÖRE DE;
ANAYASA MAHKEMESİNİN █████/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN █████/2020 TARİHLİ VE ███████ ESAS, ███████ SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN █████/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN ███████ ESAS ,████████ KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN ████████ ESAS █████████ KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN ████████ ESAS █████████ KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK DAİREMİZİN █████████ VE █████████ ESAS SAYILI DOSYALARINDA BUNA YÖNELİK VERİLEN DİRENME KARARLARIMIZIN YARGITAY HUKUK GENEL KURULU'NUN █████/2016 TARİHLİ ████████ ESAS ████████ KARAR VE ████████ ESAS VE ████████ SAYILI DOSYALARIYLA BOZULMAKLA VERİLEN, BU BOZMA KARARLARI ESAS ALINARAK, DAİREMİZİN YERLEŞİK UYGULAMASINDAN DÖNÜLMEK SURETİYLE BU ÇERÇEVEDE;
Buna göre, her ne kadar kaldırma kararında PMF yaşam tablosu esas alınması gerektiği belirtilmiş ise de sözü edilen gerekçe ile Dairemizin uygulamasından dönülmesi nedeniyle Mahkemenin ilk kararından önce alınan █████/2025 tarihli aktüer raporundaki TRH yaşam tablosunun esas alındığı tazminat hesabı gözetilerek teminat limitleri ve garame hesabı da nazara alınarak hüküm kurulması gerekmektedir.
Öte yandan, kaldırma kararına göre ihtiyari dava arkadaşlığı kapsamında birden fazla davacı için ayrı ayrı kabul-red durumuna göre taraflar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin ve ayrıca açıkça usule aykırı biçimde mahkeme hükmünün sekizinci bendinde yazılı şekilde hükmedilen, usulde olmayan vekaletin paylaştırılması şeklindeki kararda da isabet bulunmamaktadır.
Anlatılan sebep ve gerekçelerle, tüm dosya kapsamı ve davanın niteliği nazara alınarak davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,
4-İstinaf eden davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK m.353 uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
█████/2026
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!