Anahtar kelimeler: Bam Acentelik Başkan Açılmadan Yazim Katip Üye Hallerden Karara Yoluna

T.C. ... BAM ... HUKUK DAİRESİ

T.C.
....
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: .../...
KARAR NO
: .../....
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: .../...
KARAR NO
: .../....
KARAR TARİHİ
: ...
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: .......
DAVACI
: ........
VEKİLİ
: Av. ... - ...
DAVALI
: ... -
VEKİLİ
: Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
B.A.M. KARAR TARİHİ
: ......
KARAR YAZIM TARİHİ
: .........
Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait ...... plakalı araç ile ......poliçe no'lu poliçe ile sigortalanmış olan davalının sigortalısına ait .........plakalı aracın dahil olduğu 28.05.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkil şirkete ait araçta hasar meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkiline ait aracın değerinde 11.340,00 TL değer kaybı meydana geldiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı davalı yan olduğundan; 23.08.2019 tarihinde sigorta şirketine e-mail yoluyla zarar tazmini için ihtarda bulunulduğunu, sigorta şirketinin 15 günlük yasal süre içerisinde herhangi bir ödeme yapmadığını, sigorta şirketine 16.03.2020 tarihinde tekrar başvuru yapıldığını, sigorta şirketinin 6.058,00.-TL ödeme gerçekleştirdiğini, ancak ilgili ödeme müvekkilinin aracının değer kaybını karşılamadığını, bu nedenle 5.282,00 TL değer kaybı tazminatı ve 285,75 TL ekspertiz raporu ücreti olmak üzere toplamda 5.567,75 TL nin kaza tarihinde itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; davaya bakma yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket tarafından poliçe limitinin tamamı olan 36.000-TL'nin ödendiğini, teminat limitleri tükendiğinden başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, kaza hakkında kesinleşmiş bir kusur raporu bulunmadığını, bu nedenle davayı görmeye yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri’ne gönderilmesini, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı ..., sigorta poliçesindeki teminatlardan limit oranında sorumlu olduğundan, bu zarar kalemleri arasında rüçhanlı bir alacak kalemi bulunmadığından, davalının yapmış olduğu ödemenin de davacının zarar kalemlerinden birinin giderilmesi amacıyla yapıldığından davanın reddi ile davalının, davacının başvurusu üzerine davacıyı sigorta poliçesinde öngörülen limitin dolduğu hususunda bilgilendirmeyerek, davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek, lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; müvekkili tarafından davalının sigortalısının % 100 kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle aracında meydana gelen değer kaybı zararının giderilmesi için davalı tarafa █████/2019 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen ve davalının bu başvurudan haberdar olmasına rağmen █████/2019 tarihinde müvekkilinin kasko şirketi tarafından müvekkiline yapılan ödemenin rücusu istemi yapılan müracaata istinaden garame usulü gözetilmeksizin ödeme yapıldığını, KTK 96 maddesine göre poliçe limitini aşan zarar yönünden garame hesabına göre ödeme yapılması gerekirken buna aykırı hareket edildiğini ve davalının cevap dilekçesinin süresinden sonra olması nedeniyle dikkate alınmaması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık davalı ... şirketinin poliçe limitini aşan zarar bakımından davacının kasko şirketine rücuya esas yaptığı ödemede KTK 96 maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir.
KTK'nın 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.
Somut olayda davacı, kazadan sonra hasar bedeli ile ilgili kendi kaskosuna müracaat etmiş ve kasko tarafından davacıya hasar ödemesi yapılmıştır. Davacının hasar ödemesinden sonra kaza nedeniyle aracında meydana gelen değer kaybı ile ilgili kazada kusuru bulunan karşı aracın trafik sigortacısı olan davalıya müracaat etmiştir. Aynı zamanda davacıya ödeme yapan kasko şirketi de ödediği hasar bedeli ile ilgili rücu istemi ile davalı ... şirketine müracaat etmiştir. Davalı tarafından kasko şirketine hasar ödemesi yapılmış sonra bunun dışında kalan poliçe limiti kadar davacıya başvurusuna istinaden değer kaybı ile ilgili kısmi ödemede bulunmuş ve poliçe limitini tüketmiştir. Her ne kadar davacının davalı ... şirketine █████/2019 tarihli müracaatına ilişkin tebliğ belgesi dosya içerisinde bulunmamakta ise de, davalının tahkim dosyasındaki beyanı ile sabit olduğu üzere davacı, tahkime müracaat tarihi olan █████/2019 tarihinden evvel davalı ... şirketine müracaatta bulunmuş ve davalı ... tarafından davacının kasko şirketine █████/2019 tarihinde ödeme yapmıştır. Davacı vekili, bakiye değer kaybı alacağı ile ilgili davalı ... şirketine yaptıkları müracaat tarihinden sonra kasko şirketine ödeme yapılırken kendileri tarafından yapılan müracaattan haberdar olmaları nedeniyle KTK 96 maddesine göre garame hesabı yapılarak ödeme yapılması gerekirken kasko şirketinin tüm ödeme talebinin karşılanması ile kalan bakiye poliçe limiti doğrultusunda kendilerine eksik ödemede bulunduklarını beyanla bakiye zarar miktarından poliçe limitini aşmasına rağmen sigorta şirketinin sorumlu olduğunu savunmuştur.
Yukarıdaki açıklamalar uyarınca sigorta şirketi tarafından KTK 96 maddesi uyarınca garamaten ödeme yapılması için zarar görenlerin birden fazla olması ve zarar miktarının poliçe limitini aşması gerekmekte olup somut olayda kasko tarafından yapılan ödemenin de davacının aracına ilişkin hasar ödemesi olduğu bu yönüyle zarar gören bir tane olup yapılan ödemenin aynı zararın devamı niteliğinde olduğu ve KTK 96 maddesinin uygulanması söz konusu olmadığından davalı ... tarafından kasko şirketinin müracaatına istinaden davacının aracına ilişkin hasar ödemesi yapıldıktan sonra bakiye miktar yönünden davacıya kısmi değer kaybı ödemesi yapılmasında ve bu şekilde poliçe limitinin tüketilmesinde aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla poliçe limitini aşan miktardan davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih ve .../...-.../.... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken 269,85.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 189,15.-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tebliğ işlemlerinin dairemizce yapılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!