Anahtar kelimeler: İiddialar Ytarihi Zayii Çekten İcrai Esaskarar Keşideci İstirdat Yapmaya Firma

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:.....
KATİP
: .....
DAVACI
:.....
VEKİLİ
: Av. .....
DAVALI
:.....
VEKİLİ
: Av. .....
DAVA
: İstirdat
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR Y.TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan istirdat davanın yapılan açık yargılaması sonucundu aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ..... Şubesi’nin ... seri numaralı, 30.11.2023 keşide tarihli, keşide yeri ..... olan 85.000,00 TL bedelli çekin zayii nedeniyle iptali ile ... A.Ş. nezdindeki işbu çekten kaynaklı keşideci aleyhine ..... E. Sayılı dosya ile icrai takip başlatıldığını, çek bedelinin keşideci firma tarafından ödendiğini bu nedenlerle; keşideci tarafından icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 123.940,22 TL’nin istirdadı yönünde haklı davalarının kabulüne, davalı ... Firmasından alınarak müvekkiline ödeme gününden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ödenmesine, ..... Kanununa ve Kıymetli Evrak İptali İlanına rağmen aykırı olarak yapılan tahsil işleminin kötü niyetli ve bilebilecek durumda olunmasından sebep, kambiyo senedinin iktisabı ve tahsilinden dolayı % 40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemeye açıldığını, Çek üzerinde isim ve imzası bulunmayan davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, bu sebeple davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, bununla birlikte icra takibine konu borcun, borçlu ... tarafından ödendiğini. İstirdat davasını açma hakkı, dava konusu borcu ihtirazi kayıtla ödeyen icra takip borçlusuna ait olduğunu, davacının icra takibinde taraf sıfatına sahip olmadığını. Ayrıca borçlu ... tarafından dosya borcu ödenirken herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadığını, dolayısıyla takip konusu borcun istirdatının mümkün olmadığını, davacının çekin elinden rızası dışında ve kusuru olmaksızın çıktığını kanıtlaması halinde zararlarının tazmini için yine müvekkiline başvurma imkanı bulunmadığını. Bu halde davacının çeki rızası dışında elinden alan kişi ya da kişilere başvurması gerektiğini. Bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ..... Mahkemesine gönderilmesine, Mahkeme aksi kanaatteyse davanın aktif husumet yokluğundan kaynaklı olarak reddine, Mahkeme bu hususta da aksi kanaatteyse davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Mahkeme bu hususta da aksi kanaatteyse hukuka aykırı olarak ikame edilen işbu esastan davanın reddine ve davacı aleyhinde alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.
2...... Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; alacaklı ... Şirketi, borçluların; 1- ... Şirketi,
2- ..... Şirketi,
3- Formula Enerji Dağıtım Anonim Şirketi,
4- ... Şirketi, olduğu, ferileriyle birlikte toplam alacağın 101.364,72 TL olduğu, takip dayanağının
█████/2023 günlü ... Seri Nolu çeki 85.000,00 TL alacağa ilişkin olduğunu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ olduğu görülmüştür.
3...... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacının ..., dava konusunun çek iptaline ilişkin hasımsız dava olduğu, yapılan yargılama sonucunda █████/2023 tarih ve .....sayılı kararı ile, " Davanın KABULÜ ile .....i Şubesine ait keşidecisi ... Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Olan ... seri nolu, █████/2023 tarihli, 85.000,00 TL bedelli çekin zayi nedeniyle iptaline, kararı verildiği, verilen kararın █████/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
4.02.08.2023 tarihli faktoring sözleşmesi.
5. 27.07.2023 tarihli 86.101,50 TL bedelli fatura örneği.
IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
Dava, istirdat istemine ilişkindir.
Dosya ..... sayılı yetkisizlik kararı ile mahkememize esasına kaydı yapılmıştır.
Davacı yan eldeki dava ile; ..... Şubesi’nin ... seri numaralı, 30.11.2023 keşide tarihli, keşide yeri ..... olan 85.000,00 TL bedelli çekin zayii nedeniyle iptali ile ... A.Ş. nezdindeki işbu çekten kaynaklı keşideci aleyhine ..... E. Sayılı dosya ile icrai takip başlatıldığını, çek bedelinin keşideci firma tarafından borçlu olmadığı halde ödeme zorunda kaldığı 123.940,22 TL'nin istirdatını istemiştir.
Davalı yan, çek üzerinde ismi ve imzası bulunmayan davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle öncelikle husumet nedeniyle reddi gerektiğini, esasa yönünden ise davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile; "Bilirkişiye harcayacağı emek ve mesaisine karşılık 8.000,00-TL ücet takdirine, bakiye gider avansını yatırması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağının ve mevcut delillere göre karar verileceğinin ihtarına, " karar verildiği ancak verilen kesin süre içeresinde 8.000,00-TL bilirkişi delil avansının yatırılmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK 90. maddesinde belirtildiği üzere, süreler kanunda belirtilir veya hakim tarafından tayin edilir. Kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltılıp çoğaltılamaz. Buna karşın, HMK'nın 94/2. maddesine göre hakimin belirlediği süreler kural olarak kesin değildir. Dolayısıyla hakim tarafından tayin edilen süre henüz dolmadan azaltıp çoğaltılabileceği gibi süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine hakim yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir.
Hakim tayin ettiği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Ancak bu durumda, kesin süreye ilişkin ara kararının açık ve eksiksiz yazılması gerektiği gibi yapılacak işlerin de tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekir. Zira kesin süre, yargılamanın uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere getirilmiş olup, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Kesin sürenin amacına uygun olarak kullanılması ve yeterli uzunlukta olması ile birlikte tarafların yargılamadaki tutumları ile süreye konu işlemin özelliğinin de göz önünde bulundurulması gerekir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde delil avansının yatırılmaması halinde o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin mevcut delil durumuna göre değerlendirme yaparak bir karar vermesi gereklidir. Delil avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde davanın usulden değil, esastan reddi gerekir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; ..... Şubesi’nin ... seri numaralı, 30.11.2023 keşide tarihli, keşide yeri ..... olan 85.000,00 TL bedelli çekin zayii nedeniyle iptali ile ... A.Ş. nezdindeki işbu çekten kaynaklı keşideci aleyhine ..... E. Sayılı dosya ile icrai takip başlatıldığını, çek bedelinin keşideci firma tarafından borçlu olmadığı halde ödeme zorunda kaldığı 123.940,22 TL'nin istirdatına karar verilmesi talep edilmiş olup, davacı yan bu iddialarını ispat yükü altında olup, iddialarının değerlendirilmesi ancak bilirkişi incelemesi ile mümkündür. Mahkemece davacının iddialarının değerlendirilmesine yönelik dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasına yönelik ihtar içeren ara karar tesis edilerek davacı vekiline ihtar edilmesine rağmen, davacı vekili verilen kesin süre içinde ara karar gereklerini yerine getirmeyerek bilirkişi avans yatırmadığı, dosyadaki mevcut delillere göre, davacı tarafın talepleri yönünden değerlendirme yapılması mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca ..... Esas sayılı dosyası ile ..... Şubesi’nin ... seri numaralı, 30.11.2023 keşide tarihli, keşide yeri ..... olan 85.000,00 TL bedelli çek nedeniyle faiz ve ferileri ile birlikte toplam 101.364,72 TL alacak talep edildiği, takip borçlusu dava dışı keşidecesi .... Şirketi tarafından █████/2024 tarihli tahsilat makbuzu ile 124.580,91 TL
ödeme yapıldığı ve dosya borcunun kapatıldığı,
Davanın niteliğine göre; 3.kişi tarafından, yani davacılar tarafından icra dosyasına yapılan ödemeden dolayı istirdat ve menfi tespit davasının icra takibinin borçlusu tarafından açılması gerekir. Bu tür davada, davacı sıfatı takip borçlusuna aittir. Takip konusu borç, 3.kişi tarafından, yani davacı tarafından ödenmiş olsa bile davacı sıfatı asıl borçluya ait olup borçtan kurtulan takip borçlusudur.
Borcu ödemiş olan 3.kişi, yani davacı, takip alacaklısına karşı istirdat davası açamaz. Ancak icra takibine yapmış olduğu ödemeye ilişkin icra takibinde yer alan borçlulara alacak davası açmak hakkı bulunabilecektir.
İstirdat davasını sadece takip borçlusunun açabileceği, üçüncü şahıslar tarafından açılamayacağı, ayrıca alacaklının alacağını tahsil etmesinden dolayı sebepsiz zenginleşmediği, başka bir anlatımla istirdat davası yönünden davacının aktif husumet, sebepsiz zenginleşme davası yönünden pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, açıklanan sebeplerle davacının takip borçlusuna ait borcun ödenmesinden dolayı menfi tespit ve istirdat davası açamayacağından, davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
V-HÜKÜM
1-Davanın reddine,
Karar ve İlam Harcı
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00-TL harcın, peşin alınan 2.116,59-TL harçtan mahsubu ile arta kalan 1.384,59 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
Vekalet Ücreti
5. Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ..... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. . █████/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!