Anahtar kelimeler: Nakde Ediş Mektuplarının Yaz İrat Paraya Uğranılan Çevrilen Ara Ödenmeyen

ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N ABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████İSTEM TARİHİ
: █████/2026ARA KARAR TARİHİ
: █████/2026DAVA
: Eser sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti, irat kaydedilenkesin teminat mektuplarının aynen iadesi/ kesin teminatmektuplarının nakde çevrilmesi durumunda paraya çevrilenbedelin iadesi, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılanzararın ve ödenmeyen hak ediş bedeli alacağının tahsiliİSTEM
: İhtiyati HacizKARAR TARİHİ
: 12.05.2026KARARIN YAZ. TARİHİ
: 12.05.2026İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından verilen 26.02.2026 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.İSTEM
:Davacı vekili tarafından verilen █████/2026 tarihli ihtiyati haciz talepli dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında █████/2023 tarihinde ihalesi gerçekleştirilen ███████████ İhale Kayıt Numaralı,..., ... İlçelerinde Asfalt Kaplama Yapılması İşi ihalesine istekli olarak katıltığını, kesinleşen ihale kararı sonrası bahse konu yapım işinin müvekkili şirkete ihale edildiğini, müvekkili ile davalı arasında █████/2023 tarihinde... İlçelerinde Asfalt Kaplama Yapılması İşini konu alan eser sözleşmesini imzaladıklarını, bu bağlamda ihale konusu işin süresinin yer teslim tarihinden itibaren 240 gün olarak taraflarca kararlaştırıldığını ve sözleşme ile kesinleştiğini, müvekkilinin iş programına süresinde başladığını ancak davalının gerekli iş emirlerini zamanında düzenlenmeyerek sözleşme kapsamındaki her bir ilçeye konu sokak ve mahalle kapsamında işin gecikmesine neden olduğunu, davalının iş emirlerini süresinde vermediği gibi hak ediş ödemelerini de süresinde yapmayarak işin gecikmesine sebebiyet verdiğini, davalı iş sahibi idare tarafından bu sözleşme ile yüklenen yükümlülüklerin hiçbir şekilde yerine getirilmediğini, daha önce de belirtildiği üzere davalının müvekkili şirketin hukuki yollarla hakkını araması, fiili ve ihtiyati haciz prosedürüne başvurması, kendi yapmadığı işlerin sorumluluğunu müvekkili şirkete yüklemesi ve tüm bunlara ek olarak davalı aleyhine yürütülen soruşturma süreci sebebi ile müvekkili şirketin teminat mektuplarının irat kaydedildiğini ve hakkında ihaleden yasaklılık kararı verildiğini, ödeme protokolünden kaynaklı borcun ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı dosyası ile ödeme emri düzenlenerek borçluya █████/2025 tarihinde tebliğ edildiğini, bu ödeme emrine davalı tarafından itiraz edildiğini ve müvekkili tarafından İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasının açıldığını, yapılan yargılama sonucunda İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 hfusols ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı gerekçeli kararı ile davanın kabul edildiğini ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedildiğini, müvekkilinin alacağının icra dosyaları ile █████/2025 tarihinde tahsil edildiğini, toplam tutarı 10.577.362,26 TL olan teminat mektuplarının (5.900.000-TL tutarlı,139-B2 -80 sayılı, █████/2026 vadeli...Bankası Teminat Mektubu; 750.000-TL tutarlı, 163-B2 -1 sayılı, █████/2026 vadeli....Bankası Teminat Mektubu; 1.447.362,26-TL tutarlı, 163-C2-6 sayılı,█████/2026 vadeli .... Bankası Teminat Mektubu; 1.580.000-TL tutarlı, 24-C2-91 sayılı, █████/2026 vadeli ....Bankası Teminat Mektubu; 900.000-TL tutarlı, 24-B2-249 sayılı, █████/2026 vadeli ... . Bankası Teminat Mektubu) davalı yanca haksız olarak irat kaydedildiğini, her ne kadar bu davada ihtiyati tedbir istekleri reddedilmiş ise de teminat mektuplarının irat kaydedildiğini, dolayısıyla gayri nakdi bir alacak olmaktan çıktığını ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin kesin kararıyla da netleştiği üzere sözleşmenin feshinin açıkça hukuka aykırı olduğunu ve feshin yaptırımları olan teminatın gelir kaydedilmesi ve yasaklama işleminin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğini, İİK'nın 257. Maddesinde aranan şartların somut uyuşmazlıkta gerçekleştiğini, ihtiyati haciz için aranan koşulların bulunduğunu ve davalının iflas etme ihtimalinin bulunduğunu, hakkında yürütülen soruşturmalar ve borca batık olması halleri göz önünde bulundurulduğunda davalının 10.577.362,26 TL tutarında, irat kaydettiği teminat mektuplarının bedelini karşılayabilecek derecede taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, banka hesapları üzerine öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaatte olunması halinde teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasından verilen 26.02.2026 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Taraflarca imzalanan █████/2023 tarihli sözleşmenin 10. maddesi ve Kamu İhale Kanunu’nun 34. maddesi gereğince İdarece alınan teminatlar haczedilemesi ve üzerine ihtiyati tedbir konulması olanaklı olmadığından, taraflar bu konuda anlaşmaya varmış olduklarından; feshin haklı olup olmadığı hususu yapılacak yargılama ile belirlenebileceğinden, bu aşamada İİK'nın 257. maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun sağlandığından söz edilemeyeceğinden, yerinde görülmeyen ihtiyati haciz isteğinin reddine'' dair ara karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili tarafından verilen 23.03.2026 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;- Müvekkili şirket ....A.Ş... - ..... ...A.Ş uhdesinde 11.05.2023 tarihinde ihalesi gerçekleştirilen ███████████ İhale Kayıt Numaralı, ..., ... İlçelerinde Asfalt Kaplama Yapılması İşi ihalesine istekli olarak katıldığını, kesinleşen ihale kararı sonrası bahse konu yapım işinin müvekkili şirkete ihale edildiğini, müvekkili....A.Ş ile iş sahibi olan .... ....A.Ş arasında 15.06.2023 tarihinde, ...., .... İlçelerinde Asfalt Kaplama Yapılması İşini konu alan eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşme imzalandıktan sonra müvekkilinin iş programına göre işe süresinde başladığını, ancak davalının gerekli iş emirleri zamanında düzenlenmeyerek sözleşme kapsamındaki her bir ilçeye konu sokak ve mahalle kapsamında işin gecikmesine neden olduğunu, davalı iş sahibinin iş emirlerini süresinde vermediği gibi hak ediş ödemelerini de süresinde yapmayarak işin gecikmesine kendisi sebebiyet verdiğini, nitekim; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin İşe Başlama ve Bitirme Başlıklı 9'uncu maddesinde işin süresi açıkça belirlendiğini, bu bağlamda ihale konusu işin süresi yer teslim tarihinden itibaren 240 gün olarak taraflarca kararlaştırıldığını ve sözleşme ile kesinleştiğini, ilaveten taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin Ödeme Yeri ve Şartları Başlıklı 11'inci maddesinde de ise; ödeme şartlarının hükümleri, süreleri açıkça belirtildiğini ve sözleşme ile kesinlik kazandığını, davalı iş sahibi tarafından bu sözleşme ile yüklenen yükümlülüklerin hiçbir şekilde yerine getirilmediğini,-Dilekçelerinde kronolojik sıralamasıyla belirttikleri işlemler ve olaylar sonrasında da istinaf mahkemesince de takdir edileceği üzere, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiğini, müvekkilinin mağdur durumda olduğunu,-03.01.2025 tarihinde, davalı yana yazdıkları yazı ile işin süresinin sona ermesi ve davalı yanca süre uzatımı yapılmamış olmasından dolayı yapılmış olan işlerin geçici kabulünün yapılması ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi ve 4735 Sayılı Mevzuat ile taraflar arasındaki sözleşme gereği teminat mektupların iadesinin taraflarınca talep edildiğini, 17.02.2025 tarihinde davalı idarece 03.01.2025 tarihli yazımıza cevaben, ASF/94 kayıt numaralı yazısında; usulüne uygun süre uzatımı yapılmadığının davalılarca fark edildiğini, üzerinde düzenlenme tarihi, imza ve onay tarihi olmadan, geçmişe dönük düzenlenmiş ancak tebliğ edilmemiş algısı oluşturacak şeklinde, aslında yazının içeriğinin esas itibariyle süre uzatımı olmaması, eksik imalatların tamamlanması bahsi arasında, sadece bir satırda işin süresinin 30.06.2025 tarihine kadar uzatıldığından bahsedilerek işin süresinin uzatıldığı ancak taraflarınca işin süresinde tamamlanmadığı algısı oluşturulmaya çalışıldığını, 24.03.2025 tarihinde kendilerine tebliğ olunan 7483 yevmiye numaralı Bornova 4. Noterliği'nin ihtarında ise 30.12.2024 tarihli Genel Müdürlük Makamının oluru ile işin süresinin 30.06.2025 tarihine kadar uzatıldığının belirtildiğini, ancak dikkat edilmesi gereken hususun süre uzatımına ilişkin olarak kendilerine tebliğ edilmiş herhangi bir genel müdürlük oluru bulunmadığı gibi, Yapım İşleri Genel Şartnamesi, 4735 Sayılı Kamu İhale Mevzuatı gereği süre uzatımının gerekçesi, süre uzatımı sonrası ödenek dilimi aktarımı ve buna bağlı olarak da iş programı talebine ilişkin ortada herhangi bir belge bulunmadığını, davalı yanca süresinde yapılmamış işlemin geçmişe dönük, geçmiş tarihli belge düzenlenerek mevzuata uygun hale getirilmeye çalışılsa da kendilerine geçmiş tarihte tebliğ edilmediği için ve gerekçeli süre uzatımı olur belgesinin defalarca talep edilmesine rağmen taraflarına edilmediği için davalı yanlarca tasarlandığı gibi sonuca ulaşılamadığını, süre uzatım yazısı olduğu iddia edilen yazıda tarihin bulunmadığını, sonradan düzenlendiğinin açık ve sabit olduğunu, süre uzatım yazısı oluşturulmadan önce süre uzatım oluru alınması, ödenek dilimlerinin aktarımının yapılması ve süre uzatımının gerekçesinin belirtilmesinin gerektiğini, davalıların bu belgeleri oluşturamadığından tarihsiz bir şekilde geçmişe dönük süre uzatımı belgesi oluşturulmuş gibi geriye dönük resmi belge düzenlediğini, 02.04.2025 tarihli 8048 yevmiye numaralı Ankara 57.Noterliği aracılığı ile davalı ...'a tebliğ olunan 7483 yevmiye numaralı ihtarnamelerine cevap ve karşı ihtar olarak düzenlendikleri ihtarnamede özetle; ödemelerin zamanında, sözleşmeye uygun şekilde yapılmamasından, işin süresinin sürekli davalı yandan kaynaklanan sebeplerle sözleşmede belirtilen sürenin 3 katı kadar uzatıldığından, ayrıca geçmişe dönük belge düzenleyerek sadece işin süresinin uzatıldığından bahisle, işin süresinin uzatılma gerekçesi, uzatılması gerekçesine bağlı olarak kalan sözleşme bedelinin ödeneğinin aktarımı bildirilmeden ve genel müdürlük oluru alınıp tarafımıza tebliğ edilmeden yapılan süre uzatımının geçersiz olduğu, ayrıca bu hususlar tamamlandıktan sonra tarafımızdan iş programı talep edilmesi gerektiği, aksi durumun sözleşmenin tek taraflı olarak değiştirildiği hususuna açıklık kazandıracağı ve dahi geçmişe dönük evrak, belge düzenlemenin kamu kurumu niteliğinde bulunan davalı kurum yöneticileri tarafından Türk Ceza Kanunu ilgili hükümleri dahilinde resmi belgede nitelikli sahtecilik, kamu görevlisinin görevi kötüye kullanması gibi suçları ihtiva edeceğinin taraflarınca ihtar edildiğini, davalı ....tarafından 20.05.2025 tarihinde, Bornova 4.Noterliği aracılığı ile taraflarına tebliğ olunan 12075 yevmiye numaralı ihtarnamede ise; asılsız iddialara yer verilerek, bugüne kadar işin süresinin yaklaşık 3 katı süre ile uzatılmasının sebebinin müvekkili şirketmiş gibi bir anlayış oluşturma çabasıyla geçmiş tarihli düzenlenen ve usulüne uygun yapılmayan süre uzatımının geçerli olduğu iddiası ile müvekkili şirketin sözde sözleşmedeki edimlerini süresinde yerine getirmediğinden bahisle sözleşmenin feshedileceği ve müvekkili şirketin teminatlarının gelir kaydedileceği tehdidi ile müvekkili şirketi, usule ve mevzuatta aykırı şekilde Kamu İhale Kanunu kamsamında Yükleniciliğini üstlendiğimiz işi kendi bulacakları başka bir müteahhite yükleniciye sözleşmeyi devretmelerini talep ettikleri ve hatta bunun için yüklenici arayışına girdiklerini, biriyle görüştüklerini işi, sözleşmeyi devir alacak kişi ile görüşmeleri netleştiğinde firma ismini kendilerine bildireceklerini sözlü olarak bildirdiklerini, özetle müvekkili şirketi görevi kötüye kullanarak, teminat mektuplarını gelir kaydetme sözleşmeyi feshedip kamu ihalelerinden yasaklı hale getirme ve dahi alacaklarını ödemeyerek güç duruma düşürme tehdidiyle, yükleniminde olan bir işi bulacakları başka birine devretmeye zorladıklarını, ancak ... ve .... Büyükşehir Belediyesi'ne ve yetkililerine başlatılan ve 01.07.2025 tarihinde basına da yansıyan soruşturmalar sonrası muhtemel devir alacak olan, görüştükleri kişi veya şirket devir almaktan vazgeçtiğini ve geriye dönük evrak düzenleyerek müvekkilinin teminatın gelir kaydedilmesi tehdidi ortamını oluşturduklarından artık işlemi de geriye çekemeyerek müvekkilinin mahvına sebep olacak şekilde teminat mektubunu gelir kaydetme ve müvekkili şirketi kamu ihalelerinden yasaklama yoluna gittiklerini,-Müvekkil tarafından 26.05.2025 tarihinde, Ankara 57.Noterliği aracılığı ile davalı yana gönderilen 12086 yevmiye numaralı ihtarda ise özetle; sözleşmenin ödemelerin yapılmamasından dolayı çekilmez bir hal aldığı, halen dahi İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ D.İş Esas ████████ D.İş Karar sayılı dosyası dahilin de alacaklarımızın ödenmemesinden kaynaklı ihtiyati haciz kararı bulunduğu ve bu karar doğrultusunda İzmir 12. İcra Dairesi █████████ E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığı, sözleşmenin davalı yandan kaynaklı sebeplerle sözleşmede belirtilen sürenin 13.02.2024 tarihinden 30.06.2025 tarihine kadar usulsüz bir şekilde uzatıldığı, bu hususun sözleşmede tek taraflı değişiklik olduğu ve sözleşmede tek taraflı değişiklik yapılamayacağı, işin süresinin kendilerinden kaynaklı olmayan sebeplerle uzatılmasından dolayı zararlarının oluştuğu, usulüne uygun yapılmayan süre uzatımının geçersiz olduğu, geçmişe dönük belge düzenlemenin suç oluşturacağını, buna rağmen teminatlarının gelir kaydedilmesi halinde görevi kötüye kullanma suçunun oluşacağı, sözleşmenin çekilmez hal alması, taraflarınca tahammül eşiğini aşmış olması, ödemelerin yapılmamasından dolayı halen derdest kesinleşmiş icra takipleri, ihtiyati hacizler varken işin yapımının yürütülmesinin istenmesi ve bunun da teminat mektubu tehdidiyle, müvekkili şirketin kamu ihalelerinden yasaklanması yönünde işlem tesis edileceği tehdidiyle yapılmasının açıkça hukuka aykırılık teşkil edeceğinin defaatle ihtar edildiğini,-04.06.2025 tarihinde ise davalı idare tarafından İzmir 5.Noterliği aracılığı ile kendilerine gönderilen 06208 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile usulüne uygun süre uzatımı yapıldığı ve işin 30.06.2025 tarihinde tamamlanmamasından dolayı sözleşmenin feshi ve teminatların haksız şekilde gelir kaydedileceği ihtarının yapıldığını, iş bu ihtarname ile davalı idare ile aralarındaki sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, ivedilikle İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın bozulmasının gerektiğini, keza yaklaşık ispatın kesin nitelikteki mahkeme kararları ile de sağlandığını,-Her ne kadar ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 34 maddesine atıfta bulunmuşsa da, Kanun Koyucunun bu maddeyi yasalaştırırken ortaya koyduğu gerekçenin de irdelenmesinin gerektiğini, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine gerekçe gösterilen 4734 sayılı Kanunun 34’üncü maddesinin gerekçesinde, teminat mektuplarının taahhüdün ihale dökümanında yer alan hükümlere uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak üzere alındığı, bu konuda sorun yaşandığı takdirde teminatların gelir kaydedilebilmesi için haczedilemeyeceği ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağının belirtildiğini,-Dava konusu uyuşmazlıkta, sözleşme konusu iş konusunda müvekkili şirket üzerine düşen edimleri eksiksiz olarak tamamlamış olduğu konusunda tereddütün söz konusu olmadığını, bu halde taahhüdün yerine getirilmesinde müvekkili şirket açısından herhangi bir sorun yaşanmadığına göre, teminatın gelir kaydedilmesi mümkün değil iken hukuka aykırı şekilde gelir kaydedildiğini, dolayısıyla ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine gerekçe gösterilen 4734 sayılı Kanunun 34 maddesinin, somut olayda geçerli olamayacağının açıkça ortada olduğunu, kesin teminat mektuplarının iade şartlarının 4735 sayılı Kanunun 13’üncü maddesinde açıkça düzenlendiğini, buna göre teminat mektuplarının yüklenicilere iade edilebilmesi için iki şartın söz konusu olduğunu, bunların taahhüdün ihale doküman hükümlerine göre uygun olarak yerine getirilmesi ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmesi olduğunu,-Huzurdaki dava devam ederken, davalı idarenin kötüniyetli bir şekilde müvekkilinin alacaklı olmasına rağmen, müvekkilini borçlu çıkarmak suretiyle teminat mektubunu irat kaydettiğini, yukarıda da izah edildiği üzere, “taahhüdün yerine getirilmesi için” davalı idareye verilmiş olan teminat mektubunun, davalı idare tarafından dürüstlük ve güvenilirlik ilkelerine aykırı olarak, müvekkilince taahhüt yerine getirildiği halde, dava dilekçe ve ek dilekçelerinde belirttikleri üzere mevzuata aykırı bir şekilde kendileri tarafından tek taraflı olarak düzenledikleri süre uzatım yazısına dayanılarak gelir kaydedildiğini, davalı idarece irat olarak kaydedilen teminat mektupları tutarında (10.577.362,26 TL) ihtiyati haciz kararına yönelik taleplerinin reddedilmesi ve bunun için de Kamu İhale Kanununun 34’üncü maddesine atıfta bulunulmasının kabulünün hukuki olmadığını, zira, müvekkili şirketin talebinin Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen “Hakkın kötüye kullanılmasını kanun himaye etmez” kuralına da dayanabileceğini,-4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun amacı ve kapsamı, geçerli olduğu hususlar ve hükümler sadece ihale süreci içerisindeki iş ve işlemler için olduğunu, özetle ihale konusu işin sözleşmesinin imzalanması ile birlikte 4734 sayılı kamu ihale kanunu hükümlerinin artık uygulanmayacağı, sözleşme imzalandıktan sonra kanunun kapsamının sonra ereceği 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 1. ve 2. Maddesi ile sabit olduğunu, Kamu İhale Sözleşmesi imzalandıktan sonra sözleşme ile ilgili özel kanun olan 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu (Özel Kanun) düzenlendiğinden sözleşme imzalandıktan sonraki işleyiş esas ve usullerde 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun geçerli olacağının kanun hükümlerinden de açıkça anlaşıldığını,-4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 34. madde hükmünde bahsi geçen teminatların ihale süreci içerisinde (sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemler) alınan teminatlar olduğunu, bu teminatların da 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununda geçici teminat mektubu olarak geçtiğini, kanun koyucunun amacının yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, ihale süreci içerisinde, sözleşme imzalanana kadar geçen süreç içerisinde, ihaleye teklif sunan isteklilerin ihale teklif dosyası kapsamında sundukları geçici teminat mektuplarının, teklifleri geçerli olan süreye kadar korunması, üçüncü kişilerin bu teminatları haczedememesi veya istekli tarafından tedbir konularak ihale süreci içerisindeki hukuka aykırı iş ve işlemlerden dolayı teminat mektubunun gelir kaydedilmesini önlemeye çalışılmasının engellenmesi konusunda olduğunu, özetle kanun koyucunun ihale süreci içerisinde 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'nun geçerliliğinin olduğu süreçte İdarelerin teminat olarak istedikleri değerleri ihale süreci içerisinde korumayı amaçladığını, bu hususlarla birlikte sözleşme imzası sonrası geçerli olan ve kapsamına giren 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri kanunu da ayrıca incelendiğinde kanunun hiçbir yerinde teminatların haczedilemeyeceği, tedbir, ihtiyati haciz konulamayacağına ilişkin hüküm bulunmamakla birlikte, sözleşme kapsamında sunulan teminat mektuplarının gelir kaydedilme sebeplerinin neler olduğu kanunda yer aldığı üzere görüleceğini,-İşbu dilekçede de kronolojik olarak izah ettikleri üzere müvekkili şirketi hiçbir hak ediş ödemesi yapılmadığı halde devamlı olarak teminat mektuplarının irat kaydedilmesi ve hakkında ihalelerden yasaklılık kararı verilmesi tehdidi ile işin devamına zorlayan, karşılıksız çek düzenleyen, ödeme protokolü imzalattıran, zamanında yer teslimi yapmayan, tek taraflı süre uzatımları yapan, geçmişe dönük evrak düzenleyen ana yüklenici..... A.Ş'nin, müvekkili şirketin hukuki yollarla hakkını araması, fiili ve ihtiyati haciz prosedürüne başvurması, kendi yapmadığı işlerin sorumluluğunu müvekkili şirkete yüklemek ve tüm bunlara ek olarak... aleyhine yürütülen soruşturma süreci sebebi ile müvekkili şirketin teminat mektuplarını irat kaydettiğini ve hakkında ihaleden yasaklılık kararı verdiğini, işbu ihaleden yasaklılık kararının iptaline yönelik olarak açtıkları davada Ankara 19. İdare Mahkemesi E:█████████E. Sayılı dosyası Yürütmeyi Durdurma talepli açıldığını ve fakat Ankara 19. İdare Mahkemesi'nce verilen, █████/2026 tarih ve E:█████████ Karar ile Yürütmeyi Durdurma taleplerinin reddedildiğini, akabinde işbu Yürütmeyi Durdurma talebinin reddi kararına yönelik olarak taraflarınca itiraz edildiğini ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi ███████ yd itiraz no'lu kararı ile Ankara 19. İdare Mahkemesi'nin 14.01.2026 tarihli yürütmenin durdurulması talebinin reddi kararını kaldırdığını ve dilekçelerinde yer verdikleri gerekçe ile yürütmenin durdurulmasına 11.02.2026 tarihinde kesin olarak karar verdiğini, dilekçelerinde yer verilen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin karar gerekçesi incelendiğinde (gerekli görülmesi halinde celbini ayrıca talep ettiklerini) ödemelerin zamanında, sözleşmeye uygun şekilde yapılmaması, işin süresinin sürekli davalı yandan kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olarak uzatıldığı gerçeğinin bir kez daha ortaya çıktığını, dolayısıyla ihtiyati haciz taleplerinin reddine gerekçe gösterilen yaklaşık ispatın sağlanmış olduğunun şüphesiz ve idare mahkemesi kararıyla sabit olduğunu, keza bu karara ek olarak; Davalı/borçlunun ödeme protokolünden kaynaklı borcu ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için İzmir 12. İcra Müdürlüğü █████████ Esas sayılı dosyası ile ödeme emri düzenlenerek borçluya 02.06.2025 tarihinde tebliğ edildiğini ve fakat işbu ödeme emrine, davalı borçlu tarafından haksız şekilde, hiçbir gerekçe gösterilmeden 04.06.2025 tarihinde itiraz edildiğini, taraflarınca İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyası ile icra inkar tazminatı talepli itirazın iptali davası açıldığını, yapılan tahkikat neticesinde İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. █████████K. Sayılı dosyasında 04.11.2025 tarihli gerekçeli karar ile mahkemece bir kez daha davanın kabul edildiğini ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedildiğini, taraflarınca işbu kararın İzmir 12. İcra Müdürlüğü █████████ E. dosyasına sunulduğunu ve sair alacak kalemleri için tekraren İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Değişik İş Esas sayılı dosyasından █████/2025 tarihinde alınan ihtiyati haciz kararının İzmir 5. İcra Dairesi ██████████ E. Sayılı dosyası ile icraya konulması ile müvekkili alacağını her iki dosyada da 16.12.2025 tarihinde tahsil edebildiğini,-Görüldüğü üzere müvekkilinin teminat mektuplarının irat kaydedilmesi işleminin ve ihaleden yasaklılık kararın ne kadar haksız olduğunun gerek İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasının gerekçeli kararında gerek Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin ███████ Yd. itiraz no'lu dosyası gerekçeli kararında ortaya konduğunu, müvekkili hakkında verilen teminat mektuplarının irat kaydedilmesi ve yasaklılık kararının tek amacı gerek iş sahibi idare gerek ise ana yüklenici... tarafından sözleşme ile yüklenen yükümlülükler yerine getirilmediğinden adeta bu durumun üstünü örtmek, müvekkilinin kendine yapılan haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı da hukuki yollara başvurduğu için de müvekkilini cezalandırmak ve aleyhine yürütülen soruşturmalara ek olarak iyice zor duruma düşmemek olduğunu, keza ülke gündeminde de oldukça uzun süre yer aldığı üzere müvekkili hakkında tesis edilen işlemlerin başlangıcı .... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın başlangıcına tekabül ettiğini, ekonomik olarak oldukça güç duruma düşmüş olan ....un, haksız yere sözleşmeyi feshederek ve müvekkilinin teminat mektuplarının irat kaydedilmesi yoluna giderek kamu yararına, eşitlik ilkesine ve hukuka aykırı işlem tesis ettiğini, kendine menfaat sağlamak istediğini, adeta sebepsiz zenginleştiğini,-Yukarıda detaylıca izahı yapıldığı üzere, müvekkili şirkete işin gecikmesinde hatası bulunmamasına rağmen,.... tarafından müvekkili firmayı zor durumda bırakma amacıyla hareket edildiği, kendinden kaynaklı (ödenek yetersizliği, sözleşme şartlarının tek taraflı değiştirilmesi, geçmişe dönük belge düzenlenmesi, iş emirlerinin verilmemesi gibi) nedenlerle sözleşme konusu işin yürütülememesini müvekkili şirkete isnat ettiğinin aşikar olup, kanuna aykırı olarak sözleşmenin feshi, teminatların irat kaydedilmesi ve müvekkilin bir yıl süre ile ihalelerden yasaklılığı kararı verildiğini, dolayısıyla toplam tutarı 10.577.362,26 TL olan teminat mektuplarının davalı yanca haksız olarak irat kaydedildiğini, izah edilen tüm bu sebeplerle ilk derece mahkemesinin ara kararı bozularak, ihtiyati haciz talep etme zaruretimiz hasıl olduğunu,-İşbu dava huzura gelene kadar müvekkiline ödemelerini yapmakta defalarca temerrüde düştüğü ve dava dilekçelerinde sair mahkemelerden alınan kararlara da yer verilmekle, ayrıca istinaf incelemesine taşınan ilk derece mahkemesinin de daha önce iki kez verdiği üzere (İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E.- ████████ Karar D.iş ve İzmir 23. İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz sonucu İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı akabinde alınan ihtiyati haciz kararı akabinde davalı itirazdan vazgeçerek ödeme yaptığını) birlikte müvekkili lehine pek çok kez ihtiyati haciz kararı alındığını,-Teminat mektuplarının irat kaydedildiği dolayısıyla gayri nakdi bir alacak olmaktan çıktığı ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nin kesin kararıyla da netleştiği üzere sözleşmenin feshinin açıkça hukuka aykırı olduğu ve feshin yaptırımları olan teminatın gelir kaydedilmesi ve yasaklama işleminin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğini, dolayısıyla dilekçelerinde yer verilen kararlar ve İİK Md. 257'de aranan şartların somut uyuşmazlıkta gerçekleştiğini,-Yargılama aşamasında, mahkemenin talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceğini, bu kararın esas hakkında kesin kanaat oluşmadan ve tam ispat aranılmadan, alacaklının alacağının tahsilini garanti altına almak amacıyla verileceğini, borçlunun mallarını kaçırma durumuna karşın, irat kaydedilen teminat mektupları tutarının garanti altına alınması ve yargılama süresince güvence altında tutulması gerekliliğinden, borçlunun menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’ da İhtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan ve dahi davalının iflas etme ihtimali, sahip olduğu taşınmazların satılmakta olduğu, işçilik alacaklarını ödemekte temerrüde düştüğü, aleyhine pek çok alacaklı tarafından icra takibi başlatıldığı, hakkında yürütülen soruşturma ve borca batık olması halleri göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin ilk derece mahkemesince verilebilecek davanın kabulü kararı halinde alacağına ulaşmasının davalının borca batık olmasından ötürü imkansız hale geleceğinden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini,-Özetle müvekkili şirketin yükleniminde tamamlanmış olan işin, ihale sürecinin sona ermesinden dolayı öncelikle ihtiyati haciz talebinin reddine gerekçe gösterilen 4734 sayılı Kamu İHale Kanunu'nun kapsamında olmayan bir husustan dolayı gerekçesinin geçersiz olduğunu, konunun 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kapsamında olduğunu, 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda da teminat mektubunun hazcedilemeyeceğine, tedbir, ihtiyati haciz konulamayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını ve teminat mektubunun iade ve gelir kaydedilme sebeplerinin açık olduğunu, müvekkili şirketlerin bu kapsamlarda bulunmadığını, İzbetonun mevcut durumu, hakkında yürütülen soruşturmalar, maddi olarak güç durumda olduğu, iş yaptığı pek çok şirkete borcu olduğu, geçmişe yönelik belge düzenleyerek hukuki zemine oturtmaya çalıştığı ve işbu hukuksuzluğu kabul etmeyen ve ödemelerini alamayan müvekkiline karşı tehdit olarak kullanılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği ve iyi niyetten uzak olduğu hususları birilikte değerlendirildiğinde; irat kaydedilen teminat mektubu bedellerine yönelik ihtiyati haciz talebinin reddi kararının bozulması ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesinin gerektiğini,Bu nedenlerle, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. Sayılı dosyasında verilen █████/2026 tarihli kararın bozularak, ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalının 10.577.362,26 TL tutarında, irat kaydettiği teminat mektuplarının bedelini karşılayabilecek derecede taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları, banka hesapları üzerine öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaatte ise mahkemece karar verilecek oranda teminata bağlı olarak ihtiyati haciz kararı konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,Dava, eser sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti, irat kaydedilen kesin teminat mektuplarının aynen iadesi, kesin teminat mektuplarının nakde çevrilmesi durumunda paraya çevrilen bedelin iadesi, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın ve ödenmeyen hak ediş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili 23.02.2026 tarihli dilekçe ile, taraflar arasında yapılan ....,.... İlçelerinde Asfalt Kaplama Yapılması İşi konulu eser sözleşmesini davalı tarafın çekilmez hale soktuğunu ve sözleşmenin ifasını imkansız hale getirdiğini, sözleşmenin davacı tarafça uygulanmasının tahammül eşiğini aştığı yargı kararları ve icra dosyalarıyla sabit olduğu üzere davalının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği ve haksız olarak teminat mektuplarını gelir kaydettiğini belirterek davalının mallarını kaçırma durumuna karşın irad kaydedilen teminat mektupları tutarının garanti altına alınması ve yargılama süresince güvence altında tutulması gerektiğinden bahisle teminat mektupları tutarında (10.577.362,26TL) davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin, ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinin Mahkemece 26.02.2026 tarihli ara karar ile reddine karar verildiği, verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.İhtiyati haciz; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur.İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur.Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.Somut olayda, taraflar arasında yapılan eser sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedilip feshedilmediği, davalı tarafça irat kaydedildiği belirtilen kesin teminat mektuplarının bedelinin davacıya iadesinin gerekip gerekmediği hususunun tarafların delilleri toplandıktan sonra yapılacak yargılama sonucunda belirlenebileceği, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı, ayrıca İİK 257/2 maddesine göre davalının taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya hazırlandığı iddiasıyla ilgili olarak da yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi tarafından davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen 26.02.2026 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından verilen 26.02.2026 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.206,00 TL istinaf tedbir karar harcından peşin alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile kalan 474,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı vekili tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ile HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.