Anahtar kelimeler: Hizmete Satımdan Toplamda Kimliği Eklenerek Yemek Sunduğunu Çeşitli Tllik Tutarı

T.C.

İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 30.12.2024
KARAR TARİHİ
: 18.05.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçlu davalı şirkete ticari işletmesiyle ilgili yemek mal ve hizmetleri sunduğunu, bu hizmete karşılık ...,...,... nolu toplamda 480.087,83-TL'lik fatura düzenlendiğini, borçlunun çeşitli tarihlerde ödemeler yaptığını, 15.12.2023 tarihi itibariyle bakiye 155.092,00-TL borcu bulunduğunu, kalan borçların ödenmemesi sebebiyle 9.267,38-TL işlemiş faiz tutarı da eklenerek (toplam 164.359,38.-TL üzerinden) İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile 08.01.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, icra takibi başlatıldıktan sonra 12.01.2024 tarihinde haricen 25.092,00-TL, 19.01.2024 tarihinde haricen 30.000,00-TL kısmi ödemeler yapıldığını, yapılan bu kısmi ödemelerin faiz ve masraflara mahsubu gerekmekte olup kalan miktar üzerinden dava açılması zarureti hasıl olduğunu (Emsal; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-80 Esas - ████████ Karar sayılı, 03.05.2017 tarihli kararı), kısmi ödemeler nedeniyle asıl alacak miktarı olarak 138.332,91-TL ödenmeyen alacak kaldığını, borca haksız ve dayanaksız itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %30'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davadaki peşin harcın eksik yatırıldığını, icra takibinden sonra müvekkilince ödemeler yapıldığının ikrar edildiğini ancak bu beyanın icra dosyasına yapılmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının müvekkiline her ne kadar yemek mal ve hizmet tedarikinde bulunduğunu beyan etse de, sunulan hizmetlerin teslim edildiği iddia edilen malların yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini (Emsal; Y19HD █████████ E. █████████ K. 17.04.2017 T.), icra inkar tazminatı talebinin de haksız olup, bu tazminat için gerekli yasal şartların bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari hizmet satım ilişkisine dayalı cari hesap (açık hesap) borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... sayılı dosyası ile 08.01.2024 tarihinde, davalı aleyhine, cari hesaba dayanarak, 155.092,00.-TL asıl alacak, 9.267,38.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 164.359,38.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 22.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 24.01.2024 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, davacının da icra takibi başlatıldıktan sonra 12.01.2024 tarihinde haricen 25.092,00-TL, 19.01.2024 tarihinde haricen 30.000,00-TL kısmi ödemeler yapıldığını belirterek, 138.332,91.-TL asıl alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı (açıkça inkar edilmediğinden) ve yapılan kısmi ödemeler tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği cari hesaba (açık hesap) içeriğindeki faturalara konu mal ve hizmeti davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için yazılan talimat sonucunda alınan 28.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacının ibraz ettiği e-defter ve belgeler incelendiğinde, 2023 - 2024 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, e-beratların süresinde alındığı, e-defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Ticari defterlerin incelenmesinde; defter kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının 2023 yılı hesap hareketlerinin tetkikinde ticari defterler ve bunlara bağlı olarak düzenlenmiş davalıya 10 adet toplam KDV dahil 480.087,83.-TL tutarlı satış faturası düzenlediği, fatura bedellerine ilişkin 324.995,83.-TL ödeme yapıldığı ve davalı şirketin 2023 yılı sonu itibarıyla 2024 yılına 155.092,00 TL borç devrettiği, bu borca mahsuben 01.04.2024 tarihinde ziraat bankasından toplam bedeli 55.092,00.-TL olmak üzere 2 adet ödeme yapıldığı ve (davalının) 100.000,00.-TL bakiye borcunun tahsil edilmek üzere halen kayıtlarda devam ettiği yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için alınan 10.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda mevcut usulüne uygun tutulan davacı kayıtları incelemeleri uyarınca 08.01.2024 takip tarihi itibariyle davalının davacı şirkete 155.092.00 TL borçlu olduğu, davalının usülüne uygun tutulan kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 155.092,00 TL alacaklı olduğu, taraf kayıtlarında farklılık bulunmadığı, davacının faturalarının ve davalı ödemelerinin her iki taraf kayıtlarında mevcut olduğu, dosyaya Vergi Dairelerinden gelen 09-2024, 10-2024, 11-2024 ve 12-2024 dönemlerine ilişkin davacı ve davalıya ait Karşılaştırmalı BA/ BS formlarında davacının tanzim ettiği faturaların vergi dairesine beyan edildiği, davalının takip tarihinden sonra yapmış olduğu harici ödemelerin her iki taraf kayıtlarında mevcut olduğu, TBK 100 kapsamında yapılan hesaplamalar neticesinde, son ödeme tarihinde 128.609.87 TL asıl alacak tutarı kaldığının hesaplandığı, davalının takip sonra yapmış olduğu Son ödeme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faizin 60.043.19 TL hesaplandığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Tarafların ticari defter kayıtlarının birini doğruladığı, faturaların her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu, BA/BS formları ile vergi dairesine bildirildiği, 08.01.2024 takip tarihi itibariyle davalının davacı şirkete (icra takibine konu) 155.092.00 TL borçlu olduğu bilirkişi raporları ile tespit edilmiştir. Mahkememizin kabulü de bu yöndedir. Zira raporlara itibar etmemek için bir neden yoktur.
Tarafların birbirini doğrulayan ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davacının davalıdan toplamda icra takip tarihi itibariyle 155.092,00.-TL faturalardan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu, 08.01.2024 icra takibinden sonra fakat 30.12.2024 dava tarihinden önce davalı tarafından 12.01.2024 tarihinde haricen 25.092,00-TL, 19.01.2024 tarihinde haricen 30.000,00-TL kısmi ödemelerde bulunduğu anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Tacir Olmanın Hükümleri" başlıklı 18.maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. Davacı her ne kadar icra takibinde işlemiş faiz de talep etmekte ise de davalının TTK.nun 18/3 ve TBK.nun 117.maddeleri doğrultusunda temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge ibraz edilmediğinden icra takibindeki işlemiş faiz talebi kabul edilmemiştir.
Ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 22.01.2024 tarihinden önce 12.01.2024 ve 19.01.2024 tarihinde toplamda 55.092,00.-TL ödeme yapıldığına göre davalının itirazının (Ödemeler haricen olsa bile) KISMİ İTİRAZ olarak kabulü gerekir. Davalı borçlu takip konusu borcun 100.000,00.-TL'lik kısmına itiraz etmiş durumdadır.
Yapılan ödemelerin icra dosyasında infaz aşamasında dikkate alınması gerekir ancak davacı vekili icra takibinden sonra işlemiş faizleri ve masrafları da hesap ve TBK.nun 100 maddesi gereğince mahsup ederek 138.332,91.-TL asıl alacak üzerinden davasını açmıştır.
Bilirkişi yapılan ödemeleri TBK.nun 100 maddesi çerçevesinde hesaplayarak takip tarihinden sonra işlemiş faiz ve ferilerden mahsup etmiş, hesaplama sonunda bakiye asıl alacağın dava tarihi itibariyle 128.609,87.-TL, takip tarihi ile dava tarihi arasındaki işlemiş faizin de 60.043,19.-TL olduğunu tespit etmiştir.
Davacı vekili itirazın iptali davasını 138.332,91.-TL asıl alacak üzerinden açtığından ve netice-i talep olarak, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... icra takip numaralı dosyasında borçlu tarafından gerçekleştirilen itirazın, asıl alacak yönünden geriye kalan ödenmeyen (icra takibi açıldıktan sonra davalı tarafından yapılan tüm ödemeler düşüldükten sonra geriye kalan ödenmeyen) 138.332,91-TL tutarındaki bölümünün iptali ve takibin 138.332,91-TL üzerinden (bu geriye kalan ödenmeyen asıl alacağa yönelik ferilerle icra masrafları üzerinden de) devam ettirilmesine karar verilmesini talep ettiğinden, davanın kısmen kabulü ile 128.609,87.-TL asıl alacak üzerinden (takipteki işlemiş faiz çıkartılarak) takibin devamına karar vermek gerekmiş olup, davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine KISMİ İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE,
Takibin 128.609,87.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden takip tarihindeki koşullarla DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda Bankalarca Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faizin UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (128.609,87.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 25.721,97.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 8.785,34-TL olup, peşin alınan 1.540,59-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.244,75-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 1.540,59-TL peşin harç toplamı 1.968,19-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 1.700,00-TL, bilirkişi ücreti 18.000,00-TL'den oluşan 19.700,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 18.316,66-TL'sinin davalıdan alınarak davcıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 45.000,00-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (reddolan dava değeri üzerinden) 9.713,04-TL vekâlet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde YATIRAN TARAFA İADESİNE,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin;
A) 3.340,27-TL'sinin davalıdan alınarak,
B) 259,73-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026
KATİP - . HAKİM - .
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!