Anahtar kelimeler: Şekerbankın Olunana Haczinin Düşmüş Ayrılan Adana Cetvelinde Cetvelinini Sıra Sırada
6. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Adana 6. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. ŞİKAYET
Şikayetçiler vekili dilekçesinde; Adana 1. İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyasında düzenlenen 01.06.2023 tarihli sıra cetvelinde 1. sırada alacağının tamamının ödenmesine karar verilen şikayet olunan Şekerbank'ın haczinin, taşınmazların satış tarihinden önce süresinde satış istenmediğinden dolayı düşmüş olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinini iptaline, şikayet olunana ayrılan paranın şikayetçinin alacaklı olduğu dosyalara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; şikayet olunan bankanın alacaklı olduğu Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün █████████ E. sayılı dosyasından sıra cetveline konu taşınmazlara 11.07.2019 tarihinde ihtiyati haciz konulmak suretiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin 17.07.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ve takibin 28.07.2019 tarihinde kesinleştiğini, şikayet olunan vekili tarafından 06.11.2019 tarihinde taşınmazların satış talebinde bulunularak satış avansının da yatırıldığını aynı gün İcra Müdürülüğü tarafından satış avansının yatırıldığı ve satışın talep edildiği belirtilerek satış işlemlerine başlanılması yönünde karar alındığını savunarak şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.06.2023 tarihli sıra cetvelinin birinci sırasında yer alan şikayet olunan .... alacaklı olduğu Ankara 7. İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı dosyasında ödeme emrinin borçluya 17.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtiyati haczin 28.07.2019 tarihinde kesin hacze dönüştüğü, taşınmazların satış talep tarihinin 06.11.2019 olduğu ve satış avansının da 06.11.20 19... .09.2020 tarihlerinde yatırıldığı görülmekle şikayet olunanın satış tarihi itibarıyla ilk sırada yer aldığı ve güncel haczinin devam ettiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İcra İflas Kanunu'nun 142. maddesinde sıra cetveline itiraz hakkı alacaklılara tanınmış ise de sıra cetveline itiraz eden alacaklının icra takibinin ve buna bağlı olarak geçerli bir haciz işleminin bulunması gerektiği, sıra cetveline yönelik itirazda bulunma yetkisinin, bu itiraz üzerine düzenlenecek yeni sıra cetveline girme hakkı bulunan alacaklılara tanındığı, bir diğer ifade ile bedeli paylaşıma konu mal üzerinde haczi ya da rehni bulunmayan alacaklının, sıra cetvelinin iptalini istemekte hukuki yararının bulunmadığı, ihaleye konu taşınmazlar hakkında 20.10.2022 tarihli satış kararı alındığı, 28.12.2022 tarihinde satışların yapıldığı, şikayetçinin hacizlerinin 2019, 20 20... yıllarında konulmuş olduğu ancak süresinde satış talep edilmediğinden satış tarihinden önce tamamının düştüğü, şikayetçinin satış tarihi itibarıyla taşınmazlar üzerinde kesin bir haczinin ve dolayısıyla sıra cetveline itiraz hakkının bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına şikayetin aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; şikayetçinin alacaklı olduğu icra dosyalarından yasal süresi içinde taşınmazlara haciz konulduğunu ve bu dosyalara da sıra cetvelinde yer verildiğini, İcra İflas Kanunu'nun 142. maddesinde her alacaklının dava açmak suretiyle sıra cetvelinin içeriğine itiraz edebileceğinin belirtildiğini, bu madde uyarınca sıra cetvelinde yer alan şikayetçinin itiraz etmekte haklı bir menfaatinin bulunduğunu, sıra cetvelinin birinci sırasında yer verilen şikayet olunanın taşınmazlar üzerindeki haczinin süresinde satış istenmediğinden dolayı düştüğünü beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Talep, sıra cetveline şikayete ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılama şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesin kararında belirtilen şikayet olunan bankanın satış taleplerinin süresinde olduğuna ilişkin gerekçesine göre şikayetçinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Şikayetçi vekili, Adana 1. İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyasında düzenlenen 01.06.2023 tarihli sıra cetvelinde 1. sırada kendisine ödeme yapılan şikayet olunan bankanın haczinin satış tarihinde düşmüş olduğunu belirterek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, şikayet olunan bankanın haczinin geçerli olduğu belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine ise istinaf mahkemesince verilen kararda, şikayet olunan bankanın haczinin geçerli olduğu tespit edilmekle birlikte sonrasında müştekinin alacaklı olduğu icra dosyaları da incelenerek müştekinin hacizlerinin süresinde satış istenmediğinden düşmüş olduğu, satış tarihinde geçerli bir haciz bulunmayan müştekinin sıra cetveline de itiraz hakkının bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak aktif husumet yokluğundan şikayetin reddine karar verilmiş ise de verilen karar doğru olmamıştır.
Müştekinin hacizleri 2019, 20 20... yıllarında konulmuştur. Karşı taraf ise 06.11.2019'da satış talep etmiştir. 24.11.2021 tarihinden önce taşınmazlarda satış talep etme süresi 2 yıl olduğundan İİK'nın 107. maddesinde "Her alacaklı mensup olduğu derece namına satış talebinde bulunabilir..." Bu madde dikkate alındığında karşı taraf banka, haciz talebinde bulunduğu ve müştekinin satış isteme süresi bitmeden taşınmazlar 28.12.2022 tarihinde satıldığına göre müştekinin tüm hacizlerinin düştüğünden söz edilemez. Dolayısıyla müştekinin aktif şikayet ehliyeti vardır. Ancak karşı tarafın haciz tarihi önce olduğundan şikayetin reddi gerekirken aktif husumet yokluğundan reddi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2. ve 4. fıkra hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2-Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle şikayetçi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar gerekçesi ve hüküm fıkrasındaki ''Şikayetin aktif husumet yokluğundan reddine'' ibresinin çıkartılarak hüküm fıkrası yerine ''Şikayetin Esastan Reddine'' ibaresi ve gerekçe yerine yukarıdaki gerekçe yazılmak suretiyle karar ve gerekçenin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun (İİK) 142/1. maddesi hükmüne göre; "Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel münderecatına itiraz edebilir". Anılan hükümde yer alan "Alakadarlar" ifadesi, kural olarak borçluyu değil, şikayet eden alacaklıdan sıra itibariyle önce olan ve pay ayrılan alacaklıları ifade eder. Sıra cetveline karşı şikayet ya da itirazda bulunma hakkı takip alacaklılarına tanınmış ise de her alacaklı bu hakkı haiz değildir. YHGK'nın 05.03.2008 tarih ve 19-161 Esas, 213 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, sıra cetveline karşı şikayette bulunan yada itiraz eden alacaklının icra takibinin ve buna bağlı olarak bedeli paylaşıma konu mal üzerinde geçerli bir haczinin bulunması gerekir. Sıra cetveline yönelik şikayet yada itirazda bulunma yetkisi, bu talep üzerine düzenlenecek yeni sıra cetveline girme hakkı bulunan alacaklılara tanınmıştır. (Örnek: Yargıtay 23. HD. 21.02.2019 T.█████████ E. ████████ K.).
Şikayet veya itirazda bulunanın geçerli bir haczi yoksa ya da geçerli bir haciz konulmuş ancak süresinde satış istenmediği için bu haciz düşmüş ise bu kişiye sıra cetvelinde pay ayrılmaz. Satış isteme süresi hak düşürücü süre olup sonucunu kendiliğinden doğurur. Hak düşürücü süre kamu düzenine ilişkin olduğundan icra müdürü veya hakim kendiliğinden süresinde haciz istenip istenmediğini ve süresinde istenmemesi nedeniyle hacizin kalkmış sayılması sonucu doğup doğmadığını gözetmesi gerekir.
Geçerli bir haczi bulunmayan kimseye sıra cetvelinde pay ayrılması mümkün olmadığı için sıra cetvelinde ayrılan pay üzerinde hak iddia edebilmesi de mümkün olmaz. Bunun da anlamı ayrılan bu paylar için şikayetçi sıfatının yokluğu diğer bir ifadeyle aktif husumet ehliyetinin bulunmayışıdır.
Taraf sıfatı (husumet) maddi hukuk anlamında bir def'i olmayıp, taraf gözüken kişiler arasında dava veya talep konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğindedir. Taraflarca ileri sürülmemiş olsa bile dosyaya yansıyan dava (veya şikayet) malzemelerinden anlaşılıyorsa hakim itirazı gözetmek ve buna uygun karar vermek zorundadır.
Yukarıda yapılan açıklamalarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; şikayetçinin haczi, süresinde satış istenmediği için düşmüş olup kendisine sıra cetvelinde pay ayrılması mümkün olmadığından şikayet olunana ayrılan pay üzerinde hak iddia edebilmesi de mümkün olmaktan çıkmıştır. Bu nedenle şikayetçi tarafın aktif husumet ehliyeti (şikayetçi sıfatı) bulunmamaktadır. Sıfat yokluğu itiraz olup şikayet dosyasına yansıdığından, hakim tarafından kendiliğinden gözetilerek buna uygun karar verilmesi gerekir.
Bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında verilen karar, yukarıdaki açıklamalara uygun bir gerekçe ve sonuç içermekte olup usul ve yasaya uygundur.
Açıklanan nedenlerle temyize konu bölge adliye mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan mahkemenin kendiliğinden şikayetçinin haczinin düştüğünü incelemeyeceği kabul edilip, gerekçesi değiştirilerek düzeltilmek suretiyle kararın onanması yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!