Anahtar kelimeler: Zmms Bam Esaskarar Plaka Yazildiği Sürücü Sevk Ankara Birleşen İdaresindeki

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ████████ ESAS - ███████ KARAR
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dava davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.06.2024 tarihinde, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek, müvekkili ...'ye çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazada ...'un asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, dava açmadan önce davalıya başvuruda bulunulduğunu herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa da başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını belirterek, müvekkili ...'nin ağır şekilde yaralanması, kalıcı iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve tedavi süresince bakım ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00-TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda AVANS faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Ankara 12. ATM ███████ Esas Sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; █████/2024 tarihinde davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'un direksiyon hakimiyetini kaybederek evin avlusunda bulunan müvekkili ...'ye çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusursuz, 2918 sayılı KTK'nın 52/1-b kuralını ihlal eden sürücünün ise asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı şirketin olayın kasten meydana geldiği iddiasının Kaman Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ████████ Soruşturma sayılı dosyasında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile çürütüldüğünü ve olayın taksirle yaralama olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple davalının sorumluluğunun doğduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle Tibia Şaft kırığı gibi ağır yaralanmalar geçirerek geçici iş göremezliğe maruz kaldığını, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ E. sayılı ilamı uyarınca, faizin kaza tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri talepli Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile işbu davanın birleştirilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 165.945,37 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan █████/2024'ten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte teminat limiti dahilinde davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsiline ve davanın Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının eksik evrak ile başvurduğunu başvurunun geçerli olmadığını bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının görevli trafik ekibine bahçe kapısı önünde araç sürücüsünün bilerek ve kasten kendisine çarptığını beyan etmesinden dolayı olayın trafik kazası olarak değerlendirmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevki gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının ve geçici bakıcı gideri zararlarının müvekkilinin değil SGK’nın sorumlu olduğunu, geçerli bir başvuru bulunmaması nedeniyle temerrüdün gerçekleşmediğini ileri sürerek ve sigortalı davanın ...'a davanın ihbarına karar verilmesini talep ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 17.06.2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, Adli Tıp Kurulu raporuna göre davacının; "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla yönetmelik kapsamında değerlendirilebilecek sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilemediğinden, █████/2024 tarihindeki trafik kazasına bağlı engel oranı tayinine mahal olmadığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespiti doğrultusunda davacı için; geçici iş göremezlik tazminatı tutarı; 165.945,37-TL, bakıcı gideri zararı tutarı; 60.007,50-TL olarak hesaplandığı, sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilemediğinden, █████/2024 tarihindeki trafik kazasına bağlı engel oranı tayinine mahal olmadığı belirlendiği için sürekli iş göremezliğe(maluliyetine) ilişkin maddi zararının bulunmayacağı değerlendirilerek sürekli iş göremezlik(maluliyet) zararı hesaplaması yapılmadığı, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda; dava konusu trafik kazası hakkında, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'nin tamamen kusursuz olduğu sonucuna varılmış olduğu, davacının mahkemece yapılan incelemede müterafik kusuru bulunduğuna dair dosyada delil bulunamamış olup, raporda hesap edilen tazminatlardan kusur indirimi yapılmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araç için tanzim edilen sigorta poliçesinde; ölüm ve sakatlık için şahıs başına teminat limitinin 1.800.000,00-TL olduğu, davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda maluliyet raporu eksikliği nedeniyle usule uygun başvuru yapılmamış sayılmakla davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinin 10.08.2024 ara buluculuk başvuru tarihi olması gerektiği, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kullanım şeklinin sigorta poliçesinde "otomobil" olarak belirtildiği, davacı vekili tarafından talep edilen faizin avans faiz olduğu, söz konusu aracın hususi kullanımda olması nedeniyle uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiği gerekçesiyle;
"A- Asıl dava yönünden
:
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE;
a) 1.000,00TL kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
b) 60.007,50-TL bakıcı gideri tazminatının 10.08.2024 ara buluculuk başvuru tarihi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigortadan sigorta limiti ile (1.800.000,00 TL ) sınırlı olarak tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
B- Birleşen Ankara 12 ATM ███████E sayılı dava yönünden;
Davacının davasının KABULÜNE;
a) 165.945,37-TL geçici iş göremezlik tazminatının 10.08.2024 ara buluculuk başvuru tarihi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigortadan sigorta limiti ile sınırlı (1.800.000,00 TL) olarak tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE" karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; sigorta poliçe kapsamında güvence altına alınmış bir trafik kazasının bulunmadığı, aracın silah olarak kullanıldığı yönündeki itirazların değerlendirilmediğini, gerçekleşen yaralanmanın trafik kazası kaynaklı olmadığını, dosya incelemesinde; KTT özet kısmında olaya bakan kolluk görevlilerinin ihbar yerine geldiklerinde yaralı ...’NİN görevli trafik polislerine aracın çarptığını söylediğini bilerek ve kasten kendisine çarptığını beyan etmesinden dolayı trafik kazası olarak değerlendirmediklerini, davacı ...’nin olayı 10 gün sonra verdiği ikinci ifadesinde; evinin önünde oturduğu sırada motosikletli iki şahsın rahatsız edici şekilde geçtikleri için kendilerine bağırdığını sonra kapıya çıktığında aynı aracın tekrar geri dönerek kendisine çarptığını fakat kontrolü kaybederek çarptığını sandığını beyan ettiği, ayrıca aradan geçen 10 gün içerisinde manevi tazminatının karşılandığını ve sigorta hakları saklı kalmak kaydıyla şikayetçi olmadığını şeklindeki 2. ifadesi olduğunu, bu tespitler dahilinde meydana gelen bu olayın bir trafik kazası olmadığı şahıs ile motosiklet sürücüsü arasında geçen tartışma sonucu araç sürücüsünün şahsa zarar vermek için tartıştıktan sonra tekrar olay mahalline geri dönerek kapı önündeki şahsa bilerek, isteyerek, kasıtlı olarak çarptığı motosikleti şahsa zarar vermek için silah olarak kullandığını, davacının aradan geçen süre zarfında ifadesini değiştirerek ve sigorta şirketine yönelik haklarını saklı tutmak kaydıyla ifade vermesinin, açıkça mahkemeyi ve müvekkili şirketi yanıltma gayreti ile kötü niyetli ve menfaat elde etme amacı taşıdığını, kovuşturmaya yer olmadığı kararı da davacının şikayet yokluğu nedeniyle verildiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı için bakıcı gideri hesaplanamayacağını, talebin reddi gerektiğini, davayı ve iddiayı kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, bakıcı giderinin malul kalan kişinin tedavisinin tamamlanmasının ardından hayatının sonuna kadar başkasının bakımına muhtaç olması durumunda hesaplanabileceğini, davacının bakıma muhtaç olup olmadığı hususunun uzman hekimlerce tespit edilmesi gerektiğini, davacının bakım ihtiyacını karşılayan kişinin kim olduğunun yanında, bu kişinin başka bir işle meşgul olup olmadığı, bir gününün ne kadarlık bölümünü davacı için ayırdığı tespit edilmesinin bu verilerin hakkaniyet ilkesi göz önüne alınarak ödenecek tazminat tutarının takdirinde dikkate alınması gerektiğini, aile bireyleri tarafından yapılan bakımından indirim yapılması gerektiği hususu ile ilgili Yargıtay kararları mevcut olduğunu (Yargıtay 4. H.D. 31.03.20(19, █████████ E. ████████ K.; Yargıtay 4. H.D. 21.05.2013, ██████████ E., █████████ K.), ayrıca Yargıtay’ın bakıcı gideri hesaplamasında yardımcı kişinin tüm gününü meşgul etmeyen bakım işlerinde, yardımcı kişi için tam ücret yerine daha az ücrete hükmedilmesi yönünde kararlarının da mevcut olduğunu (Yargıtay l. H.D. 02.04.2007, ██████████ E. █████████ K.), askeri mahkeme bakım gideri olarak asgari ücretin 1/4’üne hükmettiğini, gerekçe olarak yine bakım ihtiyacının tam mesai ile karşılanmayacağınin gösterildiği (AYÎM 2. D. 16.05.2001,███████ E. ████████ K.), davacı tarafça bakıcı tutulduğuna yönelik bir belgenin dosyaya sunulmadığını, bu durumda net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekirken brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığını, davacının hastanede tedavi altında bulunduğu sürenin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden düşülmesi gerektiğini, Yargıtay kararları gereği kazazedelerin hastanede kaldığı günlerde bakımları hastane tarafından gerçekleştirildiği için geçici bakıcı hesaplaması yapılırken bu günlerin hesaplama dışı bırakılması gerektiğini, arabulucuk ücretinin hatalı şekilde müvekkile yüklendiğini, müvekkil aleyhine hükmedilen faizin hatalı olduğunu, müvekkil şirkete KTK 97. Maddesi uyarınca, geçerli bir başvuru yapılmadığını ve müvekkil şirketin temerrüde düşürülmediğini, bu yönüyle davanın usulden reddi gerekmekte olup, temerrüt gerçekleşmemesi nedeniyle faize hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, keza davacının başvurusu incelendiğinde, ödeme için bir hesap bilgisinin paylaşılmadığını, bu sebeple ilgili tarih itibariyle faize hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça ıslah dilekçesi sunulan dava değeri artırıldığını, davacının faiz talebi bu hususta hukuka aykırı olup faize hükmedilecekse dahi ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Asıl dava, sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin, birleşen dava geçici iş göremezlik tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Bakıcı giderine ve geçici iş göremezlik tazminatına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;
Dava, davacının zararı ve zararın kapsamı ile bu zarardan davalının sorumluluğu 2918 sayılı KTK ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri gereğince belirlenmesi gerekir.
6098 Sayılı TBK'nın 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, tedavi gideri bedensel zararlar kapsamında sayılmıştır. Bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamda olduğundan, sürücü ve işletenin, zarar görenin bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve ayrıca bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararları 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacı bu zararlarını davalı sigorta şirketinden talep edebilir. Sigortanın sorumluluğuna ilişkin Genel Şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesince iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri niteliğinde değildir. Geçici iş görmezlik ve geçici bakıcı giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğu istinaf edilmiş ise de; Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunu düzenleyen 6111 Sayılı Yasa ile değişik KTK'nın 98. maddesinde; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri ve bakıcı giderleri bu madde kapsamı içerisinde bulunmamaktadır (Yargıtay 10.H.D.'nin ██████████ E. ██████████ K. 24.12.2019 Tarihli, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████-█████████ sayılı, 01.04.2013 tarihli ilamı vb.). Bu nedenle, davalının geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığına ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.
Bakıcı ücretinin hesaplanmasında kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının (tamamının) esas alınması gerektiği Yargıtay’ın yerleşik uygulaması gereği(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih ve ██████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamı) olmasına, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, aile bireylerine böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceği gibi, dışarıdan bir bakıcı tutulmuş olsa idi ne kadar zararın olduğu gözetilerek hüküm verilmesi gerekmekte olup, aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılamayacağına ve bakıcı tutulmasa dahi bakıcı giderine hükmedilmesinin gerekmesine göre bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir.
Yargıtay 17. HD'nin yerleşik uygulamaları ile, aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmasının makul kabul edilmediğine yönelik Yargıtay 17. HD'nin █████/2019 gün ve █████████ E.-█████████ K. Sayılı kararında; "...davalı araç sürücüsünün kusuru ile gerçekleşen kaza(haksız fiil) nedeniyle zarara uğrayan davacının bu zararının giderilmesi gerektiği; zararın artmasında hiçbir müterafik kusuru bulunmayan ve dava konusu olay nedeniyle oluşan zarara katlanmak zorunda kalan davacının tazminat alacağından hakkaniyet düşüncesi ile indirim yapılamayacağı için, aile içi bakım düşüncesi ile bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması, Dairemiz yerleşik uygulamaları ile makul kabul edilmemektedir. Bu itibarla, hesaplanan bakıcı giderinden aile içi bakım indirimi yapan rapor, bu yönden hatalıdır..." denilmiştir.(Aynı yönde Yargıtay 17. HD'nin █████/2019 gün ve ██████████ E.-█████████ K.; █████/2019 gün ve █████████ E.-█████████ K. Vb.) Davacı hastanede yatsa dahi, bakıcıya ihtiyacı belirlenen dönem için bakıcı giderine hükmedilmesi yerindedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27.11.2018 tarih ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı).
Kasti yaralama konusunda ise,
Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesine göre; işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4-a maddesine göre "Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise," rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
Davaya konu kaza, Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesinde sayılan mücbir sebep, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklanmamış, aracın işletilme halinde olması, zarar verici fiil, zarar ve uygun illiyet bağı sorumluluk için aranan şartların mevcut olduğu, davalı araç sürücüsünün iddia edilen kasıtlı eylemi teminat dışı hallerde düzenlenmeyip, (ispat edilmesi halinde) rücuya tabi hallerde düzenlenmiş olduğundan ve zararın teminat dışı olmamasına göre davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12.03.2019 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 8/6/2022 tarih ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı).
Hükmedilen faiz başlangıç tarihine yönelik yapılan istinaf incelemesinde;
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.
Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde ya da başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.
Davacı vekili, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı tutarak dava açmış olup, alacağın saklı tutulan ve ıslah ile arttırılan kısmının temerrüt tarihi de aynı tarihtir.
Alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ E- █████████ K, █████████ E-██████████ K, : █████████ E- ██████████ K nolu içtihatları). Bu nedenle bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir.
Faiz başlangıcının ve arabuluculuk ücretinin de doğru olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 4.099,11 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 3.858,71 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 240,40 TL harcın istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf talebinde bulunan tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!