Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Bam Esaskarar İddianin Yazildiği Menfi Kaldirma İstenmiş Eksiklik Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İESAS NO
: ████████ ( KABUL KALDIRMA)KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2023ESAS-KARAR NO
: ████████ E ████████ KDAVANIN KONUSU
: Menfi TespitKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜİDDİANIN ÖZETİDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ... Tarımsal İnşaat Hafriyat Lojistik Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin, diğer müvekkil ... lehine █████/2018 keşide tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı çek tanzim ettiğini ve ismi geçen davacı ...'ye verdiğini, devam eden süreçte lehtar davacı ...'nin çeki ...'a (...) verdiğini, sonrasında ilgili cirantanın çeki ...'a takasa sunduğunu, çekin bankaya verilmesinden bir süre sonra keşide tarihi olan █████/2018 tarihinden önce yetkili hamil ile anlaşmaya varıldığını ve ifa nedeniyle çekin ...'tan alındığını, ancak gerçekleşen anlaşma kapsamında çekin müvekkil şirkete iadesi işleminin gerçekleşmediğini ve çekin bu kez davalı şirkete ciro yolu ile devredildiğini, kim tarafından yapıldığı bilinmemekle birlikte çekin düzenleme tarihinin █████/2018 şeklinde değiştirildiğini ve davalı şirketin çeki alacağını tahsil amacıyla bankaya ibraz ettiğini, çekin ...'a sunulduğu ilk tarih itibariyle çek üzerinde herhangi bir oynama olmadığını, tahrifat işleminin müvekkiller tarafından yapılmadığını, davacıların herhangi bir borcunun bulunmadığını ve icra takibinin haksız olduğunu belirterek, borçlu olunmadığının tespitine ve takibin iptaline, ayrıca davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... Tarımsal İnşaat Hafriyat Lojistik Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi tarafından imzası inkar edilmeyen ve lehtarı davacı ... olan çekin, arada imzalı olan beş (5) ciro sonrasında Adana İlinde izolasyon malzemesi üreten müvekkil şirkete geçtiğini, davalı şirketin çeki vadesinde bankaya ibraz ettiğini ve bankaca çek üzerine karşılıksız mührünün vurulduğunu, bu kapsamda müvekkil şirketin alacağını tahsil etmek amacıyla icra takibi başlattığını, davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİMahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...'nin icra mahkemesine sunduğu dava dilekçesi ve eldeki dosyada sunduğu dilekçede çekin █████/2018 keşide tarihli düzenlendiğini ve lehtar sıfatıyla kendisine verildiğini, kendisinin de çeki ciro yoluyla ...'e (...) devrettiğini ifade ettiği, konuya ilişkin alınan bilirkişi raporunda çek keşide tarihinde tahrifat yapılmadan önceki tarihin █████/2017 olduğunun belirlendiği ve çekin, davacı ...'ye ve dava dışı ...'a teslim edildiği esnada 12 olan ay hanesinin 01, 2017 olan yıl hanesinin 2018 olarak tahrif edilmiş olduğunun davacıların tevil yollu ikrarı ile sabit hale geldiği, davacı yanca keşide tarihinin ay hanesinin 01 olduğu iddia edilmiş ise de, hem çıplak gözle yapılan inceleme neticesinde hem de bilirkişi tarafından Doküman İnceleme Cihazıyla tahrifat yönünden UV ve Infrared Luminesans etkisi gözlemlenerek yapılan inceleme neticesinde çek üzerindeki ay hanesinin 01 olmasının mümkün olmadığı hususunun tespit edildiği, bu itibarla çekin keşidecisi olan ... Tarımsal İnşaat Hafriyat Lojistik Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile lehtarı olan ...'nin elindeyken keşide tarihinin ay ve yıl bölümlerinin tahrif edilmiş olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla tahrifat iddiasının davalı alacaklıya karşı ileri sürülemeyeceği, ayrıca kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçe ihtiva etmediğini, sunulan delillerin dikkate alınmadığını ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, müvekkillerin beyanlarında tevil yollu bir ikrar bulunmadığını, davacıların çekin ellerinden çıkmasından sonra tahrifata uğradığını yargılamanın her aşamasında ifade ettiklerini, Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile çekin niteliğini kaybettiğini, tahrifattan önce ve tahrifattan sonra çekin bankaya ibraz edildiğine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin celbinin gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık, davacıların, icra takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadıkları, bu kapsamda takibin iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit ve takibin iptali talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Davaya konu senet nedeniyle davalı alacaklı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı takip dosyası ile 50.000,00 TL asıl alacak, 2.056,85 işlemiş faiz, 5.000,00 TL teminat ve 150,00 TL komisyon ücreti olmak üzere toplam 57.206,85 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26/1. maddesinde "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü yer almakta olup, aynı Kanun'un "Hâkimin davayı aydınlatma ödevi" başlıklı 31/1. maddesinde ise "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.Diğer yandan, Hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı konusu 4721 Sayılı Kanun'un "İspat yükü" başlıklı 6. maddesinde "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre de "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."Eldeki davada, davacı tarafça █████/2020 tarihli dava dilekçesi ile, çek üzerinde tahrifat yapıldığı ve davalı şirket tarafından çekin bankaya ibraz edildiği belirtilerek dava açılmış, yargılama aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu ile, çek üzerinde keşide tarihinin yazılı olduğu bölümde yer alan "31.08.2018" rakamları üzerinde yapılan incelemede, çekin rakamla keşide tarihi yazılı bölümünde orijinalinde "31.12.2017" olan tarihin günler hanesinde, orijinalinde "31" olan rakamın üzerinden farklı cins mürekkepli kalemle mükerrer geçiş yapıldığı, aylar hanesinde bulunan "12" rakamın üzerine farklı cins mürekkepli kalemle "08" yazıldığı ve yıllar hanesinin son rakamında orijinalinde "7" olan rakamın üzerine farklı cins mürekkepli kalemle "8" rakamı yazıldığı ve bu şekilde keşide tarihinin "31.08.2018" tarihine dönüştürülmek suretiyle tahrifat gerçekleştirildiği, yönünde görüş bildirilmiştir.Ancak, dava konusu çekin incelenmesinde, tahrifat yapıldığı belirlenen keşide tarihinin hemen alt yanında paraf şeklinde atılı bir imzanın yer aldığı gözlemlenmiş olup, yargılamanın farklı aşamalarında davacı yanca çek üzerindeki tüm tahrifatların, çekin elden çıkmasından sonra gerçekleştiği, tahrifatlardan haberdar olunmadığı yönünde açıklamada bulunulmuştur. Bu noktada, dava dilekçesindeki beyanlar ile yargılama aşamasındaki iddialar gözetilerek, davacıların çek ile ilgili tahrifatta hangi hukuksal nedene dayandıklarının (keşide tarihi ve/veya imza) tespit edilmesi önem arz etmektedir.O halde, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davanın dayanağı çekin en altında düzenleyen kısmında keşideci imzası ile keşide tarihi altında paraf imzası bulunduğu anlaşılmakla birlikte, davacı yanın dava dilekçesi ile tahrifat/sahtecilik iddiasına dayandığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında davacılar vekiline █████/2020 tarihli tarihli dava dilekçesi açıklattırılarak, söz konusu sahtecilik/tahrifat iddiasının hangi hukuksal nedene dayandığı (keşide tarihi ve/veya imza) hususunun sorulması ve bu itibarla hukuki ilişkinin açıklığa kavuşturulması ile davacı tarafça imza inkarında (paraf imzası dahil) bulunulması durumunda söz konusu talebin incelenmesi ve bu doğrultuda değerlendirme yapılması, çek üzerindeki imzanın (paraf imzası dahil) kabulü halinde ise keşidecinin sorumluluğunun tartışılması ve hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekmektedir.Hal böyle olunca mahkemece, tüm delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve bu kapsamda sonuca gidilmesi gerekirken yetersiz araştırmaya dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır.Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden (sair istinaf nedenleri incelenmeksizin) davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA,2-HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacılara İADESİNE,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.Başkane-imzalıdırÜyee-imzalıdırÜyee-imzalıdırKatipe-imzalıdırNOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR."5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."