Anahtar kelimeler: Geçilmiştir Düzelterek Bam Esaskarar İddianin Yazildiği İstenmiş Eksiklik Ankara Bilgileri

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO
: ████████ (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
KARAR NO
: ████████ HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
ESAS NO
: ███████ E ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda ..., ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak olan inşaatta kullanılmak üzere beton alımı konusunda davalı şirket ile █████/2020 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca 6500 m3 hazır betonun metreküp ve nakliye fiyatının 123,00 TL+KDV olarak kararlaştırıldığını, davacı şirketin █████/2020 tarihinde 680.000,00 TL ve █████/2020 tarihinde 119.500,00TL olmak üzere toplam 799.500,00 TL'yi peşin olarak ödediğini, bu yolla beton fiyatının sabitlendiğini, davacı şirketin sözleşme bedelinin tamamını ödeme amacının artan fiyatlardan etkilenmeme olduğunu, davalı şirketin peşin ödemeyi ve fiyatın sabitlenmesini kabul ettiğini, inşaat işinin mahiyeti gereği çıkılan katlar ve hazırlanan demir kalıplara göre ihtiyaç duyuldukça davalı şirketten beton istenildiğini, ancak davalı şirketin kararlaştırılan 6500 m3 beton dökme borcunu ifa etmediğini, müvekkil şirketin bedeli ödenmiş 331,5 m3 C 35 cinsi beton alacağının bulunduğu, ayrıca davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak beton fiyatını tek taraflı şekilde ve m3 başına 460,00 TL+KDV olarak değiştirdiğini, bu artış sonrası davacı şirketin █████/2022 tarihinden itibaren 460,00 TL üzerinden hem fiyat farkını hem de bu tutardan hesaplanan KDV farkını ödemek zorunda kaldığını, davalı şirketten en son █████/2022 tarihinde beton temin edildiğini, bir süre sonra davalı şirketin sözleşmenin sona erdiğini ifade ederek beton teslim etmeyi durdurduğunu, ayrıca davalı yanca 460,00 TL üzerinden KDV alacaklarının tahsili için █████/2022 tarihinde Ankara 12. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkil şirketin beton almak mecburiyetinde olması nedeniyle piyasadan C 35 betonun metre küpünü 875,00 TL+KDV olarak dava dışı 3. bir şirketten satın almak zorunda kaldığını, müvekkil şirketin sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ifa edilmeyen 331,5 m3 C-35 betonun piyasa değeri için şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, uğranılan munzam zarar için şimdilik 10.000,00 TL'nin değişen oranlarda işleyecek avans faiziyle ve tek taraflı fiyat değişikliğine gidilmesi nedeniyle ödenen tutar için şimdilik 10.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin 2020 yılı içerisinde imzalandığını, davacı şirketin ticari teamüllere aykırı şekilde uzun süre beton temini konusunda müvekkil şirket ile irtibata geçmediğini, ancak beton fiyatlarının piyasada fahiş oranda arttığı dönemde ürün istemeye başladığını, davalı şirketin akdedilen sözleşmeye riayet ederek 123,00 TL+KDV üzerinden faturalar düzenlendiğini, sonrasında TBK'nın 138. maddesi uyarınca fiyasa fiyatlarının çok altında bir fiyat olan 460,00 TL+KDV üzerinden fiyatların revize edildiğini ve bu tutar üzerinden faturalandırma işlemi yapıldığını, davacı şirketin revize edilen tutar üzerinden tanzim edilen faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, dosyada mevcut sevk irsaliyelerine göre teslim edilmeyen beton bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre,
Fiyatların sözleşmede kararlaştırılan 123,00 TL+KDV'den, 460,00 TL+KDV olarak arttırılması nedeniyle talep edilen alacak yönünden yapılan değerlendirmede, taraf defterlerindeki fatura kayıtlarının birbirini doğrular mahiyette bulunduğu, bu hususun bilirkişi incelemesi ile sabit olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında 6500 m3 betonun 800.000,00 TL nakit ödeme karşılığında davacı yanca satın alınmasının kararlaştırıldığı, yüksek miktardaki betonun tek seferde dökülme imkanı bulunmadığı için faturalandırmanın 123,00 TL+KDV birim fiyattan yapılmasının kararlaştırıldığı ve birim fiyatın bu şekilde sabitlendiği, ifa için herhangi bir zaman aralığı belirlenmediği, taraf defterlerinin tetkikinde 2020 yılında davacı şirketin sadece nakit ödeme yaptığı, sözleşmenin kurulduğu yıl için taraflar arasında satışın olmadığı, davalı şirketin sözleşmedeki birim fiyatlara uyarak ilk alım tarihinden başlamak suretiyle █████/2021 tarihinden █████/2022 tarihine kadar 123,00 TL+KDV birim fiyattan beton sattığı, bu fiyattan satılan betonun toplam miktarının 4506,50 m3 olduğu, █████/2022 tarihinden başlayarak son alımın yapıldığı █████/2022 tarihleri arasında birim fiyatın ise 460,00 TL+KDV olarak güncellendiği, faturaların bu tutar üzerinden düzenlendiği, bahsi geçen fiyattan satılan toplam beton tutarının ise 1662 m3 olduğu, davacı şirketin, davalı şirketin 460,00 TL+KDV birim fiyattan düzenlemiş olduğu faturaları defterine kaydettiği ve sözleşmede kararlaştırılan tutarlar haricinde başka ödemeler de yaptığı, ayrıca davacı şirketin faturalarda yazılı tutarları itirazi kayıt olmaksızın ödediği, bu durum karşısında, tarafların sözleşme kurulduktan sonra maliyetlerin artmasından sonra beton fiyatlarının yükselmesi sebebiyle yeni fiyat belirlediklerinin ve █████/2022 tarihi itibariyle aralarındaki sözleşmeyi fiyat yönünden tadil ettikleri hususunun kabulü gerektiği, tadil sözleşmenin yazılı yapılmasının şart olmadığı ve her iki tarafın ticari kayıtlarından iradelerinin bu yönde olduğu, dolayısıyla davacı şirketin fazla ödeme ferçekleştirdiğinden söz etme imkanı bulunmadığı,
Sözleşme kapsamında teslim edilmeyen beton için talep edilen alacak yönünden yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki sözleşmede her ne kadar 6500 m3 beton satılacağı kararlaştırılmış ise de, tarafların sözleşmeyi tadil ederek birim fiyatını güncelledikleri, davacı şirket tarafından Ankara 52. Noterliği'nin █████/2022 tarih ve 16877 yevmiye numaralı ihtarnamesine göre davacının ilk kararlaştırılan tutardan beton talep ettiği, ancak fiyat revizesi ile sözleşmenin tadil edildiği ve davalı şirketin artık ilk kararlaştırılan birim fiyatı üzerinden beton teslim etmesinin beklenemeyeceği, kaldı ki davacı şirketin bedelini peşin ödediği, ancak kendisine teslim edilmeyen beton miktarı bulunmadığı hususunun defterlerin incelemesiyle ortaya çıktığı, fatura kayıtları ve ödeme tutarları dikkate alındığında davacı şirketin defterinde davalı şirkete borçlu göründüğü, hal böyle olunca davalı şirketin teslim edilmeyen beton borcundan söz edilemeyeceği, bilirkişi heyetince her ne kadar 460,00 TL+KDV birim fiyatı üzerinden davacı şirketin 179.938,20 TL alacağı bulunduğu belirlenmiş ise de, hukuki nitelendirme Mahkeme hakimine ait olup, sözleşme kurulduktan sonra betonun maliyet artışı, tarafların ticari ilişkisi, defter kayıtları denetime elverişli şekilde tespit edildiğinden yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği ve rapordaki eksik ifa heaplamasına itibar edilmediği, bu haliyle eksik ifaya ilişkin istemin reddinin gerektiği,
Munzam zarar yönünden yapılan değerlendirmede, bilindiği üzere munzam zararın TBK'nın 122. maddesinde ''aşkın zarar'' başlığıyla düzenlendiği ve borçlunun temerrüdü hali için getirildiği, eldeki davada davacı şirketin, davalı şirketin beton teslimine dair istemi geri çevirdiğini, işi tamamlayabilmek için piyasadan yüksek fiyatlı beton almak zorunda kalındığını iddia ederek munzam zararın tahsilini talep ettiği, ancak sözleşmenin tadilinden dolayı davalı şirketin eksik ifasının söz konusu olmadığı, birim fiyatları güncellendikten sonra davacı şirketin davalı şirkete ihtarname çekerek ilk kararlaştırılan tutardan beton sağlanmasını istemesinin taraflar arasındaki fiili duruma uymadığı, davacı şirketin, davalı şirketin █████/2022 tarihinden itibaren 460,00 TL+KDV birim fiyattan düzenlenen faturaları itiraz etmeksizin defterine işlediği ve bu fatura bedelleri için itirazi kayıt koymadan ek ödemeler yaptığı, buna göre artık sözleşmenin iradi olarak fiyat revizesiyle tadil edildiği, dolayısıyla davalının ifadan kaçındığından, yani temerrüdünden söz etme imkanının bulunmadığı ve TBK'nın 122. maddesindeki şartların sağlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 6168,5 m3 C 35 cinsi beton aldığını, dolayısıyla 331,5 m3 eksik alım bulunduğunu, bu durumun mevcut faturalar ve alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, faturalarda yer alan tutar üzerinden hesaplama yapıldığını, ancak toplam beton miktarı üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini, bu durumda eksik kalan beton miktarının ortaya çıkacağını, dolayısıyla müspet zararın doğduğunu, davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak fiyat değişikliğine gittiğini, yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve temerrüte düştüğünü, davalı şirketin basiretli tacir gibi davranması ve 6500 m3 betonun ne kadar sürede bir inşaat alanına döküleceğini bilmesi gerektiğini, davalı şirketin sözleşme ile fiyat garantisi verdiğini, ancak sonradan fiyatı yükselttiğini, müvekkil şirketin emek ve sermaye harcadığını, inşaatın devamını sağlamak amacıyla dava dışı 3. bir şirketten C 35 cinsi betonun metre küpünü 875,00 TL+KDV olarak satın almak zorunda kaldığını, davacı şirketin talebinin, TBK'nın 125. maddesi doğrultusunda temerrüde düşürülen davalı şirkete karşı seçimlik hakkın ifa edilmemesinden kaynaklı zararın karşılanması olduğunu, sözleşme ile davalı şirketin fiyat garantisi borcunu ve beton temin etme borcunu yerine getirmediğini, davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkil şirketin 337,00 TL+KDV üzerinden fazla ödeme gerçekleştirdiğini ve yapılan fazla ödemenin iadesinin şart olduğunu, ayrıca teslim edilmeyen 331,50 m3 C 35 cinsi betonun dava dışı 3. şirketten daha yüksek bir fiyat ile alındığı gözetildiğinde bu zararın tahsilinin gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davalının, imzalanan sözleşme ile kararlaştırılan edimleri yerine getirip getirmediği, yapılan ödeme ile m3 fiyatı sabitlenen betonun, sözleşme ilişkisi kurulduktan sonra maliyetlerin artması ve fiyatların yükselmesi nedeniyle tek taraflı olarak değiştirilip değiştirilemeyeceği, davacı şirketin ihtirazi kayıt koymaksızın yeni bedel üzerinden kesilen faturaları ticari defterlerine kaydetmesinin ve devamla bu tutarları ödemesinin yeni m3 birim fiyatını kabul ettiği sonucunu doğurup doğurmayacağı, diğer yandan davalının teslimi kararlaştırılan 6500 m3 C 35 cinsi betondan daha az miktarda ürün teslimi yapıp yapmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının, alacak (menfi zarar ve müspet zarar) talep etme hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan █████/2020 tarihli Hazır Beton Satış Sözleşmesi'nin 4. maddesi ile, beton cinsinin C 35, beton miktarının 6.500 m3 olarak belirlendiği ve davacı şirket tarafından 6.500 m3 karşılığında 800.000,00 TL nakit ödemede bulunulması nedeniyle m3 birim fiyatının 123,00 TL+KDV olarak sabitlendiği, ayrıca aynı sözleşmenin 7. maddesi ile, 6500 m3'ten sonraki alımlar için piyasa koşullarına göre yeniden fiyat belirlemesi yapılacağının hüküm altına alındığı, sözleşmeye göre KDV ödemelerinden davacının sorumlu olduğunun kararlaştırıldığı, bahsi geçen sözleşmede her iki tarafın da imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.
Diğer yandan, davacı ... İnşaat Tekstil Tarım Orman Ürünleri Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davalı ... İnşaat Turizm Petrol Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına keşide edilen Ankara 52. Noterliği'nin █████/2022 tarih ve 16877 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, sözleşmede kararlaştırılan ve henüz teslim edilmeyen 331,5 m3 betonun 5 iş günü içinde şantiyede ifasının gerçekleştirilmesinin, █████/2022 tarihli fatura itibariyle m3 başına 460-TL+KDV'den kesilen faturaların sözleşmede kararlaştırılan 123,00TL+KDV birim fiyatına indirilmesinin, fazla tahsil edilen tutarların KDV ile birlikte iadesinin istenildiği, söz konusu ihtarnamenin █████/2022 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu içeriğine, bunun yanı sıra █████/2020 tarihli Hazır Beton Satış Sözleşmesi kapsamına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair istinaf istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Ancak, tarafların ticari defterleri de incelenmek suretiyle düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; davacı ... İnşaat Tekstil Tarım Orman Ürünleri Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı ... İnşaat Turizm Petrol Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasında █████/2020 tarihinde Hazır Beton Satış Sözleşmesi imzalandığı, bahsi geçen sözleşme ile birim fiyatının 123,00 TL/m3+KDV, toplam bedelin ise KDV hariç 800.000,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmeye göre toplam tutarın nakit ödenmesi halinde birim fiyatının sabit kalacağı hususunun kararlaştırıldığı, davacı yanca bir gün sonra 6.500,00 m3 beton karşılığı 800.000,00 TL ödeme yapılarak sözleşme birim fiyatının sabit hale getirildiği, sözleşme hükümlerine ve davacı şirketçe 800.000,00 TL bedelin █████/2020 tarihi itibariyle ödendiği dikkate alındığında, davalı şirketin 6.500,00 m3 hazır betonu süre sınırı olmaksızın 123,00 TL/m3 birim fiyatı üzerinden davacı şirkete teslim etmesi gerektiği, bu itibarla sözleşme hükümleri çerçevesinde betonun teslimi için zamanaşımı süresi haricinde makul addedilebilecek bir süre sınırı olmamakla birlikte, aksi bir iddia halinde dahi davalı şirketin temerrüt koşullarını sağlamak amacıyla davacı şirkete ihtarda bulunması ve ürünün teslim için yer, zaman belirtmesi suretiyle betonu teslim almasını, aksi takdirde sözleşme koşullarında ifanın mümkün olmayacağını bildirmesi gerektiği, bu yola başvurulmadan sözleşme hükümlerinin aşılmasının mümkün olmayacağı, ancak, davacı şirket tarafından, 460,00 TL/m3+KDV birim fiyat üzerinden fiyatlandırılan 1662,00 m3 beton için m3 bedeline itiraz edilmediği, faturanın ticari kayıtlara işlendiği ve karşılığının ödendiği, dolayısıyla sözleşmenin 1662,00 m3 C 35 hazır beton bedeli yönünden her iki tarafça da tadil edildiği, o halde davacı şirketin fazla ödeme iddiasının yerinde olmadığı, buna karşın halen teslimi yapılmayan 331,50 m3 C 35 hazır beton için davacı şirketin ifadan vazgeçip rayiç bedele yönelik talepte bulunduğu, bu hali ile █████/2022 tarihli ihtarname gereği davacı şirketçe, 331,50 m3 beton için 460,00 TL/m3+KDV bedele tekabül eden (331,50 m3 x 460 TL+KDV) 179.938,20 TL'nin davalı şirketten istenebileceği görüş olarak bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu içerik olarak denetlendiğinde; taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğu, imzalanan sözleşme kapsamında 6.500 m3 beton alım satımı konusunda anlaşmaya varıldığı, devam eden süreçte davalı şirketçe 4.506,50 m3 beton için 123,00 TL/m3+KDV üzerinden, 1.662 m3 beton için ise 460,00 TL/m3+KDV üzerinden olmak üzere toplam 6.168,50 m3 beton tesliminin gerçekleştirildiği, geriye kalan 331,50 m3 betonun ise teslim edilmediği, bu hali ile sözleşmenin borçlu tarafı olan davalı şirketin edimini hiç ifa etmediği (yerine getirmediği), bunun sonucu olarak davacı şirketin zarara uğradığı anlaşılmıştır.
Buna göre, aynı zamanda ifa edilmeyen 331,5 m3 C 35 betonun rayiç değerinin tahsili istemiyle açılan eldeki davada, █████/2022 tarihi ile son alımın gerçekleştirildiği █████/2012 tarihi arasında birim fiyatın 460,00 TL/m3+KDV olarak güncellendiği, faturaların bu tutar üzerinden tanzim edildiği, davacı şirketin, davalı şirketin 460,00 TL/m3+KDV birim fiyattan düzenlemiş olduğu faturaları defterine kaydettiği ve sözleşmede kararlaştırılan tutarlar haricinde başka ödemeler yaptığı ve davacı şirketin faturalarda yazılı tutarları itirazi kayıt olmaksızın ödediği, bu durum karşısında, tarafların sözleşme kurulduktan sonra maliyetlerin artması ve beton fiyatlarının yükselmesi sebebiyle yeni fiyat belirlediklerinin ve █████/2022 tarihi itibariyle aralarındaki sözleşmeyi fiyat yönünden tadil ettiklerinin anlaşıldığı gözetilerek, teslim edilmeyen 331,50 m3 beton için, davacı şirketin sözleşme ile kararlaştırılan ancak sonrasında 460,00 TL/m3+KDV birim fiyat üzerinden tadil edilen miktar ile belirlenen toplamı 179.938,20 TL (331,50 m3 x 460 TL+KDV) yönünden davacı şirketin alacaklı olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece, dava konusu olayda teslim edilmeyen 331,50 m3 beton yönünden ifadan vazgeçildiği ve rayiç değerin talep edildiği dikkate alındığında, davacı şirketin zararının oluştuğu ve davalı şirketin söz konusu müspet zarardan sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı hukuki değerlendirmeye dayalı olarak sözleşme kurulduktan sonra betonun maliyet artışı, tarafların ticari ilişkisi ve defter kayıtları doğrultusunda davalı şirketin alacaklı olduğu gerekçesiyle, bu alacak kalemi için de davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamıştır.
Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; açıklanan nedenlerle mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kaldırılmasına ve mahkeme kararının HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca düzeltilerek ve taleple bağlı kalınarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;
2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,
3-a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
10.000,00TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 683,10 TL nispi karar ve ilam harcının, peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 170,77 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
c-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ile 512,33 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
ç-Davacı tarafından yapılan 101,25 TL posta/davetiye gideri ile 4.500,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.601,25 TL yargılama giderinden kabul/red oranına göre hesaplanan 1.533,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
d-Davalı tarafından yapılan bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
e-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
f-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen kısım yönünden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 ve 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
g-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider ve delil avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden
4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
5-Davacı tarafça yapılan 137,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
8-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!