Anahtar kelimeler: Tanışıklığının Çeklerle Lehdarı Silsilesinde Silsiledeki Hilafına Kaybedildiğini Evraktan Rıza Kıymetli

T.C.
İSTANBUL6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirket, ticari ilişki kapsamında lehdarı olduğu toplam 2.250.000,00 TL bedelli (3 adet x 750.000 TL) çeklerin, 06.06.2024 tarihinde şirket yetkilisi tarafından kaybedildiğini, Söz konusu çeklerle ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu ve ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyası üzerinden "Zayi Nedeniyle Çek İptal Kararı" alındığı belirtildiğini, Davacı, çeklerin ciro silsilesinde yer alan davalılar (..., ... ve ...) ile hiçbir ticari veya şahsi tanışıklığının bulunmadığını, Çeklerin rıza hilafına elden çıktığı, silsiledeki ilk ciroların davacı iradesi dışında gerçekleştiği ve taraflar arasında herhangi bir fatura, sözleşme veya teslim belgesi bulunmadığı beyan edildiğini, Davalı şirketlerin (... ve ...) aynı adreste faaliyet gösterdikleri ve yetkilileri arasında akrabalık bağı bulunduğu belirtilerek "organik bağ" iddiasına yer verildiğini, Ayrıca, çeklerin kayıp ilanının ibraz tarihinden 5 ay önce Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanmış olmasına rağmen davalıların bu çekleri sorgulamadan devralmalarının "basiretli tacir" ilkesine aykırı ve kötüniyetli olduğunu, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline ve davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı ... ye yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.Davalılar (... ve ...) Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalılar, çekleri ciro silsilesine güvenerek devralan "iyiniyetli meşru hamil" olduklarını, TTK m. 687 uyarınca çekin "sebepten mücerret" (temel ilişkiden bağımsız) olduğunu, davacı ile aralarında ticari ilişki olmasa bile çek üzerindeki imzanın davacıyı bağlayacağını, Davacının aldığı zayi nedeniyle iptal kararının "hasımsız" (karşı tarafsız) bir tespit kararı olduğunu, bu kararın çekin zilyetliğini elinde bulunduran ve ciro silsilesine göre hak sahibi görünen üçüncü kişileri bağlamayacağını ileri sürdüklerini, Davacının çeklerin kaybolduğunu iddia etmesine rağmen zamanında ödeme yasağı/ihtiyati tedbir almadığını, icra takibi başlatıldıktan yaklaşık 8 ay sonra işbu davanın açılmasının "dürüstlük kuralına" aykırı olduğunu, Çeklerin asıl borçlusunun keşideci Sertaç Şeker olduğu, çeklerin tedavül sürecinin aydınlatılması için keşidecinin de davaya dahil edilmesi (ihbar edilmesi) gerektiğini,Davacının borçlu olmadığının tespiti ve icra takibinin iptali taleplerinin reddine, %20 oranında kötüniyet tazminatı talebinin haksız olduğundan reddine, Müvekkilleri lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER /Taraf vekillerinin belirttiği, Çek bilgileri, ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusuna ilişkin ifade tutanağı, Ticaret Sicil Gazetesi ilanı, ... 1. ATM ...esas sayılı dosyası ve gerekçeli kararı, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları, ... dosya numaralı Arabuluculuk dosyasına ilişkin 23.01.2025 tarihli anlaşmama son tutanağı, Tüm taraflara ait ticari defterler, sözleşme, belge, fatura, sevk irsaliyesi, teslim ve stok kayıtları, çek teslim tutanakları, cari hesap kayıtları, mali kayıtlar, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, Resmi ve özel kurumlardan istenecek bilgi ve belgeler, Banka kayıtları, Bilirkişi, delil olarak değerlendirilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ve davaya konu olan çekler kapsamında davalılara borçlu olup olmadığı, dava ve takibe konu ... Bankası..., ... ile ... seri numaralı çekleri davalılardan istirdatı talebinin yerinde olup olmadığı, davalıların çekleri ele geçirirken kötüniyetli olup olmadığı, usul ve yasaya uygun olarak çeki iktisap edip etmedikleri hususu noktasında olduğu anlaşıldı.█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda “Davacı ...A.Ş.’nin 2024 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun, eksiksiz ve delil vasfına haiz olduğu, Davacı yasal kayıtlarında, ciro silsilesinde yer alan davalılar (..., .., ...) adına açılmış bir cari hesap veya bu firmalarla gerçekleşmiş bir mal/hizmet hareketine dair hiçbir kayda rastlanılmadığı, Davalıların, çeklerin devrine esas teşkil eden temel borç ilişkisini (faturayı) ispatlayacak hiçbir mali belgeyi (fatura, sevk irsaliyesi vb.) dosyaya sunmadıkları ve defterlerini incelemeye açmadıkları, Toplam 2.250.000,00 TL gibi yüksek bedelli üç adet çekin, davacı kayıtlarında hiçbir karşılığı olmaksızın devredilmesinin mali teamüllere ve tacir ilkelerine uygun olmadığı, Davacının sunduğu Zayi Nedeniyle Çek İptal Kararı ile mali illiyet bağı yokluğu bulgularının birbirini doğruladığı, tespit edildiği, Davacı tarafça ... 37. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında borçlu olup olmadığı hususundaki Nihai Takdir Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, ” sonuç ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE /... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısının ... Şirketi Takip Borçlularının İse ... Şirketi Ve Davalı ... Şirketi ve dava dışı ...olduğu, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 12.12.2024 tarihinde başlatılan icra takibinde, toplam alacak tutarının 852.770,55TL olduğu ve takip dayanağının █████/2024 günlü .....Seri No lu çeki 750.000,00 TL bedelli çek olduğu anlaşılmıştır.Tarafların uyuşmazlık noktaları, ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile, ..., ... ile ... seri numaralı çeklerden dolayı davalılara borçlu olup olmadığı, davacının tazminat talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir.Dava konusu, ... Bankası ... şubesine ait ,16.11.2024 günlü, ... Seri No 'lu 750.000 TL bedelli çek ,-... Bankası ... şubesine ait ,23.11.2024 günlü, ... Seri No 'lu 750.000 TL bedelli çek ve ... Bankası ... şubesine ait ,30.11.2024 günlü, ... Seri No 'lu 750.000 TL bedelli çek sebebiyle davalılara borçlu olmadığını, çekin çalındığını, çek sebebiyle davalılara borçlu olmadığını iddia ettiği, 22.10.2025 tarihli duruşmada taraflara ticari defterlerin incelenmek üzere ibrazı için süre verildiği, davalıların tamamının duruşmada bulunmadığı ve diğer aşamalarda da yargılamayı takip etmedikleri, davalılara 22.10.2025 tarihli duruşma zaptının tebliğine rağmen ticari defterlerini mahkememize ibraz etmedikleri, davacının ticari defterlerinin incelendiği, 23.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda, davacı lehtarın kendisinden sonraki ciranta ... Şirketi ile ticari ilişkide bulunduğunun tespit edilemediği, diğer davalıların ticari defterlerini sunmaması sebebiyle aralarında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, davaya konu çekin çalınmasına ilişkin... CBS nin ... Soruşturma sayılı ile kyok kararının verildiği, davaya konu olan çekin iptali için ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E 11.06.2024 tarihinde çek iptali davası açıldığı, 12.03.2025 tarihinde davanın kabulüne karar verilerek davaya konu çeklerin iptaline karar verildiği ,hükmün 08.04.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.TMK'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." HMK'nun 190. maddesi gereğince de, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (HGK'nun ... Esas ...Karar ... Esas ... Karar sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir.Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.Kambiyo senedinin bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6 m.). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. (Yargıtay HGK'nun ... E-... K sayılı kararı)Davaya konu somut olayda, davaya konu çeklerin ciro silsilesinde şeklen bozukluk yoktur. Kural olarak davacı, davalı hamillerin kötüniyetle çeki iktisap ettiğini kanıtlamadıkça şahsi def'ileri hamillere karşı ileri süremez. Davacı, davalıların çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği, başka bir anlatımla kötüniyetli hamil olduğu kanıtlanmalıdır.Mahkememizce davacının ticari defterlerinde, davacıdan sonra çeki cirolayan ... Şirketi ile ticari ilişkisinin tespit edilememesi ve davalı ... Şirketi nin ticari defterlerini sunmaması, diğer tüm davalıların da ticari defterlerini sunmaması sebebiyle hamillerin kötüniyetli olduğunu kabulü gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;1-Davanın kabulü ile davacının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası sebebiyle ... Şirketine borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline,2-... Bankası ... şubesine ait, 16.11.2024 günlü, ... Seri No 'lu 750.000 TL bedelli çek-... Bankası ... şubesine ait, 23.11.2024 günlü, ... Seri No 'lu 750.000 TL bedelli çek,-... Bankası ... şubesine ait, 30.11.2024 günlü, ... Seri No 'lu 750.000 TL bedelli çek sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespitine,3-Davacının çeklerin istirdatı talebinin kabulü ile davaya konu olan çeklerin ... şirketinden istirdadına,4-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 153.697,50 TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 38.424,38-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 115.273,12 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 38.424,38-TL ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 39.039,78-TL nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.015,00 TL posta giderleri olmak üzere toplam 9.015,00-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 333.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine,-Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*