Anahtar kelimeler: Krediler Akdedilen Kefil Başkan İmzaladıklarını Yazim Katip Gaziantep Borcunun Ödenmemesi

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ..
KARAR NO
: ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..
ÜYE
: ..
ÜYE
: ..
KATİP
:..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
:..
NUMARASI
: ..
DAVACI
: ..
VEKİLİ
: AV. ..
DAVALI
: ..
VEKİLİ
: AV. ..
DAVALI
: 7-.
VEKİLİ
: AV...
DAVA
: ..
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: ..
YAZIM TARİHİ
: ..
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı . . .. ve Tic. A.Ş. ile davacı banka arasında akdedilen . . . diğer davalıların müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, anılan kredi sözleşmesine istinaden davalı asıl borçlu şirkete krediler kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine .. İcra Müdürlüğü’nün .. Esas sayılı dosyasıyla davalılar hakkında başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazların iptaline takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, kat ihtarnamesine cevabi ihtarname ile yasal süreler içerisinde itiraz edildiğini, takip talebinde faizin başlangıç tarihi ve oranının belirtilmediğini, uygulanan döviz kuru ile ilgili ödeme emrinde açıklamaya yer verilmiş ise de belirtilen kurun doğruluğunu teyit eder bir belgenin ödeme emrine eklenilmediğini, tüm borçluların alacaklı bankaya verdiği ipotek teminatları olduğunu, alacaklı banka ile finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi yapıldığını, bu çerçevede ödemeler yapıldığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı . .. ve .. vekili cevap dilekçesinde özetle, hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, takip öncesi tahsilatın asıl alacaktan tenzil edilmediğini, kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu.. tamamından sorumlu olmadığını, istenen faiz oranları, .. tarafından belirlenen . . ve .. uygulanacak olan azami faiz oranlarının üzerinde olduğunu, bankanın teminatlara başvurmadan icra takibine başvurduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir.
KARAR
: Mahkemece, davacı banka tarafından davalı kefillere ve asıl borçluya gönderilen kat ihtarnamesinin kefil ..yönünden tebligatın yapılamadığı, asıl borçlu . . gönderilen tebligatın yapılamadığı, kefil . . gönderilen ihtarın ise tebliğ edildiği belirlenmiş olup, taraflar arasında imzalanan kefalet sözleşmesinin 18. maddesinde ''Kefil, işbu sözleşme uyarınca kendisine yapılacak tebligatlara esas olmak üzere yukarıda bildirdiği adresini kanuni tebligat adresi olarak tayin ve kabul ettiğini ve bu adreste meydana gelecek herhangi bir değişiklik yazulı olarak bankaya bildirilmediği sürece kendisine hitaben kanuni ikametgah olarak seçtiği bu adrese işbu sözleşme dolayısıyla gönderilecek tüm tebligatların aynen şahsına yapılmış gibi geçerli olarak hüküm ifade edeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.'' denilmekte ise de; İİK'nun 68/b maddesinde kredi kullananın adres değişikliğini noter ihtarıyla bildirmediği takdirde eski adresin geçerli olacağının hükme bağlandığı, bu durumda davalı asıl borçlunun sözleşmede yer alan adresine yapılacak tebligatın İİK'nın 68/b maddesi uyarınca geçerli olacağı ve asıl borçlu anılan tebligat üzerine temerrüte düşecek ise de, temerrütün oluşması için süre içeren bildirimin davalı kefillere tebliğ edilmesi gerektiğinden bu tebligatın kefillerin adresine tebliğ edilmesi gerekeceği, kefillerin sözleşmedeki adresine ihtarın bila tebliğ olması, bu konuda sözleşmede kefillere yönelik hususi düzenleme olsa dahi davalı kefilin temerrüte düşmesi sonucunu doğurmayacağı, davalı kefilin takip tarihi itibarıyla temerrüte düşeceği nazara alınarak bilirkişice yapılan hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne, davalıların .. İcra Dairesinin .. Esas sayılı takip dosyasın yapmış oldukları itirazlarının kısmen iptali ile takibin asıl borçlu . .. San ve Tic. A.Ş. ile davalı kefil . . yönünden .. TL miktar üzerinden devamına, diğer davalılar yönünden .. TL üzerinden devamına, hükmedilen asıl alacak miktarının ..'si oranında davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, mahkemece aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda takip talebine ilişkin yapılan hesaplamalarda kat ihtarnamesinin davalı borçlulara tebliğ edildiğinin kabulü haline göre ve kat ihtarnamesinin davalı borçlulara tebliğ edilmediğinin kabulü haline göre ayrı ayrı hesaplama yapıldığını, mahkemece kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediği nazara alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verildiğini, müvekkili banka tarafından borçlulara noter kanalıyla ihtarname gönderildiğini, borçlunun bankaya beyan ettiği adresine hesap kat ihtarnamesinin gönderilmesinin borçlunun temerrüte düşmesi için yeterli olup tebliğ edilmesinin zorunlu olmadığını, borçluların tümünün bankaya bildirmiş oldukları adreslere ihtarname gönderildiği için tüm tebligatların usulüne uygun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, buna rağmen mahkemece hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği kabul edilerek bilirkişice yapılan hesaplamaya göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
..Asliye Ticaret Mahkemesinin..Karar sayılı ilamıyla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Davalılardan...ne hesap kat ihtarının tebliğine dair mazbata incelendiğinde, aynı davalı kefilin sözleşmede belirtilen adresine ..tarihli tebliğ şerhine göre; "Çalışan . .. tebliğ edildi" şeklinde tutanak tanzim edildiği görülmektedir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Yönetmeliği’nin 21. maddesinde ise, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması gerektiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda kefil .... Şti.'ne çıkartılan kat ihtarnamesini tebliğ alan şahsın şirket yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak almaya yetkilendirilmiş, evrak müdürü gibi bir çalışan olup olmadığı tespit ve şerh edilmeden ve yine bu işlerle görevlendirilmiş başka bir çalışan olup olmadığı araştırılmadan doğrudan işyeri çalışanına tebligat yapıldığı, buna göre Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde belirtilen sıra nazara alındığında davalı kefil ..Şti.'ne yapılan kat ihtarı tebliğinin usulsüz olduğu, bu durumda davalı kefil . .... Ltd. Şti.'nin de takiple temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmamasına ve özellikle .. sayılı İİK'nın 68/b maddesindeki kredi kullananın adres değişikliğini noter ihtarıyla bildirmediği takdirde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı hükmünün kredi sözleşmesinde hüküm bulunsa da davalı kefiller yönünden uygulanamayacak olması sebebiyle bilirkişi tarafından ihtarname tebliğ edilmeyen ve usulsüz tebliğ yapılan kefiller yönünden yapılan icra takibiyle temerrüde düştüğü kabul edilmek suretiyle yapılan hesaplamaya istinaden Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleşince ilgili tarafa iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca işbu kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan tetkikat sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. █████/2026
.
Başkan .
¸e-imzalıdır
..
Üye .
¸e-imzalıdır
..
Üye.
¸e-imzalıdır
..
Katip ..
¸e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!