Anahtar kelimeler: Sayım Kanal Kanalizasyon Bahse Bünyesinde Taşınır İdarede Üyesi Kontrol Kesinlik
4. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın müvekkil idarede .... Bölge Su ve Kanal İşletme Dairesi Başkanlığı ... Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü'nde 18.12.2008 tarihinden 10.10.2018 tarihine kadar taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olarak görev yaptığını, bahse konu Daire Başkanlığı bünyesinde kendisinin de üyesi olduğu Sayım Komisyonu tarafından yapılan ve 02.10.2018 tarihinde sonuçlanan fiili taşınır sayımı neticesinde bazı malzemelerin kayıtlarda yer alan miktardan eksik, bazılarının da fazla olduğunun tespit edildiğini, devam eden incelemede tam olan malzemelerin tespitinden sonra 32 kalem cins malzemeden 493,5 litre motorin, 450,6 metre muhtelif ölçülerde PE100 ve duktil boru, 51 adet muhtelif ek parça ve 1 adet körflanşın (plato) ilgili Başkanlığa bağlı birimlerde ve idarenin diğer birimlerinde mevcut olmadığının görüldüğünü, Değer Tespit Komisyonunca eksik malzemelerin değerinin 60.825,06 $ + 4.724,46 TL olduğunun belirlendiğini ve eksik malzemelerin parasal değerinin ve meydana gelen kamu zararının tespitinin gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL kamu zararının temerrüt tarihi olan 15.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş; duruşmada alınan beyanında sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Taşınır Mal Yönetmeliği'nin 33. maddesinde "Taşınır kayıt ve kontrol yetkilileri, sorumlulukları altındaki ambarlarda bulunan taşınırları ve bunlara ilişkin kayıt ve belgeleri, yerlerine görevlendirilenlere devretmeden görevlerinden ayrılamazlar." düzenlemesinin yer aldığı, davacı idare tarafından, taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi davalının 10.10.2018 tarihinde görevinden alındığı ve ambar anahtarları davalı tarafından teslim edildiği halde aynı gün Taşınır Mal Yönetmeliğinin 33. maddesi gereği bir komisyon kurularak devir teslim tutanağı düzenlenmediği, devir teslim tutanağı ile hangi malzemenin ne miktarda ambarda bulunduğu ve görevlendirilen yeni taşınır kayıt ve kontrol yetkilisine devredildiğinin gösterilmesi gerektiği, ancak aradan uzunca bir süre geçtikten sonra 05.11.2018 tarihinde Devir Teslim Tutanağı düzenlendiği, 05.11.2018 tarihinde düzenlenen Devir Teslim Tutanağı uyarınca 10.10.2018 tarihinde görevinden alınan ve ambar anahtarları kendisinden teslim alınan davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği, iki tarih arasında fiilen ambardan çıkan fakat kayıtlara girmemiş olma ihtimali bulunan malzemelerin tespitinin sağlıklı bir biçimde yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Taşınır Mal Yönetmeliği'nin 6/4-1 maddesindeki “Ambarlarında kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizlikleri nedeniyle meydana gelen kayıp ve noksanlıklardan sorumlu olmak” hükmü kapsamında zimmetinde bulunan demirbaşların eksik olmasından dolayı oluşan kamu zararı sebebiyle davalının mali sorumluluğu bulunduğunu, yine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun “Kişisel Zarar ve Sorumluluk” başlıklı 12. maddesi ve söz konusu kamu zararının “Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” ve diğer ilgili mevzuat hükümleri gereğince tazmin edilmesi gerektiğini, davalının görev aldığı bütçe dönemi içerisinde zimmetinde bulunan 32 kalem malzemenin eksik olmasından dolayı 60.825,06 $ ve 4.724,46 TL tutarında kamu zararına neden olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı kurumda yapılan sayım neticesinde tespit edilen eksik malzemeler nedeniyle meydana gelen kamu zararının taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi olarak görev yapan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!