Anahtar kelimeler: Epdk Ödememesi Tesisatta Faturayı Durduğunuitirazın Tanzim Kaçak Takibi Tahakkuk Kontrollerde

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptaliKARAR TARİHİ
: █████/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket görevlilerince yapılan kontrollerde, davalının kullanımındaki dava konusu tesisatta kaçak elektrik kullanımının tespit üzerine, EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takibe konu kaçak tahakkuk tanzim edildiğini, davalının faturayı ödememesi üzerine icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu,itirazın haksız olduğunu beyanla iptaline ve davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap vermemiştir.İstinaf Konusu Mahkeme Kararı ;Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın kısmen kabulüne,Davalının İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 707.364,16-TL asıl alacak, 8.374,30-TL gecikme faizi ve 1.674,86-TL KDV toplamı 717.413,32-TL yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %42 oranını geçmemek kaydıyla ticari faiz uygulanmasına, işleyecek gecikme zammına %20 oranında KDV uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı isteminin reddine, şeklinde hüküm kurulmuştur.İstinaf Başvurusu; Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ;"... müvekkili şirketçe yapılan hesaplamalar güncel mevzuat hükümlerince yapılmış olup, herhangi bir hata barındırmadığı, Bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme ve hesaplamalar hatalı olup hükme esas alınması usul ve yasaya aykırıdır. İşbu bilirkişi raporuna yaptığımız itirazlarda değerlendirilmemiş olup ek veya yeni rapor talebimiz yerel mahkemece reddedilmiş ve eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur.Bilirkişi tarafından kaçak kullanıma esas çalışma saati hatalı tespit edilmiştir.Bilirkişi ile müvekkil şirket hesaplamaları arasında oluşan fark hesaplamaya esas alınan çalışma saatinden kaynaklanmaktadır. Dosya kapsamında günlük çalışma süresinin EPTHY madde 45/3-c bendine göre 14 saat seçilmesi gerekmekte olup tüketim ekstresi T zaman kayıtları de kulanım saat aralığını doğrulamaktadır. Bilirkişi raporunda her ne kadar dosya kapsamındaki asıl alacağa gecikme zammı yerine ticari faiz uygulanması gerektiği belirtilmişse de işbu tespit ve hesaplama hatalı olup kabulü mümkün değildir.3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda matraha dahil olan unsurlarda açıkça gecikme faizinin/zammının dahil olduğu ifade edilmiştir.Dosya kapsamındaki asıl alacağa gecikme zammı uygulanması gerektiğine ilişkin beyanlarımızı tekrarla yerel mahkeme kararında faiz oranının %42 olarak kısıtlanması da hatalı olup işbu kararında kabulü mümkün değildir,takip dosyasında gönderilen ödeme emrinde kaçak elektrik tüketim bedelinin açıkça belirtilmiş olması alacağımızın likit olduğunu ve icra inkar tazminatı istemimizin hukuka uygun olduğunu açıkça göstermektedir. Kaldı ki davalı borçlu adına müvekkil şirket ekiplerimizce tahakkuk ettirilen faturada da borç miktarı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesi gerekmekte iken yerel mahkemece icra inkar tazminatı talebimizin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;Dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 8. İcra Dairesi ... E sayılı dosyası ile davalı ... aleyhine 1.242.888,34 TL asıl alacak, 11.600,29 TL gecikmiş gün faizi, 2.320,06 TL Faizin KDV si olmak üzere toplam 1.256.808,69 TL için 09.05.2024 tarihinde icra takibi yapıldığı, davalının takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacı şirket elemanlarınca 16.04.2024 tarihinde ... seri no ile, Malkoçoğlu Mahallesi ... Caddesi No :...Sultangazi / İstanbul adresindeki ...Ütü ( ütü paket ) yerinde ... adına dava konusu kaçak tespit tutanağı düzenlendiği, açıklama kısmında; " EPTHY 42.maddesi 1/b bendine göre kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı hat çekmek sureti ile sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketildiği tespit edilmiştir .Video kaydı mevcuttur" şeklinde belirtildiği görülmektedir. Anılan tutanağa dayalı olarak , davacı tarafça 180 gün için 29.04.2024 son ödeme tarihli 785.531,80 TL lik Kaçak tüketim faturası ve 185 günlük eksik tüketim bakımından 29.04.2024 son ödeme tarihli 457.356,54 TL ek tüketim faturası düzenlendiği anlaşılmıştır.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle;davalının, 16.04.2024 tarih ... seri No lu Kaçak Tespit Tutanağı ile tespit edilen sayaç harici hat çekmek sureti ile yaptığı elektrik tüketiminin, o tarihte yürürlükte olan 30.05.2018 tarihli EPTHY'nin 42-1- b. maddesine göre kaçak elektrik tüketimi olduğu, davalının kaçak elektrik tüketim bedeli ödeme yükümlülüğünün icra takip tarihi itibariyle, Enerji Bedeli/Asıl Alacak 707.364,16 TL, Gecikme Faizi 8.694,68 TL, Faiz KDV 8.694,68 - %20 1.738,94 TL olmak üzere Toplam 717.797,18 TL olduğu kanaati bildirilmiştir.Sözleşmelerde kararlaştırılan gecikme zammı, hukuki niteliği itibariyle bir borcun gününde ödenmemesi halinde alacaklının gecikme zammı süresince borçluya tanıdığı vade karşılığı belirli bir oranda borca yapılan ilave niteliğindedir. Gecikme zammı, gecikme faizi değildir. Gecikme zammında da bir para borcunun geç ödenmesi bahis konusudur. Gecikme faiz talebinde bulunabilmek için borçluyu temerrüde düşürmek gerektiği halde, gecikme zammında buna lüzum yoktur.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Yargıtay 3. H.D'nin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK'nın 28.11.2012 tarih ve ███████-624 E., ████████ K., 3. HD’nin █████/2014 tarih, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)Somut olayda;taraflar arasında bir abonelik sözleşmesi bulunmadığından mahkemece 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre ticarî faiz işletilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Mahkemece ; asıl alacağa takip tarihinden itibaren %42 oranını geçmemek kaydıyla ticari faiz uygulanmasına karar verilmiş olup , taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, gecikme zammına dair oranın uygulanamayacağı, davalının tacir olduğu ve olayın haksız fiil niteliği gözetilerek ticari işlerde avans faizinin esas olduğu anlaşılmakla, davacının işleyecek faiz yönünden takip talebinde bu yöndeki artışlarla ilgili haklarını saklı tuttuğu dikkate alındığında ,bu yönde bir sınırlama getirilmiş olmadığı değerlendirilmiştir.Bilirkişinin işlemiş faizin %20'si oranında KDV hesapladığı , ayrıca kaçak elektrik tüketimi haksız fiil olup,alacağın verliği ve miktarı yargılama gerektirdiğinden ve borçlu açısından hesaplanabilir yani likit bulunmadığından , bu husustaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davacı tarafın diğer istinaf sebeplerinin incelenmesiyle ;Davacı tarafın çalışma süresi (vardiya) yönünden ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin incelenmesinde ;(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;a) Meskenlerde; 5 saat,b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat,c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir.(4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.(5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınırBilirkişi tarafından ; çalışma saatleri yönünden " davalının aboneliği ticarethane abone gurubu olması sebebiyle EPTHY ne göre günlük çalışma süresi 8 saat alınarak hesaplama yapılacaktır."şeklindeki değerlendirme ile hesaplama yapılmıştır.Davalı şirketçe davacı adına tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim hesaplamalarında günlük 14 saat çalışma süresinin dikkate alındığı anlaşılmıştır. Bu hususta; gün içerisinde; 06.00 - 17:00 saatleri arası tüketim, 17.00 - 22:00 saatleri arası tüketim, 22.00- 06:00 saatleri arası tüketimlerde, Endeks döküm kayıtlarının karşılaştırılması yapılarak davacının günlük kaç vardiya halinde çalıştığının tespiti yapılmamıştır.Ayrıca ;mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda açıklandığı üzere, "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinde düzenlenen şekilde; vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin ikinci fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır." şeklindeki düzenlemelere uygun bir hesaplama ve değerlendirme yapılmamıştır.Bu sebeplerle ,vardiya hesabında esas alınacak bu bilgi ve belgelerin mahkemece ilgili yerlerden celbi ile,yönetmelik hükmüne göre hesaplama yapılması ve itirazların karşılanması yönünden ek bilirkişi raporu alınması uyuşmazlığın çözümü yönünden gerekli olup,bu sebeplerle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026