Anahtar kelimeler: Davadeniz Endonezyadan Kore Parsiyel İplik Davadavacı Cif Akreditif Ödemeli İsviçrede

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2022NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVA
:Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile İsviçre'de yerleşik üç no.lu davalı.... arasında iplik alımı, satımı hususunda 90 gün vadeli akreditif ödemeli, CİF satış ile anlaşmaya varıldığını, Davalı ... A.Ş. malları parsiyel halde teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davanın anlaşmaya konu malları Kore ve Endonezya'dan temin ettiğini,ipliğin bir bölümünün taşınması için iki no.lu davalı ... ile bir bölümünün de taşınması için dava dışı başka bir lojistik firması ile anlaştığını, sözleşme kapsamındaki ipliklerin 2018 Nisan ayından itibaren davacıya teslim edilmeye başlanıldığını, davacı bankasınca akreditif bedelinin ödenmesinden sonra mal teslimi konusunda ciddi sorunlar baş gösterdiğini, davacının söz konusu mallarının bir kısmını gecikmeli de olsa sorunsuz teslim aldığını, bir kısmını 1-2 no.lu davaların hapis uygulaması nedeniyle mahkeme marifetiyle teslim alabildiğini, dava konusu bir kısım mallarını ise belini ödediği halde hiç teslim alamadığını, 3 no.lu davalı ... firmasının davacıya düzenlediği iki adet faturaya ilişkin olarak 1-2 no.lu davalı iki adet konşimento düzenlediğini, akreditif bedellerinin ödeneceği ... Bankasına sunulmasını birlikte temin ederek toplam 220.241,55 USD akreditif bedelinin vadesinde banka tarafından satıcı bankasında ödenmesini temin ettiğini,Davacının mallar teslim edilmediği için akreditif bedelinin davalılarca çözülmesine engel olmak istediğini, ... Bankası davalılarca hazırlanarak sunulmuş olan evrakların eksiksiz ve tam olduğunu, ödemeye mecbur bulunduklarını bildirdiğini, ödemenin banka tarafından gerçekleştirildiğini, davalı taşıyan 1-2 no.lu davalı taşıyan malları teslim aldığına dair konşimento asıllarının davacı bankasına ibrazını sağlayarak toplam 2.444 kaplık 220.241,55 USD'lik akreditif bedelinin satıcı ... firmasına ödenmesine neden olduğunu, 2018 Temmuz Ağustos ayları itibariyle davacı bankasınca tüm mal bedellerinin ödendiğini, ödemesi yapılan mallar hakkında davalılara bilgi talebinde bulunulduğunu, davalılarca yükleme bilgisinin verilmediğini, 1-2 no.lu davalının bir kısım iplikleri ... varış limanı gümrüklü sahasına indirmelerine rağmen davacıya teslimden imtina etmeleri üzerine davacı tarafından hukuki sürecin başlatılmasına ihtiyaç duyulduğunu, zararın azaltılması amacıyla öncelikle 1-2 noldu davalılar tarafından gümrükte bekletilen ve davacıya teslim edilmeyen malların teslim alınması için İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Değişik iş sayılı dosyasından dava ikame edildiğini, mahkeme kararı ile davalılar nezdindeki ipliklerin davacıya tesliminin sağlandığını, davaya konu konşimentolardaki ipliklerin teslimin yapılması için davalıya davacı tarafından Çerkezköy ... Noterliğinin 20.11.2018 tarih ve ... sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, taşıma konşimentolarına konu malların teslim edilmesini, aksi halde ödenmesine sebebiyet verdikleri mal bedeli olan toplam 220.241,55 USD'nin fiili ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile ödenmesinin ihtar edildiğini, davalı taşıyan tarafından ihtar hükümlerinin yerine getirilmediğini, davacı tarafından satım alınan ve konşimentoya konu edilerek davalılarca bedelinin serbest bırakılması sağlananan malların esasında hiçbir suretle taşımaya konu edilmediğinin ortaya çıktığını, davalıların ticarete konu edilen malların teslim edilmemesi hususunda davacıya karşı sorumluluğu haksız fiil kapsamında olduğunu, davalıların yasal düzenlemeye aykırı olarak malları teslim almadan konşimento düzenlediğini, düzenlemesini temin ederek davacı bankasına ibrazla satıcı....'nin bankasına toplam 220.241,55 USD akreditif bedelinin ödenmesine sebebiyet verdiğini, davacıyı büyük zarara uğrattıklarını belirttiğini, beyan etmiş olmakla, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulünü, haksız ve hukuka aykırı eylemlerinden kaynaklı toplam 220.241,55 USD davacının zararının fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası TL karşılığı 1.363.317,22 TL'nin 28.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini, davacının teslim edilmediği için satın almak zorunda kaldığı iplikler nedeniyle uğradığı maddi kaybın tespiti ile bu zarara karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalılar tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür.CEVAP
:Davalı ... A.Ş. ... A,Ş.'ye ilişkin cevap dilekçesinde özetle: Davacının dilekçesinde belirtildiği üzere davaya konu alım-satım sözleşmesinin tarafı ... firması olduğunu, müvekkili şirket ise diğer davalı ... firmasının Türkiye Tekstil temsilcisi olduğunu, husumet konusu malların alım-satımına aracılık ettiğini, dolayısıyla müvekkil şirket huzurdaki davanın muhatabı olmadığını, müvekkili şirket uzun yıllardır diğer davalı ... şirketin Türkiye'de alım-satımlarına aracılık ettiğini, tarafların arasında bunun ötesinde herhangi bir ilişki bulunmadığını, dosyaya ibraz edilen müvekkil şirket ve ... arasında 18.01.2000 tarihinde imzalanan "..." sözleşmesi ile görüleceği üzere müvekkil şirketin acente olarak hizmet verdiğini, husumet konusu alım satıma ilişkin müvekkil acentelik hizmeti verdiğini , üzerine düşen tüm sorumluluğu eksiksiz ifa ettiğini, müvekkilinin üzerine düşeni ifa etmediğine ilişkin hiçbir iddia yahut delil dosya içerisinde de bulunmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin husumet konusu mallar ile ilgili herhangi bir sorumluluk izafe edilmesinin mümkün olmadığını, bunun yanı sıra acente olan müvekkile karşı şirket borcu nedeniyle talepte bulunamayacağını, TTK'nun 119.maddesi uyarınca acentenin aracılıkta bulunduğunu veya akdettiği mukaveleler ile ilgili her türlü ihtar, ihbar veya protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule yetkili olduğunu, bunun gibi mukavelelerde çıkacak ihtilaflardan dolayı acente müvekkili namına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceğini, ancak acentenin sorumluluğunu aynen bir vekilin sorumluluğu gibi olduğundan şirket borçlarından dolayı şahsi sorumluluğunun doğmayacağını, bu nedenle huzurdaki husumetin muhatabının müvekkil şirket olmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin husumet konusu mallar yahut taşımaya ilişkin hiçbir sorumluluğunun olmadığını huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, beyan etmiştir.Davalı ...'ya izafeten cevaplarında özetle: Davacı ile diğer davalı ... arasında akdedilen sözleşmede ortaya çıkan uyuşmazlıklarda İsviçre Kanunlarının uygulanacağını ve İsviçre Mahkemelerinin yetkili olduğunun düzenlendiğini, huzurdaki davaya konu sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklar İsviçre Mahkemelerinde, İsviçre Kanunlarına göre çözüme kavuşturulacağını, davanın usulden reddinin gerektiğini, ...'nın üzerine düşen edimi yerine eksiksiz şekilde getirdiğini, ..., davacı ile husumet konusu malların alım-satımı hususunda anlaştığını, malların ise CİF taşıma şekliyle partiler halinde taşınacağını, yine taraflarca kabul edildiğini, husumet konusu mallara ilişkin yüklemeler yapıldığını, malların ilgili limanlara 1 ve 2 nolu davalı şirketler aracılığıyla getirildiğini, dava dilekçesinde davacı malların limana gelmesine rağmen davalı tarafından haksız olarak hapis hakkı uygulandığı için malları teslim alamadıklarını ifade ederek davalı ...'nın sözleşmeye uygun olarak malları getirdiğini tekrar ispatlanmış olduğunu belirttiğini, Davanın ... A.Ş. ... A.Ş. açısından husumet nedeniyle usulden reddini, aksi halde davanın ... A.Ş. ... A.Ş. açısından esaslan reddini, davanın ... açısından ulusal yetki nedeniyle usulden reddini, aksi halde davanın ... açısından esastan reddini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dosyada mevcut bilirkişi raporu ile mahkememizde açılan aynı taraflar arasındaki benzer mahiyetteki davalar da alınan bilirkişi raporlarında bu konuya ilişkin yapılan değerlendirmelerde, ... Tekstil ile ...'nın dış görünüşleri itibariyle tek bir şirket görünümü verdiği ve dolayısıyla bu şirketler arasında organik bağın meydana geldiğinin kabul edilebileceği, davalı ... Tekstil ile ... için tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin uygulanmasının mümkün olduğu ve birlikte sorumlu tutulabilecekleri yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davalı ... AŞ, ... ile aralarında acentelik ilişkisinin olduğunu beyan ederek acentelik sözleşmesi fotokopisini delil olarak dosyaya ibraz etmiş ise de; aralarında sıkı organik bağ bulunduğu tespit edilen bu şirketlerin, üçüncü şahıslara karşı acentelik ilişkisi görüntüsü yaratmak amacıyla böyle bir sözleşme düzenledikleri, dolayısıyla acentelik sözleşmenin ... ile ... arasındaki ilişkisinin gerçek hukuki temelini yansıtmadığı kanaatine varılmış olduğundan, davacının karşılıksız kalan mal bedelinden dolayı ... AŞ ve ...'nın diğer davalı ile birlikte davacıya karşı sorumlu olmaları gerektiği değerlendirilmiştir. Davada mal bedelinin yanı sıra, ikame ürün için fazladan ödendiği ileri sürülen bedelin tahsili de talep edilmiştir. 02.03.2022 tarihli ek raporda bu konuya ilişkin olarak davacı vekilinin ikame mal için sunmuş olduğu faturaların incelenmesi sonucunda emtiaların farklı olduğu (20/1 iplik olması gerekirken 30/1 olduğu), birbirinin yerine ikame edilemeyeceği tespit edildiğinden, sunulan faturaların dava konusu mal yerine ikame edilemeyeceği belirtilmiştir. davacı alıcıya teslim edilmeyen ürünler nedeniyle, satıcının sözleşme gereği davacı/alıcının bankasından tahsil ettiği mal bedelini iade etmesi gerektiği, satıcı ... ile sıkı organik bağ ilişkisi içerisinde bulunan davalı ... A.Ş.'ında, mal bedelinden dolayı TBK m. 112 ve devamı hükümlerine göre davacıya karşı ... ile birlikte sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davacıya teslim edilmeyen mal bedeli 220.241,55 USD olup dava dilekçesinde bu tutarın ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsili talep edilmektedir. Ödemenin 28.08.2018 tarihinde yapıldığı dosya kapsamına göre sabittir. 220.241,55USD nin 28.08.2018 tarihindeki kur üzerinden karşılığı (220.241,55 USD X6.2391= 1.374.109,05TL) 1.374.109,05TL olmakla birlikte, dava dilekçesinde talep edilen meblağ 1.363.317,22 TL olduğundan taleple bağlı kalınarak, 1.363.317,22 TL'nin tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacı teslim edilmeyen mal yerine ikame mal alımından doğan zararının da tahsilini talep etmiş ise de, davacı bu zararını ispatlayamamış olduğundan bu yöndeki talebin reddi gerektiği sonucuna varıldığından, tüm bu değerlendirmelerin neticesinde; davalılar ... ile ... A.Ş. ... A.Ş hakkındaki davanın1.363.317,22 TL üzerinden kısmen kabulü ile bu tutarın 28.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalılar ... ve ... ve .... Şti hakkındaki davanın (bu davalılar bakımından taraf teşkili ve tahkikat tamamlanmadığından) bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılması yönünde" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;mahkemece esas alınan bilirkişi raporundaki müvekkili ... A.Ş. İle ... arasında organik bağ hatalı tespit edildiğinden işbu rapor neticesinde verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kaldırılması gerektiğini, mahkeme Yargıtay içtihatlarına aykırı şekilde bir organik bağ kurmaya çalışmış olduğundan işbu hatalı kararın bozulması gerektiğini, ... ve müvekkili ... A.Ş. arasındaki ilişki acentelik ilişkisi olup mahkemece bu ilişkinin yanlış değerlendirilmiş olması işbu hatalı kararın bozulması gerektiğini gözler önüne serdiğini, davanın başından beri... acentesi olduğunu kabul ederek ... adına da savunma yaptıklarını , müvekkili şirket, ...'nın temsilcisi olup alım satıma aracılık kapsamında diyalog halinde olunan şirket olmasının pek tabi olduğunu, bu nedenle mahkemenin kanaatinin aksine müvekkili şirketin bütün işlerde muhatap olmasını farklı şekilde yorumlamasını anlamanın mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte yüklenmemiş bir mala ilişkin konşimento düzenleyen diğer davalı ...'un somut olayda asli ve tek kusurlu olduğunu, huzurdaki dava haksız fiili nedeniyle tazminat talepli olduğundan ...’in müvekkili ...’yı mahkemede temsil etmek yetkisi bulunmadığını, huzurdaki davanın müvekkil Kendal bakımından husumet eksikliğinden reddi gerektiğini beyanla mahkemenin ████████ E. ████████ K. Sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle kararın kaldırılmasına,yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
:Dava; davacı ile ... arasında akdedilen akreditif ödemeli CIF satış sözleşmesi kapsamında yurtdışından ithal edilecek dava konusu ürünlerin bedelinin davacı tarafından ödenmesine rağmen ürünler teslim alınmadan konşimento düzenlenmesi suretiyle bedelin ödenmesine sebep olunduğu iddiasına dayalı ödenen bedelin ve teslim edilmeyen ürünlere karşılık ikame ürün alındığı iddiası ile uğranılan maddi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davalı ...ve Davalı ... hakkındaki davanın bu dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapılmasına, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... A.Ş. ile ....’ya izafeten ... A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden davacı ile... arasında akreditif ödemeli CIF satış sözleşmesi akdedildiği, ....'nın Kore ve Endonazya'dan temin edeceğini bildirdiği anlaşmaya konu malları parsiyel halde teslim etmeyi taahhüt ettiği, parsiyel teslime konu 1.835.000 kg. ipliğin bir bölümünün taşınması için dava dışı ... A.Ş. ile bir bölümünün de dosyası tefrik edilen davalı ... ile anlaşıldığı, davacının 2 adet konişmento ile 20/1 cinsi iplikten 73.906.56 kg miktar olarak (eksik) ürün teslim almadığı ancak bu miktar için ... Bankası kanalıyla 220.241,55USD emtianın satıcısı ....'ya ödeme yaptığı ihtilafsızdır.Somut olayda davacı tarafça, alacağın dayanağı olan satım sözleşmesinin ... ile yapıldığı, davalı ... A.Ş'nin, ... firması ile arasındaki ortaklık ve organik bağı kapsamında mal siparişlerini aldığı, tek başına tüm mail yazışmalarını yaptığı, bir kısım malların teslimini gerçekleştirdiği, davalı ... A.Ş.nin imza yetkililerinin, konişmentolarda imzası bulunan ... şirketinin de ortakları oldukları, ... A.Ş., .... A.Ş. ve ... şirketlerinin aslında aynı şahıslara ait olan aynı şirketler olduğu, ... şirketinin diğer şirketler tarafından paravan bir şirket olarak kullanılmak suretiyle haksız fillerle haksız kazanç elde edildiği ileri sürülmüş : davalı ... A.Ş tarafından, hakkında asalet açılan dava hakkında, yurt dışı firması olan ...'nın acentesi olduğu, husumet konusu malların alım-satımına aracılık edildiği , acentelik sözleşmesi gereği üzerine düşen tüm sorumluluğu eksiksiz ifa edildiği, ...'ya izafeten davalı ... A.Ş tarafından izafeten açılan dava hakkında ...'nın üzerine düşen edimi eksiksiz şekilde yerine getirdiği belirtilerek ... A.Ş. olarak kendisine doğrudan husumet yöneltilemeyeceği savunulmuştur. Mahkemece davanın dayanağı olan satış faturaları, akteditif ödemelerine ilişkin belgeler, taşımaya ilişkin konşimentolar, davacının eksik teslim edilen ürünler nedeniyle üçüncü kişilerden temin ettiğini ileri sürdüğü ikame mal bedellerine ilişkin faturalar, gümrük belgeleri, ihtarnameler ve mail yazışmaları, Mahkemenin ████████, ████████ esas sayılı dosyaları dosya arasına alınmış, tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak kök rapor ve itiraz üzerine bilirkişi heyetinde kısmen değişiklik yapılarak ek rapor alınmış, ek bilirkişi raporunda, dosya kapsamında sunulan 02.01.2018 tarihli mail yazışmasında davacının sipariş onayının ...uzantılı mail adresine gönderilmiş olması, davacıya verilen cevaplar, banka bilgilerinin verilmesi, sipariş ve yükleme detaylarının yükleyici ... olmasına rağmen, ... AŞ tarafından bildirilmesi gibi hususlar göz önüne alındığında her iki şirket arasında temsilciliğin ötesinde organik bir ilişkinin varlığının tespit edildiği belirtilmiştir. Bu durumda ihtilafın çözümü açısından öncelikle davalılarla ilgili organik bağ ve tüzel kişilik perdesine saklanıldığı iddiasının değerlendirilmesi gerekmektedir.Öğreti ve uygulamada kabul edilen tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi; bazı şartların varlığı halinde, tüzel kişilik ve mal ayrılığı ilkesi dikkate alınmadan mevcut tüzel kişiliğin arkasına saklanan gerçek veya tüzel kişinin borçtan sorumlu tutulmasını ifade etmektedir. Mal varlığının bağımsızlığı ve sınırlı sorumluluk ilkelerinin istisnası olan tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi, ancak istisnai ve sınırlı durumlarda titizlikle uygulanması gereken bir teoridir. Bu teoriye ihtiyatlı bir biçimde yaklaşılmalı, istisnai olduğundan mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır (Yargıtay 11 HD 23.02.2021 tarih ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamı).Dürüstlük kuralına aykırı olarak şirket kurumunun alacaklıların zararına olacak şekilde kötüye kullanıldığı durumlarda "tüzel kişiliğin" göz ardı edilmesi hususu, mahkeme kararları ve Yargıtay uygulamaları ile ortaya çıkmış olup bu konuda özel bir kanun hükmü bulunmamaktadır. O nedenle de bu kuruma "tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi" denilmektedir. Yine bir şirketin borcundan başka bir şirketin ya da şirket pay sahiplerinin sorumlu tutulduğu durumlar için kullanılan diğer bir kavram ise "organik bağ" kavramıdır. İki şirket arasındaki "organik bağ"dan yola çıkılarak borçlu şirketin tüzel kişiliği göz ardı edilmekte ve ikinci şirket ya da bu şirketin pay sahibi veya yöneticisi olan gerçek kişiler borçtan sorumlu tutulmaktadır. Dolayısıyla "organik bağ" bir anlamda, "tüzel kişilik perdesinin aralanması"nın şartlarını ifade etmektedir. Organik bağın temelini TMK nın 2 madde hükmü oluşturmaktadır. Bu bağ ile bir şirketin borçlarından diğer bir şirket sorumlu tutulmaktadır. Dolayısıyla, organik bağ ile birbirinden ayrı birer tüzel kişilik olan şirketlerin birlikte sorumlu tutulması mümkün hale gelmektedir. Organik bağın mevcudiyetinin kabulü için evvela borçlu şirketin, diğer tüzel kişiliği, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanma niyetinin varlığı aranmaktadır.İsviçre'de mukim ... firmasının sicil bilgilerinin incelenmesinde ... A.Ş.'nin, ... isimli firmanın % 49 hisselerinin sahibi olduğu, % 49 hisseye karşılık 1400 hisse senedinin tek hissedar olan ...'e verildiği tespit edilmiştir. İstanbul'da sicile kayıtlı ... A.Ş.'nin ..., ..., ... ve ... A.Ş. ortaklığından teşekkül ettiği, yönetim kurulu üyelerinin ..., ... ve ... olduğu, ... A.Ş.'nin ise ..., ..., ... ortaklığından oluştuğu, yönetim kurulu üyelerinin aynı kişiler olduğu, her iki şirketin aynı yöneticiler tarafından yönetildiği, aynı adreste faaliyet gösterdiği, faaliyet konularının aynı olduğu dosyaya sunulan ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı ile satış sözleşmesi ... ile yapılmış ve faturalar da bu yönde düzenlenmiş ise de sözleşme ilişkisinin kuruluş aşaması davalı ... A.Ş. tarafından yürütülmüştür. Dosya kapsamından davalı ... A.Ş.'nin pay sahiplerinin tamamının ve davalı ... A.Ş.'nin, ... A.Ş.'nin pay sahipleri olduğu ve ... A.Ş.'nin ...'nın %49'luk hisselerine sahip olduğunun ; ... A.Ş. ile ... A.Ş.'nin merkez adreslerinin aynı olduğu gözetildiğinde davalı ... A.Ş. ile ... arasında organik bağ bulunduğu, iki şirketin dışardan tek bir şirket görünümü sağlamakta olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalı ... A.Ş. ile ... için tüzel kişilik perdesinin aralanarak sorumluluğuna gidilmesi yerindedir. Diğer yandan davalı tarafça yüklenmemiş bir mala ilişkin konşimento düzenleyen diğer davalı ...'un asli ve tek kusurlu olduğu ileri sürülmüş ise de eldeki davaya ... taraf olmadığı gibi sözleşmeye aykırı davranılması kapsamında davalılar ... ve ... A.Ş.'nin davacıya karşı sorumlu oldukları kabul edilerek verilen karar ve gerekçesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar ... A.Ş. ile ....’ya izafeten ... A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 23.282,04 TL harcın, alınması gerekli olan 93.128,19 TL harçtan mahsubu ile bakiye 69.846,15 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026