Anahtar kelimeler: Vardıklarını Dekorasyon Binası Operasyon Görüştüklerini Kurulacak Yapımı Tadilat Eskişehir Nakit

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: 2023/2KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: AlacakKARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket yetkililerinin Eskişehir ... binası içinde belirlenen alanda kurulacak Nakit Operasyon Merkezi'nin tadilat ve dekorasyon işlerinin yapımı konusunu görüştüklerini ve sözlü olarak anlaşmaya vardıklarını, davalı şirket genel müdür yardımcısı tarafından müvekkiline █████/2019 tarihli mail ve eki projenin gönderildiğini ve iş talimatının verildiğini, bunun üzerine müvekkilinin █████/2019 tarihinde işe başladığını, bu durumun mail ile davalı şirket genel müdür yardımcısına bildirildiğini, müvekkilinin projede belirtilen tüm işleri yaptığını ve █████/2020 tarihinde teslim ettiğini, işin tesliminden sonra davalı şirketin adresinde █████/2020 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin sözleşmedeki edimlerini ifa ettiğini, davalının sözleşmede belirlenen ücreti ödemediğini, iş yapılırken davalının müvekkilinden ek işler talep ettiğini, bu işlerin projede olmadığını, müvekkili tarafından bu ek işlerin de yapıldığını belirterek sözleşme bedeli olan 1.530.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ek imalatlardan kaynaklanan alacakla ilgili olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin ... olmadığını, ...'nin iştiraki ile kurulmuş bir şirket olduğunu, davacının tadilat ve dekorasyonunu yaptığını iddia ettiği alanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkiline ait olmayan alanın tadilatını yaptırma olanağının da bulunmadığını, davacının yapıldığını iddia ettiği işlere ilişkin alınmış herhangi bir yönetim kurulu kararı bulunmadığını, ortada müvekkilinin imza yetkililerince imzalanmış ve hukuken geçerli bir sözleşme bulunmadığını, davacının elinde imzalı böyle sözleşme bulunmadığını, davacının sunduğu mail içeriğinde talimat verildiğinin anlaşılamadığını, genel müdür yardımcısı olduğu iddia edilen ...'in müvekkilini temsile yetkili biri olmadığını, talimat verme yetkisinin de bulunmadığını, davacının basiretli tacir olmanın gerektirdiği dikkat ve özeni göstermediğini, bu durumda davacının sözleşmeye dayalı olarak işi yaptığı kabul edilse dahi yalnızca zorunlu ve faydalı masrafları talep edebileceğini, bu talebini tadilat yaptığı yerin sahibi olan ....ye yönlendirmesi gerektiğini, davacının yaptığı işlemlerin faydalı ve zorunlu masraf niteliğinde de olmadığını, müvekkilinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanuna tabi bir kuruluş olup ihale yapmadan bu şekilde iş alımının Yasa gereği de mümkün olmadığını, bu durumda davacının iyi niyetinden bahsedilemeyeceğini, ortada geçerli bir sözleşme bulunmadığından davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının ancak yasal faiz talep etme hakkı bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, açılan davada davacı davalı ile aralarındaki sözlü anlaşma uyarınca işi yapıp teslim ettiğini daha sonra ise ilişkin olarak █████/2020 tarihli sözleşme imzalandığını, davalının sözleşmede kararlaştırılan bedeli ve ek imalatlar bedelini ödemediğini belirterek dava açtığı, davalı yanın davacı ile sözleşme imzalanmadığını, █████/2020 tarihli sözleşmedeki imzaların yetkili olmayan kişilere ait olduğunu beyan ederek şirket temsil iç yönergelerine dayandığı, █████/2020 tarihli sözleşmede davalı şirket kaşesi üzerinde çift imza bulunmakta olup bu imzaların ... ve ...'e ait olduğu davacı tarafça beyan edildiği, davalının aksi bir beyanda bulunmadığı, bu kişilerin şirketi sınırlı olarak temsile yetkili kişiler olduğu, davalı yan iç yönerge hükümlerine göre bu sözleşmenin imzası için yönetim kurulu kararı alınması gerektiğini, bu kararla yetkilendirilen kişilerin sözleşmeyi imzalayabileceğini ileri sürdüğü, dosyaya bu yönde alınmış bir yönetim kurulu kararı sunulmadığı, TBK.'nın 40. maddesinde yetkili temsilci tarafından bir başkası ile yapılan sözleşmeden doğan alacak ve borçların o kişiye ait olacağı düzenlendiği, imzalayan kişi yetkili değil ise sözleşmeden bizzat sorumlu olacağı, TBK 46. maddesine göre ise bir kişi yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa bu işlem ancak onandığı taktirde temsil olunanı bağlayacağı, yani temsilci yetkisiz olsa bile temsil olunanın sonradan icazet vermesi ya da kendi adına yapılan hukuki işlemi benimsemesi halinde işlem baştan itibaren geçerli ve temsil olunanı da bağlayıcı olacağı, dosyaya bankadan ve ... Başmüdürlüğünden gelen cevabi yazı içerikleri, alınan mali müşavir bilirkişi raporu ile █████/2020 tarihli sözleşme hükümleri uyarınca sözleşmede kararlaştırılan avans ödemesinin davalı tarafça davacıya gönderildiği, karşılığında avans teminat mektubunun kabul edildiği, yine sözleşme ile kararlaştırılan kesin teminat mektubununda düzenlenip davalıya verildiği bu işlemlerin davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve hatta dava açıldıktan sonra dahi sözleşme ile ilgili işler bakımından davacıdan talepte bulunulduğu dolayısıyla bir an için sözleşmenin yönetim kurulu kararı olmadan yetkisiz kişilerce imzalandığı düşünülse bile şirket adına yapılan işlemlere icazet verildiği, sözleşmenin davalıyı bağlayıcı olduğu sonucuna varıldığı, sözleşme kapsamında işlerin yapıldığı ve sözleşme harici ilave işlemin de olduğu keşif, tanık anlatımı ve teknik bilirkişi heyeti raporuyla anlaşıldığından davalının yeniden rapor alınması yönündeki talepleri uygun görülmeyerek davanın ispat edildiği, davacının sözleşme bedeli yanı sıra ilave işler bedelini de talep edebileceği kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu işlere ilişkin usulüne uygun olarak imzalanmış bir sözleşme bulunmadığı, davacının sunmuş olduğu sözleşmenin değeri itibariyle imzalanabilmesi ve müvekkili şirket açısından bağlayıcı olabilmesi için, müvekkili şirketin 14.05.2019 tarih ve 9828 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan olunan İç Yönergesinin temsil ve ilzam yetkileri ve yönetim kurulu kararı gerektiren işlem ve muameleler kısmında belirtilen hususlara göre işlem yapılması gerektiği, müvekkili şirket iç yönergesine göre 1.000.000,00 Türk Lirasını aşan miktardaki her türlü eylem ve işlemler için Yönetim Kurulu Kararı ve Yönetim Kurulu Kararında yetkilendirilen en az iki kişinin şirket kaşesi altına atılmış imzaları gerektiği, davacının yapıldığını iddia ettikleri işlere ilişkin alınmış herhangi bir yönetim kurulu kararı bulunmadığı, ayrıca müvekkilin imza yetkililerince imzalanmış gecerli bir sözleşme de bulunmadığı, geçersiz ve olmayan bir sözleşmeye dayanarak davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işlemlerin kabulünün mümkün olmadığı, kaldı ki, davacının elinde imzalı böyle bir sözleşmenin de bulunmadığı, tüm bunlara rağmen mahkemece sözleşme bedelinden sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğu, davacı şirketin dava dilekçesinde 15.10.2019 tarihinde müvekkil şirket genel müdür yardımcısının hazırladıkları projeyi sunduğunu ve iş talimatı verdiğini iddia ettiği, oysa davacı yanın sunmuş olduğu mail içeriğinde talimat verildiğinin anlaşılmadığı, ayrıca genel müdür yardımcısı olduğu iddia edilen ...'in müvekkili şirketi temsile yetkili olmadığı, dolayısıyla bu şekilde bir iş talimatı verme yetkisi de bulunmadığı, davalı şirketle yazışan kişilerin de müvekkil şirket adına emir ve talimat verme yetkisi bulunmadığı, müvekkili şirketin temsil ve ilzamı 14.05.2019 tarih ve 9828 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan edildiği, davacı şirketin bu hususu bilmediği yahut bilemeyecek durumda olduğu kabul edilemeyeceği, müvekkili şirketin özel kanunlarla kurulmuş olmakla birlikte yapım işine ait hizmet alımlarında 4734 Sayılı Kanuna tabi olduğu, bilirkişi tarafından bu hususlar gözardı edildiği, genel geçer bir rapor hazırlandığı, sayın mahkeme tarafından hüküm kurulurken de müvekkilin yapım işlerine ilişkin işlerde 4734 sayılı Kamu İhale Kanuna tabi olduğu, dolayısıyla dava konusu işin ihale olmadan yaptırılamayacağı değerlendirilmeden karar verildiği, dava konusu işe ilişkin yalnızca davacının iddia ve beyanları ile belgeleri doğrultusunda rapor hazırlandığı ve bu rapora yönelik hüküm kurulduğu, █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafın delil olarak dayandığı sözleşme hükümleri uyarınca ödeme yapılmasını gerektirir belgelerin müvekkili şirkete teslim edilmediği, davacı tarafından sunulan Sözleşmenin 14.2 maddesinde ödeme yapılması için gerekli evrakların sayıldığı ancak bunun için gerekli belgelerin de dava dosyasında olmadığı bilirkişi tarafından tespit edildiği, bu durumun da davacı ile müvekkil şirket arasında herhangi bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığını ve gerçekte böyle bir sözleşmenin de olmadığını kanıtladığı, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle birlikte işin yapıldığının mahkemece kabul edilmesi halinde vekaletsiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerektiği, avans faizine hükmedilmesi hatalı olduğu, mahkeme tarafından kabul edilen kısma göre hükmedilen vekalet ücreti hatalı hesaplandığı, davacının alacaklı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece kabul edilen tutara göre 171.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 179.218,98 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davacı tarafın, davalıyla olan sözleşme gereği taahhüt ettiği işi bitirmiş olmasına rağmen sözleşme kapsamındaki iş bedelinin ve ilave işlerin bedelinin ödenmediğini iddia ederek alacak davası açtığı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamı, taraf beyanları, yapılan imalatlar ve davalı şirketin imalatların yapıldığı yerde kiracı olarak bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin davalı şirket tarafından benimsendiğine yönelik mahkeme kabulü yerindedir.Davacı davasında hem sözleşme bedelini hem de ilave işler bedelini talep etmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporu, tüm detaylarıyla teknik inceleme içerdiği halde, mahkemece, itirazları karşılamak üzere ek veya ayrı bir rapor alınması gerekirken, itirazların reddine karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olmuştur.O halde ilk derece mahkemesince yapılacak iş, konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, yeniden keşif yapılmak suretiyle davadaki talepler doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp, davalının rapora karşı ileri sürdüğü itirazlarını karşılamak üzere rapor alınması olmalıdır. Bunun için öncelikle sözleşme kapsamında yapılan işler ile davacı tarafça yapıldığı iddia edilen ilave işler tam olarak ayrıştırılarak, sözleşme kapsamında yapılan işlerin bedelinin eksik ve ayıplar dikkate alınarak fiziki oran yöntemine göre belirlenmesi, yapıldığı ispatlanan ilave işler yönünden ise yapılan işlerin bedelinin yine eksik ve ayıplar dikkate alınmak suretiyle yapıldığı tarihteki piyasa rayicine göre belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki yönteme göre araştırma, inceleme ve hesaplama yapılması gerekirken, alınan rapora karşı ileri sürülen itirazları karşılar şekilde ek rapor dahi alınmadan davanın esası hakkında karar verilmesi hatalı olduğundan kararın kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.