Anahtar kelimeler: Arnavutköy Kütük Yapımına Euro Eser Bakirköy İlçesi Mahallesi Sahibine Sınırlı

T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ53.HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: █████████ Esas, █████████ KararDAVANIN KONUSU
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle, mülkiyeti davacı şirket sahibine ait olan Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi ... ada 27 parsel sayılı taşınmaz üzerine toplam 150.000 EURO bedelle kütük ev yapımına ilişkin davalı şirket ile █████/2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmede belirtilen koşullarda davacı şirket tarafından ödemenin yapıldığını, kütük evin montajı/inşası tamamlanmadan (evin duvarları yapılmış, ancak çatı ve çatı makasları ile iç ve dış tüm lambrileri yapımı ve ayrıca ahşap zımpara ve boya işlemleri eksik kalmış) Arnavutköy Belediye Başkanlığınca yapının imara uygun olmadığıve ruhsatı bulunmadığından █████/2017 tarihli encümen kararı ile yıkım kararı verildiğini ve yapının inşasının durdurulduğunu, davalı şirketin edimini tam olarak yerine getirmediği, yapılmayan işler için haksız ve hukuka aykırı kazanç elde ettiğinden yapılmayan işlerin ve bedelinin, işçilik masrafları ile birlikte bilirkişi marifetiyle tespiti ile yapılan fazla ödemenin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı yanın sözleşme bedelinin tamamını ödemediği gibi haksız mahsup iddiası içerisinde olduğunu, sözleşme sonucu ifanın davacının ağır ihmali sonucu tamamlanamadığını, dürüstlük kuralı gereği hiç kimsenin kendi kusuruna dayalı menfaat sağlayamayacağını, sözleşme konusu ifanın tamamlanmaması nedeniyle parasal bir menfaatin oluşmadığını, müvekkil tarafından verilen ibraname hukuken geçersiz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, taraflar arasındaki █████/2017 tarihli kütük ev satış sözleşmesi uyarınca davalı tarafın inşaatı % 75 oranında tamamladığı, inşaat alanındaki malzemeler de değerlendirildiğinde bu oranın % 95 olarak kabul edilebileceği, bu konudaki bilirkişinin teknik değerlendirmesine itibar edildiği, davalı tarafça imzalanan ibraname ile sözleşme bedelinin tamamının alındığının bildirilerek davacı tarafın ibra edildiği, inşaat bu aşamada iken Arnavutköy Belediye Encümeninin █████/2019 tarih ... karar nolu encümen kararı ile dava konusu yapının ... sayılı İmar Kanununun 32. maddesi gereğince yıkılmasına ve yapı sahibine para cezası verilmesine karar verildiği, davacı tarafça bu kararın iptali için İstanbul 4. İdare Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile açılan davada işlemin yıkım kısmı yönünden davanın reddine karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafça inşaatın sökülmesi için davalı taraf ile anlaşıldığı ve inşaatın sökülerek taşınmazın inşaattan önceki eski haline getirildiği, davacı tarafça inşaatın tamamlanmamasından mütevellit davalı tarafa fazladan ödeme yapıldığından bahisle iadesi istemi ile işbu davanın açıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede, inşaatın Belediyeden gerekli inşaat ruhsatı alınması işlemlerinin davalı tarafça yapılacağı hususunda bir hüküm bulunmadığı, dolayısıyla gerekli yapı ruhsatı için işlemleri yaparak yapı ruhsatını alma yükümlülüğü iş sahibi olan davacı tarafa ait olduğu, ancak ... sayılı İmar Kanunu uyarınca yapı ruhsatı alınmadığından kaçak durumundaki inşaat için belediye encümenince yıkım kararı verildiği, yine davacının inşaat ruhsatı başvurusunun dahi bulunmadığı gelen yazı cevabından anlaşıldığı, bilirkişi tarafından yapılan teknik değerlendirmede de yapı ruhsatı alınmasının yasal olarak mümkün bulunmadığının bildirildiği yapı ruhsatı alınmadan yapılan inşaatın kaçak durumda olması ve bu nedenle Belediye Encümeni kararı ile inşaatın yıkımına karar verilmesi mahkemece subjektif ifa imkansızlığı olarak değerlendirildiği, yapı ruhsatı alınmaması ve bu nedenle yıkım kararı verilmesinde davacı tarafın kusurlu olduğu, davalı tarafa yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, davacı tarafın kusurlu eylemi olmasaydı inşaatın tamamlanacağı ve davalının sözleşme bedelinin tamamına hak kazanacağı, sözleşmede işin bedelinin götürü usulüne göre belirlenmiş olması da dikkate alınarak inşaatın tamamlanamamasında ve yıkım kararı verilmesinde bir kusuru bulunmayan ve ediminin büyük bölümünü ifa ettiği değerlendirilen davalının davacı tarafa iade etmesi gereken bir bedelin de bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, yapının inşasına davalı şirket temsilcilerinin yapı ruhsatında bir sorun olmayacağı yönündeki telkinleri ile başlandığı, yapının tamamlanamamasından ve eksik yapılan ve teslim edilmeyen malzemelerden davalı şirket de basiretli bir tacir gibi sorumlu olduğu, inşaat izninin alınmasında bir problem olmayacağı telkinleri neticesinde davalı şirketin sözleşmelerinde, inşaat izninin iş sahibi tarafından alınacağına, dair düzenlemenin sözleşmeden çıkartıldığı ve inşaat izninin yüklenici (davalı şirket) ile birlikte alınacağı kararlaştırıldığı, belirtilen nedenlerle inşaat izninin alınamamasından ve yine bu nedenle eksik yapılan işlerden ve teslim edilmeyen malzemelerden hakkaniyet gereği davalı şirketin sorumluluğu bulunduğu, inşaat malzemelerinin teslim edildiği varsayımıyla ve inşaat izninin alınmasında davacı müvekkilin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davacı tarafın, davalıyla olan sözleşme gereği sözleşme bedelini ödediğini ancak davalı tarafından yapılan inşaatın eksik ve ayıplı olduğu bu nedenle fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla, eksik ve ayıplı işler nedeniyle fazla ödenen bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Dosya incelendiğinde, taraflar arasında davacı şirketin yetkilisine ait olan taşınmaz üzerine ağaç ev yapılması konusunda anlaşıldığı, evin davalı tarafından yapıldığı ancak ruhsatının olmaması nedeniyle belediye encümeni tarafından yıkımına karar verildiği, davacı tarafın eksik ve ayıplı inşaat nedeniyle fazla ödendiği iddia edilen tutarın iadesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince yapı ruhsatı alınmadan yapılan inşaatın kaçak durumda olması ve bu nedenle Belediye Encümeni kararı ile inşaatın yıkımına karar verilmesinin subjektif ifa imkansızlığı olarak değerlendirildiği, yapı ruhsatı alınmaması ve bu nedenle yıkım kararı verilmesinde davacı tarafın kusurlu olduğu, davalı tarafa yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, davacı tarafın kusurlu eylemi olmasaydı inşaatın tamamlanacağı ve davalının sözleşme bedelinin tamamına hak kazanacağı, sözleşmede işin bedelinin götürü usulüne göre belirlenmiş olması da dikkate alınarak inşaatın tamamlanamamasında ve yıkım kararı verilmesinde bir kusuru bulunmayan ve ediminin büyük bölümünü ifa ettiği değerlendirilen davalının davacı tarafa iade etmesi gereken bir bedelin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararı ve karara karşı ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan anlaşmaya istinaden davalı tarafça yapılan ve ruhsatının olmaması nedeniyle belediye encümeni tarafından yıkımına karar verilen ağaç evin, eksik ve ayıplı yapıldığı iddiasıyla, davacının davalıdan eksik ve ayıplı iş nedeniyle fazla ödediğini iddia ettiği tutarın iadesinİ talep edip edemeyeceği hususundadır. Dosya incelendiğinde, sözleşme konusu taşınmazın inşaat izninin bulunmadığı, sözleşme konusu alanın inşaat yapımına uygun olmadığı, dolayısıyla sözleşme tarihi itibariyle objektif imkansızlık olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin, imzaladığı tarih itibariyle zaten geçersiz olduğu göz önünde bulundurulduğunda, ilk derece mahkemesince, davacı tarafın geçersiz sözleşmeye dayalı olarak eksik ve ayıplı iş bedeli talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalının kusurlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin gerekçe yönünden kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir eksiklik bulunmadığından yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin gerekçe yönünden KABULÜNE,2-BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2021 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-6100 Sayılı Yasanın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmekle;3.1-Davanın REDDİNE,B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 341,55 TL harçtan mahsubu ile 390,45 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,3-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerine BIRAKILMASINA,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.