Anahtar kelimeler: Defalarca Büyükçekmece Firmaya Hasıl Taşımacılık Servis Taşıma Firma Yazim Vermiş

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
Büyükçekmece İcra Dairesi
: ██████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı firma ile davacı müvekkili arasında daha öncesine dayanan bir taşımacılık hizmeti söz konusu olduğunu, dolayısıyla söz konusu taşıma sözleşmesine dayanan bir alacak miktarı hasıl olduğunu, Müvekkili tarafından, davalı firmaya karşı vermiş olduğu servis ücreti bedeli defalarca talep edilmiş, ancak yine de kendisine bir ödeme yapılmamış olduğunu, somut olay neticesi itibariyle uyuşmazlığın çözümü için öncelikle Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... E. Nolu dosya ile icra takibi yapılmış olup, icra takibine kötüniyetli olarak itiraz edilerek takip durdurulmuş olduğu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin haklı alacağına ulaşabilmek amacı ile davamızın kabulüne, davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı şirket adına ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
ARAŞTIRMA;
1-Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır.
2-Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ...... Sayılı yazısı ile; davacının karşılaştırmalı alış satış analiz listesi getirtilmiştir.
3-Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacının mükellef sicil dosyası, KDV beyannamesi, defter bilgileri ve tahakkuk tahsilat listesi getirtilmiştir.
4-Silivri Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ...... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin BA/BS formları getirtilmiştir.
5-Büyükçekmece İcra Dairesi'nin █████/2025 Tarih, .... Esas sayılı yazısı ile; ilgili dosya uyap üzerinden getirtilmiştir.
6-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığı bildirilmiştir.
7-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığı bildirilmiştir.
8-İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin █████/2025 Tarih, ..... sayılı yazısı ile; davacının █████/2011 tarihinde ..... sicil numarası ile Avcılar Otobüs Minibüs Taksi Kamyonet Sahip ve Şoförler Esnaf Odası'na kayıt olduğu ve bu kaydının halen devam ettiği bildirilmiştir.
9-Avcılar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacının 2023 yılına ilişkin karşılaştırmalı alış-satış analiz listesi getirtilmiştir.
10-Silivri Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ....... Sayılı yazısı ile; davalının 2023 dönemine ilişkin BA-BS formları getirtilmiştir.
█████/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
1-) Davacının 2023 ve 2024 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
2-) Davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
3-) Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 510.774,21 TL Alacaklı oldukları,
4-) Davacı tarafından davalı yana 2023 ve 2024 yılında Toplam Tutarı 1.078.052,25 TL olan 12 Adet E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı,
5-) Davalı tarafından Davacı yana Toplam 225.000 TL Banka ödemesi ve ticari defterlere kayıt edilmeyen 100.000 TL’lik çek dahil olarak (342.278,04 TL+100.000 TL) 442.278,04 TL Çek ödemesi olmak üzere toplam olarak 667.278,04 TL ödeme yapılmış olduğu,
6-) Davacının davalıdan (1.078.052,25 TL-667.278,04 TL) 410.774,21 TL Alacaklı oldukları hesaplanmış olduğu, Davacı yan tarafından 410.000 TL Alacak için icra takibi yapılıp işbu davanın açılmış olduğu,
7-) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın, icra takip tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Yıllık değişen oranlardaki Adi Kanuni Faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, açık cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı tarafından, davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, 410.000,00-TL asıl alacak, 12.000,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 422.000,00-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı (borçlunun) süresinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).
Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi yukarıda özetlerine yer verilen █████/2026 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.
Davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacının 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı defter kayıtlarına taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, icra takip tarihi olan █████/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 510.774,21-TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalıya 2023 ve 2024 yılında toplam tutarı 1.078.052,25-TL olan 12 Adet E-Arşiv Faturası düzenlenmiş olduğu, tarafların BA-BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, davalı tarafından davacı yana toplam 225.000,00-TL banka ödemesi ve ticari defterlere kayıt edilmeyen 100.000,00-TL’lik çek dahil olarak (342.278,04-TL+100.000-TL) 442.278,04-TL çek ödemesi olmak üzere toplam olarak 667.278,04-TL ödeme yapılmış olduğu, davacının, davalıdan (1.078.052,25 TL-667.278,04 TL) 410.774,21-TL alacaklı olduğu, davacı tarafından, icra takibinde talep edilen asıl alacak tutarının 410.000-TL olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, davacının takip talebindeki asıl alacak talebi ile bağlı kalınarak, davacının davalıdan 410.000-TL asıl alacak yönünden alacaklı olduğu, davacının usulüne uygun tutulan ve sahibi lehine delil vasfına haiz olan ticari defter kayıtları, davalının ticari defterlerini ibraz etmekten kaçınması ve ayrıca, bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere, davacı tarafça takip konusu edilen faturaların BA-BS bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği hususları ile ispat edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturaların, davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması nazara alındığında, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalının bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD'nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.) Davalının davaya konu bakiye fatura bedelini ödediğini de ispat eden herhangi bir delil sunmadığı, sonuç olarak davacının davalıdan, takibe konu 410.000,00-TL asıl alacak yönünden alacaklı olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 410.000,00-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz (davacının takip talebindeki faiz talebi yasal faiz olduğundan, davacının talebi ile bağlı kalınarak) uygulanmak suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacı icra takibinde, 12.000,00-TL takip öncesi işlemiş faiz talep etmiş ise de, TBK'nın 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusunun ancak alacaklının ihtarıyla temerrüte düşeceği ve TTK'nın 18/3 maddesi gereğince, tacirler arasında diğer tarafı temerrüte düşürmek için ihtarların, noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerektiği, somut olayda davalıyı takip öncesi temerrüte düşürecek usulüne uygun bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla, davacının takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği kanaatine varıldığından, bu alacak kalemi yününden talebi reddedilmiştir.
Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Buna göre, davalı borçlu tarafından fatura ve vergi dairesi kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 410.000,00-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gereken 28.007,10-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 7.206,71-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 20.800,39-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 7.206,71-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 7.822,11-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 8.127,50-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 7.895,86-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 131,10-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 4.468,90-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 65.600,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!