Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Fiilden Anonim San Dağıtım Tic Elektrik Ankara Yüklenicisi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ25. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████KARAR TARİHİ
: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönünden reddine, davalı ... Elektrik San. Tic. A.Ş. Yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... Elektrik San. Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü.İDDİA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin yüklenicisi olan diğer davalı ... Elektrik Sanayi Ticaret Anonim Şirketi tarafından █████/2021 tarihinde davacının tasarrufunda ve mülkiyetinde olan alanın ortasında yer alan 3339. sokakta yapılan kazı çalışması sonunda sitenin altyapı tesisinde, atık su tesisine, yağmur suyu rögar bacalarına, ızgara bağlantılarına, PTT kablolarına, drenaj borularına, yeraltı kablolarına, sokak aydınlatma ve kamera kablolarına zarar verildiğini, kazı çalışması yapılan yerin davacının maliki olduğu ... Sitesinin içinde yer aldığını, kazı çalışmasından önce site yönetiminin bilgilendirilmediğini ve kazı çalışmasına muvafakat etmesi için site yönetiminden birisinin görevlendirilmesini talep edilmediğini, zararın Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Değişik İş nolu dosyası ile tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 75.880,55 TL'nin haksız fiil tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ████████ D.İş dosyası kapsamında yapılan delil tespiti masrafları olan toplam 2.630,61 TL'ye █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve noter masrafı olan 419,01 TL'ye █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 182.318,29 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiş ve ıslah ettiği tutarın peşin harcını ödemiştir.SAVUNMA
: Davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle davacının taleplerini ayrı ayrı kalemler olarak belirtmesi gerektiğini, dava konusu hasara neden olduğu iddia edilen işlerin davacı tarafından gerçekleştirilmediğini, bu işlerin bu kazı çalışmasının kazı ruhsatı çerçevesinde diğer davalı tarafından yapıldığını, davalı tarafından alanda çalışma yapılmak üzere işleri diğer davalıya proje ile devredildiğini ve projeden el çekildiğini, bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davalının katılımı olmaksızın alınan raporların ve iddia olunan hasara ilişkin tamir işlemlerinin kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu parkelerin ve aydınlatmanın belediyeye ait olduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Elektrik Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle sokak bakım ve onarımının davacı kooperatifinin ticari işletmesi ile ilgili olmadığını, bu bakımdan görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava konusu sokaktaki oluk ve kilit taşı hasarlarının yapımı karşılığında ödenen bedelin talep edildiğini, sokaklar özel mülkiyete konu olamayacağından ve 3339. sokakta özel mülk olmadığından davacının taraf sıfatının bulunmadığını, davalının belediye ile yapılan protokol gereğince belediyeden izin alarak ve bilgisi dahilinde çalışma yaptığını, bu nedenle davalının taraf sıfatının bulunmadığını, davacının nam ve hesaba ifa için izin almadığını, dava konusu kazı işinin projesine uygun yapıldığını savunarak öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; ''....Davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi hakkında açılan davada; Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, özellikle davacının sunduğu dava dilekçesi ekindeki belgeler ile davalıların cevaplarından davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin diğer davalı ... Elektrik Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ile arasındaki sözleşme ile dava konusu kazı işini diğer davalıya devir ettiği, kazı işinin yüklenici olan diğer davalının yaptığı sonucuna varılmıştır.Türk Borçlar Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrası gereğince haksız fiil sorumlusunun kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi olması, davalının dava konusu kazıyı gerçekleştirmediğinden haksız fiile göre sorumluğunun bulunmaması, aynı Kanunun 66. maddesi gereğince davalılar arasında bağımlılık unsuru bulunduğunun iddia ve ispatlanmaması nedeni ile adam çalıştıranın sorumluluğunun uygulanmasının olanaklı olmaması, diğer davalının davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin yardımcısı olmadığından aynı Kanunun 116. maddesindeki yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluğunun uygulanmasının olanaklı olmaması, davalılar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi olup davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin dava konusu işten tamamen el çekerek dava konusu işi diğer davalıya yaptırması nedenleri ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Davalı ... Elektrik Sanayi Ticaret Anonim Şirketi hakkında açılan davada;Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalının █████/2021 tarihinde Çankaya ilçesi Alacaatlı mahallesi 3339. sokakta yaptığı kazı sırasında davacının alt yapı tesislerine zarar verdiği, bu zararın toplam Kdv dahil 179.268,67 TL olduğu sonucuna varılmıştır.Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Değişik İş nolu dosyasında hazırlanan bilirkişi kurulu raporu ile inşaat mühendisi ... ve elektrik elektronik mühendisi ...'tan oluşturulan bilirkişi kurulunun yerinde inceleme yapmak suretiyle hazırladığı █████/2024 tarihli kök ve ek raporlarda yapılan hesaplamalar, mahkememiz tarafından alınan bilirkişi kurulu raporunun toplanan deliller ile uyumlu olması nedenleri ile mahkememiz tarafından alınan bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmıştır.Davacı davalının haksız fiilinden dolayı alacak hakkının doğduğunu iddia ettiğinden Türk Medeni Kanununun 6. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesi ve Türk Borçlar Kanununun 50. maddesinin 1. fıkrasına göre ispat yükünün davacıya düşmesi, ispat yükü kendisine düşen davacının yukarıda açıklandığı üzere dayandığı delilleri ile dava dilekçesindeki davalının tasarrufunda bulunan sokakta kazı yaparak alt yapı tesislerine zarar verdiği vakıasını ispatlaması, bilirkişi kurulu kök raporuna ekle resme göre sokağın her iki tarafının davacının mülkiyetinde bulunduğundan davalının dava konu konusu sokağın özel mülkiyete konu olamayacağı itirazının yerinde olmaması, kısmi dava olarak açılıp ıslah edilen tutar açısından davalı vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesinde zamanaşımı defini ileri sürmesi, Türk Borçlar Kanununun 72. maddesinin 1. fıkrası gereğince davacının zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl olan zamanaşımı süresinin davacının █████/2021 tarihinde başvurduğu ve davalıyı karşı taraf olarak gösterdiği Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Değişik İş nolu delil tespiti dosyası ile aynı gün öğrenmesi ile başlaması dolayısı ile ıslah tarihine kadar dolması, davanın kısmi dava olarak açılması nedenleri ile bilirkişi kurulu raporu ile ispatlanan davada dava dilekçesindeki tutar açısından davanın kabulüne, ıslah edilen tutar açısından ise zamanaşımı defi nedeni ile davanın reddine...'' dair karar verildiği anlaşılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın zarardan sorumlu tutulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, her iki davalı yönünden de davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından yapılan değerlendirmenin tamamen hatalı olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, her ne kadar kazı işi diğer davalıya verilmiş ise de, işin yapılması sırasında denetim ve gözetim yükümlülüğü devam ettiğinden davalı ... Elektrik San. Tic. A.Ş. İle birlikte davalı ...'ın da zarardan sorumluluğu bulunmadığını, yerel mahkeme dosyasına sunulan delillerden de ve kazı esnasında çekilen fotoğraflardan da açıkça anlaşılacağı üzere davalı ...'ın yüklenici firma ile bağlılık ilişkisinin kurulduğunun izahtan vareste olduğunu, dava dilekçesinin ekinde kazı esnasında çekilen fotoğrafta da kazı ile ilgili ... Elektrik A.Ş. Tabelasının yer aldığı ihbar hattı olarak Alo 186, mail adresi olarak da tabelanın üzerinde ....com.tr adresinin bildirildiğinin görüldüğünü, bu hususun dahi davalılar arasında bağımlılık ilişkisinin kurulduğunu diğer davalı yüklenici şirket üzerinde nezaret, murakabe, kontrol ve denetim yetkisinin devam ettiğinin açıkça görüldüğünü, dava açılmadan evvel ...'a yapılan müracaatların hiçbirinde ...'ın işten el çektiğini bu nedenle de sorumluluğunun bulunmadığı iddiasında bulunmadığını, davalı ...'ın bu hususu yalnızca cevap dilekçesinde ileri sürdüğünü, ancak iddiasını ispatlar nitelikte hiçbir somut delil sunamadığını, davalının iddialarının yalnızca soyut iddialar olduğunu ve taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, ...'ın husumet itirazı kabul edilerek sorumluluğunun bulunmadığının belirtilmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, delil tespiti dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporundaki tespitlerden de görüldüğü üzere Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan tespitlerle doğru orantılı olup davalılar arasındaki bağımlılık ilişkisini kanıtladığını, söz konusu zarardan davalı ...'ın da sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının husumet itirazının reddine karar verilmesi gerekirken husumet itirazının kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığını, ıslah ile arttırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... Elektrik San. Tic. A.Ş. Tarafından verilen █████/2022 tarihli cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmediğini, dolayısıyla cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmediğinden ıslaha beyanda zamanaşımı defi dikkate alınmaması gerektiğini, davalı ... Elektrik San. Tic. A.Ş.'nin zamanaşımı defini kabul anlamına gelmemekle birlikte zararın nitelik veya kapsamına değişiklik meydana geldiğinden zamanaşımı süresinin bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesi ile birlikte işlemeye başlayacağından yerel mahkeme tarafından bu husus dikkate alınmadan hüküm tesis edilmesinin isabetsiz olduğunu, davalılar tarafından zarar verildikten sonra hızlı bir şekilde kazı yapılan yerin üstünün kapatıldığını, dolayısıyla davalılar tarafından verilen zararın hiçbir zaman tam öğrenilemediğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında haksız fiilin nedeniyle zararın meydana geldiği tarihte delil tespiti yaptırılmış olması nedeniyle zamanaşımı süresinin delil tespiti dosyası ile aynı gün öğrenmesi ile başlamasına karar verilmesinin somut olaya ve dosyadaki mevcut delil durumuna aykırı olduğunu, gün geçtikçe müvekkilinin zararının arttığını, dava konusu uyuşmazlığın gerekçeli karardan da açıkça anlaşılacağı üzere maddi tazminat istemine ilişkin olduğunu, davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücretinin maktu olması gerekirken nispi olarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, yargılama giderinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı ... Elektrik San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, asfaltlama ve onarım işlerinin belediye tarafından yapıldığını, belediye kendi sorumluluğu altındaki sokaklarda hasarın bedelini alarak onarım ve sokak düzenleme işini kendisinin yaptığını, ...'ın elektrik hatlarının yer altına alınması işini müvekkiline ihale ettiğini, müvekkilinin de diğer yerlerde olduğu gibi dava konusu olan sokakta da ruhsattaki plan ve projeye uygun olarak çalışma yaptığını, elektrik hattı döşenirken sokakta kazı yapıldığını ve doğal olarak sokak zemininin hasarlandığını, kazı zararını kendilerinin giderdiğini iddia ederek zararın tazminini talep ettiklerini, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği tesisatın yapımı için herhangi bir ruhsat (izin) alıp almadıklarına ilişkin savunmalarının araştırılmadığını, davacının da bu konuda herhangi bir açıklama yapmadığını, davacının talepte bulunduğu yerin kendi mameleğinde olmadığını, kamusal bir alan olduğunu, davacının sokakta hiçbir tasarruf yetkisi bulunmadığını, bu nedenle kendilerinden talepte bulunmalarının da mümkün olmadığını, kazı nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin zaten peşinen belediyeye ödendiğini, davacının gider yapması için bir neden bulunmadığını, mahkemenin sokağın kamuya ait olmadığını kabul ettiğini ancak fotoğrafa göre karar verilemeyeceğini, sokağın o sokakta oturan kişilerin olmadığını, hal böyle olmasına karşın sokak kenarındaki yapıların kooperatifin mülkiyetinde de olmadığını, kooperatifin amacını gerçekleştirerek bireysel mülkiyete geçtiğinden kooperatifin hiçbir mülkiyeti bulunmadığını, kööperatif tüzel kişiliğin sokağa cepheli bir yeri de bulunmadığını, mahkemenin Çankaya Belediyesi'ne yazılmasını istedikleri hususları araştırmadığını, davacının kendisinin döşediğini, zarara uğradığını iddia ettiği kabloların kaçak yapı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin bunları bilme imkanı olmadığı gibi davacının da sokakta yaptığı bu imalatların izinli olduğunu ispatlayamadığını, izinli olduğu iddiasında dahi bulunamadığını, davacının PTT kablosu, rögar kapağı gibi malzemelere verilen zararı istemesinin ise herhangi bir açıklaması olmadığını, PTT isterse kim zarar vermiş ise bu zararını da alabileceğini, aynı şeyin rögar kapağı ve diğer malzemeler için de geçerli olduğunu, talep hakkı olduğu varsayılsa dahi mahkemenin dava tarihindeki bedel araştırmasının usul ekonomisine aykırı olduğunu, haksız fiil nedeniyle oluşan zararın tazmininin haksız fiil tarihindeki tarihe göre belirlenebileceğini, mahkemece dava tarihindeki zarar araştırılarak gereksiz masraf ve zamana neden olunduğunu, usul ekonomisine uygun karar kurulamadığını, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davalıların sorumlu oldukları ileri sürülen kazıdan dolayı oluşan zararın giderilmesi için açılan haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönünden reddine, davalı ... Elektrik San. Tic. A.Ş. Yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... Elektrik San. Tic. A.Ş. Vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.Tüm dosya kapsamından;1)Dava konusu kazı işi her ne kadar davalı ... Elektrik San. ve Tic. A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiş ise de, dosyaya yansıyan bilgi, fotoğraf ve belgelere göre iş sahasında davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin de tabelasının bulunduğu ve tabelada ihbar hattı olarak " ALO 186 ve E-Mail: ....com.tr" şeklinde davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin bilgilerinin verildiği bu şekilde dava konusu iş kapsamında davalı ...'ın diğer davalı üzerinde gözetim ve denetim halinin devam ettiğinin kabulü gerekeceği anlaşıldığından, eldeki davada davalı ...'ın da pasif taraf sıfatının bulunduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca; Mahkemece, ...'a yönelik açılan davada da işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile ilgili davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.2) Maddi zarar, haksız eyleme maruz kalan şahsın mal varlığında, zarar verici eylem sonucu meydana gelen durum ile bu eylemden önce mevcut olan durum arasındaki fark olup, tazminatın amacı, mal varlığındaki eksilmenin giderilmesi ve onun eski duruma getirilmesinin sağlanmasıdır. Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Buna göre zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir.Haksız eylemlerde zarar olay tarihinde ortaya çıktığından olay tarihi itibariyle zarara hükmedilmeli ve talep halinde olay tarihinde itibaren faiz yürütülmelidir. (Yargıtay 4.HD. █████/2007 T. ,██████████ E.,██████████ K.)Mahkemece, davacının maddi zararı belirlenirken haksız fiil- olay tarihindeki ( █████/2021) gerçek zararın hesaplanması gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihindeki ( █████/2022 ) zararın hesaplandığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması da isabetsiz olmuştur.Hal böyle olunca, tarafların iddia ve savunmaları kapsamında yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti ( önceki bilirkişi heyetinden ve Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ D.İş dosyasında görev alan bilirkişi heyetinden farklı olarak) marifetiyle olay yerinde keşif yapılarak tarafların tüm iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilerek ve olay tarihi ( haksız fiil tarihi) esas alınarak yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.Sair istinaf itirazları bu aşamada değerlendirilmemiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, bölge adliye mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının kabulü ile, diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin hükmün HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1)Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 gün ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,3)Taraflarca istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine,4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3. maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Başkan¸e-imzalıdırÜye¸e-imzalıdırÜye¸e-imzalıdırKatip¸e-imzalıdır