Anahtar kelimeler: Unlu Franchise Yükümlendiği Satımdan Mamuller Patent Edimini Davalıborçlunun Akdedildiğini Faydalanmak

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin Türk Ticaret Kanunu'na uygun olarak kurulmuş ve unlu mamuller konusunda ticari faaliyette bulunan bir firma olduğunu, adına kayıtlı olan Türk Patent ve Marka Kurumu’ nun ..... başvuru numarası ile tescilli olan ve koruma altına alınan "....." markasının sahibi olduğunu, davalı/borçlunun müvekkil şirketin ürün ve hizmetinden faydalanmak adına aralarında franchise sözleşmesi akdedildiğini, anılan sözleşme uyarınca müvekkili şirketin, sözleşme ile yükümlendiği edimini ifa etmiş olmasına karşın davalı tarafça, sözleşme doğrultusunda ödenecek bedeller müvekkili şirkete ödenmediğini, bakiye cari hesap alacağının ödenmesine ilişkin olarak müvekkil şirketinin yetkilileri ile davalı/borçlu taraf arasında yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ...... Esas Sayılı dosyası ile davalı/ borçlu taraf aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak gönderilen Örnek No:7 İlamsız Takipte Ödeme Emri'ne karşı süresi içerisinde yapılan itiraz sebebiyle takibin durduğunu, borçlunun yapmış olduğu itirazın kötüniyetli olduğunu, bu itibarla davalı/ borçlunun haksız itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı/borçlu takibe karşı yasal süresi içinde yaptığı itirazda yetki itirazında da bulunduğunu, bu itirazda her ne kadar yetkili icra dairesini belirtmemişse de alacaklı/davacı vekili, 05.07.2023 ve 01.08.2023 tarihli talepleri ile yetki itirazını kabul ettiğini, dosyanın yetkili Büyükçekmece İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiğini, tarafların dairenin yetkisizliği hususunda iradelerinin birleşmesi ve İİK 50. Madde düzenlemesi dikkate alındığında yetkisiz olan icra müdürlüğünün kendini yetkili kılmasının mümkün olmadığını, ancak bu hususun huzurdaki dava yönünden bir önemi olmadığını, itirazın iptali davasının nerede açılacağı hususunda İİK’da özel bir yetki kuralı öngörülmediğini, itirazın iptali davasının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde bakılması zorunluluğu olmadığını, icra takibinde yetkiye itiraz edilmediğini ve sonuç olarak icra dairesinin yetkisi kesinleşmiş olsa dahi açılacak olan itirazın iptali davasında bu icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili hale gelmeyeceğini, icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olması ve takibe, yetkili olmayan icra dairesinde devam edilmesi, açılacak itirazın iptali davasında takibin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğu sonucunu doğurmayacağını, itirazın iptali davasının İİK ve HMK kapsamında yetkili mahkemede açılması gerekeceğini, ayrıca franchise sözleşmesine dayalı davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu belirterek öncelikle usule ilişkin itirazlarının değerlendirilerek davanın hem yetki hem de görev yönünden reddini, yapılacak yargılama sonunda borcun kabul ettiği kısmı gözetilerek fazlaya ilişkin talepler yönünden davanın reddini, takip ve dava açılmasında davalının bir kusuru bulunmadığından yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.ARAŞTIRMA;1-Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır.2-Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davalının BA-BS formları getirtilmiştir.3-Gümrükönü Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin BA-BS formları getirtilmiştir.4-Ali Fuat Cebesoy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin B formları getirtilmiştir.5-Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2024 Tarih, .... Sayılı yazısı ile; davalının KDV beyannamelerinde mal ve hizmete ait bedel olarak bildirilen ilgili faturaların dairelerine intikal etmediği bildirilmiştir.6-..... Bankası A.Ş.'nin █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; Mevduat araştırması yaptırılmıştır.7-...... Bankası A.Ş.'nin █████/2025 Tarih, .... Sayılı yazısı ile; dava konusu tarihler arasındaki gönderilen tutarları gösterir hesap hareketleri getirtilmiştir.█████/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle;1-) Davacı 2018,2019,2020,2021,2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,2-) Davalı 2018 yılı ticari defterinin işletme esasına göre tutulmuş olduğu ve defterin bulunamadığı beyanıyla incelemeye sunulmamış olduğu, Davalı 2019,2020,2021,2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari defterlerinin E-Defter beyan sistemine göre, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu tespit edilmiş olduğu,3-) Davacı yanın incelemeye sunulan ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 12.06.2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 132.978,23 TL Alacaklı oldukları tespit edilmiştir.4-) Davalı yan E-Defter Beyan Sistemine göre ticari defterleri tuttuğu için ticari defterlerine sadece alış ve satış faturalarının kaydedilebildiği, yapılan tahsilat ve ödemelere ilişkin kayıt yapılamamakta olduğu, Bu nedenle davalı ticari defterlerine göre sadece alış ve satış fatura tespiti yapılabilmiş olduğu, Davalının Defter Beyan sisteminden alınmış Sunulu Gelir ve Gider Listelerine göre davalı tarafın davacı tarafa satışının olmadığı tespit edilmiş olduğu,5-) Davacı ticari defterlerine göre, Davacı tarafından davalı yana 2018 yılında KDV Dahil tutarı 21.456,90 TL olan 1 Adet Fatura, 2019 yılında KDV Dahil tutarı 128.331,36 TL olan 10 Adet Fatura, 2020 yılında KDV Dahil tutarı 95.977,98 TL olan 8 Adet Fatura, 2021 yılında KDV Dahil tutarı 77.949,91,- TL olan 2 Adet Fatura, 2022 yılında KDV Dahil tutarı 259.541,53 TL olan 17 Adet Fatura, 2023 yılında KDV Dahil tutarı 22.406,85 TL olan 3 Adet Fatura olmak üzere kümülatif olarak KDV Dahil 605.664,53 TL olan 41 Adet Fatura düzenlenmiş olduğu,Davalı tarafından davacı yana 2019 Yılında toplam olarak 184.700,00 TL, 2020 Yılında toplam olarak 59.686,30 TL, 2021 Yılında toplam olarak 58.300,00 TL, 2022 Yılında toplam olarak 147.000,00 TL, 2023 Yılında toplam olarak 23.000,- TL olmak üzere kümülatif olarak 472.686,30 TL ödeme yapılmış olduğu, davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş bir faturaya her iki taraf ticari defterlerinde de rastlanmamış olduğu, icra takip tarihi olan 12.06.2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan (605.664,53- 472.686,30 TL) 132.978,23 TL Alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu,6-) Davalı tarafından inceleme sırasında sunulu Ödeme listesine göre ve kısmi banka hesap ekstrelerine göre, davacı tarafta kayıtlarda olmayan ödemelerin toplam tutarının 103.900,-TL olduğu, bu tutarın 94.000 TL kısmının davalı yan tarafından ödeme listesindeki açıklamasında davacı şirket ortakları ve eşlerine gönderilen ödemeler olduğu görülmekte olduğu, 9.900 TL kısmında davacı yana yapılmış bir ödeme olabileceğinin anlaşılabiliyor olduğu, bu ödemelerin davalı .... Bankası hesabından ve ..... Bankası hesabından yapılmış olduğunun listede görülmüş olduğu, Sayın Mahkeme tarafından ihtiyaç duyulması halinde davalı .....’a ait 2019,2020,2021,2022,2023 Banka ekstrelerinin .....Bankası ve ..... Bankası’ndan Excel olarak ve davacı yan’a ait ekstrelerin .... Bankası’ndan Excel olarak talep edilebileceği değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,İşbu toplam 103.900 TL ödemenin Davalı tarafından davacı yana yapılmış ödeme olarak takdir edilmesi halinde, icra takip tarihi olan 12.06.2023 tarihi itibariyle, bu tutarın davacının davalıdan Alacağı olan 132.978,23 TL’den düşüm yapılması halinde davacının davalıdan kalan alacağının (132.978,23 TL-103.900,-TL) 29.078,23 TL kalmış olacağı hesaplanmış olduğu, Davalı yan’ın cevap dilekçesindeki beyanlarında 39.648.88 TL borcu kabul etmiş olduğu görülmekte olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,7-) Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafı temerrüde düşürecek Noter kanalı ile gönderilmiş bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu,8-) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın davalı yan’dan icra takip tarihi olan 12.06.2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık %10,75 ve değişken oranlardaki ticari avans faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,Sonuç ve kanaatine varılmıştır.█████/2025 Tarihli Ek Bilirkişi Raporunda Özetle;1-) Kök Raporda, Davacı yanın incelemeye sunulan ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan12.06.2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 132.978,23 TL Alacaklı oldukları açıklanmış olduğu,2-) Davacı tarafından davalı yana 2018 ile 2023 yılları arasında kümülatif olarak KDV Hariç 567.925,86 TL, KDV Dahil 605.664,53 TL olan 41 Adet Fatura düzenlenmiş olduğu,3-) Ek Rapor Kapsamında Dosyaya ..... Bankası ve ..... Bankası tarafından Sayın Mahkeme’ye gönderilmiş cevap yazı ve ekleri olan Banka ekstrelerine göre, davacı kayıtlarında olan ve dosyaya gelen .... Bankası ve ....... ekstrelerinde görünen davalı ödemeleri toplam Tutarının 376.000 TL olduğu, Davacı kayıtlarında olan, dosyaya gelen kısmi ......Bankası ve ....... gelen kısmi ekstrelerinde görünmeyen fakat davalı yan tarafından █████/2025 tarihinde dosyaya sunulu davalı ....... ekstresinde olan davalı ödemelerinin 83.000,00 TL olduğu, davacı kayıtlarında olan banka ödemeler toplamının 459.000,00 TL olduğu, Davacı kayıtlarında olmayan dosyaya gelen kısmi .... bankası ve ....... ekstrelerinde görünen davalı şirkete yapılan ödemeleri toplamının 19.900,00 TL olduğu, davalının davacıya yapmış olduğu banka ödemeleri toplam tutarının 478.900,00 TL olduğu, davacı kayıtlarında olan davalı tarafından yapılmış kredi kart ödemeleri toplamının 13.686,30 TL olduğu, davalının davacıyayapmış olduğu banka ve kredi kart ödemeleri toplam tutarının 492.586,30 TL olduğu,4-)Sayın Mahkeme tarafından davalı tarafından sadece davacı şirkete yapılan ödemeler davacı yana ödeme olarak kanaat getirmesi halinde, davacının davalıdan (605.664,53 TL-492.586,30 TL) 113.078 TL Alacaklı olacağı, Sayın Mahkeme tarafından davalı tarafından Davacı şirket ortağı olan .... yapılan toplam 21.000 TL ödeme davacı şirkete yapılmış ödeme olarak kanaat getirilmesi halinde, davacının davalıdan (113.078 TL-21.000 TL) 92.078 TL Alacaklı olacağı, Sayın Mahkeme tarafından davalı tarafından Davacı şirket ortağı olan ......'IN EŞİ ......'a yapılan toplam 73.000 TL ödeme davacı şirkete yapılmış ödeme olarak kanaat getirilmesi halinde, davacının davalıdan (92.078 TL -73.000 TL) 19.078 TL Alacaklı olacağı hesaplanmış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,5-) Davalı yan tarafından dosyaya sunulu kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulmuş ....... yazışmaları ile davacı yan ticari defterlerine göre, cari hesap ekstresi karşılaştırma yapıldığında, cari hesap ekstresi ile whatsapp yazışmalarında belirtilen güncel bakiye farklarının neden kaynaklanmış olduğunun tespit edilemediği, 11.03.2023 tarihli yazışmada güncel cari hesap bakiyesinin 53.978,88 TL olduğu yazılmış olduğu, davacı ticari defterlerine göre, 11.03.2023 tarihli alacak bakiyesinin 132.978,23 TL olduğu, bu rakamdan davacı ticari defterlerinde görünmeyen toplam tutarı 19.900,00 TL olan ödemeler ve davacı şirket ortağı .....’a yapılmış toplam tutarı 21.000 TL ödeme düşülmüş olduğunda (132.978,23 TL-19.900 TL-21.000 TL) 92.078 TL Alacağının kalmış olacağı, ..... yazışmaları ile olan (92.078 TL-53.978,88 TL) 38.099,12 TL Farklılığın neden kaynaklanmış olduğu anlaşılamamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,6-)Davalı yan tarafından dosyaya sunulu kök rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulmuş whatsapp yazışmalarından en son 28.04.2023 tarihli yazışmada “1.330 TL hesabınızdan düşülmüştür. Güncel Bakiyeniz 52.648,88 TL olduğu Yazmakta olduğu, 28.04.2023 tarihi öncesi davalı tarafından yapılmış olduğu iddia edilen 23.312,90 TL iade düşüldükten sonra davacının hesaplanan 68.765,10 TL alacağından, davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulmuş 28.04.2023 tarihli 1.330 TL iade düşüm yapıldığında, davacının icra takip tarihi olan 12.06.2023 itibariyle davalıdan 67.435,10 TL Alacağının kalacağı hesaplanmış olduğu, 67.435,10 TL ile 52.648,88 TL arasındaki 14.786,22 TL Farkın neden kaynaklanmış olduğu tespit edilememiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,7-) Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan’ın davalı yan’dan icra takip tarihi olan12.06.2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık %10,75 ve değişken oranlardaki ticari avans faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,Sonuç ve kanaatine varılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;İş bu dosya Küçükçekmemce ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... Esas, ..... Karar sayılı Görevsizlik kararı ile Mahkememize gelmiştir.Dava, açık cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 132.978,23-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "bakiye cari hesap alacağı, fatura ve belgeler, franchise sözleşmesi" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki franchise sözleşmesi ve ticari ilişki kapsamında ürün satışlarının yapıldığı, bu kapsamda düzenlenen fatura bedellerinin bir kısmının ödendiği ancak davaya ve takibe konu edilen bakiye 132.978,23 TL'nin ödenmediğine dayanmakta iken, davalı taraf davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi inkar etmemekle birlikte, aralarında franchise sözleşmesi olmadığını, deneme amaçlı sözlü bir anlaşma bulunduğunu, bu kapsamda da davalıya olan borcunun 39.648,88-TL olduğunu, bunun üzerinde bir borç bulunmadığını, aralarında buna ilişkin whatsapp yazışmaları olduğunu savunmaktadır.Mahkememizce davalının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmış, davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu, hasılatının VUK'un 177. Maddesinde yer alan nakdi tutarları aşmadığı görülmüş ise de, aralarındaki ticari ilişkinin franchise ilişkisine dayalı olduğu, bu nedenle mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmakla yargılamaya devam olunmuştur.Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen █████/2025 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflar beyan ve itirazlarını sunmuşlardır. Davalı tarafın ödeme savunmaları hususunda bir kısım banka kayıtlarını dosyaya sunduğu görülmüş, davalının delil olarak dayandığı banka hesap hareketleri mahkememizce ..... Bankası ve ..... Bankasından getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememize söz konusu banka kayıtları incelenerek ve tarafların kök rapora yatıkları itirazlar değerlendirilerek aynı bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen █████/2025 tarihli ek raporunu dosyaya sunmuştur.Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan rapor ve ek rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ve ticari defter kayıtları incelenmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarındaki tespitler değerlendirildiğinde, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalının ise işletme hesabına göre defter tuttuğu, defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ancak, davalı işletme hesabına göre defter tuttuğundan defterlerinde sadece alış-satış faturalarının kaydedilebildiği, tahsilat ve ödemelere ilişkin kayıtların davalı defterlerinde yer almadığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre ise, davacı tarafından davalı yana 2018 yılında KDV Dahil tutarı 21.456,90 TL olan 1 Adet Fatura, 2019 yılında KDV Dahil tutarı 128.331,36 TL olan 10 Adet Fatura, 2020 yılında KDV Dahil tutarı 95.977,98 TL olan 8 Adet Fatura, 2021 yılında KDV Dahil tutarı 77.949,91,- TL olan 2 Adet Fatura, 2022 yılında KDV Dahil tutarı 259.541,53 TL olan 17 Adet Fatura, 2023 yılında KDV Dahil tutarı 22.406,85 TL olan 3 Adet Fatura olmak üzere kümülatif olarak KDV Dahil 605.664,53 TL olan 41 Adet Fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından davacı yana 2019 Yılında toplam olarak 184.700,00 TL, 2020 Yılında toplam olarak 59.686,30 TL, 2021 Yılında toplam olarak 58.300,00 TL, 2022 Yılında toplam olarak 147.000,00 TL, 2023 Yılında toplam olarak 23.000,00-TL olmak üzere kümülatif olarak 472.686,30 TL ödeme yapılmış olduğu, davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş bir faturaya her iki taraf ticari defterlerinde de rastlanmamış olduğu, icra takip tarihi olan 12.06.2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan (605.664,53- 472.686,30 TL) 132.978,23 TL alacaklı göründüğü, mahkememizce banka kayıtları da incelenerek aldırılan ek bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacı kayıtlarında olan, dosyaya gelen kısmi ..... Bankası ve ....... gelen kısmi ekstrelerinde görünmeyen fakat davalı tarafından █████/2025 tarihinde dosyaya sunulu davalı ....... ekstresinde olan davalı ödemelerinin 83.000,00-TL olduğu, davacı kayıtlarında olan banka ödemeler toplamının 459.000,00-TL olduğu, davacı kayıtlarında olmayan dosyaya gelen kısmi ..... bankası ve ....... ekstrelerinde görünen davalı şirkete yapılan ödemeleri toplamının 19.900,00-TL olduğu, davalının davacıya yapmış olduğu banka ödemeleri toplam tutarının 478.900,00-TL olduğu, davacı kayıtlarında olan davalı tarafından yapılmış kredi kart ödemeleri toplamının 13.686,30-TL olduğu, davalının davacıya yapmış olduğu banka ve kredi kart ödemeleri toplam tutarının 492.586,30 TL olduğu, bu hususlar dikkate alındığında, salt davacının defter kayıtlarında yer alan hususlar ile sonuca varılmasının mümkün olmadığı, davacının bir kısım davalı ödemelerini defter kayıtlarına doğru olarak işlemediği, bu nedenle davalının delil olarak dayandığı banka ödemelerinin de dikkate alınması gerektiği, buna göre, taraflar arasındaki yazışmalar da dikkate alındığında davacı şirket ortağı .....’a davalı tarafından yapıldığı sabit olan 21.000,00-TL'lik ödemenin de davalının davacıya yaptığı ödeme olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu duruma davacının kalan alacağının (605.664,53-TL-492.586,30-TL-21.000,00 TL) 92.078,00-TL olduğu, davalının davacı şirket ortağı .....'ın eşi .....'ın hesabına yaptığı 73.000,00-TL'lik ödemenin ise davacı şirkete olan borca mahsuben yapıldığını ve davacı şirketle olan ilgisini ortaya koyan bir delil bulunmadığından davacı şirkete işbu ticari ilişki kapsamında yapılan ödeme olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle bu ödemenin davacıya olan borçtan mahsup edilemeyeceği, sonuç olarak, davacının davalıya düzenlediği ve her iki taraf defterlerinde kayıtlı olan KDV dahil toplam tutarı 605.664,53-TL olan faturalar ile, taraflar arasındaki ticari ilişki ve bu faturalar kapsamında davacının davalıdan alacaklı olduğunun ispatlandığı, ödemeler yönünden ise, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan ve davalı davacı defterlerinde kayıtlı olmayıp davalı ödemesi olarak kabul edilmesi gerektiği mahkememizce yukarıda açıklandığı üzere değerlendirilen ödemeler toplamının (492.586,30+21.000,00) 513.586,30-TL olduğu, davacının kalan bakiye alacağının, 92.078,00-TL olduğu anlaşılmakla, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Buna göre, somut olayda yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sadece defter kayıtları ile sonuca gidilmesinin mümkün olmadığı, davacının bir kısım davalı ödemelerini hatalı olarak davalı ödemesi olarak kayıtlarına geçirmediği, bu hususta mahkememizce davalının ödeme kayıtları ve banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulduğu, bu nedenle davalı açısından alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir kabul edilemeyeceği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacının icra inkar tazminatı talebi kabul edilmemiştir.HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜNE,Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 92.078,00-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,2-Alınması gereken 6.289,84-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 1.606,05-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 4.683,79-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 1.606,05-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.875,90-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 11.620,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 8.045,68-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Arabuluculuk ücreti 3.120,00-TL'nin kabul ret oranına göre 959,72-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 2.160,28-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 40.900,23-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesineDair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip .....e-imzalıdırHakim .....e-imzalıdır