Anahtar kelimeler: Zmss Çarparak Müzakere Yaya Ölümüne Kalma Destekten Oğlu Heyetince Sürücüsü

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ (E) - ████████ (K)
DAVANIN KONUSU
: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortasıyla (ZMSS) sigortalı, dava dışı ...'nın maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın █████/2015 tarihinde müvekkilinin oğlu yaya ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden veya sigortaya bildirim tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; █████/2021 tarihli bedel belirleme dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini 61.009,25 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "Davanın kabulü ile 61.009,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazaya neden olan davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun açık olduğunu, nitekim İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas - ████████ Karar sayılı nihai kararında sanık tam kusurlu görüldüğünden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğini, ek ve kök rapordaki hesaplamaya ilişkin tutarları kabul etmediklerini, sigorta poliçesinin tanzim tarihi █████/2015, kaza tarihi █████/2015 ve davalı sigorta şirketine başvuru tarihi █████/2016 olduğu halde bilirkişi tarafından davanın açıldığı 2019 yılı ve şuandaki cari mevzuata göre çözüm sunulmaya çalışıldığını, █████/2020 tarihli Anayasa Mahkemesi kararının da dikkate alınarak rapor oluşturulması gerektiğini, hesaplamaların davaya konu aracın ZMSS sigorta tanzim tarihinde (█████/2015) cari olan usul ve esaslara göre olması gerektiğini, bu durumda █████/2016 tarihli yasa değişikliğinin uygulama alanı bulunmadığını, Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere progresif rant yöntemi ve PMF 1931 tablosuna göre tazminat hesaplanması gerekirken ... tablosuna göre hesaplama yapıldığını, desteğin bilinen en son geliri tespit edilirken eksik ve hatalı davranıldığını, davalı sigorta şirketine █████/2016 tarihinde başvurulmasına ve bu tarihte davalının temerrüte düşmesine rağmen dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, desteğin cenaze ve defin giderlerinin de hesaplanması gerekirken bu taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur oranının hatalı olduğunu, her iki ihlal de dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak tanımlanmasına rağmen her nedense sigortalının %75, müteveffanın %25 kusurlu bulunduğunu, kusur oranlarının eşdeğer olmasının önüne geçecek farklı bir etken bulunmadığını, ceza dosyasından alınan raporda ise kusur oranlarının eşdeğer olarak görüldüğünü, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarihli kararıyla iptal edilen maddelerin somut uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, Genel Şart hükümleri kanun atfından bağımsız olarak uygulanma alanı bulması gereken genel işlem koşulu olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan, kapsamı ve hükümleri tüm taraflarca bilinir durumda olan ve tarafsız bir kurum tarafından hazırlanan sigortacının sorumluluğunu düzenleyen bir mevzuat olmakla KTK'nin 90. maddesinde yapılan değişikliğin işbu düzenlemenin uygulanmasına engel teşkil etmediğinin kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinin de gözetilmesi gerektiğini, bu nedenlerle tazminat hesaplamasında ... tablosunun kullanılması, 1.8 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki otomobili ile kavşağa yaklaştığı sırada hızını azaltmadığı, kendisine yeşil ışık yanmadığı halde durmadığı, karayolunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile gerçekleşen önlenebilir ve öngörülebilir kazada %75 oranında asli kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ın yolun karşına geçeceği esnada yolu kontrol ederek güvenli bir şekilde karşıya geçmediği, geçişini dikkat özen ve yükümlülüklerine göre yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, gerçekleşen kazada 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 68. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle önlenebilir ve öngörülebilir kazanın oluşumunda %25 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Raporun kusur tespiti yönünden dosya kapsamına ve oluşa uygun olmasına göre taraf vekillerinin kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
█████/2020 tarihli bilirkişi kök raporunda; ... yaşam tablosu kullanılarak ve 1.8 teknik faiz uygulanmak suretiyle desteğin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %75 kusur oranına göre davacının 65.028,35 TL destek zararı olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan █████/2021 tarihli ek raporda ise PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant formülüne göre (teknik faiz uygulanmadan), desteğin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %75 kusur oranına göre yapılan hesaplamada davacının 61.009,25 TL destek zararı olduğu belirlenmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarih ve ███████E. ███████ K. sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde ... tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da progresif rant formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir.
Somut davada, mahkemece hükme esas alınan █████/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda, PMF 1931 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılması doğru değil ise de davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde (aynı şekilde istinaf başvuru dilekçesinde) PMF 1931 tablosuna göre hesaplama yapılmasını talep etmesi; davalı yönünden ise PMF 1931 tablosunun ... tablosundan daha kısa ömür süresi belirlemesi ve davalı lehine olması nedeniyle taraf vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf başvurularında hukuki yararları bulunmamaktadır.
Desteğin gelirinin asgari ücret düzeyinde kabul edilmesinin dosya içeriğine uygun olmasına göre davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Davacı vekili cenaze ve defin giderlerine yönelik taleplerinin dikkate alınmadığını ileri sürmüş ise de cenaze ve defin gideri talebi ile ilgili usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından bu yönü itibarıyla kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazına gelince; davalı sigorta şirketinin █████/2020 tarihli yazı cevabında kabulünde olduğu üzere, davacı tarafça █████/2016 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurulmasına ve bu tarihten 8 iş günü sonrası olan █████/2016 tarihinde davalının temerrüde düşmesine rağmen dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının faiz başlangıç tarihi yönünden HMK’nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre
:
1-Davanın kabulü ile 61.009,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.167,54 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40 TL harç ile 175 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 219,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.948,14 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından peşin yatırılan 44,40 TL peşin harç, 175 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 219,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.300 TL bilirkişi ücreti ve 104,40 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.404,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13). maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.731,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
C-İstinaf İncelemesi Bakımından
:
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,
2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 27,50 TL posta ve tebligat gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 4.167,54 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.042,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.125,24 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!