Anahtar kelimeler: Davaşirketin Ştide Davadavacı İhyası Açtığını Memuru Tasfiye İşçilik Şirkete Neticesinde

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2025
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
:Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının █████/2004- █████/2006 tarihleri arasında davalı ...Şti.'de çalıştığını, davalı şirketin █████/2008 tarihinde tasfiye edildiğini, davacının davalı şirkete karşı İstanbul 1. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında işçilik alacaklarının tahsili için dava açtığını, iş mahkemesinin tasfiye edilen davalı şirketin ihyası için süre verdiğini, davacının bu davayı açmasında hukuki yararı olduğunu, bu nedenlerle davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde; sicil müdürlüğünün yasal mevzuat gereği hareket ettiğini, yargı yetkisinin olmadığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, eksik işlemlerin sicil müdürlüğünce tespitinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına yol açmadıklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti sorumluluklarının olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:Davalı ... cevap dilekçesinde; sicil müdürlüğünün yasal mevzuat gereği hareket ettiğini, yargı yetkisinin olmadığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, eksik işlemlerin sicil müdürlüğünce tespitinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına yol açmadıklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti sorumluluklarının olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkemece; Davacı tarafın davasının Kabulü ile; tasfiye edilen ... Şirketinin İstanbul 1. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davası ve bu davanın sonucunda alınacak kararın infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Tasfiye memuru olarak şirketin son tasfiye memuru olan ...'ın atanmasına, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Tasfiye memuru istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ████████ Esas ████████ karar numarası kararının usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiğini, söz konusu tasfiyenin üzerinden 18 sene geçtiğini, gerek tasfiye işlemleri gerekse iddia edilen işçilik kaydı 18 sene öncesine ait olduğu söylenilen olay olduğunu, burada zaman aşımı nedeniyle hak talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının huzurda ki davada hukuki menfaati bulunmadığını, işçilik alacaklarının 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, şirketin tasfiye sürecinde devam eden bir hukuki uyuşmazlığı bulunmadığını, bunun yanı sıra eksik veya hatalı bir işlem iddiasıda olmadığını, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas ████████ karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
:Dava,TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ...'nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının █████/2008 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği,s davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan İstanbul 1. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu anlaşılmıştır.Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: █████████ -K: ██████████), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası infazı işlemleri ile ilgili şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmaktadır.Davalı tasfiye memuru davacı tarfafından açılan davaya konu alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığını ileri sürmüş ise de ileri sürülen bu husular eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle,HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE,
2-Tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!