Anahtar kelimeler: Davaşirketin Davadavacı Beyoğluistanbul İhyası Erdirilmesi Memuru Kişiliğin Bakırköy İsimli Takibi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:████████
KARAR NO
:█████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2025
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
:Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... Şirketi isimli şirket ... Ticaret sicil numarası ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne kayıtlı olduğunu şirket adresinin Beyoğlu/İstanbul olduğunu, davalı tarafa karşı uyuşmazlık konusu alacağın tahsili amacıyla Bakırköy 3. İcra Dairesi ... sayılı icra takibi başlatıldığını,Tüzel kişiliğin sona erdirilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiğini, müvekkili ile sicilden terkin edilen şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, Borçlu/tasfiye edilen şirketin aradaki ticari ilişkiden kaynaklanan çek alacağı sebebiyle müvekkilinin terkin edilen şirketten tahsil edilemeyen alacağı bulunduğu için şirketin ihyası gerektiğini belirterek; █████/2023 tarihinde sicil kaydı silinerek sicilden terkin olunan ... Şirketi'nin ihyasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde ve özetle; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektiğini, Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün olmadığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK m. 545/1’de maddesi gereğince tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlendiğini, Müvekkilinin dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, belirterek “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde ve özetle; usule ilişkin beyanlarında; davacının ihyayı zorunlu kılan belirli bir dosyayı, o dosyada şirket adına yapılması zorunlu işlemi, bunun başka bir yolla giderilemeyeceğini ve itiraz-kesinleşme-tahsil safahatını belgeyle ortaya koymadığını, bu nedenle hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddini, Davacı talebi; hangi tekil işlem için, hangi dosya üzerinde ve ne kadar süreyle ihya gerektiğini ortaya koymadığından, HMK m.119 anlamında belirli bir talep sonucu içermeyeceğini, topyekûn ihya izlenimi veren bir istem hakkında geniş kapsamlı karar kurulamayacağını bildirmiştir. Esasa ilişkin beyanlarında; Ticaret sicilinden terkin edilmiş ... Şti.’nin, TTK m.547 uyarınca ek tasfiye amacıyla sınırlı olarak yeniden tesciline ilişkin talebe dayandığını, Bakırköy 3. İcra Dairesi ... ve Bakırköy 2. İcra Dairesi ... sayılı takiplerden söz edildiğini, Bu çerçevede davacı, ihya ile birlikte özellikle anılan takiplerde zorunlu gördüğü işlemlerin şirket sıfatıyla yürütülmesini amaçladığını ancak talebin hangi tekil dosya/işleme özgüleneceği, kararın kapsam ve süresinin nasıl sınırlandırılacağı hususları açık olmadığını, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, ihyanın genel ve belirsiz biçimde tüzel kişiliği canlandırmak için kullanılamayacağını Davacının iki takipten söz edip sadece birinin celbini istemesi, talebi özgüleme ve sınırlandırma gereğini karşılamadığını, HMK m.26 uyarınca taleple bağlılık ilkesi gereği mahkeme, özgülenmiş ve sınırlı bir istem bulunmadan geniş kapsamlı bir ihya kararı kuramayacağını, davanın usulden reddine aksi kanaat oluşması haline TTK m.547 kapsamında ihya koşulları oluşmadığından esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:Mahkamece, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... ticaret sicil numaralı Tasfiye Halinde ... Şirketi nin Bakırköy 3. İcra Dairesi .... sayılı dosyaları işlemleri ile sınırlı olmak üzere TTK 547 maddesi gereğince İHYASI na, yeniden ticaret siciline tesciline, tasfiye memuru olarak ... ( TC no: ...) in ücretsiz olarak atanmasına, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı tasfiye memuru istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ek tasfıye için zorunluluk şartının sağlanmadığını, somutlaştırma ve ispat yükü davacı tarafından yerine getirilmediğini, TTK m.547 şartlarının somut olayda gerçekleşmediğini, verilen kararın kapsamı ve sınırlarının belirsiz olduğunu, davacının, ihyayı zorunlu kılan tekil ve somut ihtiyacı kanıtlayamadığını, talebini belirli bir dosya ve işleme özgüleyememiş ve ispat yükünü yerine getirmediğini, bu nedenlerle ihya koşulları oluşmadığından, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
:Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde "şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir.(Yargıtay 11. H.D'nin █████/2022 tarih ve E: █████████ -K: █████████)Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye halinde ....Şti'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının, █████/2023 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine şirket sicil kaydı terkin edilmeden önce Bakıköy 3. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatılan takibin derdest olduğu anlaşılmıştır.Tasfiye halinde bulunan şirket hakkında başlatılan icra takibi derdest iken davaya konu şirketin tasfiyesi tamamlanmış olup, tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir icra takibinin bulunması nedeniyle tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir.Davacının anılan icra takibi nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmakla davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bu hale göre mahkemece davanın kabulüne ve şirketin ticaret sicil kaydının ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Dava Ticaret Sicil Müdürlüğüne açılması ve Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından adına cevap verilmiş olmasına rağmen karar başlığında davalı olarak Ticaret Odasının yazılması mahallinde her zaman düzeltilebilecek bir hata olması nedeniyle kaldırma konusu yapılmamış eleştirilmekle yetinilmiştir.Açıklanan nedenlerle,HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
KARAR
:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalı Tasfiye Memurunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı Tasfiye Memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı Tasfiye Memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!