Anahtar kelimeler: Darende Bitmiş Kdvsi Güçlendirme Birtakım Deprem Binası İhalesini Onarımı Yapım

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Darende Emniyet Müdürlüğü Hizmet Binası Deprem Güçlendirme ve Onarımı yapım ihalesini aldığını, taraflar arasında bu kapsamda sözleşme yapıldığını, müvekkilinin davalı tarafın talebi üzerine sözleşme dışı birtakım işler yaptığını, ancak bedellerinin ödenmediğini belirterek asgari KDV hariç 10.000,00 TL'nin %19 KDV'si ile birlikte tespiti ile işin bitmiş olduğu 23.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin 28.1.b bendine göre sözleşme bedelinin %10'una kadar ilave işin davacı yüklenici firmaya yaptırıldığını, bu artış bedelinin de işin kesin hesabında ödendiğini, yüklenici firmaya işin sözleşme bedelinin %10'u dışında imalât yapılması hususunda idarece yazılı talimat verilmediğini, yükleniciye ilâve sürenin proje revizeleri ile yapılan imalât değişiklikleri ve %10 keşif artışları dikkate alınarak verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 11.12.2015 tarihli kararı ile sözleşme dışı yapılan imalâtların iş sahibine yararlı olması halinde sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 410. ve devamı maddelerinde tanımlanan vekâletsiz iş görme hükümlerine göre, bedelinin iş sahibinden istenilmesi mümkün olduğu gerekçesiyle davacının sözleşme dışı yaptığı iş karşılığı bilirkişi raporunda belirlenen 107.385,90 TL’nin davacı lehine hüküm altına alınmasına karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Mahkemenin 11.12.2015 tarihli kararına karşı süresinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 14.10.2019 tarihli, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilâmı ile ruhsata bağlanması gereken imalâtlar için davacıya yetki ve süre verilmesi, bundan sonra bedellerinin diğer sözleşme dışı imalâtlarla birlikte 20.05.2015 tarihli raporu veren heyetten alınacak ek rapor alınarak hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.2. Mahkemenin bozma ilamına uyarak verdiği 01.07.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Mahkemenin 01.07.2021 tarihli kararına karşı süresinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 25.10.2022 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamında; davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, önceki bozma ilâmı dikkate alınarak, ruhsata bağlanması gereken imalâtlar için davacıya yetki ve süre verilmesi, bundan sonra bu işlerin bedellerinin diğer sözleşme dışı imalâtlarla birlikte belirlenmesi için, 20.05.2015 tarihli raporu düzenleyen heyetten bozma ilamında yer verilen tüm hususları karşılayacak şekilde alınacak ek rapor ile hesap yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma ilamına aykırı olarak ruhsata bağlanması gereken imalâtlar için davalıya süre verilip bu doğrultuda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.3.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu doğrultusunda; ruhsata bağlanması gereken 9 kalem iş yönünden gelinen aşama itibariyle ruhsat alınması mümkün olmadığından, bu kalem işler yönünden davanın reddine, davalı tarafından kullanıldığı anlaşılan 7 kalem imalâtın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihinden, 8.588,10 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile beraber davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Ruhsat alma yükümlülüğünün davalı iş sahibinde olduğunu, bu husus dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini,b. Davalı ... Özel İdaresi’nin kapatılarak devredilmiş olması, yüklenici davacının vefat etmiş olması, dava konusu yerin emniyet binası olması ve binanın 2023 yılında meydana gelen depremde yıkılmış olması sebebiyle ruhsat almanın mümkün olmadığını, ancak bu sürece gelene kadar yüklenici tarafından yapılan imalatların iş sahibi idare tarafından kullanıldığını,c. Bilirkişi raporunun şarta bağlı tespitlerinin yerinde olmadığını, hesaplamalarının hatalı olduğunu,d. Vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını beyan etmektedir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini,b. Davacıya sözleşmeden kaynaklı tüm ödemelerin yapıldığını, davacının iddiasını ispat edemediğini,c. Vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemlerine ilişkindir.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça imkân bulunmadığı davada alacağa hükmedildiği, tazminata karar verilmediği dolayısıyla nisbi vekalet ücreti takdirinde bir hata olmadığı ve A.A.Ü.T'nin 13/3. maddesinin uygulanmasına yer olmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.