Anahtar kelimeler: Karasu Tlsini Blok Sakarya Muhtelif Projesinden Tlye İli İlçesi Mahallesi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Karasu 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 11.10.2020 tarihinde imzalanan sözleşme ile ... İli, ... İlçesi, ... mahallesi, 1059 ada, 1 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından yapılan inşaat projesinden C blok, 13 numaralı dairenin davacı tarafından 275.000,00 TL'ye satın alındığını, davacının satış bedelinin 112.789,20 TL'sini muhtelif tarihlerde davalıya ödediğini ancak davalının 12.04.2022 tarihinde taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak feshederek satış bedelinin 51.812,00 TL'sini davacıya iade ettiğini, 6502 sayılı TKHK'nın 41. maddesi uyarınca geçerli olan satış sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek bakiye satış bedelinin depo edilmesi suretiyle Sakarya İli, Karasu İlçesi, Aşağıaziziye mahallesi, 1059 ada, 1 parsel, C blok, 13 numaralı dairenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, mümkün olmazsa dairenin güncel bedeli tespit edilerek ödenen bedelin buna göre güncelenmesi suretiyle ödenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının satış bedelinin tamamını ödemediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde taksitlerin birinin dahi vadesinde ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin kararlaştırıldığını, davacının 2021 yılının Haziran ayından, sözleşmenin feshedildiği 2022 yılının Nisan ayına kadar olan hiç bir taksiti ödemediğini, bunun üzerine 12.04.2022 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini ve davacıya ödediği bedelin iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların 14.10.2020 tarihinde imzaladıkları sözleşme ile .... İli, ... İlçesi, ... mahallesi, 1059 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda kain 2+1, C blok, D:13 numaralı bağımsız bölümün 275.000,00 TL’ye davacıya satışı konusunda tarafların anlaştıkları, 6502 sayılı Yasa'nın 41/1. maddesi uyarınca geçerli olan ve iki tarafa borç yükleyen bu sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı olarak feshinin mümkün olmadığı, ancak dava tarihi itibarıyla geçerli olan bu sözleşme dolayısıyla tapu iptal tescil talebinde bulunulmuş ise de sözleşmeye konu bağımsız bölümün davadan önce 27.01.2022 tarihinde dava dışı ......... davalı tarafından tapuda satış yapılarak devrediliği ve ifanın imkânsız hale geldiği, taşınmazın davalı adına kayıtlı olmadığı, dava tarihi itibarıyla taşınmazın rayiç değerinin talep edebileceği, davacının sözleşme kapsamında ödediği 112.789,26 TL'nin 51.812,00 TL'sinin 12.04.2022 tarihinde davacıya iade edildiği, davalının yedinde kalan 60.977,26 TL'nin satış bedeli 275.000,00 TL'ye oranı % 22,17354909 olup, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla belirlenen 1.002.183,41 TL satış değerine oranlandığından davacıya 222.219,41 TL ödeme yapılması gerektiği, dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle tapu iptal tescil talebinin pasif husumet yokluğundan reddine, tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının halen ayakta olan sözleşme kapsamında taşınmazını edinme niyetinde olduğunu, davacıdan sonra yapılan satışın hukuken geçerli olmadığını beyan etmektedir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; satış bedelinin yarısından fazlasının ödenmediği ve büyük bölümü de iade edildiği halde, tazminat hesabında taşınmazın dava tarihi itibarıyla belirlenen rayiç değerinin esas alınmasının ve oranlama yapılmak suretiyle tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, bu hususta bilirkişi raporuna yapılan itirazın mahkemece dikkate alınmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacı edimini yerine getirmeyerek sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğinden cezai şart alacağı da düşüldüğünde davacının hiçbir alacağının kalmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, gayrimenkul satış sözleşmesi kapsamında şahsi hakka dayalı tapu iptal tescil mümkün olmazsa tazminat istemine ilişkindir.1.Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden;Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 222.219,41 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 2025 tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığından kesindir.2. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.