Anahtar kelimeler: Akrilik Asfalt Kaplama Üstü Zemin Ödemediği Yazim İfa Getirdiği Fatura

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket, zemin kaplama ve inşaat alanında faaliyet göstermekte olup davalı şirket ile kurulan ticari ilişki kapsamında 13.02.2025 tarihli ve 586.000 TL bedelli (..... nolu) fatura düzenlemiş ve bu fatura kapsamında “Asfalt Üstü Akrilik Zemin Kaplama Uygulaması” hizmetini yerine getirdiği, ancak davalı şirket, hizmetin ifa edilmesine rağmen fatura bedelini ödemediği, bunun üzerine davacı tarafından Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası üzerinden, fatura alacağı ve işlemiş faizi ile birlikte 703.978 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu, gönderilen ödeme emrine borcu olmadığı yönünde itiraz ederek takibi durdurduğu, davacı taraf, faturada özel bir vade bulunmadığını, bu nedenle Türk Ticaret Kanunu m.1530/4-a uyarınca faturanın tebliğinden itibaren 30 gün sonunda borcun muaccel hale geldiğini ve davalının temerrüde düştüğünü belirtmiştir. Ayrıca TTK m.21/2 gereğince davalının faturaya 8 gün içinde itiraz etmemesi nedeniyle fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığı ifade edildiği, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu, yalnızca ödeme sürecini geciktirmek amacı taşıdığı ileri sürüldüğü, bu nedenle davacı; davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline icra takibinin devamına, İİK m.67/2 gereği alacağın en az %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, davalının kötü niyetli davranarak mal kaçırma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek davalının menkul ve gayrimenkul malları ile hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı tarafından cevap dilekçesi sunmamıştır.
ARAŞTIRMA;
1-Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır
2-Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin karşılaştırmalı alış satış analiz listesi getirtilmiştir.
3-Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin karşılaştırmalı alış satış analiz listesi getirtilmiştir.
█████/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
I. TİCARİ DEFTER TASDİKLERİ VE KAYIT DÜZENİ:
a. DAVACI ..... ZEMİN İNŞAAT VE TİC.LTD.ŞTİ.’nin 2024 ticari defterleri incelenmiştir. İncelenen dönemlerde DAVACI ŞİRKETİN e.defter mükellefi olduğu, e.defter beratlarının alındığı, ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari Defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu görülmüş olup, takdir yetkisi mahkemenindir.
b. DAVALI ..... ÖĞRETİM EĞİTİM VE TİC.LTD.ŞTİ. tarafından, BİLİRKİŞİ İNCELEMESİNE KATILIM SAĞLANMAMIŞ, TİCARİ DEFTER VE BELGE SUNULMAMIŞTIR.
II.DAVA DOSYASI KAPSAMI, TARAFLARIN BA-BS BEYANLARI VE İNCELEMEYE SUNULAN TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA KARŞILAŞTIRMALI İNCELEME VE TESPİTLER SONUCUNDA:
1. Davacı şirketin ticari defter kayıtları içeriğinde, Davalı şirketin 120-Alıcılar Hesabının, .. EĞİTİM VE TİC.LTD.alt hesap kodunda/adında kayıt altına alındığı, taraflar arasında 2024 yılında, ticari ilişki olduğu tespit edilmiştir.
2. ...... EĞİTİM VE TİC.LTD.alt hesap kodunda/adında yapılan
incelemede;
i. DAVACI şirket tarafından, DAVALI ŞİRKETE hitaben yapılan mal/hizmet satışına ilişkin faturalandırma sebebi le KDV dahil 586.000,00-TL borçlandırma yapıldığı, bu borçlandırmaya karşılık DAVALI ŞİRKETTEN hiçbir tahsilat yapılmadığı,
ii. DAVACI tarafından, DAVALI şirkete hitaben yapılan borçlandırmanın borçlandırmaya dayanak KDV dahil fatura dikkate alındığında 586.000,00-TL olduğu,
iii.Yukarıda, BA-BS Ananlizi bölümünde ayrıntısı açıklandığı üzere, tarafların birbirini teyit eden BA-BS Bildirimlerinde, KDV hariç 488.333,33-TL tutarlı faturanın, DAVACI tarafından, DAVALIYA satış faturası olarak beyan edilmiş olmasına karşılık, DAVALI tarafından KDV hariç 488.333,33-TL tutarında DAVACIDAN alış faturası alındığı beyanında bulunulduğu, %20 olan KDV oranı ile, fatura KDV’si 97.666,67-TL olup, 488.333,33+ 97.666,67=586.000,00-TL KDV dahil faturanın, BA-BS kayıtlarının DAVACI şirketin ticari defter kayıtlarını doğruladığı,
iv.DAVALI tarafından, 586.000,00-TL tutarında mal/hizmet alımının yapıldığının ve DAVACI ŞİRKETİN, DAVALI ŞİRKETTEN 586.000,00-TL ALACAKLI olduğu tespit edilmiştir.
3. UYGULANACAK İŞLEMİŞ FAİZ VE HESAPLAMA
:
Davacı/alacaklı tarafından Bakırköy ..... İcra Dairesi’nin ....... Esas sayılı icra takip dosyası ile 586.000,00-TL asıl alacak ve takip tarihi itibariyle 117.978,00-TL işlemiş faizi ile toplam 703.978,00-TL ve tahsili tarihine kadar değişen oranlarda üzerinden faiz talebi ile █████/2025 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibine başlandığı,
Buna göre;
a. Takibe ve davaya konu fatura tarihi █████/2025’ten, takip tarihi █████/2025’e kadar reeskont avans faizi hesaplamasının;
¸
Asıl alacak 586.000,00-TL ve işlemiş faizi 147.415,62-TL olmak üzere DAVACININ toplam alacağının 733.415,62-TL olduğu kanaati oluşmuştur.
b. Sayın Mahkemece fatura tarihlerinden başlayan hesaplama yerine icra takip tarihi █████/2025 ile dava tarihi █████/2025 arasındaki süre için işlemiş faizi hesaplanması konusunda karar verilmesi halinde;
¸
Asıl alacak 586.000,00-TL ve işlemiş faizi 50.542,50-TL olmak üzere DAVACININ toplam alacağının 636.542,50-TL olduğu kanaati oluşmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı icra takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 586.000,00-TL asıl alacak, 117.978,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 703.978,00-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "fatura alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında fatura borcunun ödenmediği hususlarına dayanmaktadır.
Bu kapsamda, davacı tarafın ticari ilişki kapsamında faturaya konu mal veya hizmeti yerine getirdiğini ispat külfeti bulunmaktadır.
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).
Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce tarafların ticari defter belgeleri incelenerek uyuşmazlık hususunda SMMM bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen █████/2026 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.
Davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 586.000,00-TL alacaklı olduğu, söz konusu alacağın █████/2025 tarihli ..... nolu KDV hariç tutarı 488.333,333-TL, KDV dahil tutarı 586.000,00-TL tutarlı fatura olduğu, davalının söz konusu faturaya itiraz ettiğine veya iade faturası düzenlediğine dair herhangi bir delil belge ibraz etmediği, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde, davacının takibe konu fatura kapsamında davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere, davacı tarafça takip konusu edilen faturanın BA-BS bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın, davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması nazara alındığında, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD'nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)
Buna göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davaya konu icra takibine dayanak fatura kapsamında davacının davalıdan alacaklı olduğu, davacının usulüne uygun tutulan defter kayıtları, davalının defterlerini ibrazdan kaçınması ve söz konusu faturanın davacının BS bildirimi, davalının BA bildirimi ile bağlı oldukları vergi dairesine bildirilmesi ile ispatlanmıştır. Davalının davaya konu fatura bedelini ödediğini de ispat eden herhangi bir delil sunmadığı, sonuç olarak davacının davalıdan davaya ve takibe konu fatura kapsamında 586.000,00-TL alacaklı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 586.000,00-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden ise, davacının takip öncesi davalıyı temerrüde düşürdüğünü ortaya koyan herhangi bir delil ve belge ibraz etmediği, TBK'nın 117. maddesi gereğince davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği, bu nedenle takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla, takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 586.000,00-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gereken 40.029,66-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 8.502,30-TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 31.527,36-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 8.502,30-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 9.117,70-TL'nin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 9.305,00-TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 7.745,48-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 770,96-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 3.829,04-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 93.760,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!