Anahtar kelimeler: Silivri Satımdan Eylül Siparişlerini Düzenli Yıllardır Yemek Ödemediğini Cari Ocak

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında uzun yıllardır günlük yemek hizmeti ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin düzenli olarak yemek siparişlerini davalı tarafa teslim ettiğini ve bu hizmeti gerçekleştirdiğine dair fatura düzenlendiğini, davalı tarafın 14.12.2024 tarihli 26.477,00 TL bedelli fatura, 30.11.2024 tarihli 76.917,50 TL bedelli fatura, 31.10.2024 tarihli 80.426,50 TL bedelli fatura ve 30 Eylül- 6 Ocak 2025 tarihli cari hesap dökümü olmak üzere toplam da 146.832,00 TL fatura alacağını ödemediğini, ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Silivri İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının takibe yemek hizmeti ücretini ödediklerini fakat yemeklerin kendilerine getirilmediğini iddia ederek itiraz ettiklerini, yemeklerin teslim edilmeden ücretinin ödenmesi ve fatura kesilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla öncelikle davalının mal kaçırmasının önlenmesi amacıyla davalının banka hesaplarına ve malvarlığı hakkında teminatsız ya da mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyadi tedbir kararı verilmesini, itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği metal ve metal türevi emtia üretimi yapan tüm şirketlerde 90 ile 120 günlük vadelerde çalıştığını, müvekkili şirket ile davacı taraf aralarındaki şifai anlaşma gereği bu şekilde çalışmaya başladıklarını, anlaşma gereği davacı taraf her ayın son iş gününde müvekkili şirkete fatura tanzim edeceğini, müvekkili şirkette vadeli şekilde bu borçları ödeyeceğini, davacı tarafın sunduğu "işlem dökümü" başlıklı evrak üzerindeki işlem tarihleri olarak belirtilen fatura tarihleri ile vade tarihlerinin birbirlerinden farklı olduklarını, örneğin 30 Eylül 2024 tarihli fatura için 50 günlük bir vade ile vade tarihi 19 Kasım 2024 olarak belirtildiğini, yani davacı tarafça dahi bu durum aslında tevil yollu şekilde ikrar edilerek taraflar arasında vadeli ödeme sistemi olduğu görüldüğünü ayrıca davacı tarafın 30 Eylül 2024 tarihli faturası için 50 günlük bir vade yazmış olması sonrasında █████/2024 tarihli fatura için █████/2024, █████/2024 tarihli için █████/2024 tarihli vade tarihleri belirtmesi de davacı tarafın kendisine delil yaratmak için vade tarihlerini değiştirdiğini açıkça gösterdiğini, davacı tarafın faaliyet konusu gereği öncelikle yemek hizmetini eksik tam ay olarak sunmalı ve ay sonunda sunduğu hizmete göre faturasını kestikten sonra anlaşıldığı gibi vadeli şekilde ücreti ödeneceğini, taraflar arasındaki anlaşma gereği bu vade tarihi gelmemiş olmasına rağmen müvekkili şirket davacı tarafın maddi ihtiyacı olması nedeniyle vadesinden önce 30 Eylül 2024'deki 33.011,00 TL'lik borca istinaden, 18 Kasım 2024'de 70.000,00 TL'lik ödeme yaptığını yani taraflar arasındaki anlaşmaya göre █████/2024'de müvekkili şirket davacı taraftan alacaklı olduğunu, █████/2024 tarihli fatura için vadesinden önce borç miktarından fazla ödeme yapıldığını ancak aralarındaki anlaşma gereği yemek hizmetinin yerine getirilmesi ile yine ödeme yapacaklarını beyan ettiklerini, davacı taraf müvekkili şirketten talep ettikleri ödemeyi yapmaması üzerine hiçbir ihtar ya da yazılı, sözlü bildirim yapmadan takipte belirttiği faturalardaki son döneme ilişkin yemek hizmetini tam olarak tamamlamadan yarıda bıraktığını, müvekkili şirketten tamamlanmayan ve vade tarihi gelmemiş faturalara ilişkin ücret talep edildiğini, davacının özellikle Aralık 2024 tarihli döneme ilişkin faturasına itiraz etiklerini beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava; davacının fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine giriştiği Silivri İcra Müdürlüğünün ..../... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67. maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.Silivri İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı asilin davalı aleyhinde 146.832,00 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83. ilâ 85. ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.Genel Muhasebe bilirkişisi tarafından alınan █████/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı firmanın ve davalı firmanın ticari defterlerini ibraz ettiğini, davacının defter kayıtlarına göre davalı firmanın davacıya 146.832,00 TL borcunun göründüğünü, davalı firmanın defter kayıtlarına göre davacının davalı firmadan 183.821,00 TL alacağının göründüğünü, tarafların defter kayıtlarına göre davacının alacak tutarı ile davalı firmanın borç tutarları arasında mutabakat bulunmadığını, nedeninin ise davacının 18.11.2024 tarihinde davalı firmadan çek almak suretiyle yaptığı tahsilat tutarının 70.000,00-TL, davalı firmanın 30.12.2024 tarihinde bankacılık sistemi üzerinden davacıya yaptığı ödemenin 33.011,00 TL gözükmesinden kaynaklandığını, (Bahsi geçen 70.000,00 TL tutarındaki çek ile 33.011,00 TL tutarındaki banka dekontu örneklerine dava dosyasında rastlanılmamıştır.) sonuç olarak davacının kayıtlarına göre davalı firmadan olan alacak tutarının 146.832,00 TL, davalı firmanın kayıtlarına göre davacıya görünen borç tutarının ise daha fazla 183.821,00 TL olduğunu, davanın 146.832,00 TL üzerinden açıldığını, dava dosyasının tetkikinde dava konusu faturaların içeriğine Türk Ticaret Kanununun 21. Maddesinin ikinci fıkrasına göre faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde davalı tarafça itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belge ve bilgiye rastlanılmadığını, davacı firma tarafından davalı firma adına düzenlenen ve davanın konusunu oluşturan mal satış faturalarından dava dosyasına ibraz edilen 31.10.2024 Tarihli AY'S .... Sayılı e-fatura ile 30.11.2024 Tarihli AYS ... Sayılı e-faturanın tetkikinde, faturalarda tarihin ve zamanın saat ve dakika olarak gösterildiğini, malın teslimi anında elektronik faturanın çıktılarının alınıp üzerine irsaliye yerine geçer ibaresinin yazılıp satıcı veya yetkili tarafından imzalandığına dair herhangi bir belgeye ise dava dosyasında rastlanılmadığını, icra inkar tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenizin uhdesinde olduğunu bildirmiştir.İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre;taraflar arasında yemek hizmetinden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlara göre davalıdan 146.832,00 TL alacaklı gözüktüğü, davalının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlara göre davacıya 183.821,00 TL borcunun gözüktüğü, alacak - borç miktarları arasındaki farklılığın davacının 70.000 TL olarak yaptığı çek tahsilatının davalı defterinde 33.011,00 TL ödeme olarak gösterilmesinden kaynaklandığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların e-fatura niteliğinde olduğu ve davalı tarafından faturalara süresinde itiraz edilmediğinin denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, tarafların ticari defterlerinin dava konusu edilen alacak bakımından birbirini doğruladığı, davalı tarafından daha fazla ödeme yapılmasına rağmen kendi aleyhine daha az miktar üzerinden kayıt yapıldığı anlaşılmakla davanın kabulü ile faturaya dayalı likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın kabulü ile; 146.832,00 TL asıl alacak yönünden davalının Silivri İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak yönünden aynı koşullarda devamına,Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 29.366,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Alınması gerekli 10.030,09 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.507,53 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 7.522,56 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 2.507,53 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.122,93 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 8.216,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır