Anahtar kelimeler: İdava Giresun Trabzon Statüsüyle Akdi Ayrıldığı İşten Akdinin Kesintisiz Nezdinde

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Giresun İş MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işçi statüsüyle girdiği davalı iş yerinde 05.10.1999 tarihinde işe başladığını, işten ayrıldığı 05.10.2011 tarihine kadar belirsiz süreli hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığını, iş akdinin sebep gösterilmeden ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, müvekkili belirtilen süre içinde kesintisiz olarak davalı işverenlik nezdinde çalışmasını sürdürmüşse de davalı iş veren tarafından iş verenlik nezdindeki çalışmasının ilgili sigorta müdürlüğüne zamanında bildirilmediğini ve SGK primlerinin eksik yatırıldığını belirterek, davacının 05.10.1999-05.10.2011 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II.CEVAP1.Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; dava açısından hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin fazlasıyla dolduğunu, müvekkili şirkete ait işyerinde puantaj usulü ile çalışıldığını, çalışan işçi ay içinde kaç gün çalışıyorsa o kadar sigortalılık bildirildiğini, işyerinde puantaj usulü ile çalışıldığına dair kayıtların süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiğini, resmi evrak niteliğindeki bu evraklara karşı davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini belirtmiş olduğu sürelerin de yazılı evraklarla veya eşdeğer delillerle ispatlanması gerektiğini, dava konusu yapılan dönemlere göre düzenlenen işe giriş bildirgelerinin tamamında davacının imzasının bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddine kararı verilmesi gerektiğini, davacının müvekkili Kurumda bulunan şahsi sicil dosyasının incelenmesinde müvekkili Kuruma bildirilen günleri dışında bir çalışmasının olmadığının tespit edildiğini, her ne kadar davacı, davalı olarak gösterilen işyerinde 05.10.1999-05.10.2011 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığı ancak müvekkili Kuruma eksik bildirilen günlerin olduğunun tespiti amacı ile işbu davayı açmış ise de müvekkil Kurumca resmi belgelere dayalı olarak yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin çalışmalarının davalı tarafından sigorta Müdürlüğüne eksik bildirilip SGK primlerinin de eksik yatırıldığını, dinlenen tanık tarafından iş yeri yetkilisi ve puantaj kayıtlarının sorumlu kişinin ... olduğunun belirtildiğini, bordro tanığı ...'ın ise puantaj kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını 25 gün çalışılmışsa 20 gün bildirildiğini açıkça ifade ettiğini, yazılı kayıtların doğru olmadığının belgeyi düzenleyenlerce ikrar edildiği bir yargılamada bu kayıtların delil kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin davalı iş yerinde 05.10.1999 tarihinde işe başladığını ve 05.10.2011 tarihinde işten çıkarıldığı tarihe kadar sürekli ve kesintisiz çalıştığının ispatlandığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.