Anahtar kelimeler: Ziynet Nafakalarının Nafakaları Erkek Bedele Alınmamış Kadın Bakırköy Tedbir Fiili
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ
: Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 14. Aile Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, boşanma davasının reddi, hükmedilen tedbir nafakalarının miktarı ve ziynet alacağı davasında fiili ödeme günündeki değerin esas alınmamış olması ve dava tarihinde ki bedele hükmedilmesi yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise tedbir nafakaları, velâyet, vekâlet ücretleri ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen velayete dair karar yönünden davalı- karşı davacı erkek tarafça istinaf yoluna başvurulmamıştır. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesinin velayete dair kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı- karşı davacı erkeğin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı- karşı davacı erkeğin velayete dair temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir.
Davacı- karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı- karşı davacı erkek vekilinin diğer yönlerden temyiz itirazlarının kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı- karşı davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı- karşı davalı kadın, bir kısım ziynetlerinin davalı- karşı davacı tarafından alındığını ve geri verilmediğini ileri sürerek ziynetlerin aynen iadesine, olmadığı takdirde fiili ödeme günü bedelinin ödenmesi talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında cins ve gramları belirtilen altınların kadına aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığında bedelinin ödenmesine karar verilmiştir. Hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olarak kadının talebine eklediği ziynetler yönünden de kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile sonradan talep edilen ziynet talepleri dışındaki ziynetlerin kısmen kabulüne; hüküm fıkrasında cins ve gramları belirtilen altınların kadına aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığında bedelinin ödenmesine karar verilmiştir. Davacı- karşı davalı kadın tarafından dava dilekçesinde ziynetlerin aynen, olmadığı takdirde fiili ödeme günündeki bedelleri talep edilmiştir. Ziynet eşyalarının fiili ödeme günündeki bedeline hükmedilmesi halinde infazda tereddüt oluşacağı bu hususun infaz aşamasında dikkate alınacağından (İİK md. 24/4) bu talepte hukuki yararının bulunmadığı da açıktır. Hal böyle iken Mahkemece bu talebin usulden reddine ve ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesi gözetilmeksizin talebin dışına çıkılarak dava tarihindeki bedele hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı- karşı davacı erkek vekilinin velayete yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Taraf vekillerinin diğer hususlara yönelik temyizinin incelenmesine gelince;
a)Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ziynet alacağı davası yönünden BOZULMASINA,
b)Davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı- karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümle rinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ....'e iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!