Anahtar kelimeler: Uytacirlere Kkartlarından İddiadavacı Kurumsal Firmaya İmzası Kefil Haiz Hariç Müşterisi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili banka ile müşterisi ----. arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, imzalanan bu kredi sözleşmesine istinaden davalı/ borçlu firmaya kredi tahsis edildiğini ve kullandırıldığını, diğer borçlu ------ işbu sözleşmede imzası bulunduğunu, kendisinin müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatına haiz olduğunu, davalı şirket ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete kredi kullandırıldığını, borçlu şirketin, sözleşmeden doğan kredi borçlarını ödemediğini, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine borcun muaccel olduğunu, borç ödenmediğinden hesabı kat edilerek müvekkili banka tarafından ---- Noterliğinin █████/2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek borçlulara tebliğ edildiğini, ödeme yapılmadığını, bu sebeple kredi borçlusu şirket ile müşterek ve müteselsil kefiller/davalılar aleyhine ---- Banka Alacakları İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili bankanın alacağının tahsili amacıyla davalılar/ borçlular aleyhine icra takibi açıldığını, borcun aslına, kaynağına, tüm faiz ve ferilerine itiraz edildiğini, ödeme emrine itirazla birlikte takibin durduğunu, arabuluculuk toplantısına katılım sağlanmaması ile arabulucu tarafından tutanak görüşme yapılmadan anlaşmama olarak tanzim edildiğini, davanın kabulü ile, davalıların icra takibine karşı yapmış oldukları haksız itirazın iptaline ardından takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin dava reddolunsa bile davalılarca arabuluculuk toplantısına geçerli bir sebep olmadan katılım sağlanmadığından, davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
: Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.----Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ------ sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2021 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ masraf toplamı 35.668,85 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğe çıkartıldığı, borçlular tarafından █████/2021 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup Bilirkişi kök rapor içeriğine göre; temerrüt faiz oranının belirlenmesine yarayacak akdi faiz oranının bildirilmemesi, KEP ile talep edilmesine rağmen gönderilmemesi nedeniyle, temerrüt faiz oranı olarak o dönemde geçerli olan avans faiz oranının %50 fazlası esas alınarak temerrüt faizi hesaplanmasına kanaat getirildiği, hesaplamaların bu yönde yapıldığı, İcra takibinde talep yapılan her bir kalem itibarı ile talep edilen, incelemede tespit edilen tutarlar karşılaştırıldığında, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihi itibarı ile hesaplanan tutarların gösterildiği; takip talebine bağlı kalarak faizler ve bsmv dâhil olmak üzere bankanın toplam alacağının 30.898,11 TL olduğu, takip tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar asıl alacak tutarlarına yıllık % 25,125 oranından temerrüt faizi hesaplanması gerektiği, Gayrinakit Çek Kredisi için dosyaya çek yaprakları ile ilgili bir liste sunulmaması, ancak ihtamamede yer alması nedeniyle asıl borçlu ve kefil açısından sorumluluğun takdirinin Mahkeme'nin takdirinde olduğunu beyan etmiştir.█████/2025 tarihli 1. ek rapor dosyaya sunulmuş, █████/2025 tarihli 2. Ek raporda özetle; Uygulanması Gereken Temerrüt Faiz Oranı ile ilgili inceleme: Davacı Banka 08.01.2025 tarihli Ek Rapora, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı için 30.11.2020 tarihli Genel Mektubu sunmuşsa da söz konusu Genel Mektup Banka'yı ilgilendiren bir mektup olup mevzuatı değiştiremeyeceği, zira anayasa, kanun, kararname, tebliğ, yönetmelik ile oluşan "mevzuatı" bir Banka'nın kendi lehine aldığı bir karar ile Genel Mektup ile yayınlayıp, uygulanacağını belirttiği, temerrüt faiz oranı şudur şeklindeki bir anlayışın kabul edilemeyeceği, Genel Mektup, şayet mevzuatta belirtilen hususlara aykırı bir hüküm oluşturmuyorsa ve uygulama bu yöndeyse; Genel Mektup kapsamında uygulanan bir faiz oranının mevzuata aykırı olmayacağı ancak, Genel Mektup'ta belirtilen faiz oranının mevzuatta belirtilen faiz oranını aştığı belirlendiğinden, temerrüt faiz oranının belirlenmesinde esas alınamayacağı kanaatinde olduğundan, avans faiz oranının % 50 fazlası ile (Sözleşme'de belirlenebilen bir faiz oranı belirtildiğinden) hesaplama yapıldığı, itiraz konusu, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hakkında olduğu, Borçlar Kanunu (6098), Ticaret Kanunu (6102), Faizlere ilişkin Kanun (3095) ve diğer kanunlar kapsamında olması gereken temerrüt faiz oranı hakkında Hukuk Genel Kurulu (HGK) tarafından verilen kararlar incelendiğinde, Kök Raporda da belirtildiği üzere, "fiilen uygulanan" faiz oranları yerine "----- bildirilen" faiz oranlarının esas alınamayacağı sonucuna varıldığı, Bankanın bu defa, Banka'nın yayımladığı "GENEL MEKTUP" kapsamında hesaplama yapılmasını talep ettiği, Sözleşme'de ise; ----- bildirilen aynı tür kredilere uygulanan en yüksek cari akdi faizin % 50 fazlası oranında cari temerrüt faizi uygulanacağı yönünde hüküm bulunduğu, Banka aynı tür krediler için uyguladığı temerrüt faiz oranını belirten herhangi bir bilgi dosyaya sunmadığı, KEP ile Banka'ya sorulmuşsa da bir oran bildirilmediği, dolayısıyla Kök Raporda yapılan hesaplamalarda HGK kararı esas alınarak ne ------ bildirilen ne de GENEL MEKTUP'ta belirtilen faiz oranları esas alındığı, Banka'nın aynı tür krediler için uyguladığı oranı bildirmemesi nedeniyle avans faiz oranının (3095>2/2) % 50 fazlası ile bulunan oran üzerinden hesaplama yapıldığı, şayet Sayın Mahkeme rapordaki hesaplamada kullanılan avans faiz oranının % 50 fazlası ile hesaplama yapılmasını değil, sadece avans faiz oranı üzerinden (% 16,75) hesaplama yapılmasına karar verecek ise hesaplama tabloda gösterildiği, şayet Sayın Mahkeme yapılan bu hesaplama yönünde karar verecek ise (avans faiz oranı üzerinden, avans faiz oranının % 50 fazlası ile değil), takiple bağlılık ilkesi gereği aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi icra takibine konu edilmesi gereken asıl alacak tutarının 29.370,00 TL, Faizin %5 Gider Vergisi 48,51 TL, İşlemiş Faiz tutarının da 970,23 TL olmak üzere toplam 30.388,74 TL olduğu, her ne kadar taraflar sözleşmede temerrüt faiz oranının belirlenmesini ----- bildirilen orana dayandırmış olsalar da bu yöntemle belirlenen oran, güncel ve fiilen uygulanmayan bir göstergeye dayandığı için uygulamada belirsizlik yaratmakta, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatları da ----- bildirilen ancak fiilen uygulanmayan oranların temerrüt faizi olarak esas alınamayacağını vurgulandığı, bu sebeplerle, sözleşmedeki temerrüt faizinin belirlenmiş sayılamayacağı kanaatine varıldığı, “------- bildirilen faiz oranının %50 fazlası” şeklindeki ifadenin belirli bir oranı belirtmediği, yani belirlenebilir olmadığı göz önüne alındığında, geçerli bir temerrüt faiz oranının bulunmadığı kanaatine varıldığı, böyle bir durumda 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca, şayet Sayın Mahkeme, ----- Bankası tarafından ticari işler için belirlenen avans faizi oranının, temerrüt faizi olarak uygulanması gerektiğine karar verecek ise, avans faiz oranından yapılan hesaplama yukarıda gösterilmiş olup, takip tarihi itibarı ile talep edilebilecek tutar 30.388,74 TL olarak hesaplandığı, kök rapor veya işbu ek rapor kapsamında terditli yapılan hesaplamalar için takdir Sayın Mahkeme'nin olduğu,Gayrinakit Çek Kredisi ile ilgili inceleme: Davacı Banka'nın 11.07.2025 tarihli yazı ekinde çeklerle ilgili listeyi de dosyaya sunduğu, Banka'nın sunduğu listeden, Banka'nın ödemekle yükümlü olabileceği, takastan iade edilen çekler ile arkası yazılan (banka sorumluluğunda ödenmemiş) çekler ayrıştırılmış, Banka'nın 13 adet çek için toplam ödemekle yükümlü olduğu tutar 34.710,00 TL olarak hesaplandığı, (2.670,00 TL x 13 adet = 34.710,00 TL) Banka'nın takip tarihi itibarı ile talep ettiği tutar ise 18.690,00 TL olarak gözüktüğü, Banka bu hesabı nasıl yaptığını göstermediği, bu tutar 13 değil 7 adet çekin (2.670,00 TL x 7 = 18.690,00 TL) veya 6 adet 2020 tarihli + 2 adet 2021 tarihli çek [(6 x 2.225,00 TL) + (2 x 2.670,00 TL) = 18.690,00 TL] karşılığı olduğu, ancak belirtildiği üzere Banka 34.710,00 TL değil, daha düşük tutarda 18.690,00 TL talep yaptığı, dolayısıyla Banka'nın icra takibinde ödemekle yükümlü olduğu, depo edilmesini talep edebileceği tutarın, taleple bağlılık ilkesi gereğince 18.690,00 TL olduğu,Kefil açısından inceleme
: Kefalet Sözleşmesi'nin 11'nci maddesi şu şekildedir; Kefil/Kefiller, kefaletinin/kefaletlerinin devam ettiği süre içinde müşteriye kullandırılan çek karnesinin her yaprağı için 5941 sayılı Kanun gereğince Banka'nın ödemekle yükümlü olduğu miktarın, gerek görüldüğünde müşteri hesabına bloke edileceğini, Banka'nın ödemekle yükümlü olduğu miktarın ------ yükseltilmesi durumunda hesapta bulundurulacak para miktarını da bu miktara yükseltileceğini, bu hususta kredi sözleşmesinin maddelerinin haklarında aynen uygulanacağını kabul eder ve bu maddelerde yer alan hususları aynen taahhüt ederler. görüleceği üzere Kefil ------ imzaladığı Kefalet Sözleşmesi, gerek görüldüğünde Banka'nın ödemekle yükümlü olduğu miktarı Müşteri hesabına bloke edileceği, kredi sözleşmesinin maddelerinin haklarında da uygulanacağını kabul ettiği, yani kefil, bankanın müşteriye tahsis ettiği gayrinakit çek kredisi için gerekli gördüğünde müşteri hesabına bloke edileceğini, kendi hakkında da aynen uygulanacağını kabul ettiğini beyan ettiği, dolayısıyla Banka'nın 18.690,00 TL'lik depo talebi yapabileceği kanaatine varıldığı, sonuç olarak 29.04.2024 tarihli Kök Raporda Banka'nın icra takibine konu olacak alacak tutarı 30.898,11 TL olarak hesaplansa da şayet Sayın Mahkeme avans faiz oranının % 50 fazlası ile (kök raporda belirtilen % 16,75 avans faiz oranının % 50 fazlası ile % 25,125 oranından) hesaplama yapılmasını değil, sadece avans faiz oranı üzerinden (% 16,75) hesaplama yapılmasına karar verecek ise; Banka'nın alacak tutar toplamının 30.388,74 TL olduğunu, depo edilmesi gereken çek toplamının 18.690,00 TL olduğunu, Kefil'in söz konusu tutarlardan sorumlu bulunduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı ---- ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiği, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalılar tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 30.898,11TL olarak tespit edildiği, sözleşme hükümlerine göre belirlenen faiz oranı esas alınarak hesaplanan faizin kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.5941 sayılı Çek Kanunu çerçevesinde çek kullandırdıkları müşterilerinin keşide etmiş oldukları ancak karşılığı bulunmayan veya yetersiz kalan her bir çek yaprağı için, keşideci dışındaki hamile, kanunun 3. Maddesi gereği, her yıl -----Başkanlığı'nca yayınlanan Toptan Eşya Fiyatları Yıllık Endeksindeki değişmeler göz önünde tutularak her yılın Ocak ayında) ----- tarafından belirlenen miktarlarda ödeme yapmak zorundadırlar. Bu ödemeler yapılamamış olsa dahi, alacaklı bankaca çek hesabı sahibinden gayri nakdi kredinin depo edilmesi istenebilir. Bu kapsamda bankanın 18.690,00 TL yönünden çek bedelini depo edilmesi talebi yerinde olduğu, davalı kefilin sözleşme hükümlerine göre Banka'nın 18.690,00 TL'lik depo talebi yapabileceği kanaatine varıldığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davalı aleyhine açtığı davasının kısmen kabulü ile; --- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 25,12 oranında faiz işletilmek suretiyle, 29.370,00 TL asıl alacak, 1.455,34 TL işlemiş faizi, 72,77 TL BSMV üzerinden devamına, aşan istemin reddine,2- Çek sorumluluk bedeli 18.690,00 TL alacağın, icra dosyasına depo edilmesi suretiyle takibin devamına,Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalı taraftan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli karar harcı 2.110,64 TL’den peşin olarak yatırılan 430,80 TL'nin mahsubu ile 1.679,84 TL bakiye harcın davalı taraftan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Çek sorumluluk bedeli için alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan müştereken müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan 430,80 TL peşin harcın davalı taraftan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,6-Davacı tarafından yapılan 205,50 TL ilk dava masrafı, 8.000,00 TL bilirkişi, 1.414,25 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 9.619,75 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (% 87 kabul) 8.369,18 TL' sinin davalı taraftan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,6-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.898,11TL nispi vekalet ücretinin davalı taraftan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Davacı çek sorumluluk bedeli davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 18.690,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%87 kabul) 2.784,00 TL' sinin davalı taraftan müştereken müteselsilen, (%13 Ret) 416,00TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,10-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesineMahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.