Anahtar kelimeler: İdava Giresun Trabzon Statüsüyle Akdi Ayrıldığı İşten Akdinin Kesintisiz Nezdinde
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Giresun İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işçi statüsüyle girdiği davalı iş yerinde 05.10.1999 tarihinde işe başladığını, işten ayrıldığı 17.08.2008 tarihine kadar belirsiz süreli hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığını, iş akdinin sebep gösterilmeden ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, müvekkili belirtilen süre içinde kesintisiz olarak davalı işverenlik nezdinde çalışmasını sürdürmüşse de SGK primlerinin eksik yatırıldığı belirterek 05.10.1999-17.08.2008 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inde bulunduklarını ve davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımından dolayı reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline ait iş yerinde puantaj usulü ile çalışıldığını, çalışan işçi ay içinde kaç gün çalışıyorsa o kadar sigortalılık bildirildiğini, kayıtların süresinde Sosyal Güvenlik kurumuna bildirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve yasaya aykırı olması sebebi ile kabul etmediklerini, davanın yasal süresinde açılmadığını, yasal dayanağını 506 sayılı Kanun'un 19/8. maddesinden alan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından tespit edilip edilmediğinin yöntemince araştırılması gerektiğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin, işe giriş bildirgesi ile birlikte aylık ve dönemsel prim bordroları gibi müvekkiline verilmesinin zorunlu kanıtlar olduğunu, yöntemince düzenlenen işe giriş bildirgesi mevcut ise salt işe almayı göstermekle birlikte, çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilmediğini, sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığının Yargıtayın 506 sayılı Kanun'un 79/8 maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin çalışmalarının davalı tarafından Sigorta Müdürlüğüne eksik bildirilip SGK primlerinin de eksik yatırıldığını, dinlenen tanık tarafından iş yeri yetkilisi ve puantaj kayıtlarının sorumlu kişinin ... olduğunun belirtildiğini, bordro tanığı ...'ın ise puantaj kayıtlarının sağlıklı olmadığını ve SGK'ya bildirim yapanın kendisi olmadığını açıkça ifade ettiğini, yazılı kayıtların doğru olmadığının belgeyi düzenleyenlerce ikrar edildiği bir yargılamada bu kayıtlar delil kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin davalı iş yerinde 05.10.1999 tarihinde işe başladığını ve 17.09.2008 tarihinde işten çıkarıldığı tarihe kadar sürekli ve kesintisiz çalıştığının ispatlandığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!