Anahtar kelimeler: Tedaş Bölgelerinin Akabinde İmzaladığını Organize Katılımcıların Özelleştirme Piyasası Bağlantı Aboneliği

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkeme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davalı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davacının elektrik aboneliği için dava dışı TEDAŞ ile 02.03.2004 tarihli dağıtım sistemine bağlantı anlaşması imzaladığını, yapılan özelleştirme işlemi sonrasında da bağlantı anlaşmasının devam ettiğini, akabinde onaylı sınırları içinde katılımcıların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanunu'nun 13. maddesi ve Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik hükümleri gereğince dağıtım lisansı aldığını, satın almış olduğu elektrik enerjisi bedelini de katılımcılarına kâr amacı gütmeksizin aynen yansıttığını, ancak elektrik abonesi olduğu davalı şirketin dava dışı TEDAŞ ile yapılmış olan bağlantı anlaşmasına aykırı olarak 28.02.20 11... .04.2012 tarihleri arasındaki dönemde kayıp-kaçak bedeli adı altında fazladan bedel tahsil ettiğini ileri sürerek; şimdilik 2.309.294,17 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının ödemiş olduğu elektrik enerjisi bedelini katılımcılarına aynen yansıttığını, bu nedenle bir zararının söz konusu olmadığını, ayrıca istirdadı istenilen bedelin ilgili mevzuat çerçevesinde davacıya yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 11.02.2016 tarihli kararıyla; davacının davalıdan satın alarak bölgesindeki katılımcılara verdiği elektrik enerjisi nedeniyle tahakkuk ettirilen 15 ayrı fatura kapsamında ödediği kayıp-kaçak bedelinin bilirkişi kurulunca 2.309.294,17 TL olarak belirlendiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun aynı konuya ilişkin 21.05.2014 tarihli ve 2013/7-2454 E. ████████ K. sayılı kararı uyarınca, kayıp-kaçak bedelinin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer almasının kanun ve yönetmeliğe aykırı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş; karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairece verilen 03.04.2018 tarihli ilamla; "(..) Buna göre, Mahkemece; öncelikle davacıya ait OSB Dağıtım Lisansının celbedilmesi, sonrasında yeniden (tamamı elektrik ve elektronik mühendislerinden) oluşturulacak bilirkişi kurulundan; davaya konu dönemde yürürlükte bulunan Organize Sanayi Bölgelerinin Elektrik Piyasası Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik Hükümleri, 29.12.2010 tarihli ve 3002 sayılı Kurul Kararı ile belirlenerek 31.12.2010 tarihli ve 27802 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Mülga "21 Dağıtım Şirketi için Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar" ve ilgili mevzuat hükümleri, yine davacının dava dışı TEDAŞ ile imzalamış olduğu "Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması", "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" ve dava dışı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan almış bulunduğu OSB Dağıtım Lisansı birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacının iletim sistem kullanıcısı olup olmadığı ve bu bağlamda dava konusu dönemde yürürlükte olan mevzuat hükümleri uyarınca kayıp-kaçak bedeli ödemekle yükümlü olup olmadığı hususlarında taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor aldırılması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirlenen kararıyla; davacının gerek taraflar arasında gerekse davacı ile dava dışı TEDAŞ arasında görülen ve kesinleşen davalarda iletim sistemi kullanıcısı olduğu yönünde tespitte bulunulmuş olduğu, bu yöndeki tespitin eldeki dava açısından gerek davaların taraflarının gerekse dava konuları ile davaların temeli oluşturan hukuki ilişkinin aynı olması nedeniyle kesin delil teşkil edeceği, iletim sistemi kullanıcısı pozisyonunda olan davacının bu durumda kayıp-kaçak bedeli ödememesi gerektiği ve ödediği kayıp-kaçak bedelinin istirdadını talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 2.309.294,17TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.IV. TEMYİZDairenin 04.03.2025 tarihli ilamıyla; temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kesinleşen güçlü delil niteliğindeki kararlarda davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğunun ve bu durumda kayıp-kaçak bedeli ödememesi gerektiğinin kabulüyle karar verilmesinin yerinde bulunduğu, dava tüm alacak üzerinden açılmış olmakla ıslah edilen alacak bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.V. KARAR DÜZELTMEA. Karar Düzeltme SebepleriDavalı vekili; davacının dağıtım şirketinden enerji alan iletim sistemi kullanıcısı tüketici statüsüne geçtiğini, böylece bağlantı tipini değiştirmesi ile birlikte faturalarına iletim bedeli, kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli ve sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmet bedelinin yansıtılmadığını, sözleşme sona erdikten sonra sözleşmeye dayalı talepte bulunmasının doğru olmadığını, güçlü delilin aksi bilirkişi raporları,... müzekkere cevapları ve davacının ikrarı ile ispat edildiğini, ihtilaf konusu dönemde davacının dağıtım sistemi kullanıcısı olduğunun bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, kesin delil olduğu belirtilen mahkeme kararlarının 2003 yılına dair Medaş İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmadan ve TEDAŞ bağlı kuruluşu iken tamamen farklı bir konuda verildiğini, Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleştiğini, bilirkişi raporlarının yüzeysel tespit içerdiğini, davacının hukuken korunmaya değer menfaatinin bulunmadığını, dosyada dağıtım sistemine bağlı TEDAŞ ile imzalamış olduğu dağıtım sistem kullanım anlaşmasına göre dağıtım sistem kullanıcısı olduğunu ortaya koyan bilirkişi raporları bulunduğunu, ihtilaf konusu dönemde yürürlükte olan EPDK Kurul Kararlarına aykırı bir uygulama ve tahsilat yapılmadığını, bu davada kesin delil teşkil edeceği belirtilen kararların ihtilaf konusunun dönemlerinin farklı olduğunu, uygulamada olan EPDK Kurul kararlarının da farklı olduğunu, bilirkişi raporlarının eksik olduğunu, ... Yönetim Kurulu başkan vekili ve bir üyesi tarafından imzalanarak sunulan 18.04.2018 tarihli müzekkere cevabında .... ölçü noktasının 01.01.2003- 01.05.2013 tarihleri arasında TEDAŞ'ın TM barasına bağlı olduğunun açıkça kabul edildiğini, ikrar niteliğinde bu yazılı beyanın ihtilaf konusu dönemleri de kapsadığını, davacının dağıtım tesislerine ait OG barasına bağlı olduğunu, bu konuda uyuşmazlık olmadığını aksi halde zaten bağlantı anlaşması yapmasına gerek bulunmadığını ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacı ... tarafından davalı ... şirketinden satın alınarak bölgesindeki katılımcılarına verilen elektrik enerjisi nedeniyle kayıp- kaçak bedelinin iletim sistemi kullanıcısı olduğu iddiasıyla istirdadı istemine ilişkindir.Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve bozmaya uygun olarak yapılan yargılama neticesinde kesinleşen güçlü delil niteliğindeki kararlarda davacının iletim sistemi kullanıcısı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.