Anahtar kelimeler: Gölbaşı Terkinine Kurulmuştur Birleştirilen Ankara Sayisi Yol Atılan Dayanan Derece
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ███████ Karar
KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. (..) Mahallesi 1250 28... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. (..) Mahallesi 1250 28... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
2. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı nedenle açılmış dava ile birleştirme kararı verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tarım arazisi olmasına rağmen arsa olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal taşınmazın hatalı olarak alındığını, karardaki faize ilişkin hükmün kaldırılması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza belirlenen metrekare birim fiyatının taşınmazın gerçek metrekare birim fiyatının çok altında olduğunu, kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanması gerektiğini, yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa vasfındaki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değer biçilmesinde, Yargıtay denetiminden dava konusu taşınmazla aynı kamulaştırma kapsamında bulunan aynı güzergahtaki yakın 1250 29... parsel sayılı taşınmaza ilişkin dosyada 2020 Eylül itibarıyla 120,00 TL m² değer biçildiği de nazara alındığında bir isabetsizlik görülemediği; ancak dava konusu taşınmaz 1250 28... parsel olduğu hâlde, hükümde parsel numarasının hatalı şekilde (23) olarak yazılmasının ve 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verilmesine ve kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin işletilmesine karar verilmemesinin doğru olmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf itirazlarının tescil ve faiz yönlerinden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz hükmünün uygulanmasının hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiği hususunu ilave ederek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesince 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği gerekçesiyle Mahkeme kararı faiz yönünden düzeltilmişse de eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce 16.01.2020 tarihinde açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, ████████ Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1-A) bendinin (1) numaralı alt bendinin tamamen çıkartılması, yerine “.. ili, .. ilçesi, .. (..) mahallesi, 1250 28... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 1.797.257,56 TL olarak TESPİTİNE, bu bedelin 1.356.420,80 TL’lik kısmına 17.05.2020 tarihinden ilk karar tarihi olan 05.02.2021 tarihine, kalan 440.836,76 TL‘lik kısmına 17.05.2020 tarihinden ikinci karar tarihi olan 05.07.2023 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesine,” bendinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!