Anahtar kelimeler: Durmuştur Teslimler Ekstresi Satımdan Ünvanlı Ünvanla Ünvan Büyükçekmece İrsaliye Yapmakta

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkili şirket makine üretimi yapmakta olup davalı ile ticari ilişki kapsamında ürün teslim etmiş, buna ilişkin fatura, irsaliye ve cari hesap ekstresi düzenlemiştir. Teslimler yapılmasına rağmen davalı bakiye borcu ödemediği, bunun üzerine Büyükçekmece İcra Dairesi ..... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığı, davalı haksız itiraz etmiş, takip durmuştur. Ünvan değişikliği nedeniyle takip eski ünvanla başlatılmışsa da alacak yeni ünvanlı faturalara dayanmaktadır. Arabuluculukta da anlaşma sağlanamadığı, davalı, TTK 21/2 uyarınca faturalarına süresinde (8 gün) itiraz etmediğinden borcu kabul etmiş sayıldığı, faturalar kesinleşmiş olup imzalıdır; itiraz kötü niyetli olduğu, taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından ilişki açık hesap ilişkisidir ve bu durumda ispat yükü davalıya ait olduğu, ürünlerin teslimi yerine getirilmiştir; bu durum BA/BS formları ile de ispatlanabileceği, Yargıtay içtihatları BA/BS kayıtlarını teslimin karinesi olarak kabul ettiği, alacak likit nitelikte olduğu, likit alacağa haksız itiraz edildiğinden İİK m.67/2 gereği icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, sonuç olarak, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin 9.169,43 TL asıl alacak üzerinden faizle devamı, %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
ARAŞTIRMA;
1-Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır
2-Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin B formları getirtilmiştir.
3-Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin BA-BS formları getirtilmiştir.
4-Yenikapı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin BA-BS formları getirtilmiştir.
5-Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih, ..... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin alış satış analiz kayıtları getirtilmiştir.
█████/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
I. TİCARİ DEFTER TASDİKLERİ VE KAYIT DÜZENİ:
• DAVACI ..... VARYATÖR SAN. VE TİC.A.Ş.’nin 20233 ve 2024 yılları ticari defterleri incelenmiştir. İncelenen dönemlerde DAVACI ŞİRKETİN e.defter mükellefi olduğu, e.defter beratlarının alındığı, ticari defterlerinin TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari Defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu görülmüş olup, takdir yetkisi mahkemenindir.
• DAVALI .... MAKİNE SAN. A.Ş. (Eski Ünvan).... MUKAVVA AMBALAJ SAN.VE TİC A.Ş. tarafından, kendisine E.TEBLİGAT yapıldığı halde, BİLİRKİŞİ İNCELEMESİNE KATILIM SAĞLANMAMIŞ, TİCARİ DEFTER VE BELGE SUNULMAMIŞTIR.
II.DAVA DOSYASI KAPSAMI VE TARAFLARIN BA-BS BEYANLARI VE İNCELEMEYE SUNULAN TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA KARŞILAŞTIRMALI İNCELEME VE TESPİTLER SONUCUNDA:
1. Davacı şirketin ticari defter kayıtları içeriğinde, Davalı şirketin 120-Alıcılar Hesabının, ... MAKİNE SAN. A.Ş. (Eski Unvan: ..... MUKAVVA AMBALAJ SAN.VE TİC A.Ş.)alt hesap kodunda/adında kayıt altına alındığı, taraflar arasında 2023 yılında tek faturadan kaynaklı, ticari ilişki olduğu tespit edilmiştir.
2. .... MAKİNE SAN. A.Ş. (Eski Unvan
:..... MUKAVVA AMBALAJ SAN.VE TİC A.Ş.)alt hesap kodunda/adında yapılan incelemede;
i. 2023 yılında Davacı tarafından, █████/2023 tarihli, ..... no’lu 9.169,43-TL tutarlı fatura ile yapılan satış nedeniyle DAVALI aleyhine borçlandırma yapıldığı,
ii. Yukarıda 2023/Haziran dönemine ait BA-BS analizi bölümünde ayrıntısı izah edildiği üzere, faturanın ekli e.irsaliye içeriği ile DAVALI ŞİRKET tebliğ edilmiş olduğunun, DAVACININ BS, DAVALININ ise BA beyanı ile doğrulanmış olduğu,
iii. █████/2023 itibariyle ödenmeyene fatura bakiyesinin önce 2024 yılına, 2024 yılında ödenmemesi sebebi ile 2025 yılı hesaplarına intikal ettirildiği,
iv. Davacı/alacaklı tarafından İstanbul ..... İcra Dairesi’nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası ile 9.169,43-TL asıl alacak ve 5.543,80-TL işlemiş faizi ile toplam 14.713,23-TL alacak üzerinden █████/2024 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibine konu edilen asıl alacak tutarının, DAVACI ŞİRKET kayıtlarındaki asıl alacak tutarını doğruladı,
3. İşlemiş Faiz Hesabı
:
Tarafların tacir olması nedeni ile reeskont faizi hesaplanabilecek olup, asıl alacak tutarına █████/2023 tarihinden, icra takip tarihi █████/2024’e kadar değişen oranlarda reeskont faizi hesaplanabileceği,
¸
• SONUÇ OLARAK; DAVACI ŞİRKETİN, DAVALI ŞİRKETTEN asıl alacak tutarı 9.169,43-TL ve icra takip tarihine kadar işlemiş faizi 5.543,80-TL olmak üzere toplam 14.713,23-TL alacaklı olduğu kanaati oluşmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, açık cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı istemine ilişkidir.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıya karşı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
İstanbul ..... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı icra takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 9.169,43-TL asıl alacak, 5.543,80-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.713,23-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "cari hesap alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
Davacının işbu itirazın iptali davasını 9.169,43-TL asıl alacak üzerinden açtığı, takip öncesi işlemiş faizin dava konusu edilmediği anlaşılmıştır.
2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).
Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce tarafların ticari defter belgeleri incelenerek uyuşmazlık hususunda SMMM bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi yukarıda özetine yer verilen █████/2026 tarihli raporunu dosyaya sunmuştur.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.
Davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 9.169,43-TL alacaklı olduğu, söz konusu alacağın █████/2023 tarihli ..... nolu KDV dahil tutarı 9.169,43-TL tutarlı fatura olduğu, davalının söz konusu faturaya itiraz ettiğine veya iade faturası düzenlediğine dair herhangi bir delil belge ibraz etmediği, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde, davacının söz konusu fatura kapsamında davalıdan 9.169,43-TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Ayrıca, bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere, davacı tarafça takip konusu edilen faturanın BA-BS bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın, davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması nazara alındığında, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalının bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD'nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)
Buna göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacının davalıdan 9.169,43-TL alacaklı olduğu, davacının usulüne uygun tutulan defter kayıtları, davalının defterlerini ibrazdan kaçınması ve söz konusu faturanın davacının BS bildirimi, davalının BA bildirimi ile bağlı oldukları vergi dairesine bildirilmesi ile ispatlanmıştır. Davalının davaya konu fatura bedelini ödediğini de ispat eden herhangi bir delil sunmadığı, sonuç olarak davacının davalıdan davaya ve takibe konu fatura kapsamında 9.169,43-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, takibe yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 9.169,43-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 9.169,43-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA,
2-Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gereken 626,36-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 615,40-TL peşin harcının indirilmesi ile geriye kalan 10,96-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,80-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 8.575,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti 4.600,00-TL'nin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 9.169,43-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, kabulüne karar verilen kısım yönünden istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!