Anahtar kelimeler: Lokasyonlarda Lokasyona Taşımanın Getirerek Taşımaların Emtiaların Emtialarını İştigal Edimleri İçerikleri

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ulusal ve uluslararası taşımacılık komisyonculuğu işleri ile iştigal ettiğini, davalı tarafla davalıya ait emtiaların çeşitli lokasyonlarda taşınması üzerinde anlaştıklarını, müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirerek davalının emtialarını istediği lokasyona taşıdığını, taşımaların müvekkili tarafından alt taşıyıcılar vasıtasıyla yerine getirildiğini, taşımaya ilişkin faturalar tanzim edilerek davalıya gönderildiğini, taşımanın gereği gibi yapılmasına rağmen davalı tarafından taşıma bedeli ödenmediğini, fatura içerikleri davalı tarafından kabul edildiğini, ödenmeyen fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf taşımanın “gereği gibi” yapıldığını ileri sürmüşse de somut olayda yaşanan gecikme/hasarlar nedeniyle müşterilerine karşı sorumluluk riski ile karşı karşıya kaldığını ayrıca bazı sevkiyatlarda yeniden sevk, iade, ayıklama, yeniden paketleme masrafları doğduğunu, bu çerçevede davacı tarafın, eksik ve ayıplı ifa edilen hizmetler için taşıma bedelinin tamamını talep etmesi hukuken ve ticari teamüller bakımından kabul edilemeyeceğini, taşımalar “alt taşıyıcılar vasıtasıyla” yapıldığını, yaşanan gecikme/hasarların önemli kısmı fiili taşıyıcı-alt taşıyıcı sürecinde doğduğunu, her ne kadar davacı alt taşıyıcı kullanmış olsa da, müvekkil ile kurulan ticari ilişkide hizmeti taahhüt eden ve fatura düzenleyen taraf davacı olduğunu, davacının kendi alt organizasyonundan kaynaklanan kusur ve aksaklıklar, müvekkiline karşı “tam bedel” talebini haklı kılmayacağını, faturaların bağlayıcılığı için hizmetin sorunsuz biçimde ifa edilmiş olması ve herhangi bir ihtilaf bulunmaması gerektiğini, somut olayda taşıma işlemi ihtilaflı olduğunu, taşıma sırasında gecikme ve ihtilaflar meydana geldiğini, edimini gereği gibi ifa etmeyen davacı tarafın taleplerinin gerçeği yansıtmadığı ve müvekkili şirketi zarara uğrattığı açık olduğundan termin süresi içerisinde teslim edilmeyen emtialara ilişkin söz konusu navlun bedelinin müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini, davacının “alacak likittir” iddiasının dayanaksız olduğunu, uyuşmazlık bilirkişi incelemesi gerektiren nitelikte olduğundan icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığını beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacının taşıma hizmetinden kaynaklı açık hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine giriştiği Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.
Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 5.387,24 Euro asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83. ilâ 85. ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Genel Muhasebe bilirkişisi tarafından alınan █████/2026 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı firmanın defter kayıtlarına ve dava dosyasına ibraz ettiği cari hesap ekstresine göre, 31.12.2024 tarihi itibariyle davalı firmanın davacı firmaya döviz cinsinden 5.387,24 Euro, TL cinsinden 191.240,90 TL borcunun göründüğünü, davalı firmanın ticari defter kayıtları ile dava dosyasına ibraz etmiş olduğu cari hesap ekstresine göre 31.12.2024 tarihi itibarıyla davacı firmanın davalı firmadan TL cinsinden 200.609,76 TL, Euro cinsinden ise 5.387,24 Euro alacağının göründüğünü, tarafların cari hesap ekstrelerine göre döviz cinsinden davacı firmanın alacak tutarı ile davalı firmanın borç tutarları arasında mutabakat bulunduğunu, TL cinsinden ise davalı firmanın 2024 yılı cari hesap ekstresi ve belgelerine göre 31.12.2024 tarihi itibariyle davacı firmaya 200.609,76 TL borcunun göründüğü, davacı firmanın cari hesap ekstresi ve belgelerine göre davalı firmadan 191.240,90 TL alacağının göründüğünü arada 9.368,86 TL gibi bir fark bulunduğunu, farkın nedeninin davalı firmanın davacı firmaya olan döviz borcunu 31.12.2024 tarihi itibariyle değerlemesinden kaynaklandığı bu yüzden borcunun TL cinsinden daha fazla göründüğünü, davacı firmanın defter kayıtları ve dava dosyasına ibraz ettiği cari hesap ekstrelerine göre davacının davalı adına düzenlemiş olduğu ve dava konusu borcun doğmasına neden olan faturaların e-fatura olduğunu, davacı ve davalı firmanın ticari defterlerini ibraz ettiğini, dava dosyasının tetkikinde dava konusu faturaların içeriğine Türk Ticaret Kanununun 21. Maddesinin ikinci fıkrasına göre faturaların tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde davalı tarafça itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belge ve bilgiye rastlanılmadığını, davacı firmanın davalı firma adına düzenlediği ve dava konusu olan faturalar tetkik edildiğinde faturalarda satış tutarlarının hem TL hem de Euro cinsinden gösterildiğini, davacı firmanın alacaklı olduğunun sayın mahkemece kabul edilmesi halinde alacak tutarı olarak davacı firmanın ticari defter kayıtlarında TL cinsinden alacak olarak gözüken 191.240,90 TL tutarın mı, yoksa cari hesap ekstresinde döviz cinsinden alacak olarak gözüken 5.387,24 Euro tutarın icra takibinin başlatıldığı 21.04.2025 tarihinde TL karşılığı olan 233.846,08 TL tutarın mı dikkate alınacağı hakkındaki takdir yetkisinin her konuda olduğu gibi bu konuda da Yüce Mahkemenin uhdesinde olduğunu, icra inkar tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenizin uhdesinde olduğunu bildirmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında taşıma hizmetinden kaynaklı açık hesabın bulunduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlara göre davalıdan döviz cinsinden 5.387,24 Euro, TL cinsinden 191.240,90 TL alacaklı gözüktüğü, davalının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlara göre davacıya döviz cinsinden 5.387,24 Euro, TL cinsinden 200.609,76 TL borcunun gözüktüğü, alacak - borç miktarları arasındaki farklılığın davalı firmanın davacı firmaya olan döviz borcunu 31.12.2024 tarihi itibariyle değerlemesinden kaynaklandığı, bu yüzden borcunun TL cinsinden daha fazla göründüğünü, davacı tarafından düzenlenen faturaların e-fatura niteliğinde olduğu ve davalı tarafından faturalara süresinde itiraz edilmediğinin denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, tarafların ticari defterlerinin dava konusu edilen alacak bakımından birbirini doğruladığı ve faturaların TL karşılığı gösterilmek üzere yabancı para üzerinden düzenlendiği anlaşılmakla ayıplı ve eksik ifa savunması ispatlanamadığından davanın kabulü ile faturaya dayalı likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulü ile; 5.387,24 Euro asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen miktara takip tarihinden itibaren (davacının icra takibinde %5 talebini aşmamak üzere) 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca EURO cinsin 1 yıllık vadeli mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle devamına,
Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 46.769,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Alınması gerekli 18.263,96 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.824,28 TL peşin harç ve 572,48-TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 14.867,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 2.824,28 TL peşin harç ve 572,48 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.012,16 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 8.110,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!