Anahtar kelimeler: Yoksulluk Erkek Nafakası Kadın Adana Kesinlik Boşanma Şartı Eksiklikleri Kurallarına

MAHKEMESİ
: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk DairesiSAYISI
: 2025/6 E., █████████ K.DAVA TÜRÜ
: BoşanmaTaraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek vekili tarafından yoksulluk nafakası yönünden; davalı kadın vekili tarafından ise yoksulluk nafakası miktarı ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı erkek vekilinin tüm, davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir2.Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan hukuk mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye usuli müktesep hak veya usule ilişkin kazanılmış hak denir. Usule ilişkin kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Kural olarak, hakim ara kararından dönebilirse de, bozmaya uyulmasına ilişkin karar bunun istisnalarındandır. Farklı anlatımla; bozma kararına uyan Mahkeme, bununla bağlıdır.Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usule ilişkin kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usule ilişkin kazanılmış hak gerçekleşebilir (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak), Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, No 351, 1974, s. 395 vd.).Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; somut olayda, Mahkemenin 26.04.2021 tarihli ilk kararında erkeğin davasının kabulüne, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verildiği, işbu kararın sadece davalı kadın vekili tarafından istinafa başvurulduğu Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli kararı ile davalı kadının yoksulluk nafakasına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, kadının davaya süresinde cevap vermediği, 22.04.2019 tarihli dilekçe ile yoksulluk nafakası talep etmiş ise de süresi içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, işbu kararında davalı kadın vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 05.12.2024 tarihli bozma ilamında “davanın davacı erkek tarafından ıslah edilmesi üzerine davalı kadının dilekçeler teatisi sırasında usulüne uygun olarak ve süresinde yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talepleri mevcut olup bu konularda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmadığı “ gerekçesiyle davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, davalı kadın vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar verildiği; son olarak Bölge Adliye Mahkemesinin 17.04.2025 tarihli son kararında da bozmaya uyulmakla birlikte davalı kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulü ile boşanma kararının kesinleştiği tarihten geçerli olmak üzere aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasının davacıdan alınarak davalıya verilmesine; kadının süresinde olmayan maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.3.Bozmaya uyulmakla kadının maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davalı kadın açısından usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Diğer bir ifadeyle bozmaya uyulmakla, uyulan bozma ilamı uyarınca karar verilmesi zorunludur. O halde Bölge Adileye Mahkemesince yapılacak iş davalı kadının süresinde istemiş olduğu tazminat talepleri hakkında bir karar verilmesinden ibaret olup aksi yönde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeple;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden BOZULMASINA,2.Davacı erkek vekilinin tüm, davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının davacıya yükletilmesine,Peşin alınan harcın istek halinde yatıran davalıya iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.