Anahtar kelimeler: Kiranın Yürüten Oto Kiralama Taşınır Düşen İlişki Kira İmza Süreli

T.C.

İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkil şirket, araç kiralama faaliyetleri yürüten bir ticari işletmedir Müvekkil şirket ile davalı taraf arasında ticari ilişkinin bulunduğu. 27.08.2024 tarihinde imza altına alınan on ay süreli oto kiralama sözleşmesine göre kiranın başlangıç tarihinin 01.09.2024 olduğu Kira bedeli olarak 10 adet aracın kira bedeline karşılık aylık 1.325.000,00 TL olarak anlaşıldığı Bu ilişki kapsamında ve sözleşmedeki şartlar doğrultusunda araç kiralama yapıldığı, müvekkil şirket üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmesine karşılık davalı şirketin sözleşme doğrultusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği ve ödemelerin tamamını yapmadığı Aradaki ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacak miktarının 5.735.308,77 TL olduğu Müvekkil şirket tarafından söz konusu alacağın tahsili için karşı tarafa sözlü ve yazılı bildirimlerde bulunulduğu ayrıca .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 12.09.2025 tarihli ihtarnamenin gönderildiği Davalının borcun tamamını kapatmaması üzerine dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğu Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2025/... sayılı arabuluculuk dosyasında karşı taraf ile anlaşma sağlanamadığı uyuşmazlık hem davalı şirketin ticari faaliyetinden hem de müvekkilin kendi ticari işletmesinin yürütülmesinden kaynaklandığı Müvekkil şirket tarafından işbu oto kiralama sözleşmesi uyarınca, 02.05.2025 tarihli, 1.325.000,00-TL bedelli ... numaralı fatura ve yine aynı sözleşme kapsamında 02.09.2025 tarihli 1.325.000,00 'er TL bedelli ... ve ... numaralı iki adet fatura kesildiğini, Davalı tarafça, düzenlenen 08.09.2025 tarihli iade faturası açıklamasıyla kesilen 1.325.000,00-TL bedelli ... ve ... numaralı faturalar ile müvekkilce kesilen faturaların iade edildiğini, davalı tarafça 08.09.2025 tarihli fiyat farkı bedeli açıklamasıyla kesilen 216.416,68-TL bedelli ... ve yine 08.09.2025 tarihli yansıtma bedeli açıklamasıyla kesilen 36.932,00-TL bedelli ... numaralı faturalar müvekkile gönderildiğini, müvekkil tarafından araç kiralama bedeline istinaden kesilen 1.325.000,00-TL bedelli iki adet faturaya karşı iade faturası kesen davalıya karşılık, 09.09.2025 tarihinde 1.325.000,00-TL bedelli ... ve 1.325.000,00-TL bedelli ... numaralı faturaların kesildiği davalı tarafça "fiyat farkı" adı altında kesilen 216.416,68-TL bedelli faturaya karşı Müvekkilce 10.09.2025 tarihinde ... numaralı iade faturası ve davalı tarafça yansıtma bedeli adı altında kesilen 36.932,00-TL bedelli faturaya karşı Müvekkilce 10.09.2025 tarihinde ... iade faturası düzenlendiğini, işbu cari borcun kapatılması için davalı tarafa sözlü ve yazılı olarak birden fazla kez bildirimde bulunulduğunu, Tüm bunlara rağmen davalı tarafın borcunu ödediği tüm bu sebepler doğrultusunda davanın kabulünü, şimdilik 5.000,00-TL'lik kısmının geciken her ay için % 5 vade farkı ile hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek%10 oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; Taraflar arasında 27.08.2024 tarihinde Oto Kiralama Sözleşmesi imzalandığı sözleşme kapsamında araçların; 01.09.2024 – 31.12.2024 tarihleri arasında ve 01.03.2025 – 31.08.2025 tarihleri arasında kullanıma hazır halde bulundurulmasının kararlaştırıldığı Taraf yetkililerinin karşılıklı mutabakatı ile araçların 30.11.2024 tarihinde, yani sözleşmede öngörülen süreden 1 ay önce iade edildiği Bu mutabakat gereği davacı tarafından 2024 yılı Aralık ayına ilişkin herhangi bir fatura düzenlenmediği sözleşmeye göre araçların 2025 yılında müvekkile teslim edilmesi gerekirken, yine taraf yetkililerinin mutabakatı doğrultusunda daha ileri tarihlerde gerçekleştirildiği Davacı şirket yetkililerinin mutabakatı gereği 2025 yılı Mart ayı için de herhangi bir fatura düzenlenmediğini, Davacı çalışanları 2024 yılı Aralık ayı ve 2025 yılı Mart ayı için kira bedeli olduğunu beyan edince, müvekkil şirket çalışanları bu aylarda araçların kullanılmadığını, şirket yetkilileri arasında bu aylara fatura düzenlenmeyeceğinin mutabakatının yapıldığını, bu durumu davacı çalışanları da teyit edince müvekkilin yeniden fatura kesmesi hususunda karar kılındığı müvekkil 08.09.2025 tarihinde 1.325.000 TL bedelli ... nolu ve 1.325.000 TL bedelli ... nolu faturaları düzenlediği davacı tarafın da bu faturaları resmi kayıtlarına/ticari defterlerine işlem yaptığı davacının akabinde 09.09.2025 tarihinde ... nolu ve ... nolu faturalara aynı bedelleri yeniden yansıttığını, .... Noterliği 16.09.2025 tarih, ... yevmiye nolu ihtarname ile iade ettiği bu dönemlere ilişkin fatura düzenlenmeyeceği hususunda açık mutabakat sağlandığı karşılıklı teyit ve mahsuplaşma işlemleri yapılmış olmasına rağmen, geriye dönük ve mutabakata aykırı şekilde fatura düzenlenmesinin iyiniyetle bağdaşmadığı davacı tarafından düzenlenen faturanın gerçeği yansıtmadığı ve fiili teslim tarihlerine aykırı şekilde fazla hesaplama içerdiği Davacı tarafından düzenlenen söz konusu faturaların: Taraflar arasındaki açık mutabakata, yerleşik faturalama pratiğine, fiili teslim tarihlerine, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine, Vergi Usul Kanunu’nun 231/5. maddesindeki düzenleme süresine aykırılık teşkil ettiği asıl alacak hukuken doğmadığından; buna bağlı olarak talep edilen vade farkı ve temerrüt faizinin de hukuki dayanağının bulunmadığını, sözleşmedeki faiz oranlarının fahiş olduğunu, Tüm bu nedenlerle davacının talebi hukuki dayanaktan yoksun haksız ve kötüniyetli olduğunu davanın reddini Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Delil olarak; gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur.
GEREKÇE
Dava; oto kiralama ilişkisinden kaynaklı olarak alacak istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bu hususun yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda; davacı ile davalı arasında oto kiralama sözleşmesi akdedildiği ve bu sözleşmeden kaynaklanan kiralama bedelinin yargılama konusu yapıldığı anlaşılmakla kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (Emsal Yargıtay 6.Hukuk Dairesi ████████ Esas ██████████ Karar, ████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamları)
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Dosyanın görevli İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
4-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE,
5-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına,
6-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair karar verildi. █████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!