Anahtar kelimeler: Arızası Yaz Motor Seyir Eser Plakalı İzmir Özetle Yoluyla Aracın

ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N ABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA TARİHİ
: 09.03.2022KARAR TARİHİ
: 12.04.2023DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: 05.05.2026KARARIN YAZ. TARİH
: 05.05.2026İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.04.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı ... vekili ve davalı ... (...) vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.İSTEM
:Davacı vekili 09.03.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın 05.08.2021 tarihinde seyir halindeyken motor arızası yapması nedeniyle müvekkilinin çekici yardımı ile aracını davalı ... Servisine (...) götürdüğünü, servisin aracın motorunun kullanılamaz hale geldiğini ve motor değişimi yapılması gerektiğini söylemesi üzerine müvekkilin aracının diğer davalı ... Otomotiv Yedek Parça Servisi'ne götürdüğünü, davalı ... Otomotiv'in elinde yedek parça bulunmadığını ve araştıracağını söylediğini ve ardından Ankara'da ikinci el bir motor bulduğunu belirtmesi üzerine müvekkilinin motoru satın alarak aracına taktırdığını, ancak ... Otomotiv'in fatura kesmeyerek yalnızca tahsilat makbuzu verdiğini, aracı teslim alan müvekkilin yola çıkması sonrasında motordan ses gelmeye başladığını, müvekkilinin aracı geri ... Servis'e götürüp bıraktığını bir hafta sonra alıp Manisa'ya giderken yolda aracın yine arıza yaptığını, çekici ile ...'e getirilen aracın yine davalı .... Servise götürüldüğünü, ..... Servis arızanın kendisinden kaynaklanmadığını motor arızası olduğunu ve yedek parçadan kaynaklandığını belirttiğini, ... Otomotiv'e giden müvekkile verdikleri motorun sıfır olduğunu ve bu sebeple sorunun kendilerinden kaynaklanmadığını belirttiklerini, bunun üzerine müvekkilinin İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi ile ████████ D.İş. sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını ve motorun ayıplı olduğunu aracın hasar onarımı için yedek parça ve işçilik olarak KDV dahil 18.609,42 TL olduğunu ikame araç bedelinin ise 2.400,00 TL olduğu şeklinde rapor alındığını ve davalılar hakkında İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ dosyası ile icra takibi başlattığını davalıların takibe itiraz ederek takibi durdurmuş olduklarını, açıkladığı nedenlerle İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı ... (...) vekili 13.04.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı aracının arıza yapması nedeni ile müvekkilinden motor değişimi - içi talepte bulunduğunda kendisine 2. el bir motor bulunabileceği belirtilerek ...'dan .... (....) isimli firmadan sipariş verildiğini ve akabinde gerekli kontroller yapıldıktan sonra kendisine teslim edildiğini, müvekkilinin oto yedek parçacısı olup tamir, onarım, bakım - hizmetleri bulunmadığını, diğer davalı .... Servis'te gerekli muayene ve kontrolleri yapıldıktan sonra araca takıldığını, müvekkili tarafından tedarik edilen motorda bir problem olması durumunda diğer davalının bu problemi görmesi ve davacıyı uyarmasının muhtemel olduğunu, müvekkilinin bu motoru takmamış ya da bakımını yapmamış olduğunu, davacıya ayıpsız bir mal teslim ettiğini, akabinde tamirci hatalı işlemi sonucunda arızaya sebebiyet verdiğini, açıkladığı nedenlerle davanın reddi ile tüm yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili 25.04.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davacının iddialarının tamamen asılsız ve mesnetsiz olup kabulünün mümkün olmadığını, davaya konu aracın motoru davacının da muvafakati ile 2. el alındığını ikrar edildiğini, davalı müvekkilinin davacı yanın da iddia ettiği gibi davaya konu motorun tamirini yapmamış olup sadece aracın rutin kontrollerini yapması, hava filtresi, polen filtresi, motor yağı ve motor filtresi v.b. değişimlerinin yapıldığı ve talep doğrultusunda klasik bakım denilen bakımlar yapıldıktan sonra araç davacı şirket yetkililerine teslim edildiğini, davaya konu aracın davalı müvekkilinin iş yerinde rutin bakım yapılıp teslim edildikten hemen sonra değil yaklaşık 15000 - 2000 km sonra arıza verdiğini, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davaya konu arıza araca takılan ikinci el motordan kaynaklanmakta olup davalı müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, açıkladığı nedenlerle müvekkili aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk derece mahkemesi 12.04.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında özetle; "...Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan Makine mühendisi bilirkişi raporuna göre; Davalı .... Firması tarafından ikinci el sandık motorun davacı aracına takılmadan önce, atölye imkânları ve teknik bilgi birikimi kullanarak, alt karter ve silindir kapağının açılarak Motorun yataklarının incelenmesi ve gerekli kontrollerinin yapılması, 2.el olduğu bilinen motorun uygun olmaması durumunda takılmaması gerekirken bu kontroller yapılmadan takılan motorun çalıştırılması sonrasında davacının motorda ses ve vuruntu olduğu şikayetinin dikkate alınmadığı, ... plakalı .... marka araca takılan ikinci el motorun gerekli inceleme ve kontroller yapılmadan davacıya ait ... plakalı araca montajını yapan .... Servisi tarafından ayıplı tamir hizmeti verilmiş olduğu, diğer davalı .. ... (... ..) Firmasının ise..'dan dava dışı... (... ...) isimli firmadan temin ettiği ve davacı şirkete satmış olduğu ikinci el motor hakkında yeterli bilgiyi edinerek (kaç kilometre çalıştığı, iç aksamların durumu v.b.) davacı alıcıyı bilgilendirmemiş olduğu davacı .... Şti.'ne satılan ikinci el sandık motorun ayıplı sandık motor olduğu,Davalı .... (... ..) Firmasının davacıya satmış olduğu ikinci el motor ile bu motoru davacıya ait ... plakalı araca gerekli ve yeterli inceleme ve kontrolleri yapmadan takan davalı ... (....Servisi) firmasından almış olduğu hizmetlerle davacı aracında meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, Davacıya ikinci el motoru satan davalı . ... (... ..) Firması ile motorun davacıya ait ... plakalı araca montajı servis hizmetini veren ... (.... Servisi) Firması)'nın her ikisinin de meydana gelen olayda Kusurlu Satış ve Servis Hizmeti Sergilemiş oldukları, Davacıya ait aracın motorunun tamir edilebilmesi için gerekli olan yedek parça ve işçilik bedeli ████████ D. İş. dosyasında KDV dahil 18.609,42 TL olarak işten kalma bedeli ise 12 gün karşılığı ikame araç bedeli olarak 2.400,00 TL olduğu, motor tamir bedeli ve ikame araç bedeli toplamı olan 21.009,42 TL' nin meydana gelen zararla uygun olduğu anlaşılmıştır.Ayıbın olağan bir gözden geçirme ile anlaşılmadığı için gizli ayıp sayıldığı, tespitin 15.11.2021 tarihinde yapıldığı davanın 19.11.2021 tarihinde açıldığı, takibin ayıp ihbarı sayıldığı kabul edildiğinde süresinde bildirimin yapılmış olduğu, davacının tespit raporu ile ayıbın onarım bedelinin belirlendiği, bu bedelin icra takibine konu edildiği, seçimlik hakkının ayıp oranında indirim olarak kullanmış olduğu, davalıların takip tarihi itibariyle 21.009,42-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davacının takip talebinde 1.489,50-TL D.iş dosya masraflarını da talep ettikleri ancak bu masrafların yargılama giderlerinden olduğu, takip tarihinden sonra dava tarihine kadar davalının herhangi bir ödeme yapmadığı, icra takip tarihinden itibaren davacının taleplerinin doğrultusunda yıllık yasal faiz uygulanması gerektiği kanaatine varılmış, İİzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında davalının; 21.009,42-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptaline,Asıl alacağa yıllık yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına,Alacak likit ve hesaplanabilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur..." gerekçeleriyle;Davanın kısmen kabulü ile; İzmir 10. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında davalının; 21.009,42 TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptali ile, asıl alacağa yıllık yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit ve hesaplanabilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
:Davalı ... vekili 23.06.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin vermiş dolduğu itirazın iptali kararının yasaya ve hakkaniyete aykırı olup istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini,Gerekçeli karardan görüleceği üzere mahkemenin nihai kararını verirken 12.12.2022 tarihli bilirkişi raporunu esas alıp bu rapora göre hükmünü kurduğunu, dosyada bulunan bilirkişi raporu ve haliyle gerekçeli kararın, somut olayı yansıtmayan hatalı bir karar olduğunu,Gerek bilirkişi raporunda gerekse gerekçeli kararda davacının uğradığı zararın sebebi olarak ayıplı motor ve davalı müvekkilinin bu ayıplı motorun montajını yapmasının gösterildiğini,Davacının ne dava dilekçesinde ne de yargılama aşamasında böyle bir iddiasının bulunmadığını,Bu olgu, yargılamanın her aşamasında taraflarınca dile getirilmiş olmasına rağmen mahkemenin beyanlarını dikkate almadığını ve davacının iddiası dahi olmayan bir olaydan dolayı davalı müvekkilini sorumlu tuttuğunu,Davacı dava dilekçesinde açıkça
: ''Bunun üzerine müvekkil motoru satın alarak ... Otomotive araca taktırmış, ... Otomotiv aracın tamiratının yapıldığını söyleyerek aracı müvekkile teslim etmiştir'' şeklinde beyanlarda bulunduğunu,Bilirkişi raporunun sonuç kısmının 2 numaralı bendinde ise bilirkişinin: '' Davalı ... (.... Servisi) tarafından ise Davacıya ait ... plakalı araca takılan ikinci el motorun yeterli inceleme ve kontroller yapılmadan takılarak!!!!! “Ayıplı tamir servis hizmeti” verilmiş olduğu,'' 3 numaralı bendinde ise: ''ikinci el motor ile bu motoru davacıya ait ... plakalı araca gerekli ve yeterli inceleme ve kontrolleri yapmadan takan davalı ... (.... Servisi) firmasından almış olduğu hizmetlerle davacı aracında meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, '' ifadelerine yer verildiğini,Davacının dava dilekçesinde açıkça motorun ... Otomotiv tarafından takıldığını beyan etmesine karşılık bilirkişinin motorun davalı müvekkili ... Servis tarafından takıldığını söylemesi, dava dilekçesinde dahi olmayan bir durumu ortaya atıp buna göre kusur ve illiyet bağını kurmasının taraflarınca kabul edilmediğini,İşin en vahim tarafının ise mahkemenin gerekçeli kararında bu bilirkişi raporunu esas alarak ''Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan Makine mühendisi bilirkişi raporuna göre; Davalı .... . Firması tarafından ikinci el sandık motorun davacı aracına takılmadan önce, atölye imkânları ve teknik bilgi birikimi kullanarak, alt karter ve silindir kapağının açılarak Motorun yataklarının incelenmesi ve gerekli kontrollerinin yapılması'' şeklinde hüküm kurması olduğunu,Dava dilekçesinde olmayan, davacının tam tersini söylediği bir hususu bilirkişinin yaptığı hataya dayanarak defalarca beyanda bulunmalarına rağmen hüküm kurmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını,Aracın motorunun davalı müvekkili tarafından takılmadığının davacının beyanı ile sabit olduğunu, dosya kapsamında bu hususta davacının iddiasını bulunmadığı gibi bu durumu kanıtlayacak delil ve tanık ifadesinin dahi bulunmadığını,Gerçekleşen olay bilirkişi raporundaki gibi olsaydı eğer davacı aracına motorun takılmasından sonraki ilk arızasında hesap sormaya ... Otomotiv'e değil davalı müvekkili firmaya gelmesi gerektiğini,Ayrıca araca takılan motorun ikinci el olduğu konusunda kimsenin itirazının bulunmadığını, bilirkişi raporundan davaya konu arızanın araca takılan ikinci el motordan kaynaklanmakta olduğu olgusunun da su götürmez bir gerçek olduğunu,Tüm bu gerçekler karşısında, davaya konu aracı davacıya satmayan, motorun montajını yapmayan, arıza sonrasında motora hiçbir tamir işlemi uygulamayan dosyaya sunulu faturadan anlaşılacağı üzere sadece aracın filtrelerini değiştiren müvekkilinin motorun ayıplı olmasından dolayı illiyet bağı kurulması hatalı olup kötü niyetli bilirkişi raporu sebebiyle hiçbir iddia ve delili bulunmadan davacının uğradığı zarardan sorumlu tutulmasının kabul edilebilir olmadığını belirterek;Yukarıda açıklanan ve res'en incelenecek nedenlerle birlikte, mahkeme kararının usule ve yasaya aykırı olması sebebiyle kaldırılmasına, davanın müvekkili açısından husumet ve illiyet bağı yokluğu nedeniyle reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı ... (...) vekili 07.07.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Dosya münderecatı içerisinde görülen olaylar akabinde, aleyhlerine açılan davada mahkemenin davacının davasını kısmen kabul ederek aleyhlerine hüküm oluşturduğunu, ancak hükme esas teşkil eden bilirkişi raporlarının hem hatalı hem de eksik olup mahkemenin yanlış ve eksik karar vermesine sebep olduğunu, davacı tarafından yapılan ilk bilirkişi incelemesinde zararın yetersiz yağlama sonucunda gerçekleştiğinin açıkça belirtildiğini, müvekkilinin oto yedek parçacısı olduğunu, kendisinin tamir, bakım, onarım gibi hizmetlerinin bulunmadığını, davacı tarafından istenen ürünü tedarik ettiğini ve gerekli inceleme yapıldıktan sonra davacının bu ürünü alarak diğer davalıya götürdüğünü ve motorun takıldığını, liyakatli bir servisin motorda bir hata ya da kusur olsa idi bunu takmayacağını ve davacıya söyleyeceğini, ikinci elin ancak hatası motor diğer davalının eksik ve hatalı montaj ve yağlaması sonucunda arıza verdiğini, raporun da bunu doğrular nitelikte olduğunu, kaldı ki 2. raporda da: "...motor araca takılmadan önce alt karter ve silindir kapağının açılarak motorun incelenmesi aksi taktirde motorun takılmaması..." yönünde görüş bildirdiğini, diğer davalının muhakkak ki bu kontrolleri yaptığını ve motorun uygun olduğunu tespit ettiğini, ancak sonrasındaki yanlış uygulamaların zarara sebebiyet verdiğini, doğal olarak müvekkilinin hiç bir kusuru ya da ayıplı ifasının bulunmadığını,Mahkemenin, kararında tarafların her ikisini de kusurlu bulduğunu, ancak kusur oranlarını belirtmediğini, zararın hangi oranda dağıtılacağının ancak kusur oranına göre tespit edilebileceğini, bu yönden de mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek;Bahsedilen ve resen tespit edilecek nedenlerle mahkeme hükmünün itirazen incelenerek bozulmasına, tüm yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,Dava, araç tamirine ilişkin eser sözleşmesinin ayıplı ifasından kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalılar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Araç bakım ve tamirine ilişkin olarak yüklenicinin sorumluluğu, eser sözleşmesi kapsamında, sözleşmesel ilişkiye dayalıdır.Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur.Somut olayda; Davacı vekili, müvekkiline ait aracın seyir halindeyken motor arızası yapması üzerine Davalı ... ..'e ait .... Servis isimli iş yerine götürüldüğünü, motor değişimi yapılması gerektiğinin söylenmesi üzerine müvekkilinin aracı diğer Davalı . ...'e ait ... Otomotiv'e götürdüğünü, ... otomotivin ikinci el bir motor bulduğunu, bunun üzerine müvekkilinin motoru satın alarak ... otomotive taktırdığını, aracın teslim alınmasından sonra araçtan sesler gelmeye başladığını, ... otomotivin bunun normal olduğunu söylediğini, daha sonra müvekkilinin aracı tekrar Davalı ....'e ait ... .. servisine bıraktığını, bir hafta sonra aracın yapıldığı söylenerek müvekkiline iade edildiğini, aracın teslim alınmasından 15 gün sonra aracın arıza yaptığını, delil tespiti yaptırıldığını, tespit raporuyla belirlenen onarım bedeli , ikame araç bedeli ve mahkeme masrafları toplamı üzerinden icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemektedir.Davalı ..... vekili, müvekkilinin, dava konusu aracın motorunun tamirini yapmadığını, sadece aracın rutin kontrolleri ile hava filtresi, polen filtresi, motor yağı ve motor filtresi değişimi gibi işlemlerini yaptığını, rutin bakım yapılıp aracın teslim edilmesinden 1500 - 2000 km sonra arıza verdiğini, delil tespiti raporunda arızanın kimden kaynaklandığı, hangi süreçte oluştuğu hususunda bir tespit bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur .Davalı .... vekili, müvekkilinin oto yedek parçacısı olduğunu, tamir, onarım, bakım gibi hizmetleri bulunmadığını, motorun diğer davalı .... servisinde gerekli muayene ve kontrolleri yapıldıktan sonra araca takıldığını, müvekkili tarafından tedarik edilen motorda bir problem olması durumunda diğer davalının bu problemi görmesi ve davacıyı uyarmasının muhtemel olduğunu, ancak herhangi bir ayıp bulunmayan motorun gerekli testleri başarıyla geçerek takım için onay aldığını, müvekkilinin motoru takmadığını, bakımını da yapmadığını, davacıya ayıpsız bir mal teslim edildiğini, akabinde tamircinin hatalı işlemi sonucunda arızaya sebebiyet verdiğini, hal böyle olunca illiyetin ortadan kalktığını, müvekkiline affedilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, delil tespiti dosyası ve faturaların dosya arasına alındığı, dosyanın rapor hazırlanmak üzere makine mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 12.12.2022 tarihli raporunu sunduğu ve mahkemece hükme esas alındığı görülmektedir.Dava konusu araca takılan motorun Davalı .. ...'e ait ... Otomotiv'den satın alındığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde; "Bunun üzerine müvekkil motoru satın alarak ... Otomotive araca taktırmış, ... Otomotiv aracın tamiratının yapıldığını söyleyerek aracı müvekkilime teslim etmiştir." denilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda Davalı ...'ün ikinci el motoru yeterli inceleme ve kontrolleri yapmadan takarak ayıplı tamir servisi hizmeti verdiği değerlendirilmiş olup, Davalı.... vekilince bu değerlendirmenin, dava dilekçesindeki anlatıma aykırı olduğu belirtilerek itiraz edilmektedir. ... Otomotiv adlı iş yeri sahibi olan Davalı ..... vekili ise, yargılamanın başından beri motorun sipariş edilerek getirtildiğini, motorun müvekkili tarafından takılmadığını savunmaktadır.Davacının aracına takılan ikinci el motorun ayıplı olduğu yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporuyla ortaya çıkmıştır. Ayıplı motorun takılmasından sonra araçta arıza çıktığı ve Davalı ...'e ait iş yerine getirildiği de sabittir. Delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunda, çok yakın süre önce yapılmış olan onarımın ayıplı olduğu değerlendirmesine yer verilmiş olup, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla da, tespit raporunun benimsendiği görülmektedir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde netice olarak isabetsizlik görülmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalılar vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.04.2023 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı ... vekili ve davalı ... (...) vekili bu karara karşı yapmış oldukları istinaf kanun yoluna başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 1.435,15 istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan toplam 358,78 TL harcın mahsubu ile kalan 1.076,37 TL harç bedelinin iş bu davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı ... (...) vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 1.435,15 istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan toplam 358,78 TL harcın mahsubu ile kalan 1.076,37 TL harç bedelinin iş bu davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,4-Davalı ... tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı ... (...) tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca dava değeri itibarıyla kesin olmak üzere 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.